Connect with us

Gündem

ADD Meydanlara Çıkıyor: 3.Havaalanı’nın Adı Atatürk Olsun

add

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), 3. Havaalanı’nın adının Atatürk olması için İstanbul Bakırköy’de imza kampanyası başlatıyor.

ADD Genel Merkez Yürütme Kurulu İzmir’in kurtuluş yıl dönümünde İzmir’de gerçekleştirdiği toplantıda, “3.Havaalanı adının Atatürk olması için ilk adım olarak imza kampanyası başlatılacağı, sonra da yasal ve demokratik tüm insan haklarının kulllanılarak kitlesel eylemler düzenlenebileceği” kararını almıştı.

29 Ekim’de hizmete açılacak olan 3. Havaalanı’nın isminin Atatürk olması için ADD Genel Merkezi, 3 gün önce Change.org’da “3. Havaalanı’nın Adı Atatürk Olsun” adlı bir imza kampanyası da başlatmıştı. Kampanya yoğun ilgi görmüş ve 2 günde 240 bine yakın kişi imza atmıştı. Change.org’da başlatılan imza kampanyasında “Bu bir taşınma, bir geçiş ve bir yer değişikliğidir. Bu nedenle isim değiştirilemez, başka bir isim verilemez, yeni bir isim aranamaz. 3. Havaalanı’nın isminin yine Atatürk Havaalanı olarak korunması, siyasi olduğu kadar, hukuki hatta ahlaki bir zorunluluktur. 29 Ekim 2018’de, Cumhuriyetimizin ilanının 95. yıl dönümünde Türkiye Cumhuriyeti kendine yakışanı yapmalıdır. 3.Havaalanı’nın adı ‘Atatürk’ olmalıdır.” ifadeleri kullanılmıştı.

17 Eylül Pazartesi günü, saat 14.00’te, Bakırköy Meydanı’nda gerçekleştirilecek imza kampanyasına ADD Genel Başkanı Prof. Dr. Süheyl Batum da katılım gösterecek.

İmza kampanyası 1 Ekim Pazartesi mesai bitimine kadar sürdürülecek.

Gündem kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/gundem/

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Kara Kuvvetleri 2227. Yaşında: Akar'dan Yıl Dönümü Mesajı
Okumaya devam et
reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Fazıl Say’dan Açıklama: Ben Uzlaşı Kapısının Aralandığını Hissettim

fazıl say erdoğan

Fazıl Say, konser sonrası kendisine yöneltilen eleştirilere Instagram hesabından bir yazı yayınlayarak cevap verdi. Say’ın “Özeleştiri” başlıklı açıklaması şu şekilde:

“Hatırlarsınız, ‘ülkemde yaşayabilmek, sanatımı yapabilmek istiyorum’ diye bir yazı yazmıştım geçen yaz. Bu haykırışım her yerde duyulmuştu. Sayın Erdoğan’ın annemin vefatındaki taziye telefonundaki ses tonunda da sezinledim, bir uzlaşı kapısı aralanmak istiyordu. Sadece Fazıl Say için değil, tüm sanat camiası, hatta toplumun tüm kültürel ögeleri açısından, Erdoğan’ın içine sinmeyen bir şeyler vardı, nitekim pek çok konuşmasında —ve sıklıkla- ‘Biz kültür ve eğitim konularında malesef başarılı olamadık’ diyordu, bu bir özeleştiridir.

Hayatta hatalar yapılabilinir, Erdoğan da yapar, Say da yapar, Ahmet Mehmet de yapar, insanız hata yaparız, hatadan dönmek hatayı düzeltmek ise erdemdir, insani bir durumdur. Fazıl Say da pek çok hata yapmıştır hayatında, haklı olduğu konularda bile üslup yanlışı yapmıştır, haksız duruma düşmüştür, pek çok da haksızlığa da uğramıştır…

Türkiye İçin Doğru Bulduğum Şeyi Deniyorum

Her şey bir yana, umutlarımız olmadan nasıl yaşayacağız? Geleceğe nasıl bakacağız?

Bir ülke, kendi yüksek kültürü, halk müziği, sanat musikisi, batı müzikleri ile yerelden evrensele, muhteşem adımlar atabilecekken, sentezler ile dünyaya katkı sağlayabileceklen, kendi farklılıkları arasında kültürlerarası köprüler kurabilecekken, tuhaf bir uçuruma sürüklenmekte, ve hepimiz düşeceğiz.

Ben bu uzlaşı kapısının aralandığını hissettim, bu ilk buluşmanın Beştepe’de değil, benim konserimde olması gerektiğini direttim, khk dan haksız yere mesleğinden edilmiş müzisyen dostlarımın hayatını kurtardık bu süreçte, ayrıca ‘kültür kurulu’ diye bir devlet yapılanmasını yanlış bulduğumu da direttim. Bu süreçte memlekette pek çok güncel tartışmalar da yaşandı, çok zordu.

Erdoğan Saygı İle Konserime Geldi

Sonuçta bu ilk adımda; Erdoğan saygı ile konserime geldi, bununla kalmadı, tüm kabinesini ve ABD Senatörü misafirini de getirdi. Ülkemizde kültürün sanatın özgür olması, toplumsal uzlaşıların umut ışığı yakması gerekmekte.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  AB Komisyonu'ndan Google'a 4,3 Milyar Avro Para Cezası

Ben özgürlükçüyüm. Özgürce yaşayabilmeliyiz. Birbirimizi anlayabilmeli, dostluk eli uzatabilmeliyiz. Bakın; yerelden evrensele, Türkiye’de herkesin medarı iftiharı olabilecek yerlere varabiliriz. Belki de başaramayız, ama en azından ben Türkiye için doğru bulduğum şeyi deniyorum.”

Gündem kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/gundem/

Okumaya devam et

En Çok Okunanlar