Connect with us

Kültür

7 Kadın, 7 Oyun, 7 Performans

kadın oyuncusu

7 ayrı kadın, 7 hayat… Aşkları…  Yaşamları… Mücadeleleri…

Hepsi birbirinden bağımsız, başka başka mekanlarda, başka kadınları yaşatıyorlar sahnede.

Bazısı geçtiğimiz sezondan devam eden oyunlar, bazısı ise bu sezon ilk defa seyirci karşısına çıkacak. İşte o oyunlar:

Efsane Kadın

Yeni sezonda ilk defa seyirci karşısına çıkmaya hazırlanan bir kadın oyunu. Ali Kemal Güven’in yazdığı ve Naz Erayda’nın yönettiği oyunun kahramanı Derya Alabora’yla can buluyor. Hayatını erkekler, aşk ve şöhret için feda eden sahne ve sinema yıldızı bir kadının yaşamının en renkli ve en eğlenceli hatıralarında yolculuğa çıkartıyor.

Kul

Seray Şahiner’in ”Orhan Kemal Roman Ödülü” sahibi son romanı Kul’dan uyarlanmış. Mert Öner yönettiği oyunda Dolunay Soysert, seyirciyi bir umut haritası eşliğinde İstanbul’u yeniden keşfe çıkartıyor.

Frida

Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun hayatını oynamaya hazırlanan bir oyuncunun rolü ile kurduğu ilişkinin çatışmaları ekseninde ilerliyor. Oyuncu, Frida’nın hayatının içine girmeye başladıkça kendi varoluşu ile yüzleşmeye başlıyor. Kendisine sorduğu sorulara hem kendi ağzından, hem de “Frida” olarak cevaplar aramaya çalışınca durum da karmaşık bir hal alıyor. Beliz Güçbilmez’in yazıp Emre Tandoğan’ın yönettiği oyunda Elif Arman’ı izliyoruz.

Shirley

2015 yılından bu yana üç sezondur sahnelerde olan ve 4. sezonunda yine seyircisiyle buluşacak müzikli komedi türünde bir tiyatro oyunu. Willy Russel’ın yazdığı, Sumru Yavrucuk’un yönettiği ve oynadığı oyunda bir kadının kendini keşfedip, hayatının iplerini yeniden eline almasının öyküsü anlatılıyor.

Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit

Geçtiğimiz sezon adından epey söz ettiren “Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit” oyunu bu sezon yine seyirciyle buluşmaya devam edecek. Latife Tekin’in romanından sahneye uyarlanan oyun köyden şehre göç eden bir ailenin şehirle mücadelesini küçük kızı Dirmit’in gözünden ele alıyor. Hakan Emre Ünal’ın yönettiği oyunda Dirmit’e başarılı oyuncu Nezaket Erden hayat veriyor. Erden, geçtiğimiz sezon Tiyatro Eleştirmenleri Birliği “Yılın Kadın Oyuncusu”, Direklerarası Tiyatro Ödülleri “Tek Kişilik Prodüksiyon”, Sadri Alışık Tiyatro Ödülleri “Üstün Akmen Genç Oyuncu”, Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri “Yılın Kadın Oyuncusu” ödüllerine layık görüldü.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  "Çiçekçi Sokağı Cinayeti" Prömiyerini Gerçekleştirdi

Yan Rol

Yine geçen sezon başlayan ve bu sezon da devam edecek olan oyunun yönetmeni yetenekli oyuncu Pınar Çağlar Gençtürk. Deniz Madanoğlu’nun yazdığı oyunda karaktere Başak Kara can veriyor. Hayatı boyunca başkalarının hikayelerinde yan rol olan bir kızın şimdi kendi hayatındaki başrol olma zamanı.

Aşkölsün

Geçtiğimiz sezon Baba Sahne’de başlayan ve oldukça beğeni toplayan kadın oyunlarından biri. Daha önce “Basit Bir Ev Kazası” oyunun devamı niteliğinde olan ve Murat İpek’in yazdığı “Aşkölsün”de Günay Karacaoğlu oynuyor. Sevmek ve sevilmek üzerine trajikomik bir hayat hikayesini konu alan oyunla Karacaoğlu, 2017 İsmet Küntay “En İyi Kadın Oyuncu Ödülü”ne layık görülmüştü.

Haber: Gökay GENÇ

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür

Maksim Gorki, ‘Ana’ Romanı ve 1 Mayıs Marşı’nın Hikayesi

maksim gorki

Aleksey Maksimoviç Peşkov, bizim bildiğimiz adıyla Maksim Gorki –  Bugün ölüm yıl dönümü. Gorki, 83 yıl önce bugün, yaşama veda etti. Bazı kaynaklarda ölüm tarihi 14 haziran 1936 olarak belirtilse de önemli olanın anmak olduğunu düşünüyoruz.

Önce babasını kaybeden, ardından annesinin tekrar evlenmesiyle anneannesi ve dedesiyle yaşamaya başlayan Gorki, kısa bir süre sonra annesini de kaybetti. Yalnızca birkaç ay okula gidebildi. Sonrasında henüz 8 yaşındayken çalışmaya başladı. Küçük yaşta atıldığı çalışma hayatı sayesinde, Rus işçi sınıfının çalışma hayatını da yakından tanıma şansı oldu. Daha sonra muhteşem gözlem yeteneği sayesinde bu zor hayatı metinlerine de aktarmaya başladı. Bir mimarın yanında ağır şartlarda çalışmaya dayanamayan Gorki, kaçarak bir gemide çalışmaya başladı. Burada okumaya iyice ağırlık vermeye başladı.

Çok ağır şartlarda geçen çocukluğu nedeniyle, Rusça’da acı anlamına gelen ‘Gorki’ adını aldı. ‘Çocukluğum’ ve ‘Ekmeği Kazanırken’ romanları, Gorki adını almasına neden olan tüm çocukluk yaşantısından bahsetmektedir.

Rusya’yı dolaşmış, birçok sosyalist ile tanışmış ve Lenin’le olan tanışıklığı yakın bir dostluğa dönüşmüş olan yazar, Ekim Devrimi’nde de yer almıştır. Çarlık Rejimi tarafından defalarca hapis edilmiştir.

1 Mayıs Marşı’nın Bizlerle Buluşmasına Vesile Oldu

Gorki’nin en çok bilinen romanlarından olan ‘Ana’, Bertolt Brecht tarafından tiyatroya uyarlanmıştı. Ancak Brecht oyunun bir yerine söz yazmamıştı. Oyunun Türkiye’de sahnelendiği sırada Sarper Özsan, o boş kısmı bugün bildiğimiz 1 mayıs marşı ile doldurdu.

Özsan o hikayeyi şu şekilde ifade ediyordu: “1974’te Ankara Sanat Tiyatrosu (AST), Maksim Gorki’nin ‘Ana’ romanından Bertolt Brecht tarafından aynı adla uyarlanan tiyatro oyununu sahneye koyacaktı. Oyunun müziklerini benim yapmam istendi. Memnuniyetle kabul ettim. Oyunda birçok yerde müzik vardı ve bunların sözleri Brecht tarafından yazılmıştı. Ancak sadece bir sahne, 1 Mayıs 1905 (Rusya’daki Kanlı Pazar) sahnesi, için hiç söz yazılmamıştı. O sahneyle ilgili Brecht şu notu düşmüştü: ‘işçiler marş söyleyerek sahneye girerler’.

Bu sahne için bir marş kullanmak gerekiyordu. Bir marş yazma ihtiyacı hissettim hem sözlerini hem bestesini hazırladım ve böylece 1 Mayıs marşı ortaya çıktı. Tabii o zaman oyun müziği olarak yazdığım bu marşın sonradan oyun sınırlarını aşarak mitinglere, devrimci gecelere çıkacağı aklımdan dahi geçmiyordu.

AST oyunu devrimci bir ruhla sahneledi ve bundan sonra da marş, oyunun sınırlarını aştı. Birkaç yıl içinde tüm gruplarca sevilen bir marş haline geldi. Sanırım 1976’da da artık büyük meydanlarda söylenen bir marşa dönüşmüştü.”

Zehirlendiği İddia Ediliyordu

1935 yılında ölen oğlunun ardından bir sene sonra, 1936 yılında hayatını kaybetmiştir. Hem oğlunun hem de kendisinin ölümüne şüpheyle yaklaşılmıştır, zehirlendiklerine dair şüphe her zaman olmuştur. Bir iddiaya göre 1938’de Buharin’in mahkemesinde Gorki’nin, Yagoda’nın NKVD ajanları tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Borusan Contemporary Yeni Sezonu İki Sergiyle Açıyor

Cenaze töreninde tabutunu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer almıştır.

Nurcan Fakı

Eserleri

Roman

  • Foma (1899, 1983)
  • Ana (1906, 1979)
  • Halk Düşmanı (1907, Türkçe’ye “Yararsız Bir Adam” adıyla (1979)
  • Matveya Kojemyakin (1910, 1984)
  • Klim Samgin’in Hayatı (1936, 1975)
  • Artamonovlar (1977)
  • Küçük Burjuvalar (1901, 1967)
  • Arkadaş
  • Fırtınanın Habercisi
  • Çocukluğum
  • Üçler (1900)
  • Soytarı
  • Ekmek İşçileri
  • İki Kafadar

Öykü

  • Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız (1939)
  • İtalya Hikayeleri (1911, 1970)

Oyun

  • Ayaktakımı Arasında (1941, 1967)
  • Sonuncular

Anı – Otobiyografi

  • Benim Üniversitelerim (1941, 1986)
  • Çocukluğum (1947, 1976)
  • Ekmeğimi Kazanırken (1949, 1986)
  • Tolstoy’dan Anılar (1919, 1967)
  • Güncemden Yapraklar (1924, 1984)
  • Lenin (1924-1936) “Türkçe’ye Gorki Lenin’i Anlatıyor” adıyla (1980)

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

Okumaya devam et