Connect with us

Blog

Sermayesizlik, Girişiminize Engel Olmasın: Girişimcilere Üç İpucu

girişimcilere sermaye

Bir işe başlamaktan heyecan duyuyorsunuz. Belki bir fikriniz var ya da kendi girişiminizi başlatma ve büyütme fikrinden çok etkilendiniz. Mevcut işinizden ayrılmak ya da bir süreliğine kişisel gelir elde etmek gibi bazı riskler almak istiyorsunuz. Fakat sizi durduran bir engel var: Çok fazla paranız yok.

Bu büyük bir sorun gibi gözüküyor ancak paranızın olmaması, hayallerinizin peşinden gitmenize engel değildir. Aslına bakılırsa hiçbir kişisel yatırıma gerek kalmadan bir işi başlatmak ve büyütmek mümkündür, tabi ne yaptığınızı biliyorsanız 🙂

Neden Bir İşletmenin Paraya İhtiyacı Vardır?

Öncelikle, bir işletmenin neden paraya ihtiyaç duyduğuna bir göz atalım. Bir işletme kurmak için sabit ya da standart bir “başlangıç” ücreti yoktur. Bu nedenle farklı işletmeler farklı ihtiyaçlara sahip olacaktır. Firmanızı finanse edebilmek için alternatif yöntemler bulmaya çalışmadan önce, ne kadar paraya ihtiyacınız olduğunu tahmin etmeniz önem arz ediyor.

Aşağıdaki kullanımları göz önünde bulundurun:

Lisanslar ve İzinler: Bölgenize bağlı olarak, çalışmak için özel evraklara ve kayıt defterine ihtiyacınız olabilir.

Gereçler: Ham madde alıyor musunuz? Bilgisayarlara ve/veya başka cihazlara ihtiyacınız var mı?

Ekipman: Özel makine veya yazılıma ihtiyacınız var mı?

Ofis Alanı: Bu büyük bir harcamadır ve İnternet, yardımcı programlar, kamu hizmetleri, bordro ve faturalama gibi ofis görevlerini göz ardı edemeyiz.

Dernekler, Abonelikler, Üyelikler: Her ay hangi yayınları ve bağlantıları yayınlayacaksınız?

İşletme Masrafları: Önceden kestirilemeyen masraflar, pazarlama masraflarını unutmayın.

Yasal Ücretler: İş geliştirme süreciniz boyunca bir avukattan danışmanlık alacak mısınız?

Çalışanlar, Serbest Çalışanlar ve Yükleniciler: Eğer işinizi tek başına yapamazsanız, insanlara ihtiyacınız olacak.

Bununla birlikte, daha az parayla bir işe başlamak için iki ana yolunuz var: Maliyetlerinizi düşürmek veya mevcut sermayenizi dış kaynaklardan artırmak. Burada üç seçeneğiniz var:

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Yerel Seçimler: Erdoğan, AK Parti'nin 20 Adayını Daha Açıkladı

1. İhtiyaçlarınızı Azaltın

İlk seçeneğiniz, iş modelinizi yukarıda listelenenleri göz önünde bulundurup, gereksinimleri en aza indirmek. Örneğin, bir şirketi danışman veya serbest meslek olarak başlatmayı planlıyorsanız, başlangıçtaki tek çalışan olarak “çalışan” giderlerinizi azaltabilirsiniz. Ofis alanına ihtiyacınız olmadıkça, evden çalışabilirsiniz. Daha ucuz malzeme kaynakları bulmak için araştırmalar yapabilir veya başlangıçta üretilmesi çok pahalı olan ürün hatlarını ileri zamana öteleyebilirsiniz.

Bununla birlikte kaçınamayacağınız birkaç masraf var. Bir girişim kurmak için gerekli lisans ve yasal ücretler. Amerika Küçük İşletmeler İdaresi’ne (SBA) göre, pek çok mikro-işletme 3,000 $’dan daha düşük rakamla işe başlıyor ve ev tabanlı franchiselar 1000 $’ dan az bir miktar ile işe başlayabiliyor.

2. En Yalın Hal İle İşe Başlayın

İkinci seçeneğiniz, işletmeniz için biraz “ısınma” dönemini öncesi fikrini çağrıştırıyor. Tam teşekküllü bir iş moduna doğrudan başlamak yerine, yalnızca temel işlerle başlayacaksınız. Başlamak için bir blog ve bir niş hizmet sunabilir, kapsamınızı, kitlenizi ve kazancınızı azaltabilirsiniz. Serbest çalışan bir birey olarak başlayabilirseniz, başlangıçtaki en büyük maliyetlerden kaçınabilirsiniz. Ödemelerinizi geniş vadeli zamanlara yayarak, fayda sağlayabilirsiniz.

Bir miktar para kazanmaya başladığınızda, işinize yatırım yapabilir ve bir kerede değil, kademe kademe ürettiğiniz işi geliştirebilirsiniz.

3. Dış Kaynak Bulun

Üçüncü seçeneğiniz, dış kaynaklardan para temin etmek ile ilgilidir. Başlangıç ​​finansmanı dünyasını bir dizi farklı parçada ele aldım, bu yüzden çok fazla ayrıntıya girmeyeceğim. Ancak kendi paranız yeterli olmasa bile, iş sermayenizi artırmak için onlarca potansiyel yol olduğunu biliyorsunuz.

İşte size sadece birkaç potansiyel kaynak:

Arkadaşlar ve Aile: Sermayeyi birden çok kaynaktan bir araya getirmek zorunda kalsanız bile, arkadaşlarınızdan ve ailenizden yardım alma olasılığını hiç unutmayın.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Amazon Türkiye Açıldı: Dünya Devi, 15 Farklı Kategoride Ürünler Sunacak

Melek Yatırımcılar: Melek yatırımcıları, iş fikirlerini destekleyen, yatırım yapan zengin bireylerdir. Klasik olarak şirketin kısmi mülkiyeti karşılığında yatırımlarını yaparlar. Mülkiyetin bir kısmı feda edilebilir.

Girişimci Kapitalistler: Girişim kapitalistleri, melek yatırımcıları gibidir ancak tipik olarak ortaklıklar veya organizasyonlardır ve zaten var olan işletmeleri keşfetme eğilimindedirler.

Kitlesel Fonlama: Popüler ve iyi bir fikir, yeterince çaba ile herkesten para çekebilir.

Devlet Teşvikleri ve Kredileri: KOSGEB gibi kurumlar, küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyümesine yardımcı olmak için vardır. Birçoğu, başlamanıza yardımcı olacak krediler ve hibeler sunmaktadır.

Banka Kredileri: Kredi puanınız iyi durumdaysa, bir banka ile her zaman bir kredi limiti yaratabilirsiniz.

Bu üç seçeneğin bir veya daha fazlasıyla, kişisel finansal yatırımınızı neredeyse hiçbir şey yapmadan düşürebilirsiniz. Küçük başlamak, ortak almak veya borç almak gibi başka fedakârlıklar yapmak zorunda kalabilirsiniz, ancak iş fikrinize inanıyorsanız, bu kayıpların hiçbiri sizin yolunuzdan etmemelidir. Sermaye, girişimcilere büyük bir engeldir. Fakat hata yapmaz ve ne yaptığınızı bilirseniz, bu engelin üstesinden gelebilirsiniz.

Kaynak: https://www.entrepreneur.com/article/271446

Blog kategorisindeki diğer yazılar için: http://k2haber.com.tr/category/girisimcilik/

reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Blog

Girişimcilere Özel: En Çok Kullanılan Girişimcilik Jargonları

girişimcilik enis erdem yurdatapan

Ülkemizde “girişimcilik” kavramı, her geçen gün biraz daha hayatımızda yer alıyor. Birçok alanda, farklı sektörlerde yeni girişimler kurulmaya devam ediyor. Gerek girişimci olmak gerekse bir girişimcinin tam olarak ne demek istediğini anlamak, bu noktada oldukça önem arz ediyor. Enis Erdem Yurdatapan, girişimcilik dünyasında en çok kullanılan jargonları ve kelimelerin anlamlarını, örnek kullanımlarını yazdı. Keyifli okumalar.

Accelerator/Incubation Center (Hızlandırıcı/İnkubasyon Merkezi): Mentorluk, çalışma alanı, networking veya maddi yardımlarla girişimlerin kısa sürede büyümesini amaçlayan kurum/program.

Ülkemizde her geçen gün girişimcilere katkı sağlamak amacıyla birçok hızlandırıcı açılmaya devam ediyor. İTÜ Çekirdek, İş Bankası Workup ve Koç Kworks ülkemizdeki en önemli hızlandırıcılardan yalnızca birkaç tanesi.

Accredited Investor (Akredite Yatırımcı): Devlet tarafından onaylı, belirli bir iş tecrübesine ve yüksek gelire sahip, girişimlerin büyümesi için şirket hissesi karşılığında yatırım yapan kişi. Ülkemizde yaklaşık 463 akredite yatırımcı var.

Advertorial (Reklam Yazısı): Bir girişimin kendisini tanımak amacıyla fazla takipçisi olan hesaplarda paylaştırdığı içerik.

Kişisel görüşüm, her geçen gün girişimler kendi sayfalarında organik olarak büyümeye gayret gösteriyorlar ve reklam yazısı kullanımı azalıyor.

Boot-Strapping: Girişimcinin, şirketini büyütürken ve günlük masraflarını karşılamaya çalışırken yatırım almadan aile/arkadaşlarından maddi destek alması.

Girişimcilikte boot-strapping de hızla yükselen trendlerden. Girişimciler, mümkün olduğunca yatırım almadan ilerlemeye ve hisselerini elde tutmaya çalışıyorlar. Ülkemizden çıkan en iyi girişimlerden Yemeksepeti de bunun örneklerinden. 621 milyon dolar karşılığı satılırken o güne kadar çok fazla yatırım almamışlardı.

B-to-B (Business to Business): Bir şirketten başka bir şirkete yapılan satış anlamına gelmektedir.

Örneğin, bir eğitim firmasının girişimini X şirketinin kullanması.

B-to-C (Business to Consumer): Bir şirketten tekil kullanıcıya yapılan satış anlamına gelmektedir.

Örneğin, bir kişinin X marka telefon satın alması.

Burn Rate (Yanma Oranı): Girişimcinin nakit parasının ne kadar sürede biteceğini gösteren metrik.

Girişimler, yatırım ararken genelde bu metrik üzerinden hesaplama yaparlar. Örneğin, X TL nakit yatırım alsak, Y ay bu para bizi idare eder gibi.

Churn Rate (Kayıp Oranı): Aylık/yıllık gibi ödeme planlarında üyelik sonrası müşterinin yenileme yapmama oranı.

Süreli üyelik modeli ile çalışan girişimlerde bu oran çok kritiktir. Düzenli müşteriyi kaybedip yeni müşteriler kazanmak her zaman daha maliyetlidir.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Yerel Seçimler: Erdoğan, AK Parti'nin 20 Adayını Daha Açıkladı

Pitch Deck (Sunum): En fazla 4 dakika ve 10 slaydı geçmeyecek şekilde girişimcilerin tüm iş modellerini akıcı ve anlaşılır bir şekilde anlattığı sunum formatı.

Girişimciler için en kritik konulardan bir tanesi. Sunumun tüm ayrıntılarına hakim olup gelebilecek sorulara hazırlanmak çok önemli.

Disruptive Technology (Yıkıcı Teknoloji): İlgili pazarda tüm iş şekillerini değiştiren yepyeni bir uygulama.

Örneğin, Uber’in ulaşım sektörüne girmesiyle tüm taksi çağırma ve yolculuk deneyimimizin değişmesi.

Exit Strategy (Çıkış Stratejisi): Girişimi belli bir büyüklüğe getirdikten sonra başka bir kuruma satmak için planlanan strateji

Girişimcilerin her zaman akıllarının bir köşesinde bulunması gereken bir durum. Girişimler için iyi bir satış fırsatı geldiğinde değerlendirebilir. Örneğin, Türkiye’deki en başarılı şirketlerden Gram Games’in 6 yıl büyüdükten sonra 250 milyon dolara dünya oyun devi Zynga’ya satılması.

First Mover Advantage (İlk Hareket Avantajı): Bir girişimin sektöre ilk olarak giriş yapması

Sektörde ilk olmak ve müşteriler tarafından tanınmak çok büyük bir avantaj fakat özellikle Türkiye gibi yeni ürünlere hemen adapte olunmayan ülkelerde, ilk olanın yaptığı hataları gözlemleyip düzelterek ikinci olarak pazara giren girişimlerin de daha başarılı olabildiğini gözlemliyoruz.

Freemium: Ürünün temel özelliklerinin ücretsiz olarak sunulup ekstra özelliklerin paralı olduğu format

Kullanıcıya ürünle ilgili temel özellikleri göstermeden satış yapmak çok zor. O nedenle birçok girişim bu yolu tercih ediyor.

Gamify (Oyunlaştırma): Ürünün, oyunlaştırma altyapısı kullanılarak kullanılma oranını arttırma

Özellikle rekabet olan ve sürekli olarak kullanması gereken uygulamalarda oyunlaştırma çok önemli. İyi bir oyunlaştırma altyapısı kullanılmadığında kullanıcının kısa sürede sıkılması çok muhtemel.

Growth Hacking: Az maliyetli ve hızlı bir şekilde büyüme stratejilerinin uygulanması

Girişimin ilk başlarında çok para kazanılmadığını varsayarsak sosyal medya, SEO ve dijital araçların verimli kullanımı çok önemli.

Hockey Stick: Yatırımcıların girişimcilerden beklediği büyüme eğrisi

Yatırımcılar özellikle erken aşamada girişimlere para verirken, kısa sürede büyük bir ivmeyle büyümesini istiyorlar. Kim istemez ki J

Intellectual Property (Fikri Mülkiyet): Bir ürünün/buluşun patenti ve kullanım hakkı

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Aynı Hataları Tekrarlamayın: Girişimler Neden Başarısız Olur?

İnternet girişimlerden kopyalama sık görülen bir durum ve engellenmesi pek mümkün değil fakat özellikle donanımsal bir ürün geliştiren şirketlerin adım atması gereken bir alan.

Iterate (Yinelemek): Sürekli deneyerek optimum kodun çalıştırılması

Launch (Lansman): Şirketi kurmak veya web sitesini canlıya açmak

Lean Startup (Yalın Girişim): Girişimin hızlı bir şekilde çalıştığını ve işe yaradığını kanıtlamak

Girişimciler için bu konu çok önemli. Ürünün temel seviyede çalıştığını göstermeden veya satmaya çalışmadan ek özellikler getirmeye çalışınca müşteri davranışlarını ölçümlemek çok zorlaşıyor.

Leverage (Kaldıraç): Teknoloji veya partnerliği lehine kullanma

Market Penetration (Pazar Penetrasyonu): Potansiyel pazardan yüzde kaçlık satış oranı alındığını gösteren değer

Monetize (Para Kazanma): Müşteriye sunulan hizmetten nasıl para kazanılabileceğini gösteren model

Özellikle erken aşama girişimlerin oldukça zorlandığı bir alan. Müşteriler için çok değerli hizmet sunduğunu düşünen ve hatta sunan girişimler bundan nasıl düzenli olarak para kazanacağı modeli inşa edemediği için batma tehlikesiyle karşılaşabiliyor.

Minimum Viable Product (Minimum Uygulanabilir Ürün): Bir girişimin müşteri karşısına çıkabileceği ve temel fonksiyonları içeren ürün

Girişimcilerin en çok kararsız kaldığı alanlardan bir tanesi. Geliştirilen ürünü müşterinin karşısına ne zaman çıkarılacağını belirlemek çok kritik. Çünkü, bazı girişimciler ürünüm harika olsun öyle satmaya başlayım diye beklerken çok geç kalıp avantalarını yitirebiliyorlar. O nedenle bir an önce temel sorunları çözen MVP’nin pazara çıkarılıp müşteri ile test edilmesi gerekir.

Pivot (Minimum Uygulanabilir Ürün): Şirketin yaptığı işi veya iş yapış şeklini değiştirmesi

Geliştirilen ürünün sürekli olarak müşterilerin geri bildirimleri ile güncellenmesi ve gerekiyorsa bambaşka bir yöne çevrilemsi girişimin geleceği açısından çok önemli.

Ramen Profitable (Yeterli Kar): Tüm şirket ve yaşam masraflarının karşılanacağı kadar kar elde etmek

Responsive Design (Dönüşken Tasarım): Bir sitenin tüm cihazlarda verimli bir şekilde kullanılabilmesi için yapılması gereken tasarım

Telefondan açtığınız bir web sitesinin sayfasının kaydığını ve istediğini sekmelere ulaşamadığınızı düşünün. Muhtemelen anında kapatırsınız. O nedenle responsive design girişimciler için olmazsa olmaz konseptlerden.

Return On Investment (Yatırım Dönüş Oranı): Bir yatırımcının verdiği para karşılığı kazanmayı beklediği para veya bir kampanya sonucu kazanılması beklenen para oranı

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Öğrenilmiş Dersler: Bu 10 Girişimcilik Hatasını Yapmayın

Runway: Girişimin hiç para kazanmazsa ne kadar süre ayakta kalabileceğini gösteren metrik

SaaS / Software As A Service: Süreli üyelik modeli

Girişimcilikte düzenli bir gelir modeli sürdürülebilirlik açısından çok önemli. O nedenle her geçen gün daha çok şirket SAAS modelini tercih ederek kullanıcısı aylık/yıllık paketlerle hizmetini satıyor.

Scaleable (Ölçeklenebilir): Ürünün belli bir alanda başarıya ulaşıp birçok yerde de aynı şeyi yapabilme potansiyelinin olması

Bir girişimin tam anlamıyla Startup olarak lanse edilebilmesi için ürünü belli bir ülkede/segmentte başarıya ulaşıp bunu bambaşka yerlerde de entegre edip satabiliyor olması gerekir.

Traction (Talep Sinyali): Ürünün kullanılacağı ve satılacağının görülmesi

Artık girişimler ürün daha çıkmadan web sitesinde ürün varmış gibi satış yapmaya çalışıp kaç kişinin ilgilendiğini ölçümlüyorlar. Örneğin, web sitesine gelen 100 kişiden 40 tanesi ürünü almak için “satın al” butonuna tıkladıysa bu girişim için harika bir sinyaldir.

Valuation (Değerleme): Şirketin tüm verdiği hizmetler hesaplandığında tahmin edilen piyasa değeri

Özellikle yatırım alma veya satılma aşamalarında şirket değerlemeleri gündeme gelmektedir.

Value Proposition (Değer Önerisi): Girişimin müşteriye sunduğu hizmet

Yeni başlayan girişimlerin benzersiz değer önerileri bulması gerekir. Yaptıkları iş kolaylıkla tekrarlanabilecek veya kopyalanabilecek olan girişimlerin ayakta durması çok zordur.

VC = Venture Capital (Risk Sermayesi): Girişimlere yatırım yapan kişi/kurum

VC yatırımı alıp/almama kararı girişimin geleceği konusunda çok büyük bir öneme sahip. Çünkü yatırımcı parayı verdikten sonra girişimde söz sahibi olmaya başlar ve eğer işler istediği gibi gitmezse girişimciyi çok fazla zorlayabilir.

Enis Erdem YURDATAPAN

yurdatapan.enis@gmail.com

https://www.linkedin.com/in/enisyurdatapan/

*** Bu makale PMI Turkey Chapter tarafından çıkartılan Proje Yönetim Dünyası dergisinin 19.sayısında yayınlanmıştır. Dergiye ulaşmak için: http://bit.ly/pmidergi19

Blog kategorisindeki diğer yazılar için: http://k2haber.com.tr/category/blog/

Okumaya devam et