Connect with us

Kültür

Aşk Kalıcıdır’ın Galası Gerçekleştirildi: İş ve Sanat Dünyası Bir Araya Geldi

aşk kalıcıdır

Tuna Kiremitçi’nin 17 dile çevrilmiş romanı “Dualar Kalıcıdır”, “Aşk Kalıcıdır” adıyla tiyatroseverler ile ilk buluşmasını gerçekleştirdi.

Grand Pera Emek Sahnesi’nde gerçekleştirilen galada; Leyla Alaton, İnci Aksoy, Hayati Babaoğlu, Tuna Kiremitçi, Ali İpin ve Betül Arım gibi iş ve sanat dünyası bir araya geldi. Gala öncesi DIONE Diamond tarafından duayen tiyatrocu Dilek Türker’e, kendisi için özel tasarlanmış bir yüzük de hediye edildi.

Oyun bitiminde bir konuşma gerçekleştiren Dilek Türker, kültür ve sanata katkılarından dolayı Lions 118-E Yönetim Çevresi Federasyonu’na teşekkürlerini sundu. Sanatın önemini bir kez daha vurgulayan Türker; aşkın gücü karşısında dil, din, ırk gibi tüm ayrımların anlamını yitirdiğini ve oyunda da bu mesajı vermeye çalıştıklarını belirtti.

Tüm salonun dolduğu gala gecesinde, oyuncular uzun süre ayakta alkışlandı. Galanın sonunda gerçekleştirilen vals gösterisi ve söylenen şarkılar ile konuklar keyifli anlar yaşadı.

aşk kalıcıdır   aşk kalıcıdır

İkinci Dünya Savaşı’nda İstanbul’a Sığınan Bir Kadın: Rosella Galante

“Aşk Kalıcıdır”, İkinci Dünya Savaşı sırasında İstanbul’a sığınarak hayatta kalmış Viyanalı bir Yahudi olan Rosella Galante ile kendi yolunu bulmaya çalışan Pelin adlı bir genç kızın dostluğunu ve hayatlarının kesişmesini konu alıyor. Hakan Altıner’in yönettiği “Aşk Kalıcıdır”da Dilek Türker, Damla Cercisoğlu ve Aslıhan İşcan rol alıyor. Işık tasarımını Nejat Karaorman’ın, efekt tasarımını Metin Hoşgül’ün yaptığı oyunun dekor tasarımı ise Cihan Aşar’a ait.

   Dilek Türker

“Aşk Kalıcıdır” Şubat Ayı Gösterim Yer ve Tarihleri

7 Şubat Perşembe – CKM

10 Şubat Pazar – Akatlar Kültür Merkezi

13 Şubat Çarşamba – Akatlar Kültür Merkezi

20 Şubat Çarşamba – Akatlar Kültür Merkezi

Biletler gişelerde ve Biletix’te

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

Bu İçerikler İlginizi Çekebilir

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Kuluçkadan Avrupa’ya Erken Aşama Hızlandırma Programı
reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür

Maksim Gorki, ‘Ana’ Romanı ve 1 Mayıs Marşı’nın Hikayesi

maksim gorki

Aleksey Maksimoviç Peşkov, bizim bildiğimiz adıyla Maksim Gorki –  Bugün ölüm yıl dönümü. Gorki, 83 yıl önce bugün, yaşama veda etti. Bazı kaynaklarda ölüm tarihi 14 haziran 1936 olarak belirtilse de önemli olanın anmak olduğunu düşünüyoruz.

Önce babasını kaybeden, ardından annesinin tekrar evlenmesiyle anneannesi ve dedesiyle yaşamaya başlayan Gorki, kısa bir süre sonra annesini de kaybetti. Yalnızca birkaç ay okula gidebildi. Sonrasında henüz 8 yaşındayken çalışmaya başladı. Küçük yaşta atıldığı çalışma hayatı sayesinde, Rus işçi sınıfının çalışma hayatını da yakından tanıma şansı oldu. Daha sonra muhteşem gözlem yeteneği sayesinde bu zor hayatı metinlerine de aktarmaya başladı. Bir mimarın yanında ağır şartlarda çalışmaya dayanamayan Gorki, kaçarak bir gemide çalışmaya başladı. Burada okumaya iyice ağırlık vermeye başladı.

Çok ağır şartlarda geçen çocukluğu nedeniyle, Rusça’da acı anlamına gelen ‘Gorki’ adını aldı. ‘Çocukluğum’ ve ‘Ekmeği Kazanırken’ romanları, Gorki adını almasına neden olan tüm çocukluk yaşantısından bahsetmektedir.

Rusya’yı dolaşmış, birçok sosyalist ile tanışmış ve Lenin’le olan tanışıklığı yakın bir dostluğa dönüşmüş olan yazar, Ekim Devrimi’nde de yer almıştır. Çarlık Rejimi tarafından defalarca hapis edilmiştir.

1 Mayıs Marşı’nın Bizlerle Buluşmasına Vesile Oldu

Gorki’nin en çok bilinen romanlarından olan ‘Ana’, Bertolt Brecht tarafından tiyatroya uyarlanmıştı. Ancak Brecht oyunun bir yerine söz yazmamıştı. Oyunun Türkiye’de sahnelendiği sırada Sarper Özsan, o boş kısmı bugün bildiğimiz 1 mayıs marşı ile doldurdu.

Özsan o hikayeyi şu şekilde ifade ediyordu: “1974’te Ankara Sanat Tiyatrosu (AST), Maksim Gorki’nin ‘Ana’ romanından Bertolt Brecht tarafından aynı adla uyarlanan tiyatro oyununu sahneye koyacaktı. Oyunun müziklerini benim yapmam istendi. Memnuniyetle kabul ettim. Oyunda birçok yerde müzik vardı ve bunların sözleri Brecht tarafından yazılmıştı. Ancak sadece bir sahne, 1 Mayıs 1905 (Rusya’daki Kanlı Pazar) sahnesi, için hiç söz yazılmamıştı. O sahneyle ilgili Brecht şu notu düşmüştü: ‘işçiler marş söyleyerek sahneye girerler’.

Bu sahne için bir marş kullanmak gerekiyordu. Bir marş yazma ihtiyacı hissettim hem sözlerini hem bestesini hazırladım ve böylece 1 Mayıs marşı ortaya çıktı. Tabii o zaman oyun müziği olarak yazdığım bu marşın sonradan oyun sınırlarını aşarak mitinglere, devrimci gecelere çıkacağı aklımdan dahi geçmiyordu.

AST oyunu devrimci bir ruhla sahneledi ve bundan sonra da marş, oyunun sınırlarını aştı. Birkaç yıl içinde tüm gruplarca sevilen bir marş haline geldi. Sanırım 1976’da da artık büyük meydanlarda söylenen bir marşa dönüşmüştü.”

Zehirlendiği İddia Ediliyordu

1935 yılında ölen oğlunun ardından bir sene sonra, 1936 yılında hayatını kaybetmiştir. Hem oğlunun hem de kendisinin ölümüne şüpheyle yaklaşılmıştır, zehirlendiklerine dair şüphe her zaman olmuştur. Bir iddiaya göre 1938’de Buharin’in mahkemesinde Gorki’nin, Yagoda’nın NKVD ajanları tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  HacknBreak 3. Açık İnovasyon Kampı'na Başvurular Devam Ediyor

Cenaze töreninde tabutunu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer almıştır.

Nurcan Fakı

Eserleri

Roman

  • Foma (1899, 1983)
  • Ana (1906, 1979)
  • Halk Düşmanı (1907, Türkçe’ye “Yararsız Bir Adam” adıyla (1979)
  • Matveya Kojemyakin (1910, 1984)
  • Klim Samgin’in Hayatı (1936, 1975)
  • Artamonovlar (1977)
  • Küçük Burjuvalar (1901, 1967)
  • Arkadaş
  • Fırtınanın Habercisi
  • Çocukluğum
  • Üçler (1900)
  • Soytarı
  • Ekmek İşçileri
  • İki Kafadar

Öykü

  • Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız (1939)
  • İtalya Hikayeleri (1911, 1970)

Oyun

  • Ayaktakımı Arasında (1941, 1967)
  • Sonuncular

Anı – Otobiyografi

  • Benim Üniversitelerim (1941, 1986)
  • Çocukluğum (1947, 1976)
  • Ekmeğimi Kazanırken (1949, 1986)
  • Tolstoy’dan Anılar (1919, 1967)
  • Güncemden Yapraklar (1924, 1984)
  • Lenin (1924-1936) “Türkçe’ye Gorki Lenin’i Anlatıyor” adıyla (1980)

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

Okumaya devam et