Connect with us

Politika

Türk Akımı Güzergahında Bulgaristan ve Yunanistan Rekabeti

Türk akımı

Cumhuriyet Gazetesi’nden Mehmet Ali Güller, Türk akımı projesinin güzergahına ilişkin Bulgaristan ve Yunanistan arasındaki rekabeti köşesine taşıdı. Doğalgaz boru hattının Avrupa’ya taşınması için Bulgaristan’ın önde olduğunu belirten Güller, Moskova ve Atina arasındaki yaşanan son kilise krizinin de Bulgaristan’ı avantajlı kıldığını ifade etti.

Güller’in yazısı şu şekilde:

Ankara ile Atina arasında uzun bir “sorunlar listesi” var. Üstelik sorunlar azaltılamadığı gibi, her dönemde listeye bir sorun daha ekleniyor. Son eklenen sorun, Doğu Akdeniz’deki doğalgaz yataklarından kaynaklanan deniz sınırı sorunu… 

Ancak Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın geçen hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmesinde sorunlar yerine yeni açılımlar öne çıktı. Örneğin İzmir-Selanik deniz yolu ve İstanbul-Selanik hızlı tren yolu ile iki ülke ticaretinin artırılması çabası gibi…
Fakat toplamda bakıldığında, asıl öne çıkan Çipras’ın Heybeliada Ruhban Okulu’nu ziyaret etmesi oldu. Çipras burayı ziyaret eden görevdeki ilk Yunanistan başbakanıydı ve kendisine bu ziyarette eşlik eden Fener-Rum Ortodoks Patriği Bartholomos ile birlikte Ankara’dan buranın açılmasını talep ediyordu.
Peki bu ziyaretin perde arkasında kalan ana gündemi, esas hedefi neydi?

Çipras’ın Putin’den talebi

Çipras’ın ziyaretindeki asıl gündem Türk Akımı konusuydu. Zira Çipras Ankara’dan iki ay önce Moskova’ya gitmiş ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e “Türk Akımı projesine dahil olmak istediklerini” iletmişti.
Putin’in yanıtı ise şu olmuştu: “Yunanistan’ın Türk Akımı projesine dahil edilmesini ihtimal dışında görmüyoruz. Bunu Türklere sormamız lazım.”
Açalım:
Enerji Bakanlığı’nın resmi verilerine göre Rusya, Türk Akımı ile Karadeniz’in altından birbirine paralel iki boru hattıyla Lüleburgaz’a yılda 31.5 milyar metreküp doğalgaz taşıyacak. Bunun 14 milyar metreküpü Türkiye’ye teslim edilecek, diğer kısmı ise Avrupa’ya taşınacak.
Peki Avrupa’ya nereden taşınacak?
İşte bu konu henüz netlik kazanmış değil. Zira Bulgaristan, Türk Akımı’nın2. kolunun Bulgaristan-Sırbistan-Macaristan-Slovakya üzerinden Avusturya’daki gaz dağıtım merkezine ulaştırılmasını,Yunanistan ise kendi toprakları üzerinden İtalya’ya ulaştırılmasını istiyor.
Bulgaristan mevcut hattın tersine çalıştırılabilecek olmasının avantajıyla öne çıkıyor, ancak Yunanistan “transit geliri” elde edebilmek için projeye dahil olmayı zorluyor.

Yunanistan’ın İtalya Pazarı Avantajı

Haklı olarak sorabilirsiniz: Her iki hat da kurulamaz mı? Yani Rus gazı hem Bulgaristan hem de Yunanistan üzerinden Avrupa’ya sevk edilemez mi?
Bu noktada devreye maliyetler ve daha önemlisi alım garantileri giriyor. Bir de elbette AB’nin enerji politikası… Çünkü Avrupa’ya girecek hat için AB yönetiminin onayı şart.
O nedenle şu koşullarda tek bir hattın kurulması planlanıyor. Elbette koşullar değiştiğinde, yeni alım garantileri oluştuğunda, ikinci bir hat da kurulabilir.
Tek hatta göre planlamada ise durum şu: 

Bulgaristan’ın avantajı, Sırbistan’la birlikte transit geçiş için altyapı çalışmalarını yüklenmiş ve ilerletmiş olması.
Yunanistan’ın avantajı ise İtalya’nın Türk Akımı’ndan geçecek gaza talip olduğunu açıklaması. Zira İtalya, Almanya ve Türkiye’den sonra Rusya açısından üçüncü önemli pazar niteliğinde.
Ya Rusya? Moskova, Bulgaristan hattının geçeceği ülkelerin AB’nin Rusya’ya yaptırımına karşı çıkmasını büyük avantaj görüyor. Diğer yandan Yunanistan’ın “bağımsız Ukrayna kilisesine” destek vermesiyle başlayan Moskova-Atina gerilimi de Bulgaristan’ı avantajlı kılıyor.

Ankara’nın Kullanabileceği Bir Kart

Yunanistan ve Bulgaristan arasındaki bu Türk Akımı’na dahil olma ve “transit geliri elde etme” yarışı, aslında Türk dış politikası açısından Ankara’nın eline çok önemli bir avantaj veriyor.
Ankara, Atina’nın Türk Akımı’na dahil olma hedefini bir dış politika kartı olarak ele almalı ve en azından Doğu Akdeniz’deki doğalgaz yatakları nedeniyle ortaya çıkan deniz sınırı ve “münhasır ekonomik bölge” anlaşmazlıklarının Türkiye’nin çıkarına göre çözülmesinde kullanmalıdır.

Politika kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/politika/

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu Tahliye Edildi
reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Fikret Şahin: Kaz Dağları Bölgesinde 115 Maden Arama Ruhsatı Verildi

fikret şahin balıkesir chp

CHP Balıkesir Milletvekili Fikret Şahin, Kaz Dağları’ndaki madencilik aramalarına ilişkin TBMM’de basın toplantısı gerçekleştirdi. Şahin, “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez’in verdiği cevaba göre, Kaz Dağları bölgesinde 115 maden arama ruhsatı verildi” ifadelerini kullandı.

Kaz Dağları’ndaki madencilik faaliyetlerine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in cevaplaması istemiyle verdiği soru önergelerine cevap geldiğini belirten Şahin, verilen cevaba göre Kaz Dağları bölgesinde 115 maden arama ruhsatı verildiğini, bunlardan 107’sinin yerli firmada, 8’inin yabancı firmada bulunduğunu aktardı. Aynı bölgede 164 tane firmaya da işletme ruhsatı verildiğini, bunun 148 tanesinin yerli 16 tanesinin de yabancı firmada olduğunu söyledi.

Milli Park Alanlarına 50 Kilometreden Daha Yakın Yerlerde Madencilik Araması Yapılmasın

Milli park alanlarında, doğal ve tabiat güzelliklerinin bulunduğu alanlarda madencilik faaliyetlerinin yapılmasının uygun bulunmadığına dair hazırladığı bir kanun teklifini de Meclis Başkanlığı’na sunduğunu ifade eden Şahin, milli parkın sınırlarına 50 kilometreden daha yakında maden arama işletme ruhsatı verilmemesini, verilen ruhsatların iptal edilmesi ve işletmelerin durdurulmasını, öncelikle arama ve işletme ruhsatlarının doğal güzelliklerin dışındaki bölgeler için verilmesini teklif ettiklerini anlattı.

Madencilik Faaliyetleri ‘Yeşil Madencilik’ Anlayışıyla Yapılmalı

Fikret Şahin, Kaz Dağları’ndaki güzelliklerin yer altında değil, yer üstünde olduğuna dikkati çekerek, “Gelecek nesillere daha güzel, yaşanabilir, çevre ile dost bir Türkiye bırakmak istiyoruz. Madencilik faaliyetlerinin ‘yeşil madencilik’ anlayışıyla yapılması gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.

Fikret Şahin Kimdir?

15 Ocak 1968, Sivas doğumludur. 1990 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1995 yılında Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesinde Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ihtisasını tamamladı. 1998 yılından itibaren Balıkesir Devlet Hastanesinde KBB Uzmanı olarak görev yaptı. 2000 yılında Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalından Yrd. Doç. Dr. akademik unvanını aldı. Üniversite yıllarında Cerrahi Bilimler Asistan Hekimler temsilciliği ve Uzman Hekimlik dönemimde aralıksız 17 yıl Kulak Burun Boğaz Klinik yöneticiliği yaptı. 2014-2016 döneminde Balıkesir Tabip Odası Başkanlığına seçildi. Balıkesir Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu ve Balıkesir Kent Konseyi üyeliği yaptı. Ulusal ve uluslararası pek çok bilimsel çalışma ve toplantılara katıldı.2014 – 2018 yıllarında Balıkesir Atatürkçü Düşünde Derneği Disiplin Kurulu Başkanlığı görevinde bulundu. İyi derecede İngilizce bilen Şahin, evli ve 2 çocuk babasıdır. CHP’den 27. Dönem Balıkesir Milletvekili seçilmiştir.

Politika kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/politika/

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  TBB Başkanı Feyzioğlu'ndan Af Uyarısı: 50 Bin Torbacı Dışarı Çıkacak

Okumaya devam et