Connect with us

Kültür

Muhsin Ertuğrul’un Yazdığı Türkiye’nin İlk Ulusal Tiyatro Bildirisi

muhsin ertuğrul

Türkiye Ulusal Tiyatro Bildirisi ilk defa 1978 yılında Türk Tiyatrosunun kurucusu Muhsin Ertuğrul tarafından yazıldı.

27 Mart Dünya Tiyatro Günü, Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (International Theatre Institute) tarafından ilk kez 1961’de kutlanmaya başlandı. Uluslararası Tiyatro Enstitüsü, kutlama çerçevesinde dünya çapında başarı kazanmış bir oyuncu, yönetmen ya da yazarın kaleme aldığı uluslararası bir bildirinin yayınlanmasına da karar verdi. İlk “27 Mart Dünya Tiyatro Günü” bildirisi, 1962’de Fransız şair, oyun yazarı ve film yönetmeni Jean Cocteau tarafından kaleme alındı. Uluslararası Tiyatro Enstitüsü’nün 1977’de yapılan kongresinde Türkiye Merkezi’nin, uluslararası bildirinin yanı sıra ülkelerin kendi özgün bildirilerinin de yazılması önerisi kabul gördü. Türkiye Ulusal Tiyatro Bildirisi ilk defa 1978 yılında Muhsin Ertuğrul tarafından yazıldı.

İşte Muhsin Ertuğrul’un Yazmış Olduğu İlk Bildiri:

“Bugün 27 Mart 1978, Dünya Tiyatro Günü.

Bu kez önünüzde konuşmak görevi ve onuru bana verildi. Tiyatroya hizmet yolunda çok yaşamış bir emekçi olarak izninizle söz alıyorum.

Derler ki, tiyatro üçüz doğmuş bir sanat koludur: Yazar, oyuncu ve seyirci. Bunlar birbirinden ayrılırsa ortada tiyatro kalmaz. Oysa ben diyorum ki, günün en önemli sorunlarını kağıda aktaran yazar da, onları sahnede dile getiren sanatçı da sizin aranızdan çıkmıştır. Onun için biz bir bütünüz. Teker teker düşüncelerimiz ayrı olabilir, ama dertlerimiz birdir.

Bugün Dünya Tiyatro Günü’dür, şu dakikada yüzlerce sahnede her ulusun kendi dramı oynanıyor. İzninizle biz de yurdumuzda oynanan oyuna bir göz atalım. Ben perdeyi açıyorum. Sahne, Türkiye haritası yüzeyine yayılmış yaslı ana babalar, bir ağızdan, yitirdikleri gencecik yavrularının tabut kervanına ağıt yakmaktadır.

Perdeyi hemen bu acıklı görünüme kapatıyor ve sizlere soruyorum:

Gençler gençleri neden öldürüyor? Kardeş kardeşi neden öldürüyor? Gençler kendilerini neden öldürtüyorlar? İşte size şimdiye dek sahneye getirilmiş en acı konu. Ulus olarak bugün bizim en önemli sorunumuz bu. Bunun çözümünü düşünmek siz sayın seyircilerimize düşüyor. Siz ve bizler ki öldürenle kurbanını aramızda yetiştirdik, vuranla vurulanı bağrımızda besledik, ikisinden biri ya kardeşimiz, ya akrabamız, ya komşumuz, ya tanışımızın arkadaşı.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Bademli Köyü, Tiyatro Günleriyle “Sanata Evet” Dedi

Şimdi bu sahnede soruyorum sizlere: Kardeşi kardeşe kim kırdırıyor?

Hangi katı yürekli, hangi cana kıyıcı, hangi bencil çıkarıyor perde arkasından bu suçsuz yavruları, sinsi sinsi, kukla gibi kullanıyor? Neden? Bunun yanıtını vermek için derin derin düşünmenizi bekliyorum.

Büyük kurtarıcı Atatürk, yurtta, dünyada barış, diye temel bir ilke atmıştır. Nerde yurttaki barış? Bu temeli yıkanların art niyetlerini düşünüp bulmak siz sayın seyircilere düşüyor.

Çünkü Tiyatro, sahnede sorunları yalnız sergilemekle yetiniyor. Bu sorunları düşünerek çözmek seyircinin sağduyusuna bırakılmıştır. Sahnenin başlıca çabası seyircileri sağlam düşünmeye zorlamaktır.

Sorun bu : Neden öldürülüyorlar? Niçin ölüyorlar?

Tatlı saatler geçirmeye geldiğiniz tiyatroda acı gerçeklerle sizleri tedirgin ettik, bağışlanmak diler, saygılar sunarım.”

Muhsin Ertuğrul – Nisan 1978

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

Okumaya devam et
reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür

Google’dan Duygu Asena İçin Doğum Günü Doodle’ı

Arama Motoru Google bugün Doodle’ına Duygu Asena’ya yer verdi. Türkiye’deki kadın hareketinin öncülerinden olan Duygu Asena, 19 Nisan 1946 yılında doğmuştu. Ardında birçok değerli kitap bırakan Asena, 30 Temmuz 2006 tarihinde beyin tümörü sebebiyle aramızdan ayrılmıştı.

Duygu Asena Kimdir?

İstanbul Üniversitesi Pedagoji bölümü mezunudur. Mezuniyet sonrası gazeteciliğe yöneldi. 1972 yılında ilk yazısı Hürriyet gazetesinin Kelebek ekinde yayınlandı. Daha sonra çeşitli gazetelerde yazar ve muhabir olarak görev yaptı. 70’lerin sonunda Kadınca, Onyedi, Ev Kadını, Bella Bayan, First gibi pek çok kadın dergisini yönetti. Aynı zamanda Söz, Sabah, Güneş, Milliyet ve Habertürk gazetelerinde de köşe yazarlığı yaptı.

​1987 yılında yayınlanan “Kadının Adı Yok” isimli ilk kitabı bir yıl içinde 40 baskı yaparak rekor kırdı. Bu kitabın satışı Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu tarafından muzır bulunarak sınırlandırıldı, poşet içinde satılmaya başlandı. Daha sonra Duygu Asena’nın açtığı dava ile kitap yeniden serbest olarak satılmaya başlandı. Kadının Adı Yok ayrıca Hollanda, Almanya ve Yunanistan’da da tercüme edilerek yayınlandı. Kitap Atıf Yılmaz tarafından sinemaya da uyarlandı.

Duygu Asena, 30 Temmuz 2006’da beyin tümörü nedeniyle İstanbul’da vefat etti. Hala feminizmin en önemli yazarları arasında kabul edilmektedir.

Duygu Asena’nın Eserleri

Kadının Adı Yok, 1987

Aslında Aşk da Yok, 1989

Kahramanlar Hep Erkek, 1992

Değişen Bir Şey Yok, 1994

Aynada Aşk Vardı, 1997

Aslında Özgürsün, 2001

Aşk Gidiyorum Demez, 2003

Paramparça, 2004

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

Bu İçerikler İlginizi Çekebilir

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  PST'den RULET Oyunu: 2.Dünya Savaşı'na Tiyatral Bir Yolculuk
Okumaya devam et