Connect with us

Kültür

Behzat Ç Hayranlarının Kafası Karıştı: Netflix Mi BluTV Mi?

Behzat Ç

BluTV’den Behzat Ç hayranlarının kafasını karıştıracak bir paylaşım geldi. Bir dönemin en çok seyredilen, polisiye dizisi “Behzat Ç.”nin Netflix ile yeniden ekranlara geri döneceği iki hafta önce  iddia edilmişti. Hatta dizinin senaristi Ercan Mehmet Erdem Instagram hesabından paylaşım yaparak çıkan Netflix haberlerini doğruladığı söylenmişti.

Netflix tarafından duyurusu beklenen dizi ile ilgili dün BluTV tarafından ilginç bir paylaşım yapıldı. Doğan Holding’e ait olan ve birçok Türk yapımı projeyi bünyesinde barındıran BluTV, Twitter hesabından yaptığı “Ankara’ya dönmeyeli ne kadar oldu?” paylaşımı ile kafaları iyice karıştırdı. BluTV’nin Behzat Ç ile Netflix’e bir çalım attığı söyleniyor.

Behzat Ç’nin Blu TV’ye eski sezonlarıyla mı yoksa yepyeni bir sezonla mı geleceği henüz kesin olarak bilinmiyor.

Sosyal medyada #BehzatÇ etiketi altında görüşlerini ifade eden hayranlar, dizinin yeni bölümlerini sabırsızlıkla bekliyor.

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Bir Kuşun Ayak İzi: Bir Yılbaşı Öyküsü - Vladimir Dudintsev
reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür

Maksim Gorki, ‘Ana’ Romanı ve 1 Mayıs Marşı’nın Hikayesi

maksim gorki

Aleksey Maksimoviç Peşkov, bizim bildiğimiz adıyla Maksim Gorki –  Bugün ölüm yıl dönümü. Gorki, 83 yıl önce bugün, yaşama veda etti. Bazı kaynaklarda ölüm tarihi 14 haziran 1936 olarak belirtilse de önemli olanın anmak olduğunu düşünüyoruz.

Önce babasını kaybeden, ardından annesinin tekrar evlenmesiyle anneannesi ve dedesiyle yaşamaya başlayan Gorki, kısa bir süre sonra annesini de kaybetti. Yalnızca birkaç ay okula gidebildi. Sonrasında henüz 8 yaşındayken çalışmaya başladı. Küçük yaşta atıldığı çalışma hayatı sayesinde, Rus işçi sınıfının çalışma hayatını da yakından tanıma şansı oldu. Daha sonra muhteşem gözlem yeteneği sayesinde bu zor hayatı metinlerine de aktarmaya başladı. Bir mimarın yanında ağır şartlarda çalışmaya dayanamayan Gorki, kaçarak bir gemide çalışmaya başladı. Burada okumaya iyice ağırlık vermeye başladı.

Çok ağır şartlarda geçen çocukluğu nedeniyle, Rusça’da acı anlamına gelen ‘Gorki’ adını aldı. ‘Çocukluğum’ ve ‘Ekmeği Kazanırken’ romanları, Gorki adını almasına neden olan tüm çocukluk yaşantısından bahsetmektedir.

Rusya’yı dolaşmış, birçok sosyalist ile tanışmış ve Lenin’le olan tanışıklığı yakın bir dostluğa dönüşmüş olan yazar, Ekim Devrimi’nde de yer almıştır. Çarlık Rejimi tarafından defalarca hapis edilmiştir.

1 Mayıs Marşı’nın Bizlerle Buluşmasına Vesile Oldu

Gorki’nin en çok bilinen romanlarından olan ‘Ana’, Bertolt Brecht tarafından tiyatroya uyarlanmıştı. Ancak Brecht oyunun bir yerine söz yazmamıştı. Oyunun Türkiye’de sahnelendiği sırada Sarper Özsan, o boş kısmı bugün bildiğimiz 1 mayıs marşı ile doldurdu.

Özsan o hikayeyi şu şekilde ifade ediyordu: “1974’te Ankara Sanat Tiyatrosu (AST), Maksim Gorki’nin ‘Ana’ romanından Bertolt Brecht tarafından aynı adla uyarlanan tiyatro oyununu sahneye koyacaktı. Oyunun müziklerini benim yapmam istendi. Memnuniyetle kabul ettim. Oyunda birçok yerde müzik vardı ve bunların sözleri Brecht tarafından yazılmıştı. Ancak sadece bir sahne, 1 Mayıs 1905 (Rusya’daki Kanlı Pazar) sahnesi, için hiç söz yazılmamıştı. O sahneyle ilgili Brecht şu notu düşmüştü: ‘işçiler marş söyleyerek sahneye girerler’.

Bu sahne için bir marş kullanmak gerekiyordu. Bir marş yazma ihtiyacı hissettim hem sözlerini hem bestesini hazırladım ve böylece 1 Mayıs marşı ortaya çıktı. Tabii o zaman oyun müziği olarak yazdığım bu marşın sonradan oyun sınırlarını aşarak mitinglere, devrimci gecelere çıkacağı aklımdan dahi geçmiyordu.

AST oyunu devrimci bir ruhla sahneledi ve bundan sonra da marş, oyunun sınırlarını aştı. Birkaç yıl içinde tüm gruplarca sevilen bir marş haline geldi. Sanırım 1976’da da artık büyük meydanlarda söylenen bir marşa dönüşmüştü.”

Zehirlendiği İddia Ediliyordu

1935 yılında ölen oğlunun ardından bir sene sonra, 1936 yılında hayatını kaybetmiştir. Hem oğlunun hem de kendisinin ölümüne şüpheyle yaklaşılmıştır, zehirlendiklerine dair şüphe her zaman olmuştur. Bir iddiaya göre 1938’de Buharin’in mahkemesinde Gorki’nin, Yagoda’nın NKVD ajanları tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Behzat Ç'nin Yeni Oyuncu Kadrosu ve Setten İlk Görüntüler

Cenaze töreninde tabutunu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer almıştır.

Nurcan Fakı

Eserleri

Roman

  • Foma (1899, 1983)
  • Ana (1906, 1979)
  • Halk Düşmanı (1907, Türkçe’ye “Yararsız Bir Adam” adıyla (1979)
  • Matveya Kojemyakin (1910, 1984)
  • Klim Samgin’in Hayatı (1936, 1975)
  • Artamonovlar (1977)
  • Küçük Burjuvalar (1901, 1967)
  • Arkadaş
  • Fırtınanın Habercisi
  • Çocukluğum
  • Üçler (1900)
  • Soytarı
  • Ekmek İşçileri
  • İki Kafadar

Öykü

  • Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız (1939)
  • İtalya Hikayeleri (1911, 1970)

Oyun

  • Ayaktakımı Arasında (1941, 1967)
  • Sonuncular

Anı – Otobiyografi

  • Benim Üniversitelerim (1941, 1986)
  • Çocukluğum (1947, 1976)
  • Ekmeğimi Kazanırken (1949, 1986)
  • Tolstoy’dan Anılar (1919, 1967)
  • Güncemden Yapraklar (1924, 1984)
  • Lenin (1924-1936) “Türkçe’ye Gorki Lenin’i Anlatıyor” adıyla (1980)

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

Okumaya devam et