Connect with us

Kültür

Rusya’nın Her Şeyi: Aleksandr Puşkin’in 220. Doğum Yıl Dönümü

aleksandr puşkin rus edebiyatı

Rus halkının ulusal şairi ve modern Rus edebiyatının kurucusu kabul edilen Aleksandr Puşkin, bundan tam 220 yıl önce, 1799’da Moskova’da doğdu. Gerçekçilik akımını başlatan yazarlardan biri olarak kabul edilen Puşkin için Gogol, “Puşkin olağanüstü bir olaydır.”, Dostoyevski ise “Puşkin, bize gelecekten haber veren peygamberimizdir.” ifadelerini kullanmıştır.

Fransız Aydınlanmasından Büyük Ölçüde Etkilendi

11 yaşına geldiğinde edebiyata merak salan Puşkin, özgür ruhlu yazarlarını beğendiği Fransız Edebiyatı’ndan etkilenmiş ve Fransızca şiirler, komediler yazmıştır. İlk şiirini 15 yaşında yazan Puşkin, Rus edebiyat sahnesini hızla tanınmıştır. Puşkin, kısa bir süre içerisinde St. Petersburg’un gençlik kültürünün bir parçası olmuştur. Fransız aydınlanmasından büyük ölçüde etkilenen Puşkin – özellikle Diderot ve Voltaire -, sosyal reformları destekledi. Mevcut Rus hükümeti ile bu konularda çatışması üzerine, Mayıs 1820’de Moskova’dan sürgün edilmiştir. Kafkasya, Kırım ve Kamianka’ya seyahat ettikten sonra, 1823’e kadar Moldova’nın Chisinau kentinde yaşamak zorunda kalmıştır. Buralarda”Kafka Esiri” ve “Bahçesaray” adını verdiği eserlerini yazmıştır.

Kafkasya’dan dönen Puşkin’in Rusya’daki askeri yönetime eleştirilerinden dolayı dört yıl süreyle başkente girmesi yasaklanır ve Rusya’nın bir diğer ucu olan Pskov ve Mikkoviçkoye’deki ailesinin mülküne sürülür. Yokluk ve yalnızlık içerisinde olmasına rağmen, Mikkoviçkoye’de en büyük eserlerinden bazılarını yazmıştır. Eserlerinin büyük bir çoğunluğunun, evli sevgilisi Anna Kern’e adanmış olduğuna inanılmaktadır. Decembrist İsyanı’nda (1825) isyancılarının mülkleri arasında bulunan bir özgürlük şiiri üzerine Puşkin, Moskova’ya geri çağrılmıştır. Aynı yıl, özgün ve sansürsüz versiyonu 2007 yılına kadar sahnelenmemiş olsa da, en ünlü oyunu ‘Boris Godunov’u kaleme almıştır.

Erzurum Yolculuğu Eserini 1836’da Yayınladı

1828 yılında Puşkin, o zaman 16 yaşında olan Natalia Goncharova ile tanıştı ve evlendi. Kolera salgınları ve diğer gecikmeler nedeniyle, düğün töreni ancak 1831’de Moskova’nın Bolshaya Nikitskaya Caddesi’ndeki Büyük Yükseliş Kilisesi’nde yapıldı.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Rusya, Altyapısını Test Etmek İçin İnternet Fişini Çekiyor

1829 Yılında Kafkasya ordusundaki sürgün arkadaşlarını görmek amacıyla kumandanlığa başvuran şair, Kafkaslardan Erzurum’a uzanan uzun bir yolculuk yapmıştır. Osmanlı-Rus savaşının arka planlarını da dile getirildiği “Erzurum Yolculuğu” eserini 1836 yılında yayınlamıştır.

Edebiyat alanındaki olağanüstü başarılarına rağmen, 1836’da büyük borç içine düşmüştür. Hükümet hizmetinden istifa ve yazılarına odaklanmak için kırsal kesimden emekli olma talepleri reddedildi.

1837 yılında Puşkin, St. Petersburg’da George Charles d’Anthes isminde biri ile tanışır. Eşine yazılan birkaç imzasız mektup sayesinde, George’un karısı Natalya’ya karşı aşk duyduğunu öğrenir. Bunun üzerine George ile düelloya tutuşur. Düelloda karnından yaralanan Puşkin, iki gün sonra hayatını kaybeder.

Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği’nden Paylaşım

Rusya Ankara Büyükelçiliği Puşkin’in doğum yıl dönümünde bir mesaj yayınladı. Puşkin’in doğum günü, Rus Dili Günü olarak da kutlanıyor.

Puşkin’in Eserleri

Ruslani Lyudmila – Ruslan ve Ludmila (1820)
Kavkazskiy Plennik – Kafkas Esiri (1822)
Bakhchisarayskiy Fontan – Bahçesaray Selsebili (1824)
Tsygany – Çingeneler (1827)
Poltava (1829)
Küçük Trajediler (1830)
Boris Godunov (1825)
Papaz ve uşağı Balda’nın hikâyesi (1830)
Povesti Pokoynogo Ivana Petrovicha Belkina – İvan Petroviç Belkin’in hikâyesi (1831)
Çar Saltan Masalı (1831)
Dubrovsky (1841)
Prenses ve 7 Kahraman (1833)
Pikovaya Dama – Maça Kızı (1833)
Altın Horoz (1834)
Balıkçı ve Altın Balığın Hikayesi (1835)
Yevgeni Onegin (1825-1832)
Mednyy Vsadnik – Bronz Süvari (1833)
Yemelyan Pugachev isyanının Tarihi (1834)
Kapitanskaya Dochka – Yüzbaşının Kızı (1836)
Kirdzhali – Kırcali
Gavriiliada
Istoriya Sela Goryukhina – Goryukhino Köyü’nün Hikayesi
Stseny iz Rytsarskikh Vremen – Şövalye Hikayeleri
Yegipetskiye Nochi – Mısır Geceleri
K A.P. Kern – AP. Kern’ne
Bratya Razboyniki – Haydut Kardeşler
Arap Petra Velikogo – Büyük Petro’nun Arabı
Zimniy vecher – Kış Akşamı

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Hangi Ülkeler, Hangi Kitapları, Neden Okutuyor?

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür

En Pahalı Türk Resmi: Osman Hamdi Bey’in Eseri 6 Milyon Sterline Satıldı

osman hamdi bey kuran okuyan kız

Türk resminin öncülerinden Osman Hamdi Bey’in “Kuran Okuyan Kız” adlı eseri, Bonhams Müzayede Evi’nde yapılan açık artırmada 6 milyon 315 bin sterline (yaklaşık 44 milyon 12 bin lira) satıldı. Eser, en pahalı Türk resmi oldu.

Bonhams’ın “19. Yüzyıl Avrupa, Victoria Dönemi ve İngiliz Empresyonist Sanatı” müzayedesinde satılan eserde, rahledeki Kur’an-ı Kerim’in önünde diz çökmüş genç bir kadın resmediliyor.

Tuval üzerine yağlı boya olan 41,1*51 santimetre ebadındaki eserin, sanat tarihçileri tarafından Osman Hamdi Bey’in kendine özgü tarzının belirgin özelliklerini taşıdığı belirtiliyor. Genç kadının giysisinin detayları ve bulunduğu ortamın renkli ve İslami tasarımlarla dolu oluşu, ünlü ressamın “imzası” şeklinde nitelendiriliyor.

Osman Hamdi Bey Kimdir?

Osman Hamdi Bey, Tanzimat Dönemi’nin yetiştirdiği bir Osmanlı aydını; resim, arkeoloji, müzecilik, sanat eğitimi gibi kültür-sanat yaşamının farklı alanlarında, bir ömre ancak sığdırılabilecek zenginlikte ve çeşitlilikte katkıları olmuş bir kişiliktir.

30 Aralık 1842 tarihinde Beykoz’da Osmanlı sadrazamlarından İbrahim Ethem Paşa’nın oğlu, müzeci Halil Ethem Bey ve nümizmat İsmail Galip Bey’in ağabeyi olarak bugün Halil Ethem adıyla bilinen yalıda doğan Osman Hamdi Bey; Sanayi-i Nefise Mekteb-i lisi’nin (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi), İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin kurucusu, arkeolog ve ressamdır.

1884’te o güne kadar hiç gündeme gelmemiş olan ve çokça kayıp verilmiş olunan bir zaafı, antik eserlerin yurt dışına çıkarılmasını yasaklayan Asr-ı Atîka Nizamnâmesini çıkarttırarak yürürlüğe soktu. Nemrut Dağı, Lagina ve Sayda’da arkeolojik kazılar da gerçekleştirdi. Sayda’da yaptığı kazılarda bulduğu, arkeoloji dünyasının başyapıtlarından sayılan, aralarında İskender Lahiti’nin de bulunduğu bir takım antik eserler çıkardı. Burada bulunan eserler bugün Osman Hamdi Bey’in bulmuş olduğu birçok eser gibi, kendisinin temellerini attırdığı İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

osman hamdi bey kaplumbağa terbiyecisi

Kaplumbağa Terbiyecisi

“Kaplumbağa Terbiyecisi”, Osman Hamdi’nin en ilgi çeken ve özgün eserlerinden birisidir. Tablo bugün Suna Kıraç-İnan Kıraç Vakfı Pera Sanat Müzesi’nde sergilenmektedir.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Blockchain Life Forum 2018 St.Petersburg'da Düzenleniyor

24 Şubat 1910 tarihinde Kuruçeşme’deki yalısında vefat etmiştir.

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

Okumaya devam et