Connect with us

Politika

43 Yıl Önce Bugün: Yugoslavya Devlet Başkanı Tito Türkiye’de

josip tito yugoslavya türkiye ziyaret 1976

Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti Devlet Başkanı Josip Broz Tito, 43 yıl önce bugün, Türkiye’yi ziyaret etti. 1976’da gerçekleştirilen ziyarette Tito’yu, dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk karşılıyor. Askerlerimizi “Merhaba Asker” diyerek selamlayan Tito’yu karşılayanlar arasında Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit de bulunuyor.

 

Josip Broz Tito Kimdir?

1892 yılında, Hırvatistan’ın Kumrovec (Zagreb yakınında) dünyaya geldi. Babası Hırvat, annesi Sloven’di. 1.Dünya Savaşı’nda, Avusturya- Macaristan ordusunda görev yaptı. Savaş karşıtı görüşleri sebebiyle tutuklandı. Daha sonra serbest bırakılarak, tekrar orduya alındı. Bukovina cephesinde, Ruslara esir düştü ve ihtilalden sonra Bolşeviklere katıldı. Üç yıl Rus iç savaşında görev aldı. Rusya’da sosyalizmi benimseyen Tito, ülkesine gelerek ‘Yugoslavya Komünist Partisi’ni kurdu. 1928 yılında tutuklanarak, altı yıl hapse mahkûm edildi. 1934 yılında hapisten çıktı.

Alman Nazi birliklerinin 1941 yılında Yugoslavya’ya saldırması üzerine, ülkesindeki farklı etnik ve dinsel grupların içerisinde bulunduğu partizan direniş grubunu oluşturdu. Yugoslavya Krallığı’nın Almanya’ya teslim olmasına rağmen, partizan grubu ile Almanları püskürtmeyi başardı. 1943’te mareşal unvanını aldı. 1945’te hükümet başkanı görevine getirildi. Aynı yıl yapılan seçimlerde Tito’nun partisi Halk Cephesi galip çıktı. Ülkenin yönetim şeklini monarşiden, federal cumhuriyete çevirdi.  13 Ocak 1953 tarihinde Yugoslavya Devlet Başkanı seçilen Tito, 16 Mayıs 1974 yılında ‘Yaşam Boyu Devlet Başkanı’ unvanını aldı ve 1980 yılındaki vefatına kadar bu görevini sürdürdü.

Josip Broz Tito, 4 Mayıs 1980 tarihinde, 88 yaşında Ljubljana’da hayatını kaybetti. Tito’nun liderliğinde farklı etnik yapıların barış içerisinde bir yer olan Yugoslavya, Tito’nun ölümünden sonra dağılma sürecine girdi. Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti 1992 yılında tamamen dağıldı.

Dağılma sürecinde birçok katliamın ve soykırımın yaşandığı coğrafyada, bugün Sırbistan, Karadağ, Bosna Hersek, Hırvatistan, Slovenya, Makedonya ve Kosova devletleri yer alıyor.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  İmamoğlu, İlk Kez Veto Hakkını Kullandı: İşte Veto Edilen Kararlar

Politika kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/politika/

reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Handke’ye Nobel Ödülü Verilmesine Tepki

handke nobel

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2019 Nobel Edebiyat Ödülü’nün Srebrenitsa soykırımını inkar eden ve Sırp savaş suçlularını savunan Peter Handke’ye verilmesine tepki gösterdi. Erdoğan, “Nobel Edebiyat Ödülü’nün ırkçı bir şahsa verilmesi, insan hakları ihlallerinin ödüllendirilmesinden başka hiçbir anlam taşımayacaktır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ’10 Aralık İnsan Hakları Günü’ dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Mesajında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edilişinin 71. yıl dönümü vesilesiyle tüm dünyanın İnsan Hakları Günü’nü tebrik eden Erdoğan’ın mesajı şu şekilde:

“Ne yazık ki bu günü beyanname ile güvence altına alınan hakların ihlal edildiği, adaletsizliğin arttığı, masumların inançları yüzünden katledildiği, merhametle insanlık arasında yeni duvarların örüldüğü bir yılın sonunda karşılıyoruz.

Bu sene içerisinde Christchurch’de bir camiyi, Sri Lanka’da bir kiliseyi, Kaliforniya’da bir sinagogu hedef alan terör eylemleri, kültürel ırkçılığın, tahammülsüzlüğün ve İslam düşmanlığının ulaştığı vahim boyutları bir kez daha gözler önüne sermiştir. Küresel barış ve istikrarı tehdit eden bu meselenin en büyük sorumluları, İslam nefretini bir oy aracı olarak kullanan siyasetçiler, nefret söylemini ifade özgürlüğü adı altında normalleştiren medya ve mevcut yapılarıyla günümüz sorunlarına çözüm getiremeyen uluslararası örgütlerdir. Komşumuz Suriye’deki milyonlarca insanın feryadını 9 yıldır duymazdan gelen uluslararası toplum, bu suskunluğuyla en büyük darbeyi İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer alan değerlere vurmuştur. 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde Nobel Edebiyat Ödülü’nün Bosna Hersek’te yaşanan soykırımı inkâr eden ve savaş suçlularını savunan ırkçı bir şahsa verilmesi, insan hakları ihlallerinin ödüllendirilmesinden başka hiçbir anlam taşıyamayacaktır. İnsan haklarının hiçe sayıldığı böylesi bir dönemde Türkiye, gerek milyonlarca ihtiyaç sahibine sağladığı insani yardımlarla, gerekse birden fazla terör örgütüyle eş zamanlı yürüttüğü mücadelesiyle dünyada adaletin tecellisi için sorumluluk üstlenmektedir. Küresel ölçekteki çabalarımızın yanında ülkemizde de insan haklarının en üst düzeyde korunması, Türkiye’de yaşayan herkesin İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer bulan temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması için mücadelemiz sürmektedir. 2019 yılı içinde yeni Yargı Reformu Stratejimiz açıklanmış, bu strateji çerçevesinde hazırlanan ilk yasama paketi kanunlaşmış, İnsan Hakları Eylem Planı’nın tamamlanması için çalışmalara hız verilmiştir. Ülkemiz, insan odaklı devlet geleneğinden aldığı ilhamla demokrasi ve temel özgürlükler alanındaki reform iradesini önümüzdeki dönemde de sürdürecektir. Bu düşüncelerle 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nü bir kez daha kutluyor, bu günün milletime ve tüm insanlığa barış, huzur ve adalet getirmesini temenni ediyorum.”

Politika kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/politika/

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Yerel Seçimler: Oy Kullanırken Dikkat Etmeniz Gerekenler

Okumaya devam et