Connect with us

Kültür

Türk Resim Sanatının Önemli İsmi İbrahim Balaban Yaşamını Yitirdi

ressam ibrahim balaban

Türk resim sanatının önemli ismi İbrahim Balaban, tedavi gördüğü hastanede çoklu organ yetmezliğine bağlı olarak yaşamını yitirdi. 98 yaşındaki Balaban, 2 binden fazla tablo ve desen üretmişti. Bursa Cezaevi’nde Nazım Hikmet ile 7 yıl birlikte kalan Balaban’ın tablolarına, Nazım Hikmet tarafından şiirler yazılmıştı.

Balaban için salı günü Nazım Hikmet Kültürevi’nde saat 11.00’de tören düzenleneceği, Şişli Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından doğduğu Bursa Seçköy’de defnedileceği açıklandı.

İbrahim Balaban Kimdir?

1921 yılında Bursa-Seçköy, Osmangazi’de dünyaya geldi. 16 yaşında hint keneviri yetiştirme suçu ile cezaevine girdi. Cezaevinde ilk resimlerini çizmeye başladı. Cezaevinde 3 yıl kaldıktan sonra evlendiği gün düğününü basan hasmını öldürdü ve yeniden cezaevine girdi. 1942-1944 ve 1947-1950 yılları arasında Bursa Cezaevi’nde bulundu.

Cezaevindeyken babasının öldürüldüğünü, karısının doğum sırasında öldüğünü ve çok kısa bir süre sonra da çocuğunun ölüm haberlerini aldı. Cezaevi’nde o dönem kendisinden 20 yaş büyük olan Nazım Hikmet ile tanıştı. Onun desteği ile resim yeteneği iyice ortaya çıkan Balaban, Nazım Hikmet tarafından ressam olarak yetiştirildi. Balaban yedi yıl süren Nazım Hikmet’li yıllarını ileride yazdığı Şair Baba ve Damdakiler kitaplarında anlatmıştır. Nazım Hikmet, Balaban’ın “Bahar” isimli tablosundan etkilenerek “İbrahim Balaban’ın Bahar Tablosu Üstüne” adlı şiirini kaleme aldı. Nazım Hikmet ayrıca Balaban’ın “Mapushane Kapısı” ve “Harman” tabloları için de şiir yazmıştır.

İlk sergisini 1953 yılında İstanbul’da, Fransız Kültür Merkezi’nde açmıştı. Yurt içi ve yurt dışında pek çok sergi düzenledi.

Balaban’ın bugüne kadar 2 binden fazla tablo ve bunun birkaç katı desen ürettiği belirtiliyor.

İbrahim Balaban’ın yayınlanmış 11 adet kitabı da bulunmaktadır. Ressam, son olarak desen çalışmalarını 2005’te İstanbul’da sergilemiştir.

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Piar Araştırma 9 İlde Yaptığı Seçim Araştırma Sonuçlarını Yayınladı

reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Sırtını Halka Dayamış, Bir Büyük Sanatçı: Kemal Sunal

kemal sunal

Türk halkının sevgilisi Kemal Sunal vefatının 19. yıl dönümünde, genci yaşlısı ile herkes tarafından yine büyük bir sevgi ve saygı ile anılıyor. 26 yıllık sanat hayatına tam 82 film sığdıran Kemal Sunal, 3 Temmuz 2000’de, ‘Balalayka’ filminin çekimlerine gitmek için bindiği uçakta kalp krizi geçirmiş ve 56 yaşında aramızdan ayrılmıştı.

Kemal Sunal bir röportajında halkın kendisini bu denli sevmesinin sebebini soran Uğur Dündar’a, “Benim ilk başta sade bir vatandaş olmamdan kaynaklanıyor. Halkın arasından gelmemden, sırtımı halka dayamamdan kaynaklanıyor” ifadelerini kullanmıştı.

Beyaz Perde İle ‘Tatlı Dillim’ Filmi İle Tanıştı

Profesyonel oyunculuk kariyerine 1966 yılında Kenter Tiyatrosu’nda “Fadik Kız” adlı piyeste 3 farklı karakterle rol alarak başlayan sanatçı, daha sonra “Deli İbrahim” adlı oyunda canlandırdığı celladın yardımcısı rolüyle de repliği olmamasına rağmen seyirciyi güldürmeyi başarmıştı.

Sunal’ın beyaz perde ile ilk tanışması ise 1973 yılında oldu.  Münir Özkul’un tavsiyesiyle Ertem Eğilmez’in yönetmiş olduğu ve başrollerinde Filiz Akın ve Tarık Akan’ın yer aldığı ‘Tatlı Dillim’ filmiyle ekranlarla buluştu.

Üniversiteyi 27 Yılda Tamamlayabildi

Kemal Sunal, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde 2 yıl öğrenim gördü. Eğitimini tiyatro çalışmaları sebebiyle yarıda bırakmak zorunda kalan Sunal, 1992’de çıkan öğrenci affı ile üniversiteye döndü ve 51 yaşındayken 1995’te mezun oldu. Mezuniyet konuşmasında “Türkiye’nin okuyan insana ihtiyacı var, okumayana değil. Bunu bildiğim için devamlı okuyorum” demişti.

Rol aldığı filmlerde genellikle halkın sorunlarına değinen Kemal Sunal, filmlerinde güçlüye karşı güçsüzün, haksıza karşı haklının yanında olmuştur.

Bugüne kadar birçok ödüle değer görülen Kemal Sunal, 1976 yapımı ”Kapıcılar Kralı” filmi ile 1977 Antalya Film Festivali’nde “En İyi Erkek Oyuncu Ödülü”nü aldı. Sanatçı ayrıca, 1989’da “Düttürü Dünya” filmindeki rolüyle Ankara Film Festivali’nde “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü alırken, 1998’de de Antalya Film Festivali’nde “Yaşam Boyu Onur Ödülü”ne layık görüldü.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  İstanbul, Bursa ve Balıkesir'in Verileri İki Saattir Güncellenmiyor

Uçak Fobisi Vardı

Sunal, kişisel yaşamı ve kariyeri boyunca yaptığı yolculuklarda kara taşıtlarını tercih etmiş, uçak ve deniz taşıtlarından korktuğunu dile getirmiştir. Zeki Alasya, Sunal’ın vefatıyla ilgili görüşünü şöyle dile getirmişti; “Kimseleri filmin çekileceği yere otobüsle gitmek sıkıntısında bırakmamak için kendini zorlayarak bindi o uçağa, imkanı yok binmezdi.

Ölümünde Ağır İhmal ve Tedbirsizlik Olduğu İddia Edilmişti

Milliyet ve Hürriyet gazetelerinin haberine göre, uçaktaki personel ilk yardım konusunda bilgisizdi ve çağrılan ambulansta doktor yoktu. NTV’nin haberine göre ise, Kemal Sunal’la aynı uçakta bulunan DSP İstanbul milletvekili Erol Al, sanatçının ölümünde ağır ihmal ve tedbirsizlik olduğunu belirtmiştir. Uçağın kabin ekibi, sanatçıya tıbbi müdahalede bulunamadıklarını belirterek, “Bunun için eğitimimiz yok, yalnızca rahatlatmaya çalıştık” açıklamasını yapmıştır. Sağlık ekiplerinin uçağa 12 dakikada ulaşması ve sanatçının 35 dakika sonra uçaktan indirilip hastaneye götürülmesi gibi konular, ağır ihmal durumunu gündeme getirmişti.

Kemal Sunal’ı sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.

Gündem kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/gundem/

Okumaya devam et