Connect with us

Ekonomi

Ekonomistler, Merkez Bankası Başkanı’nın Görevden Alınmasına Ne Dedi?

murat çetinkaya murat uysal merkez bankası

Hürriyet’te yer alan habere göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın görevden alınmasına ilişkin, “Kendisine ekonomi toplantılarında defalarca faizi indirmesi gerektiğini söyledik. ‘Faiz düşerse, enflasyon düşer’ dedik. Gerekeni yapmadı. Aynı kulvarda değildik” ifadelerini kullandı.

Marmara Bölgesi milletvekilleriyle sabah kahvaltıda bir araya gelen Erdoğan, Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın görevden alınmasıyla ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, “Kendisine ekonomi toplantılarında defalarca faizi indirmesi gerektiğini söyledik. ‘Faiz düşerse, enflasyon düşer’ dedik. Gerekeni yapmadı. Aynı kulvarda değildik” dedi.

Görev süresinin bitmesine yaklaşık 10 ay olan Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından dün görevden alınmıştı.

Çetinkaya’nın yerine yardımcısı Murat Uysal atanmıştı.

Görevden almaya ilişkin ekonomistlerin değerlendirmeleri ise şu şekilde olmuştu:

Mahfi Eğilmez: Hedef Yanlıştı

Eski Hazine Müsteşarı, Ekonomist Mahfi Eğilmez Twitter hesabından, kurumsal hedeflerin yanlış olduğunu ve bu koşullar altında bu hedeflerin tutturulmasının zaten mümkün olamayacağını belirtti.

Durmuş Yılmaz: Kendisi İstifa Etmediği Sürece, Başkanın Görevden Alınması Mümkün Değildir

Merkez Bankası Eski Başkanı Durmuş Yılmaz görevden alma kararını sosyal medya hesabı üzerinden yorumladı. Yılmaz, yasaları hatırlattığı “Madde 27- Başkanlık görevi, özel bir kanuna dayanmadıkça Banka dışında teşrii, resmi veya özel herhangi bir görev ile birleşemez. Bundan başka Başkan, ticaretle uğraşamayacağı gibi, bankalar ve şirketlerde de hissedar olamaz. Hayır dernekleri ile amacı hayır, sosyal ve Madde 28- … Başkan (Guvernör) ancak, 27. maddedeki yasakların gerçekleşmesi ve bu Kanunla kendisine verilen görevlerin devamlı surette ifasını imkansız kılacak durumların ortaya çıkması hallerinde, atanmasındaki usule göre görevinden af olunabilir.” paylaşımının ardından kararı “Yukarıda belirtilen hususlar dışında, kendisi istifa etmediği sürece, Başkanın görevden alınması mümkün değildir. Bu güvence MB bağımsızlığının ayrılmaz bir parçasıdır. Uygulamadan da görüleceği üzere bu hususun yasada yazması gerekli koşuldur. Yeterli koşul ise bu düzenlemenin siyasetçi tarafından içselleştirilmesidir. İçselleştirme de zamanla ortaya çıkacak kültürel birikimle olur. Ülkemiz de eksik olan budur. Kredibilite ve kurumsal kimlik inşası böyle olur. FED, ECB gibi kurumsal kimliği güçlü MB’larında görev değişikliğinin nasıl yapıldığını biliyoruz. Önce aday isimleri ortaya çıkıyor, toplum şöyle veya böyle görüş bildiriyor ve nihayet, üç aylık bir geçiş süresinde, atamaya yetkili makam bir isimle ilgili kararını açıklar. Süreç şeffaftır, belirsizlik yoktur, piyasa açısından sürpriz yoktur.Bu da o topluma düşük enflasyon, yüksek büyüme ve güçlü istihdam ve refah olarak döner. Ülkemizdeki uygulamayı bu açıdan değerlendirebilirsiniz.” diyerek yorumladı.

Uğur Gürses: Bağımsızlık ve Kurumsal İtibar Ağır Darbe Aldı

Ekonomi yazarı Uğur Gürses, Deutsche Welle için kaleme aldığı analizde, “Türkiye’de sadece vitrinde duran Merkez Bankası bağımsızlığı, bu tür bir görevden alınma ile vitrinden de kaldırılmış oldu. Merkez Bankası (TCMB) ile kamusal demiryolu işletmesinin (TCDD) arasında hiçbir fark kalmadı. Görünürde de olsa bağımsızlık ve kurumsal itibar açısından da ağır bir darbe almış oldu.” ifadelerini kullandı.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Barış Tınay: LinkedIn Profiliniz, Elinizdeki CV’den Daha Değerli

Gürses’in yazısının tamamını okumak için tıklayınız.

İbrahim Turhan: Yöntem ve Zamanlamaya Aklım Ermiyor

Eski Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü, 2008-2011 yılları arasında da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcısı olarak görev yapan, AK Parti 25. ve 26. Dönem İzmir Milletvekili olan İbrahim Turhan, “Bu değişikliğin gerçekleşme yöntemine ve zamanlamasına benim aklım ermiyor. Bunun ciddi zararlar verebileceğinden endişe ediyorum.” dedi.

Merkez Bankası Başkanlığı’na Atanan Murat Uysal Kimdir?

1971 yılında İstanbul’da doğan Murat Uysal, Galatasaray Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi (İngilizce) İktisat Bölümünden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü Bankacılık Anabilim dalında yüksek lisans yaptı.

Meslek hayatına 1998 yılında bankacılık sektöründe başlayan Uysal, 2007-2011 tarihleri arasında Türkiye Halk Bankasında Para ve Sermaye Piyasaları Daire Başkanı olarak görev yaptı. 2011 yılı Kasım ayından itibaren de Türkiye Halk Bankasında Hazine Yönetimi’nden sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüttü. Eş zamanlı olarak, 2008-2010 yılları arasında Halk Yatırım A.Ş. Denetim Kurulu üyesi, 2011 yılında Halk Portföy A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi, 2012-2014 yılları arasında Halk Portföy A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı, Nisan 2015 – Nisan 2016 tarihleri arasında Halk Leasing Finansal Kiralama A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi görevlerini yürüttü. 2014 yılı Mart ayından itibaren ise Halk Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürdü. Murat Uysal, 9 Haziran 2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı’na atanmıştı.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Sanayi Üretimi Ocak Ayında Yıllık Yüzde 7,3 Azaldı

Ekonomi kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/ekonomi/ 

reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Polonya Hükümeti, Gençlere ‘Gelir Vergisi Muafiyeti’ Getiriyor

polonya gençlere vergi muafiyeti beyin göçü

Radio Poland’da yer alan habere göre, Polonya hükümeti ülkedeki beyin göçünü durdurmak için, gençleri gelir vergisinden muaf tutmaya hazırlanıyor. Ülkedeki 2 milyon genci yüzde 18 oranındaki gelir vergisinden muaf tutmayı öngören yasanın, Ağustos başında yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Polonya Başbakanı Mateusz Marowiecki vergi muafiyeti ile gençler için Batı’daki koşullara benzer koşullar oluşturabileceğini ifade etti.

Gelir vergisi muafiyeti yasasının 26 yaşın altında olanları ve 22 bin 500 dolardan az kazanan kişiler için uygulanacağı belirtiliyor. Polonya’da yıllık ortalama maaşın 15 bin 700 dolar olduğu düşünülürse gençlerin çok önemli bir bölümünün vergi muafiyetinden faydalanması bekleniyor.

Başbakan Mateusz Morawiecki geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, vergi muafiyet yasasının gençleri Polonya’da kalmaya ve beklentilerini iyileştirmeye katkı sağlayacağını belirtmişti.

Polonya’dan 15 Yılda 1,5 Milyon Kişinin Göç Ettiği Tahmin Ediliyor

Polonya 2004 yılında Avrupa Birliği üyesi olmuştu. Birliğe üye olunması ile diğer AB üyesi ülkelerde yaşama ve çalışma hakkı kazanan Polonya vatandaşlarının, geçen 15 yılda, 1.5 milyondan fazlasının Polonya’dan göç ettiği tahmin ediliyor.

Ekonomi kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/ekonomi/

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  CHP Raporu: İYİ Parti'ye %2,2 HDP'ye %0,5 Oy Geçişi Oldu
Okumaya devam et