Connect with us

Ekoloji

Organik Ürün Ne Anlama Geliyor? Organik İle Doğal Ürün Farkı Nedir?

organik ürün biokent

Organik ürünlere olan ilgi her geçen gün artıyor. Tüketici organik ürün seçerken dikkatli olmak zorunda çünkü ne yazık ki bu sektörde de birçok kötü uygulama söz konusu. Bu konuda ciddi bir bilgi kirliliği de bulunuyor. Uzmanlar, ambalajında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile sertifikasyon kuruluşunun logosu ve “Organik Tarımın Esasları ve Uygulamasına İlişkin Yönetmelik esaslarına göre üretilmiştir” yazısı bulunan ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Organik Tarım Nedir?

Organik tarım, “İnsan sağlığına ve çevreye zarar vermeyen, üretimde hiçbir kimyasal girdi kullanılmadan, tüketime kadarki her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal üretim biçimi” olarak tanımlanıyor. Organik tarımda, sentetik zirai ilaçlar ve gübrelerin yanı sıra, tüm sentetik koruyucuların, genetik değişime uğratılmış organizmaların (GDO) ve ışınlama yöntemlerinin kullanımı yasaklanıyor. Organik gıda ise GDO’suz, hormonsuz, zirai gübre kullanmaksızın, ilaçsız ve her şeyden önemlisi katkı maddesiz gıda anlamına geliyor.

Organik gıda üretilecek tarlanın organik sertifikası alması için en az 2 yıl hiç bir tarım ilacı ve kimyasal maddeye maruz kalmamış olması gerekiyor. İkinci yılın sonunda yapılacak toprak analizleriyle de bu durumun onayı alınıyor. Organik çiftlikler, uluslararası sertifikasyon kuruluşları tarafından sertifikalandırılıyor ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca denetleniyor.

Organik İle Doğan Ürün Farkı Nedir?

Doğal ürün kavramı, doğal olarak yetişen anlamına gelmektedir. Bu ürünlerin kimyasal madde içerip içermediğini bilemiyoruz. Çünkü doğal ürünler denetimsizdir, herkes bahçesinde ürün üretip doğal ürün adı altında satışa sunabilir. Uzmanlar doğal ürün etiketine sahip şeyleri satın alırken, içindekiler kısmına göz atılması için uyarıyor. Organik kavramı ise topraktan tüketim aşamasına kadar tüm süreci kapsayan bu denetime tabi olan ürünler sertifikalıdır. Organik olarak adlandırılan ürünlere hiçbir aşamada kimyasal ya da katkı maddesi temas etmez.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Blockchain Teknolojisi: Çin'de Pirinç Takibi Blockchain İle Yapılacak

Şehirlioğlu: Tüketimin Artması İçin Bilgi Kirliliği İle Mücadele Etmeliyiz

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği Eş Genel Müdürü Batur Şehirlioğlu, “Organik tarım kanun ve yönetmelik çerçevesinde tanımlı bir tarım uygulaması olmasına rağmen halk kendine göre organik ürün tanımlaması yapmakta ve tohumdan denetimlere ciddi bir bilgi kirliliği söz konusu. Oysa mevzuat çok açık. Dolayısı ile tüketimin artması için bilgi kirliliği ile mücadele etmek, güven sorununu aşmak zorundayız. Organik üründe tüketim 2006’da ilk %100 Ekolojik Pazarı Şişli Belediyesi ile açtığımız zaman kazandığı ivme ile bir noktaya geldi ve burada da durdu.” ifadelerini kullandı.

İkinci en önemli faktörün genel ekonomik durum olduğunu belirten Şehirlioğlu, “Organik ürünler bizde Avrupa’dan daha ucuz ama alım gücümüz daha düşük. Yani aslında genel bir ekonomik sorunu sadece organik ürün pahalı deyip kestirip atamayız. Başka açılardan da bakmalıyız; alım gücümüz düşük. Ayrıca demin de belirttiğim gibi bu bir hükümet politikası olmadıkça organik ürünü yaygınlaştıramayız, maliyetlerini düşüremeyiz, lojistik giderlerle başa çıkamayız, organik ürünleri tüm il ve ilçelerimizde ulaşılabilir kılamayız. Ekonomik sorun ve ulaşılabilirlik kadar önemli diğer bir sorun da; pestisitler, sağlıksız uygulamalar, gıda katkı maddeleri, hormon, fenni gübre gibi insana ve çevreye zarar veren madde ve uygulamaların kullanıldığı ürünlerin insan sağlığı ve çevre üzerinde etkileri konusunda yeterince bilinçli olmamamız. Organik ürünün değerini anlamış değiliz. Dolayısı ile bir diğer önemli faktör de eğitim ile ilgili.” şeklinde konuştu.

Organik pazarlarda üreticiler düzenli olarak kontrol edilip, ürünler analize gönderiliyor mu?’ soruna da yanıt veren Şehirlioğlu, “Buğday Derneği işbirliğindeki %100 Ekolojik Pazarlar Derneğimiz tarafında oluşturulan standartlar dahilinde denetleniyor. Web tabanlı bir izlenebilirlik sistemi kurulmuş durumda. Türkiye’de birçok Belediye ve sivil toplum örgütü de bizleri örnek alarak, kendi tecrübelerini de katarak güvenilir organik pazarlar açtılar. Tüm organik pazarlarda tüm ürün miktarları, sertifikalar ve mali belgeler denetlenmekte, kayıt altına alınmakta. Hem dernekler, hem belediyeler, hem Tarım ve Orman Bakanlığı İl ve İlçe teşkilatlarınca düzenli denetimler ve numune alımları gerçekleştirilmekte.” dedi.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Anıtpark Forum'dan Kuğulu Park Eylemi: "Bugün Artık Yaşamıyorlar"

Evren: Organik Ürün Tüketimini Lüks Olarak Görmekten Vazgeçmeliyiz

Biokent Organik Market Kurucu Ortağı Eda Evren, doğal ürünler ile organik ürünler arasındaki farkları açıkladı. Organik ürünlerin aksine doğal ürünlerin üretim sürecinde herhangi bir sertifika zorunluluğu ve kontrol süreci bulunmadığını belirten Evren, “Bahçesinde, serasında herhangi bir yöntemle sebze yetiştiren bir üretici bunu doğal ürün etiketiyle pazarlayabilir. Ve bu üreticinin kullandığı tohumun genetiğiyle oynanıp oynanmadığını, gübresinin içeriğini ve hatta ilaca başvurup başvurmadığını bilmemiz mümkün değil” dedi.

Evren, “Organik Pazar ve süper marketlerin organik reyonlarından yararlanmaya çalışıyorduk ama hem marketlerin ürün yelpazesinin sınırlı olması hem de pazarın haftanın bir günü kurulması nedeniyle dilediğimiz zaman dilediğimiz ürüne ulaşamıyorduk. Bu nedenle hem ürün çeşitliliği olan hem de her an ulaşabileceğimiz bir marketin bir ihtiyaç olduğuna karar verdik ve Biokent Organik Market‘i kurduk. İlgili sorunların çözümü için organik üretimin arttırılarak maliyetlerin düşürülmesi ve bunun da raf fiyatlarına yansıtılması için mücadele verilmelidir. Bu da, ancak toplumumuzun daha fazla bilinçlenmesi ve organik ürün tüketimini “lüks” olarak görmekten vazgeçmesiyle gerçekleşebilir” diye konuştu.

Ekoloji kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/ekoloji/

reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekoloji

Hayvan Hakları Veganlıktır: Resmi Hayvan Hakları Yürüyüşü

resmi hayvan hakları yürüyüşü

Dünya genelinde 38 şehirde aynı anda yapılacak olan ‘Resmi Hayvan Hakları Yürüyüşü’, yarın saat 19.00’da İstanbul’da Kadıköy Bahariye Caddesi’nde gerçekleştirilecek. Farklı illerden birçok sivil toplum kuruluşunun ve yaşam hakkı savunucusunun katılacağı yürüyüş, “Hayvan Hakları Veganlıktır” sloganı altında yapılacak.

Birçok Vegan Kuruluş Katılım Gösteriyor

Veganlık vurgusunun ön planda olduğu bu yürüyüşe, Ankara Vegan Platformu, Antalya Vegan İnisiyatifi,  Aydın Vegan İnisiyatifi, Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu, Bağımsız Hayvan Özgürlüğü Aktivistleri, Bursa Vegan İnisiyatifi, Empati Platformu, Hayvan Haklarını İzleme Komitesi, Hayvan Özgürlüğü İnisiyatifi, Hayvanlarla Dayanışma İnisiyatifi, İstanbul Teknik Üniversitesi Vegan Topluluğu, İstanbul Vegan İnisiyatifi, İzmir Vegan İnisiyatifi katılım gösteriyor.

Türkiye’de İlk Defa Gerçekleştiriliyor

2016 yılında hayvan hakları organizasyonu SURGE tarafından organize edilen, yılda bir kere gerçekleştirilen vegan yürüyüşüdür. Asıl adı “The Official Animal Rights March” olan yürüyüş, Türkçe’ye “Resmi Hayvan Hakları Yürüyüşü” olarak çevrildi.

Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilecek yürüyüş, dünya genelinde 3.kez düzenleniyor.

resmi hayvan hakları yürüyüşü

Ekoloji kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/ekoloji/

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Didim Vegan Festivali 2019'a Yüz Bin Kişi Bekleniyor
Okumaya devam et