Connect with us

Kültür

‘Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu’ 22 Kasım’da Vizyona Giriyor

cep herkülü naim süleymanoğlu

Ülkemiz ve dünya spor tarihine adını altın harflerle yazdıran, efsanevi haltercimiz Naim Süleymanoğlu’nun hayat hikayesi ‘Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu’ ismiyle sinemaya uyarlandı. İlk dünya rekorunu 15 yaşında kıran, kariyerine 7 Dünya Şampiyonluğu, 3 kere üst üste Olimpiyat Şampiyonluğu, 7 Avrupa Şampiyonluğu ve toplamda 46 dünya rekoru sığdıran Naim Süleymanoğlu’nun hayatının anlatıldığı filmde, Süleymanoğlu’nu Hayat Van Eck canlandırıyor.

Yönetmenliğini Özer Feyzioğlu’nun yaptığı filmde, Yetkin Dikinciler, Selen Öztürk, Gürkan Uygun, İsmail Hacıoğlu, Uğur Güneş, Renan Bilek, Bülent Alkış gibi usta oyuncular yer alıyor. Filmin müzikleri ise usta isim Fahir Atakoğlu tarafından gerçekleştirildi. Filmin yapımcılığını ise ‘Ayla’ filminin de yapımcılığını üstlenmiş olan Mustafa Uslu.

cep herkülü naim süleymanoğlu

Filmin afişi ise sosyal medyada anket yöntemiyle belirlendi. Bu yönden film bir ilk olma özelliğini de taşıyor. Filmin seçilen afişi “Başarıya giden yolda Türk milleti arkanda” mesajını taşıyor.

Film, bugün sinemalarda izleyici ile buluştu.

‘Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu’ Film Fragmanı

Naim Süleymanoğlu Kimdir?

23 Ocak 1967’de Bulgaristan’ın Kırcaali şehrinde dünyaya gelen Naim Süleymanoğlu, haltere 1977’de başlamıştır. 15 yaşında iken Brezilya’da düzenlenen Dünya Gençler Halter Şampiyonası’nda 52 kiloda 2 altın madalya alarak şampiyon olmuştur.  On altı yaşında rekor kırarak yine şampiyon oldu. Böylece halter tarihinde en genç dünya rekortmeni ünvanını almıştır.

1983 yılında Viyana’da yapılan turnuvada, 56 kiloda dünya rekorlarını sırası ile koparmada 130.5, silkmede 165 ve toplamda da 295 kilo olarak kırdı. Daha sonra bu rekorlarını yine kendisi kırdı. 1986 yılında dünya şampiyonasında 60 kilo kategorisinden katıldı ve toplamdaki rekorunu 335 kiloya çıkararak dünya şampiyonu oldu. 1984, 1985 ve 1986’da dünyada, yılın haltercisi seçildi.

Bulgaristan’daki Baskılardan Kurtulmak İçin Türkiye’ye İltica Etti

Naim Süleymanoğlu, Bulgaristan’daki baskılardan kurtulmak ve Türkiye adına müsabakalara katılmak için 1986 yılında Avustralya’da düzenlenen Halter Dünya Kupası sırasında Türk Büyükelçiliğine sığındı. 1988 Seul Olimpiyatları’na Türkiye adına katılabilmesi için Türk hükümetince Bulgaristan’a 1 milyon dolar ödenerek, gerekli izin alındı. O tarihten itibaren Naim Süleymanoğlu, şampiyonalara milli bayrağımız altında katılım gösterdi.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Rusya'nın Her Şeyi: Aleksandr Puşkin'in 220. Doğum Yıl Dönümü

7 Dünya Şampiyonluğu, 7 Avrupa Şampiyonluğu, 46 Dünya Rekoru

1988 Seul Olimpiyatları’da ise yine 60 kilo kategorisinde muhteşem rekorlar kırdı. (Toplam: 342,5 kg) Naim Süleymanoğlu’nun Seul’daki muhteşem başarısı ile Türkiye’ye olimpiyatlarda güreş dışında ilk altın madalya kazandıran sporcu oldu. Milli halterci, 1988 Seul, 1992 Barcelona ve 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda üst üste 3 kez şampiyon olarak, tarihi bir başarıya imza attı. Başarılı sporcu ayrıca, 7 dünya şampiyonluğu elde ederken, Avrupa şampiyonalarında 7 altın madalya kazanıp, 46 dünya rekorunu da kariyerine ekledi. 1988 Seul Olimpiyatları’ndaki performansıyla dünya çapında bir üne kavuşan Süleymanoğlu, ünlü Time dergisine 3 Ocak 1988’de kapak oldu.

1992’de Dünya’nın En İyi Sporcusu Seçildi

1992 Barcelona Olimpiyatları’nda, rakiplerine karşı ezici üstünlük sağlayarak, yurda altın madalyayla dönen Naim Süleymanoğlu, yine o sene, Uluslararası Halter Basın Komisyonu tarafından ‘Dünya’nın En İyi Sporcusu’ seçildi. 1993 Dünya Şampiyonasında, 3 altın madalya kazanmasının yanı sıra, 2 de dünya rekoru kıran halterci, 1994’te Bulgaristan’da yapılan, Avrupa Halter Şampiyonası’nda da, sadece 3 kaldırış yaparak 3 dünya rekoru kırdı.

Uluslararası Halter Federasyonu (IWF) üyeliğine 2000 ve 2004 yıllarında seçilen ‘Cep Herkülü’, 18 Kasım 2017 tarihinde karaciğer yetmezliği nedeniyle hayata veda etti.

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür

Rutkay Aziz’in ‘Büyük Gözaltı’ Oyunu Tiyatroseverlerle Buluşuyor

büyük gözaltı rutkay aziz

Rutkay Aziz’in yönettiği ve Taner Barlas’ın kurguladığı, ‘Büyük Gözaltı’ (1984) oyunu, 10 Aralık Salı saat 20:30’da Trump Kültür ve Gösteri Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşuyor.

İngiliz yazar George Orwell’in kült romanı 1984’ten Wilton E. Hall, William A. Miles ve Robert Owens’ın uyarladığı oyunda, Taner Barlas ve Rutkay Aziz’e sahnede Özcan Alpar, Levent Yılmaz, Hüseyin Demir, Hüseyin Uçurtma, Aytaç Öztuna ve Ekin Aksu eşlik ediyor.

George Orwell’in karanlık bir gelecek dünyasında, her şeye rağmen beslenebilecek umudu tiyatro seyircisiyle buluşturan ‘Büyük Gözaltı’ (1984), romanda anlatılan ve adeta bir ‘büyük gözaltı’ olan toplum yapısını sahneye taşıyor.

Yönetmen: Rutkay Aziz
Uyarlayanlar: Robert Owens, Wilton E. Hall, William A.Miles
Çeviri: Artun Özsemerciyan, Celal Üster
Kurgu: Taner Barlas
Dekor ve Kostüm Tasarım: Metin Deniz
Müzik: Cahit Berkay
Reji Asistanı: Andaç Sayın
Işık Tasarım: Mahmut Özdemir
Projeksiyon Oyuncuları: Ali Gül, Gülşah Kıray Barlas, Ezgi Erdilek, Aykut İşpir, Bekir Akbaş, Özgür Can Akbaş
Oyuncular: Rutkay Aziz, Taner Barlas, Ekin Aksu, Özcan Alpar, Levend Yılmaz, Aytaç Öztuna, Hüseyin Demir, Hüseyin Uçurtma

Büyük Gözaltı – 1984’ün Konusu Nedir?

George Orwell’in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosudur. 1949 yılında yazılan romanda, bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır. Geçmişte ve günümüzde dünya sahnesinde tezgâhlanan oyunlar düşünüldüğünde, ütopik olduğu kadar gerçekçi bir romandır Bin Dokuz Yüz Seksen Dört.

Sovyet Rusya’ya bir eleştiri niteliğinde olan bu kitap, günümüz siyasetinin baskısı, toplumdaki adaletsizliği, insanların tek tipleştirilmek istenmesi, zihnin kontrolü ve bireyselliğin yok edilmesi gibi kavramlar üzerinde duruyor.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  İnsanın Sol Tarafını Sağlam Kılan Bir Roman: Yenişehir'de Bir Öğle Vakti

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

Okumaya devam et