Connect with us

Politika

İnce: Saray Kapılarında CHP Genel Başkanlığı Kovalayan O İsim Açıklanmalıdır

muharrem ince rahmi turan

CHP’nin 24 Haziran seçimlerindeki Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, Sözcü Gazetesi yazarı Rahmi Turan’ın yazısındaki iddialara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. CHP Genel Başkanını özgür iradeli kurultay delegeleri seçer diyen İnce, “Rahmi Turan’ın yazısında isim vermeden belirttiği kişi ortaya çıkmalıdır. Çıkmıyorsa Saray kapılarında CHP Genel Başkanlığı kovalayan o ismi Rahmi Turan açıklamalıdır.” ifadelerini kullandı.

Sözcü Gazetesi yazarı Rahmi Turan, bugünkü yazısında CHP’li bir siyasetçinin Külliye’de Erdoğan ile genel başkanlık için görüştüğü iddiasını dile getirmişti.

Turan’ın yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

“Saray’a yakın olan haber kaynağım:

“Sana müthiş bir haber vereceğim. Bomba gibi bir haber.” dedi.

“Bomba gibi müthiş haberler, doğru olsa bile, çoğu zaman tekzip edilir. Bu da yalanlanacak cinsten olmasın?” dedim.

Haber kaynağım ısrar ederek:

“Hayır, yüzde yüz doğru ve tekzip edilmesi mümkün değil!” dedi ve anlattı:    

★★★

“9 Kasım akşamı çok önemli bir siyasetçi sizin ‘Saray’ bizim ‘Külliye’ dediğimiz yerde Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın huzuruna çıktı.

CHP’li olduğu belirtilen o önemli kişi Külliye’ye kendi aracıyla değil, değişik plakalı başka bir araçla girdi. Kapıdaki görevliler talimat aldıkları için bilinmeyen plakalı aracın Külliye’ye girmesine izin verdiler.

Önemli kişi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la bir süre sohbet ettikten sonra yine değişik plakalı başka bir araçla Külliye’yi terk etti.

CHP’li önemli kişinin AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile memleket meselelerini konuştuğu, Erdoğan’ın ona:

“Türkiye’nin güvenliği için senin CHP Genel Başkanı olman gerekir.” dediği belirtildi. CHP’li siyasetçinin önce ses çıkartmadığı, sonra itiraz eder gibi bir ifadeyle:

“Engellerim var” şeklinde cevap verdiği ifade edildi.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ise:

“Düşün, karar ver. Memleketin iyiliği için bu gerekli. Ben de yardımcı olurum!” şeklinde yanıt verdiği belirtiliyor.

Şimdi “Kim bu önemli CHP’li?” diye soracaksınız değil mi?

Külliye’ye, yani Saray’a yakın haber kaynağım bana önemli bir CHP’linin adını söyledi. Ben de bunu sormak için o kişiyi aradım fakat tüm çabalarıma rağmen ulaşamadım.

Onayını almadığım için de hiçbir isim açıklamıyorum.”

Politika kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/politika/

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  YSK Başkanı Güven'den İstanbul Açıklaması: "İmamoğlu Önde"

reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Handke’ye Nobel Ödülü Verilmesine Tepki

handke nobel

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2019 Nobel Edebiyat Ödülü’nün Srebrenitsa soykırımını inkar eden ve Sırp savaş suçlularını savunan Peter Handke’ye verilmesine tepki gösterdi. Erdoğan, “Nobel Edebiyat Ödülü’nün ırkçı bir şahsa verilmesi, insan hakları ihlallerinin ödüllendirilmesinden başka hiçbir anlam taşımayacaktır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ’10 Aralık İnsan Hakları Günü’ dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Mesajında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edilişinin 71. yıl dönümü vesilesiyle tüm dünyanın İnsan Hakları Günü’nü tebrik eden Erdoğan’ın mesajı şu şekilde:

“Ne yazık ki bu günü beyanname ile güvence altına alınan hakların ihlal edildiği, adaletsizliğin arttığı, masumların inançları yüzünden katledildiği, merhametle insanlık arasında yeni duvarların örüldüğü bir yılın sonunda karşılıyoruz.

Bu sene içerisinde Christchurch’de bir camiyi, Sri Lanka’da bir kiliseyi, Kaliforniya’da bir sinagogu hedef alan terör eylemleri, kültürel ırkçılığın, tahammülsüzlüğün ve İslam düşmanlığının ulaştığı vahim boyutları bir kez daha gözler önüne sermiştir. Küresel barış ve istikrarı tehdit eden bu meselenin en büyük sorumluları, İslam nefretini bir oy aracı olarak kullanan siyasetçiler, nefret söylemini ifade özgürlüğü adı altında normalleştiren medya ve mevcut yapılarıyla günümüz sorunlarına çözüm getiremeyen uluslararası örgütlerdir. Komşumuz Suriye’deki milyonlarca insanın feryadını 9 yıldır duymazdan gelen uluslararası toplum, bu suskunluğuyla en büyük darbeyi İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer alan değerlere vurmuştur. 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde Nobel Edebiyat Ödülü’nün Bosna Hersek’te yaşanan soykırımı inkâr eden ve savaş suçlularını savunan ırkçı bir şahsa verilmesi, insan hakları ihlallerinin ödüllendirilmesinden başka hiçbir anlam taşıyamayacaktır. İnsan haklarının hiçe sayıldığı böylesi bir dönemde Türkiye, gerek milyonlarca ihtiyaç sahibine sağladığı insani yardımlarla, gerekse birden fazla terör örgütüyle eş zamanlı yürüttüğü mücadelesiyle dünyada adaletin tecellisi için sorumluluk üstlenmektedir. Küresel ölçekteki çabalarımızın yanında ülkemizde de insan haklarının en üst düzeyde korunması, Türkiye’de yaşayan herkesin İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer bulan temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması için mücadelemiz sürmektedir. 2019 yılı içinde yeni Yargı Reformu Stratejimiz açıklanmış, bu strateji çerçevesinde hazırlanan ilk yasama paketi kanunlaşmış, İnsan Hakları Eylem Planı’nın tamamlanması için çalışmalara hız verilmiştir. Ülkemiz, insan odaklı devlet geleneğinden aldığı ilhamla demokrasi ve temel özgürlükler alanındaki reform iradesini önümüzdeki dönemde de sürdürecektir. Bu düşüncelerle 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nü bir kez daha kutluyor, bu günün milletime ve tüm insanlığa barış, huzur ve adalet getirmesini temenni ediyorum.”

Politika kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/politika/

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Kuluçkadan Avrupa’ya Erken Aşama Hızlandırma Programı

Okumaya devam et