Connect with us

Kültür

Jose Saramago’nun Körlük Kitabı Üzerine: İnsan Olmanın Sınırları

körlük

Körlük üzerine konuşmaya başlamadan önce, 2010 yılında hayatını kaybeden yazarı Jose Saramago’yu saygı ile anıyoruz. Nobel ödüllü yazar, 1922 yılında Lizbon’un küçük bir köyünde doğdu. Yoksul bir köylü ailenin oğlu olarak büyüdü, öğrenimi sırasında kırsal kesimde çalıştı ve ekonomik sorunları nedeniyle okulu bırakıp makinistlik eğitimi aldı. Teknik ressam, redaktör, editör ve çevirmen olarak çalıştı. İlk kitabı Günah Ülkesi’ni ise 1947 yılında yayınladı.

Can Yayınlarının ilk basımını, Aykut Derman çevirisiyle 1999 yılında okurlarla buluşturduğu Körlük kitabını, şu an edinmek istediğinizde karşınıza Işık Ergüden’in çevirisini üstlendiği, Kırmızı Kedi yayınevinin basımı çıkacaktır. Kitabın sayfa sayısı 336. Tezcanlı bazı okurları endişelendirecek olsa da kitabı okumaya başladığınızda, kitabın sonuna nasıl ulaştığınızı, emin olun hiç anlamayacaksınız.

Sekizinci Karakter Olarak Kitabı Deneyimliyoruz

Saramago bir gün restaurantta siparişini beklerken, “Ya hepimiz kör olsaydık” düşüncesi ile bu eseri ortaya çıkarıyor. Bir röportajında, uzun yıllar çevirmenliğini yapmış olan Giovanni Portiero’nun, üzücü bir şekilde kitabın çevirisinin sonlarında kör olduğu bilgisini de okuyucularıyla paylaşıyor.

Körlük; trafik ışıklarının yeşile dönmesini beklerken ansızın bembeyaz bir körlüğe düşen bir adamın ardından, bu körlüğün bir salgın ile tüm ülkeye yayılmasını konu ediniyor. Körlük ile beraber ortaya çıkan açlık, sefalet, pislik ve kötülüğü konu alan bir eser. Körlüğe düşenler isimleri ile değil, cisimleri ile kitapta yer alan bireylerin; fırsatlar ve çaresizlikler karşısında nasıl hareket ettiklerini çarpıcı bir şekilde öğreniyoruz. Kitap yedi ana karakterin mücadelesi odağında, tüm bir ülkeyi ele alıyor.

Kahramanlarımızın aslında belki de en kahramanının yani körlüğün etkisi altına girmeyen tek kişinin gözleriyle kitabı yaşıyoruz. Hayatta kalma mücadelelerini belki biz de sekizinci karakter olarak deneyimliyoruz.

Distopik eserler arasında haklı ve hatırı sayılır bir yeri olan “Körlük”, insan olmanın sınırları üzerine hayli düşündürücü bir eser. Keyifli okumalar.

Sizlerin de değerlendirmelerinizi bekliyoruz.

Değerlendirme: Nurcan Fakı

Kültür kategorisinde diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir