Connect with us

Ekonomi

Türkiye, Salgının Ekonomik Etkisini Daha Sert Yaşayacak

yusuf ışık ekonomist pn

Türkiye ekonomisinin uzunca bir süredir temelde kırılganlaşmakta olduğunu belirten ekonomist Yusuf Işık, pandeminin ekonomiye etkisini değerlendirdi.

Ekonomist Yusuf Işık, salgının Türkiye ekonomisine olası etkilerini ve yapılması gerekenleri Politus dergisine değerlendirdi.

Yusuf Işık: Türkiye Bu Sürece Kendi Manevra Alanını Daraltmış Olarak Giriyor

“Bütün kritik parametrelerin ötesinde TÜİK kaynaklı şu veriyi dikkate almaya ihtiyaç var: Endeks olarak 2018’in 2.ci çeyreğinde 100 olan yatırım, yıllık artış olarak kesintisiz biçimde azalarak 2019’in 2.ci Çeyreğinde 79.9’a düşmüştü.

Ünlü Profesör Daron Acemoğlu Uyardı: Kriz Katlanarak Büyüyor

yusuf ışık

Bu düşüş var olan kapasitede belirli bir erozyon anlamına da geliyor. Türkiye bu döneme yalnız Merkez Bankası’ndaki değil daha önemlisi genel anlamdaki toplam kaynakları bakımından da düşük bir rezervle ve kendi manevra alanını daraltmış olarak giriyor. Bu ek bir talihsizlik. Dahası, Ocak 2020’de bile TÜİK rakamlarına göre işsiz sayısı 4.36 milyon gibi çok yüksek bir düzeyde ve yüzde 13.7 gibi çok yüksek bir orandaydı.

İstanbul İstatistik Ofisi: 100 İşçiden 29’u İstanbul’da, Yüzde 22’si Kayıt Dışı

2020 Daralmasının Yüzde 5’in Üzerinde, 2021 Büyümesinin Yüzde 5’in Altında Olması Daha Olası

Bu dönemde alınabilecek tüm ihtiyaç bulunan önlemleri daha baştan almak, paket tasarımlarını ihtiyaçlarla orantılı olarak yapmak bu nedenlerle de önem taşıyor. İkinci Çeyrekte üretimden ihracata, tüketime, istihdama, gelirlere kadar her alanda çok büyük düşüşler yaşanıyor. Bu alanların her birinde Türkiye’nin sektörel yapıları ve uluslararası ticaretinin büyük bölümünü yaptığı ülkeler, ekonomisinin Covid-19’ten derinden etkilenmesine yol açacak nitelikte.

Şimdiden kredi kartı harcamalarında önemli düşüşler, talep edilen kredilerin önemlice bir bölümünün karşılanmamasına rağmen kredi talebindeki azalmalar da dikkat çekici. Gıda, sağlık, bilişim ve iletişimin belirli alt sektörleri gibi birkaç sektör dışında hemen her sektörde çok büyük daralmalar var. Turizm, ulaştırma, lokantacılık, otomotiv gibi belirli sektörlerde düşüşler son derece yüksek boyutlarda. IMF’nin tahminine göre Türkiye 2020 yılının bütününde yüzde 5 daralacak, 2021’de ise yüzde 5 büyüyecek. Ama kanımca 2020 daralmasının yüzde 5’in üzerinde, 2021 büyümesinin yüzde 5’in altında olması daha olası. İşsizliğin IMF’nin 2020 ve 2021 tahminleri olan yüzde 17.2 ve 15.6’nın üzerinde kalması da. Gelir azalması etkisi de muhtemelen sanılandan daha yüksek olacaktır; gelir açısından aylık yaşayanların sayısının ne kadar yüksek olduğu görülmüştür.

Prof. Dr. Ceyhun Elgin: Yurttaşlık Geliri Uygulaması Bir Seçenek Olabilir

Bu derin ekonomik ve sosyal etkilere karşı aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi ülkemizde dünyadaki benzeri paketlerin boyutlarının çok altında, GSYH’nın yüzde 2’si oranında bir önlemler paketi açıklandı, daha sonra bir dizi önlem daha alındı. Tüm bu önlemlerin yeterli boyutlarda olması ve parça parça değil bütüncül bir biçimde ve ihtiyaçlara uygun bir strateji temelinde alınması gerekir ve tüm bunların bir gecikmeye yer bırakmadan yapılması da önem taşımaktadır.

COVID-19’un etkisine karşı ülke mali paketlerinin GSYH’ye oranı (8 Nisan 2020 itibariyle)

yusuf ışık ekonomist

Yönetişim Zayıflığının Boyutları Da Belirgin

Alınan önlemler yararlı olsa da yeterli olmaktan uzak. Örneğin Pandemi başladığında işsizlerin yalnızca yüzde 15’i kadarı işsizlik sigortasından ödenek alabiliyordu; SGK verilerine göre kayıt dışı çalışanların oranı 1/3; tüm bunlar ne kadar daha geniş kapsamlı önlemlere ihtiyaç bulunduğunu gösteriyor.

Yönetişim zayıflığının boyutları da belirgin. Örneğin önlemler paketi açıklandıktan sonra Sn. Hazine ve Maliye Bakanı 2020 büyümesinin artı yüzde 5 olacağını beyan etti. Bu, söz konusu paketin yüzde 5 büyüyeceği düşünülen bir Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre hazırlandığını gösteriyor.

COVID-19’un Ekonomiye Etkisi En Az Bir Yıl Sürecek

Ekonomik ve Sosyal Konsey’in Toplanmasına İhtiyaç Var

Alınan önlemlerin aşağıda belirtilenleri de içermesi yararlı olacaktır:

  • Kısa Süreli Çalışma Ödeneği ile ilgili önlem yararlı ama günde 39 TL ödeme sağlayan ücretsiz izin uygulamasına tabi tutulanları da kapsamalıdır.
  • Sosyal alanda en etkili olacak önlemlerden biri Aile Sigortası’nın kurulması olur, buna çok ihtiyaç bulunmaktadır.
  • Tüm bu sürecin daha sağlıklı biçimde yönetilmesi için Ekonomik ve Sosyal Konsey’in toplanmasına da ihtiyaç vardır.
  • Daha sonra yapılan eklemelere rağmen önlemler yoksulların ve gelir kaybına uğrayanların zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor; bunlar genişletilmeli, kayıt dışı çalışanları, kayıtlı ve kayıt dışı işsizleri ve yoksulları daha çok kapsamalıdır.
  • Bunun dışında önlemler yalnızca vergi vb. ödemelerinde erteleme ve kredi olanaklarında belirli artışlarla sınırlı, kaldı ki bunlara da erişim kısıtlı. Oysa işletmelerin olabildiğince ayakta kalması kritik bir hedef olmalıdır.

Yerel Yönetimler Engellenmeyip Desteklenmelidir

  • Bu amaçla başta KOBİ’lere olmak üzere buna ihtiyacı bulunduğu objektif olarak saptanan şirketlere tarafsız biçimde sağlanacak doğrudan desteklere de ihtiyaç vardır.
  • Bu destekler geçici olarak zor durumda olan şirketlerin iç ve dış alıcılara değerlerinin çok altında fiyatlardan satılmasını önlemek bakımından da önemlidir.
  • Diğer ülkeler ekonomilerini açtıklarında Türkiye ekonomisinin hazır olması, böylece pazar ve rekabet gücü kaybına uğramaması bakımından da bugünkü koşullarda parasal genişlemeye başvurulmasına ihtiyaç vardır ve gecikmeyle de olsa başlanmıştır; ama bunun çok özenli bir biçimde yapılması ve aynı zamanda maliye politikası araçlarına da aynı şekilde ve yeterince başvurulması ve bu ikisinin güçlü bir eş güdüm içinde bulunması gerekir.
  • Bu süreçte bölgesel eşitsizliğin daha çok artmasına karşı önlemlere de ihtiyaç vardır.
  • Yerel yönetimler engellenmeyip desteklenmelidir.

DİSK’ten Acil Önlem Çağrısı: Devlet İşten Çıkarmaları Yasaklamalı

Kanal İstanbul Gibi Alanlara Yönelik Harcamaların Özellikle Bu Dönemde Durdurulması Gerektiği Açıktır

  • Tarım ve gıda ürünlerine talep artmış olsa da bu sektörleri de olası tehlikelere karşı gözetme ve destekleme gereği de bulunmaktadır.
  • Kanal İstanbul gibi alanlara yönelik harcamaların özellikle bu dönemde durdurulması gerektiği açıktır.
  • Bu süreç içinde Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanında çok daha büyük bir hızla ilerlemesine, bu çerçevede yazılımda yeni büyük kapasiteler yaratmasına, Ar-Ge’yi arttırmasına büyük ihtiyaç bulunmaktadır; şimdi Ar-Ge zamanıdır. Öyle olmalıdır.
  • Bunlar Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gelişme hedefleri doğrultusunda yol alması, şimdi dünyada birkaç yılda 10 yıllık mesafe kat etmesi söz konusu olan sayısal dönüşüme hazırlanması ve rekabet gücünü koruyup yükseltmesi için gerekli olan kritik faktörler arasındadır.
  • AB şu sırada kırılgan bir konumda olsa da AB’ne yakınsama ve üyelik doğrultusundaki dönüşümlerin gerçekleştirilmesi önemli olumlu etkiler sağlayacaktır.

Yusuf Işık Kimdir?

Devlet Planlama Teşkilatı’nda Stratejik Araştırmalar Dairesi Başkanlığı, Sosyal Planlama Genel Müdürlüğü’nde uzmanlık, Petrol-İş Sendikası’nda eğitim ve araştırma müdürlüğü yaptı. Ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı ve milletvekilliği döneminde Kemal Derviş’in, daha sonra da İstanbul Milletvekili Memduh Hacıoğlu’nun danışmanlığını üstlendi.

Koronavirüsün Ekonomik Faturası Ağırlaşıyor: 3.28 Milyon Kişi İşsiz Kaldı

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir