Connect with us

Ekonomi

TMO Çiftçilerin Mi Şirketlerin Mi Dostu?

çiftçiler sendikası

Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen), kamuoyu ile paylaşılan hububat ve bakliyat alım fiyat ve politikaları üzerine “TMO Çiftçilerin Mi Şirketlerin Mi Dostu?” başlığıyla bir açıklama yayınladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 2020 yılındaki hububat ve bakliyat alım fiyat ve politikalarını eleştiren Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen), üretici maliyetlerinin yüksekliğine değindi.

Çayda Acil Çözüm: Çay Üreticileri İmza Kampanyası Başlattı

Üretim Maliyetlerinin Türkiye’ye Göre Daha Düşük

Fiyat belirlemesinin “iç piyasa ile dünya fiyatlarının dengelenmesine” yönelik olduğunun açıklandığını belirten Çiftçi-Sen, dünyadaki buğday ihracatçısı ülkelerin üretim maliyetlerinin Türkiye’ye göre daha düşük olduğunu belirtti.

Tarım Sektöründen 13 Maddelik Talep Listesi: ‘Koronavirüs Tazminatı’ Ödensin

Dövizdeki Artış Maliyetleri Yükseltmektedir

Ayrıca söz konusu  ülkelerin buğday üretimine verdikleri prim desteklerinin yüksekliği göz ardı edildiğini de vurgulayan Çifti-Sen, açıklamasında,  “AB ülkelerinin çoğunda milli gelirin en az %2 si tarım desteklerine ayrılmışken, Türkiye’de ise, 2006 yılından bu yana desteklerin “milli gelirin %1 in den az olmayacağı” kanun gereği iken hiçbir zaman %1 e ulaşmamış ve zamanında da ödenmemiştir. Ayrıca Türkiye’de çiftçilerin kullandığı mazottan alınan ÖTV ve KDV nin yekûn tutarı bu verilen desteğin kat be kat üstündedir. Dövizdeki artış üretimde kullanılan girdi fiyatlarını, dolayısıyla maliyetleri de yükseltmektedir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Çiftçi Borçlarının Erteleneceği Tarihi Açıkladı

TMO Çiftçilerin Mi Şirketlerin Mi Dostu?

Çiftiçi-Sen Genel Başkanı Ali Bülent ERDEM ve Genel Örgütlenme Sekreteri Adnan ÇOBANOĞLU imzasıyla yayınlanan açıklamada Çiftçi-Sen olarak üreticilere yönelik şu talepler kamuoyu ilepaylaşıldı:

  • Buğdaya verilen fiyat farklı ürünleri üreten ve üretecek üreticileri cesaretlendirmelidir. Buğdayın fiyatı en az 2 TL olmalı ve üretime prim desteği verilmelidir.
  • Çiftçilerin kullandığı mazottan ÖTV ve KDV kaldırılmalıdır.
  • Tarımsal amaçla kullanılan elektriğin fiyatı düşürülmelidir.
  • Tohum desteği sadece sertifikalı tohumla üretim yapan üreticilere değil, kendi yerel tohumuyla üretim yapan üreticilere de verilmelidir.
  • Kıraç arazide susuz tarım yapan üreticilere ekstra prim verilmelidir. Bu aynı zamanda kullanılabilir su kaynaklarını koruyucu bir önlemdir de.
  • Olası bir gıda krizini yaşamamak üreticilerin üretebilmesiyle mümkündür. Zarar etmemeleri ve kazanabilmeleri için desteklenmeleri gerekir. Ürün fiyatları hasat zamanlarında ithalatla baskı altına alınmamalıdır.
  • Ekolojik sistemin bozulması yaşadığımız salgının nedenidir. Giderek endüstriyel tarım tarzı terkedilmeli, doğayla uyumlu ekolojik tarım yaygınlaştırılmalıdır. Ekolojik tarım özel olarak desteklenmeli, tohumlar özgür bırakılmalıdır.

Türkiye’deki Süne Zararlısı İstilası Dünya Fındık Arzını Tehdit Ediyor

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.