Bizi Takip Edin

Kültür

Kentsel Dönüşüm Gerekçesiyle Dümdüz Edilen Dereli’nin Hikayesi

Dereli'nin Hikayesi aksu elleri göç eyledi

2020 Ağustos ayında sel felaketine uğrayan Giresun’un Dereli ilçesinin sel gerekçesiyle hızlı bir şekilde kamulaştırılıp, yedi gün içinde kentsel dönüşüm gerekçesiyle dümdüz edilmesini anlatan ‘Kasaba – Aksu Elleri Göç Eyledi’ isimli belgesel festival yolculuğuna hazırlanıyor.

‘Kasaba – Aksu Elleri Göç Eyledi’ isimli belgesel, evlerinin yıkımıyla beraber mağdurların yaşadıkları büyük psikolojik çöküşe ve göçün yarattığı büyük trajediye odaklanırken, kasaba insanının tepkisizliğinin ardına da düşüyor.

Uğur Mumcu’nun Akademik Çalışması: Osmanlı Değerlendirmesi

Dereli’nin Hikayesi: Kültürel Yıkım Ve Bellek Kaybı

Kendisiyle görüştüğümüz belgeselin yönetmeni Ulaş Karakaya kısaca belgeseli şöyle anlattı: “Belgeseller genel olarak geçmiş odaklıdır. Biz bu belgeseli yaparken şimdiyi ve o anı anlattık. Bu açıdan önemli bir toplumsal işlevi yerine getirdiğimizi söyleyebilirim. Tarih not düşmek ya da tarihe tanıklık etmek; ikisi de var bu belgeselde. İnsanlar evlerini terk ederken oradaydık. Kadınların gözyaşları ile evlerinin yıkılışını izlerken oradaydık. Eşyalarını toplamasına bile müsaade edilmeyen insanların haykırışlarını duyduk; çocukların bisikletlerini alamayışlarını gördük, oradaydık. Burada bir insanlık dramını anlatırken ileride bu durumla karşılaşması muhtemel insanlara bir iz bırakmaya çalıştık. Amacımız bir dramın üzerine çöreklenmekten, ajite etmekten ziyade bu sorgusuz teslimiyetin nedenlerini ortaya koyabilmekti. Örgütlenememiş bir kalabalığın daima kaybedeceğine ve örgütlü bir mücadelenin daima kazanabileceğini gösterebilmekti. Çünkü Sulukule, peşinden Sur ve en son Dereli halkı bu kültürel yıkıma ve bellek kaybına maruz bırakıldı. Bunun önüne geçilmesi için bir çoban ateşidir. O yüzden önemlidir.”

Milli Mücadele’nin 100. Yılına Yakışan Bir Monografi: ‘Büyük Taarruz’

“Kasaba – Aksu Elleri Göç Eyledi”

Çekimleri ve kurgusu yaklaşık  6 ay süren belgeselin yönetmenliğini Ulaş Karakaya, görüntü yönetmenliğini Mesut Aydın, İngilizce alt  yazı çevirilerini Lale Smith‘in yaptığı belgeselin süresi 30 dakika.