Bizi Takip Edin

Ekoloji

İnsanı Yargılamayan Bir Yasa, Hayvanların Yaşam Hakkını Sağlayamaz

hayvanları koruma kanunu Ayşem özleyiş Oğuz

AYŞEM ÖZLEYİŞ OĞUZ – Son 3 yıldır 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu üzerinde yapılması gereken düzenlemeler ve yeni yasanın çıkarılması konuşuluyor fakat sadece konuşuluyor…

 Son dönemece gelindiği söylenmesine rağmen, gelecek yasanın ne getireceği hala belirsiz ve gerçeklerle bağdaşmadığı da açık. Elimizde problemler yumağı varken, gelişmeler ise tatmin edicilikten oldukça uzak.

Kapalı kapılar ardında, sahadakilerin yaşadıklarından, Türkiye gerçeklerinden bihaber yapılan çalışmalar, hiçbir şekilde çözüm üretmeyecektir. Yaşanılanların tüm ayrıntılarıyla masaya yatırıldığı, cümle cümle irdelendiği bir yasa taslağı olmadan yapılacak her değişim, bir kağıt üzerinde kalmaktan öteye gidemeyecektir.

Kedi ve Köpeklerin Kimliklendirilmesi Zorunlu Hale Geliyor

‘Bir Kelime Eklenmesi, Sokak Hayvanlarının Yok Edilmesine Sebebiyet Verebilir’

Düzenlemeler içerisinde hayvana şiddet en önemli ve ele alınması gereken ilk konu. Tür ayrımı, yaşam alanı ayrımı yapmadan, bu konu artık bir şekilde sonuçlandırılmalı. Hapis cezaları göstermelik artırılıyor fakat biliyoruz ki bu cezalar, para cezasına dönüştürülebilecek sınırlarda. Yani yasadan en çok beklenen değişiklik olan hapis cezası, yine göstermelik olarak önümüze getirilecek gibi duruyor.

Sahipli/sahipsiz hayvanlar, diğer alanlarda mal olarak görülen ve canlı olduğu hala kabul edilmeyen hayvanlar. Mal statüsünden çıkarılacak deniliyor ama ana konudan dallara ayrıldıkça, değişik değişik maddeler işin içine giriyor. Burada eziyet, işkence, zulüm var diyoruz, o da bu kapsamda değerlendirilmedi deniliyor. Peki, değerlendirilen nedir?

5199 sayılı HKK 6. maddesi sallantıda. Bir kelimenin eklenmesi tüm sokak hayvanlarının yok edilmesiyle sonuçlanabilir! Yasaklı ırk söylemi hala netleşmiş değil. İçerde ölüme mahkum edilen onca can varken, birçoğu zorla öldürülmüşken, asıl suçlunun “insan” olduğu bilinirken, bu konu nedense bir türlü açıklanamıyor?

Yunusla Terapi Bilimden Uzak, Hayvan Haklarını Yok Sayan Bir Uygulama

’17 Yıldır Hayvanları Koruma Kanunu Uygulanmıyor’

Belediyelerin tutumu 2004 ten beri belli, açık ve net. Yürürlükteki yasada açık, belli ve net ama dağ taş köpek dolu, orman faunası tehdit altında, hastalıklar yaygın, popülasyon çoktan sınırı aştı. Nerede yaptırım, kontrol ya da uygulama? Yeni düzenleme belediyelere yaptırım getirmiyorsa, kamu görevlilerine ‘izinsiz’ yargı yolu açmıyorsa, bu yasanın neresi yenidir? Birkaç kelime değişikliği ile yasayı düzenleyenlerin tabiri ile gerçekten ‘kamuoyunun gazını’ mı almaya çalışıyorsunuz?

17 yıldır Hayvanları Koruma Kanunu – HKK’yı uygulayamayan devlet, şimdi neyi düzeltecek? Neyi uygulayacak? Neyi uygulatacak? İçişleri Bakanlığı tarafından valiliklere ve kaymakamlıklara kontrol yetkisi veren bir genelge çıkarıldı. Oysa baktığımız zaman zaten bu yetki Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Orman Müdürlüklerindeydi. Şimdi tekrar valiliklere ve kaymakamlıklara yetki devri yapıldı, sonuç? Nedir elimize geçen? Ne değişti?

Haydi – Hayvan izleme Birimi, hangi somut sonuçlara ulaşılmasını sağladı? İnternet satışları, sosyal medya şiddeti konusu nasıl çözülecek? Yasa düzenlenirken hangi istatistiksel veriler dikkate alındı?

2004’ten bu yana her ilde kurulan il hayvan koruma kurulları, bulundukları illerin içinde bulunduğu sorunları, nedenleri, sonuçları değerlendirip bir veri olarak ortaya sundu mu? Neden ezbere işler yapılıyor ve neden hep gerçekler gözardı ediliyor? Siyasi iktidarın değişmediği gerçeğini de eklersek bu başarısızlığın nedeni nedir?

Hayvanlarla Empati Kurabilme: Yanlış Öğretiler İlkokulda Başlıyor

‘Yasalara Önce Devletin Kurumları Harfiyen Uyacak’

Yıllardır konuşup, bir arpa boyu yol alamadığımız konunun muhatabının bir CANLI olduğunun hala farkında değiller. Her şey kamuoyunda oluşan tepkileri azaltmak ve ucuz bir siyasi şov malzemesinden ibaret.

Acıyı insandan farklı hissetmeyen, kanı akan, ayağı kırılan, ağlayan, yardım isteyen, ölen, yas tutan, işkenceye uğrayan, tecavüz edilen, dövülen, dövüştürülen bir CANLI. Bu gerçeği görmek istemeyenler, görmekten kaçınanlar, sokak hayvanlarına şiddet uygulayan, işkence eden, vahşice öldüren ve istismar eden insanların suçlarının sessiz ortaklarıdır.

Sorunun nedeni insan, çözecek de yine insan. Doğru, dürüst, gerçeklerin ışığında, kişisel çıkarlardan uzak, CANLI hak ve özgürlüklerini baz alan, harfiyen uygulanan her kanun çözümdür!

Gerisi hayal ve boşa vakit geçirmekten başka bir şey değildir!

Ancak görüyoruz ki yeni düzenleme denilen şeyler, YAŞAM’dan ve CANLI’dan çok uzak.

Türkiye’deki Barınak Gerçeği: Barınak Mı? Toplama Kampı Mı?