Bizi Takip Edin

Ekoloji

Vahşi Nehirlere Neden İhtiyacımız Var?

Ayhan büyük vahşi nehir

Bir nehir sadece içinde yaşayan hayvanlar ya da onu kullanan insanlar için önemli değildir. Değeri herkese ulaşır. Hızlı ya da çevik bir alabalığın parmaklarınızdan kayarken hissi hiç hissetmemiş olsanız bile, yine de hepimiz yakınlarda akan nehirlere ve derelere bağlıyız.

AYHAN KÜYÜK – Nehirler ana temiz içme suyu kaynağımızdır ve ekonomik değerleri, çevresel değerleri ve hatta estetik veya manevi değerleri her yurttaşı etkiler. Hepimiz su içiyoruz ve kaynağımızın çoğu nehirlerden ve derelerden geliyor. Aslında, dünyanın tüm suyu 5 litrelik bidonuna sığacak olsaydı, sadece bir çorba kaşığı içebileceğimiz tatlı suya eşdeğer olurdu.

‘Yüz Genç Ağaç Bile, Yaşlı Bir Ağacın Yerini Alamaz’

Orman ve Nehir, Suyu Temizleyen Filtre Görevi Görür

Nehir ekosistemlerinin sağlığı, içtiğimiz suyun kalitesini doğrudan etkiler. Orman ve nehir, suyu sürekli olarak temizleyen filtre görevi görür, bu nedenle daha az kimyasal işlem ve içilecek kadar temiz olması için pahalı filtreleme gerektirmez.

Zaman zaman kıyılarını sular altında bırakan serbest akan vahşi nehir, balıklar ve vahşi yaşam için önemli olan taşkın yatağının habitatını besler. Doğal seller, istilacı türleri de kontrol altında tutabilir ve yumurtlamak için akıntıya karşı yüzen balıklara önemli ipuçları verebilir. Sayısız balık, kuş ve diğer hayvan türleri nehirlerde ve nehir boyunca yaşar ve yiyecekleri için onlara bağımlıdır.

Vahşi bir nehrin birbirine bağlı taşkın yatakları ve sulak alanları selin zararını hafifletir, taşkın suları için bir “tahliye vanası” sağlayarak mansap topluluklarını korur. Vahşi bir nehri koruduğumuzda, ona hareket etmesi ve sel sularını güvenli bir şekilde barındırması için yer veririz.

Vahşi nehirler rekreasyonel değerleri vardır ve bu eğlence kazanca dönüşebilir. Rafting, balık tutma, yüzme, doğa yürüyüşü ve vahşi yaşamı seyretmenin insanları dolayısıyla parayı sağlıklı nehirlere sahip bölgelere çekiyor. Bazen bunlar, ekonomik kalkınma için güvenecek çok az şeyin olduğu kırsal alanlardır. Nehir rekreasyonu, işleri, aksi takdirde ekonomilerini desteklemek için daha az sürdürülebilir endüstrilere dönüşebilecek alanlara getirir.

‘Suyumuz, Kötü Yönetime Feda Edilemeyecek Kadar Değerli’

Tarihte İlk Medeniyetler Nehirlerin Kenarında Kuruldu

Nehirler, tüm manzaraların ayrılmaz bir parçasıdır. Akan su, kutup bölgelerinden en kurak çöllere kadar gezegenin hemen her yerinde bulunabilir. Nehirler, dağları denize bağlamada hayati bir rol oynarlar ve sadece su değil, aynı zamanda tortular ve çözünmüş katı maddeler ve besinleri de taşır.

Edebiyat herhangi bir gösterge ise, vahşi ve özgür nehirler insan deneyimi için anahtar bir metafordur. Onların onuruna kitaplar yazılmıştır. Şairler onları benzetme olarak kullanmışlardır…

Tarihteki ilk medeniyetler geçtikleri topraklara bereket getiren nehirlerin kenarına kuruldu. Anadolu da bu konuda son derece zengindir. Ancak yıllar geçtikçe nehirlerimizin çoğunu aşırı istismar ettik. 20. Yüzyılın ilk yarısında itibaren büyük rezervuarlara sahip nehirleri barajlar ve setlerle kontrol etmeye çalıştık, sel-kuraklık döngülerini evcilleştirmeye ve onları taşkın kontrolü, sulama, sabit su temini, hidroelektrik gücünü desteklemek ve atıklarımız için uygun bir boşaltma alanı olarak kullandık.

Ekoloji Birliği: ‘Suyun Ticarileşmesine İzin Verilmemeli’

Nehirleri Koruyacak Yasa Tasarısının Meclis’e Gelmesini Sağlamalıyız

Sonuç olarak, Türkiye’deki nehirlerin üzerine yapılan bazı barajlar nehirlerin doğal yapısını bozarak ekolojiyi olumsuz yönde etkilemiştir. Artık birçok nehir artık eski coşkularını yitirdi. Bunun yanında esaslı bir şekilde koruma olmadan daha birçok nehir kötü bir şekilde bozulabilir, vahşiliğini ve sağladıkları ekosistem hizmetlerini kaybedebilir.

Nehirlerinin su kalitesini ve bunların bölümlerini koruyacak bir politika hayata geçirilmelidir. Serbest akış koşullarında, onlar ve onların yakın çevresi, şimdiki ve gelecek kuşakların yararı için korunmalıdır. Başta Dicle ve Fırat nehirleri olmak üzere Seyhan, Ceyhan, Çoruh, Kızılırmak ve Aras Nehirleri olmak üzere diğer seçilmiş nehirleri de koruyacak yasa tasarısının bir an önce Meclise gelerek yasalaşması için çalışmalar başlatılmalıdır.

Türkiye’de Son 60 Yılda, 70’e Yakın Doğal Göl Kurudu

Hepimiz Psikolojik Olarak Temiz, Akan Nehirlere Bağlıyız

Bu vahşi ve doğal nehir sularının ve kıyılarının muhteşem güzelliklerinin toplumun tüm kesimleri için ilham kaynağı olması, koruma yasasının çıkması için kamuoyu baskısının oluşturulması vatandaş olarak en önemli görevlerimiz arasında olmalıdır.

Ekonomik değerler bir yana, hepimiz psikolojik, ruhsal olarak temiz, akan nehirlere bağlıyız. Nehirler ve ekosistemleri hepimizin sağlıklı ve özgür kalmasına yardımcı olur.

Bu doğal güzellikleriyle büyüleyen nehirleri görmenin tam vakti!

Onlar senin nehirlerin. Harekete geç!

WWF-Türkiye: ‘Su Krizi Kapıda, Doğayı Koru, Suyuna Sahip Çık’