Bizi Takip Edin

Ekoloji

Mikro Plastikler Şimdi Her Yerde: Sıfır Atık Mümkün Mü?

Ayhan küyük sıfır atık

Alışverişten geliyorsunuz ve birde bakıyorsunuz çöp tenekesi yeniden dolmuş ve atılması gerekiyor. Pek çok insan ambalaj yoğunluğunun giderek arttığını ve bundan kaçmanın giderek zorlaştığını fark ediyor.

AYHAN KÜYÜK – Ülkemizin temiz ve düzenli bir ülke olduğuna inanıyor muyuz? Sokakta ya da parkta görünen manzara her şeyi çabucak anlatacaktır, yani o kadar da temiz değiliz. El ilanları, sigara paket ve izmaritleri, kağıt ve peçeteler, plastik su şişeleri, şişe kapakları, kahve ve çay kupaları ve diğer atıklar sadece cadde, sokak ve tren istasyonunun yakınında değil, her yerde. Bu, en prestijli mahalleler de dahi mevcut. Yani çöpümüzü her zaman çöp kutusuna atmıyoruz.

Kesilen Orman Rehabilite Edilebilir Mi? ‘Yüz Genç Ağaç Bile, Yaşlı Bir Ağacın Yerini Alamaz’

Ayhan Küyük: ‘Sıfır Atık Sloganı Çok Önemli’

Peki, birçok belediyenin şehirlerden topladıkları atıkları bir nehir kenarında depolamalarına ne dersiniz? Meydana gelebilecek bir selle birlikte atıklar yavaşça göl, baraj ve denizlere doğru sürükleniyor. Bu nedenle okyanus ve denizlerde dev atık su havuzunun dönüştürüldü. Bu atıklar deniz hayvanları için büyük bir risk. Çöpleri, yuva yapımı için malzeme veya yiyecek ile karıştırıyorlar. Hayvanlar boş bir mideyle açlıktan ölüyor, çünkü sadece çöp yiyorlar veya yüzen oltalarla boğuluyorlar. Her yıl bir milyon deniz kuşu ve 100.000 deniz memelisi ölüyor.

Plastik, tüm ürün dünyamızda devrim yaratan bu eşsiz madde, özel bir problem haline geliyor. Şaşırtıcı dayanıklılıklarından dolayı, plastikler çevrede kolayca yok olmaz. Malzemeye bağlı olarak, “biyolojik olarak parçalanmış” durumdan gerçekten bahsetmek, tahmini bir yüzyıl alacaktır. Bununla birlikte, nispeten hızlı bir şekilde gerçekleşen şey, rüzgar ve hava koşullarının, plastiğin bazen insan gözüyle artık görünmeyen küçük parçacıklara parçalanmasına neden olmasıdır. Mikro plastikler…

‘Mikro Plastikler Her Yerde’

Şimdi, mikroorganizmalar ve balıklar bu parçacıkları yediğinde, kirleticileri yağlı dokularında depolarlar. Balık yerken, besin zincirimize de giriyorlar. Mikro plastikler şimdi her yerde. Soluduğumuz havada bulunduğu gibi deniz tuzunda da bulunur. Sonuçta, mikro plastikler çevreye çok farklı şekillerde girerler: Kozmetik ürünler, dış macunu, sentetik kıyafetlerin aşınması, suni çim, araba lastiği aşınması veya çim biçme ekipmanı…

Şu anda Türkiye’de yaygın olan ancak yanlış olan bir düşünce, tüm atıklarımızın geri dönüştürüldüğüdür. Çöplerin yakılarak enerji geri dönüşümü genellikle geri dönüşüm kotasına dahil edilir, yani yakılarak enerji üretimi. Ülkemizde hammaddenin sonunda kullanıldığı malzemelerin geri dönüşüm oranı sadece yüzde 10-15’tir.

‘Onları Yakmak Aptalca’

Çöpten gelen enerji kulağa çok hoş geliyor. Fakat yanma ile kullanılan hammaddeler sonsuza dek kayboluyor. Bazı hammaddelerin çoğunun bulunabilirliği sınırlıdır, çevreye zararlı koşullar altında üretilir ve kıtlıkları nedeniyle daha fazla olumsuzluklara yol açar. Onları yakmak sadece israf değil, biraz aptalca.

Tüm bunlar, Sıfır Atık sloganının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Peki, Türk toplumu olarak mümkün olduğunca israfsız nasıl yaşayabiliriz?