Bizi Takip Edin

Ekoloji

İstanbullular ve Doğayla İnatlaşılamayacağını Halen Anlayamamışsınız

ya kanal ya istanbul koordinasyonu

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu, Bakan Kurum’un açıklamalarına tepki göstererek, Kanal İstanbul projesiyle sonuna kadar mücadele edeceklerini açıkladı.

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un açıklamalarına sert tepki gösterdi. Projenin oldu bittiye getirilmeye çalışıldığını belirten Koordinasyon, “Belli ki İstanbul, İstanbullular ve doğayla inatlaşılamayacağını halen anlayamamışsınız.” ifadelerini kullandı.

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu: ‘İstanbullular ve Doğayla İnatlaşılamayacağını Halen Anlayamamışsınız’

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu açıklaması şu şekilde:

Bakan Kurum açıklama yapmış, demiş ki “ÇED raporunu okumadan ahkam kesenler…” İstanbul halkı olarak rapor dediğiniz gerçeklerle hiçbir ilgisi olmayan metni okuduk, on binlerce İstanbullu itiraz ettik, itirazlarımızı dikkate almadınız, onlarca dava açtık. Halen, davalar gereği bilirkişilerin bölgede keşif yapmasını bekliyoruz. Ses yok… Biliyoruz oldu bittiye getirerek yol almaya çalışıyorsunuz.

Mega projelerinizle İstanbul’a, binlerce yıllık kent belleğine, doğaya verdiğiniz zararın farkındayız. Her fırsatta başvurduğunuz kamuoyu araştırmaları da İstanbulluların bu ‘katil proje’yi istemediğini söylüyor. 

Belli ki İstanbul, İstanbullular ve doğayla inatlaşılamayacağını halen anlayamamışsınız. İstanbul halkı yaşam alanlarının, suların, ormanların, tarım alanlarının yok edileceğini biliyor, deneyimliyor.

Çok yeni 600 çiftçiye arazilerinizi terk edin dediniz. Evet sizin için ‘takozcu odalar’, bizim için ‘bilim insanları’nın sözlerine de kulak veriyoruz. Bu rapor dediğiniz yıkım metnini hazırladığını söylediğiniz 200 kişiyi de merak ediyoruz, fakat halen bir isme ulaşabilmiş değiliz.

İstanbullular İçin Kanal İstanbul’a İtiraz Süreci Başladı: Son Tarih 24 Nisan

‘İddianız Komik Bile Olmayan Bir Yalandan İbaret’

Projenizin en çevreci şehircilik projesi olduğu iddianız komik bile olmayan bir yalandan ibaret maalesef. Halk açlıkla, yoksullukla ve covid pandemisi ile boğuşurken, İstanbul depremi kapıda iken; bir avuç sermayedar para kazansın, bir avuç zengin halkın kovulacağı alanlarda ‘Yenişehir’de yaşasın diye hem kentimizi hem de doğayı feda etmenin peşindesiniz.

Kanal İstanbul bir ulaşım projesi değildir. Bölgede yaşayan halkın yaşam koşullarını iyileştirmek yerine köyleri, sermayeye açacak şekilde imar izinleri verdiğinizi biliyoruz ki bu bir yapılaşma, rant projesidir.

Bu proje ‘kentsel dönüşüm’ adı altında milyonları evlerinden, yerlerinden edecek, işyerlerini dahil yok edecek; lüks siteler, AVM’lerle dolu ‘Yenişehir’e dönüştürecektir.

Dünyanın pek az kentinde olan ama İstanbul’da birarada olan doğal varlıklar, dünyanın yedi lagününden biri, göller, endemik çeşitliliği ile ünlü Kuzey Ormanları, tarım alanları, insan dışı canlı yaşam, göç sırasında konaklayan kuşlar, denizler, hepsi bu projeyle yok edilmeye çalışılmaktadır.

İstanbul susuzlukla sınanırken, iklim krizi her gün daha görünür biçimde yaşamımızda etkili hale gelmişken, bu proje doğaya parçası olan bize karşı işlenecek en ağır suçlardandır.

İstanbul Kent Konseyi, ‘Kanal İstanbul’ Hayata Geçerse Yaşanacakları Açıkladı

‘İstanbul’un Tüm Ekosistemini Zehirleyecektir’

İstanbul 8.500 yıllık tarihi olan bir kenttir, bu proje ile Yarımburgaz Mağarası, Bathenoa Antik Kenti gibi kültür varlıkları kar ve rant hırsı uğruna kurban edilecektir.

Binlerce köylü, işçi, esnaf, emekçi, bu talan projesi sonucunda daha fazla yoksullukla mücadele etmek zorunda kalacaktır. 

Bu proje Marmara Denizi’ni ölü bir deniz haline getirecektir, ayrıca yıllarca sürecek Kanal sarfiyatı İstanbul’un tüm ekosistemini zehirleyecektir.

Murat Ağırel, Kanal İstanbul Güzergahında Arazi Satın Alanları Yazdı

Çocuklarımızın Geleceğini Koruyacağız

Daha önceki açıklamalarımızda açık biçimde belirttik, Montrö’den çıksanız da çıkmasanız da ticari gemileri Kanal’dan geçmeye zorlayamazsınız, daha fazla para kazanacağız yalanınıza da kimse inanmıyor, bu nedenle bir avuç suda fırtına koparıp bildiriyi bahane etmeyin.

Duymayanlara, duymak istemeyenlere tekraren söyleyelim: Bu rant, talan ve İstanbul’u, belleğimizi yok etmek için yapılmaya çalışışan projeyle sonuna kadar mücadele edeceğiz. Çocuklarımızın geleceğini, kentimizi ve doğayı koruyacağız.