Bizi Takip Edin

Ekoloji

İnsanlığın Kendi Eliyle Yarattığı Felaket: Çernobil

35 yıl önce bugün Ukrayna topraklarında, insanlık tarihinin en büyük çevre felaketi olan Çernobil Nükleer Faciası yaşandı.

K2 HABER | 26 Nisan 1986’da Çernobil Nükleer Santrali’nin 4. reaktöründe yaşanan patlama, ABD’nin 1945’te Hiroşima’ya attığı atom bombasının 50 katı miktarda radyasyon yaymıştır.

Radyoaktif madde yüklü bulutlar Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkeyi etkisi altına almış, uzun vadede yüz binlerce insanın ölümüne sebep olmuştur.

İnsanlığın Kendi Eliyle Yarattığı Felaket: ‘Çernobil Nükleer Faciası’

O dönem Sovyetler Birliği yönetimi altında bulunan Ukrayna’da, Çernobil Nükleer Santrali’nin inşasına 1970 yılında başlandı. Santralde çalışanlar için üç kilometre mesafede Pripyat şehri kuruldu. Santralin ilk reaktör ünitesi 1977 yılında faaliyete girdi. Daha sonra reaktör sayısı 4’e çıkarılmıştır. Çernobil Nükleer Santrali’nin işleyen son reaktörü 15 Aralık 2000 tarihinde kapatıldı.

Fukuşima Felaketi 10. Yılında: Deprem Ve Tsunami Kurbanları Anılıyor

26 Nisan 1986’da Neler Yaşandı?

25 Nisan 1986 tarihinde, Çernobil Nükleer Santrali’nin dördüncü reaktöründe rutin koruyucu bakım çalışmalarının hazırlıklarına başlandı. İleride olası acil bir durumda ek güç kaynağı olarak kullanılması için türbin jeneratörün test edilmesi planlanıyordu.

Deneyin 700-1000 MW güç seviyesinde yapılması kararlaştırıldı. Kazadan bir gün önce reaktörün gücü yaklaşık 1600 MW’ya düşürüldü ve test gereği acil durum soğutma sistemi kapatıldı. Saat 23.10’da güç seviyesi 700 MW’ya indirilmeye başlandı. Otomatik güç moduna geçildi, ama güç durdurma ayarı 700 MW’ya ayarlanmadığından güç seviyesi 30 MW’ya düştü.

Görevli operatör gücü geri kazanmaya çalıştı ve sonunda testi planlananın altında bir seviye olan 200 MW gücünde başlattı. 26 Nisan saat 01.23’te kumanda tablosunda acil durdurma sinyali yandı. Operatör reaktörü durdurma düğmesine bastı ve kontrol çubukları aşağıya doğru hareket etmeye başladı. Güç seviyesi saniyeler içinde nominal değerin 100 katına ulaştı.

Durumun kontrolden çıkmasının ardından birkaç saniye arayla iki büyük patlama meydana geldi. Görgü tanıklarının anlatımına göre, ilk patlamada kırmızı, ikinci patlamada mavi bir alev yükseldi ve ardından santralin üzeri dev bir mantar bulutuyla kaplandı.

www.rarehistoricalphotos.com

‘Türkiye’ye Nükleer Enerji Tavsiye Ettiğim İçin Utanç Duyuyorum’

Faciaya Ne Sebep Oldu?

Sovyetler Birliği’nde kazanın araştırılması için kurulan devlet komisyonu, kazanın baş sorumlusunun santral personelinin ve yönetiminin olduğuna kanaat getirdi.

Güvenlik kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle santral müdürü Viktor Bryuhanov ve şef mühendis Nikolay Fomin 10’ar yıl, şef mühendis yardımcısı Anatoliy Dyatlov beş yıl, reaktör sorumlusu Aleksandr Kovalenko üç yıl, vardiya amiri Boris Rogojkin ve denetmen Yuriy Lauşkin ikişer yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) bünyesindeki Uluslararası Nükleer Güvenlik Komitesi (INSAG) 1993’de Çernobil Nükleer faciası ilgili yayınladığı nihai raporda, “Kazanın reaktördeki tasarım hatası, reaktörün güvenlik standartlarını karşılamaması ve nükleer santraldeki genel güvenlik önlemlerinin yetersizliği” nedeniyle meydana geldiğini açıkladı.

Çernobil Pripyat

Nükleer Facianın Sonuçları Ne Oldu?

Patlamanın etkisiyle çevreye yaklaşık 380 milyon kuri (radyoaktiite birimi) radyasyon yayıldığı belirtiliyor.

Yüzde 70’i Belarus, Ukrayna ve Rusya topraklarında yer alan 200 bin kilometrekarelik bir alan radyasyonun etkisi altında kaldı. Kaza sonrası radyoaktif madde yüklü bulutlar Avrupa’da Türkiye dahil birçok ülkeye yayıldı.

Patlamanın ardından santralde görevli 31 kişinin hayatını kaybetti. Çernobil faciası bazı bağımsız araştırmalara göre, uzun yıllara dayanan etkisi sebebiyle, yaklaşık 200 bin kişinin doğrudan ya da dolaylı olarak ölümüne sebebiyet verdi.

Patlamanın ardından santralin yakınlarındaki tüm çam ağaçları yüksek radyasyonun etkisiyle kızıl renge dönüştü ve öldü. Hayvanların ise tamamına yakını yok oldu.

Facianın Türkiye’ye Etkisi

Türk Tabipler Birliği 2006 yılında, “Çernobil Nükleer Kazası Sonrası Türkiye’de Kanser” başlıklı rapor yayınladı. Söz konusu raporda Çernobil Nükleer Santrali’ndeki kaza sonrası oluşan radyoaktif bulutların 3 Mayıs 1986’da Marmara’ya, 4 – 5 Mayıs 1986’da Batı Karadeniz’e, 6 Mayıs 1986’da Çankırı üzerinden Sivas’a, 7 – 9 Mayıs 1986’da Trabzon ve Hopa’ya ulaştığı, 10 gün sonra da tüm Türkiye’ye radyoaktif parçacıkların yayıldığı belirtildi.

Türk Tabipleri Birliği, facianın Türkiye’de özellikle Doğu Karadeniz bölgesini etkilediğine ve bölgedeki kanser vakalarıyla facia arasındaki ilişki olabileceğine dikkati çekmişti.

Dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral ise radyasyonun Türkiye’ye zarar vermediğini göstermek için basın toplantısında çay içmişti.

Nükleer Karşıtı Platform: ‘Nükleer İnadından Vazgeçin!’

Cahit Aral Çernobil çay radyasyon

Çernobil Günümüzde Ne Durumda?

Santraldeki patlama sonrası yaklaşık 4 bin kilometrekarelik bir alan terk edildi. Santralin yakınlarındaki çalışanlar için kurulan Pripyat kenti ise “hayalet şehre” dönüştü. İnsanların eşyalarını bile almalarına müsaade edilmeden tahliyeler gerçekleştirildi.

Bölgede tarımsal faaliyetler ve yapılaşma hala yasak. Bölgeye giriş ve çıkışlar polis denetiminde yapılabiliyor.

Santral 2016’da 275 metre genişliğinde, 108 metre uzunluğunda ve 36 bin ton ağırlığındaki çelik kalkan ile örüldü. Kalkanın 100 yıl boyunca radyoaktif sızıntıyı engelemesi tahmin ediliyor.

Bölgenin bazı açık bölgelerine ise turistik geziler düzenleniyor. Bu durum bazı kesimlerin ciddi tepkisini çekiyor. Tüm tepkilere rağmen Ukrayna da Çernobil’deki bir dizi tesisin, UNESCO dünya miras listesine alınması için başvuruda bulunmaya hazırlanıyor. Koronavirüs salgını öncesinde, 2019 yılında 125 binin üzerinde turist Çernobil’i ziyaret etti.

Çernobil nükleer santrali turistik

Dünya Genelinde Faal Olan Nükleer Santraller

Dünya genelinde günümüz için faal olan 443 nükleer santral bulunuyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Uluslararası Enerji Ajansı, Dünya Nükleer Birliği ve Avrupa İstatistik Ofisi verilerine göre en çok nükleer santral sahibi ülkeler ve santral adetleri şu şekilde:

  • ABD – 94,
  • Fransa – 56
  • Çin – 49
  • Rusya – 38
  • Japonya – 33
  • Güney Kore – 24
  • İngiltere – 19
  • Kanada – 18
  • Almanya – 17

İzmir’in Çernobili: Radyoaktif Atıklar 14 Yıldır Temizlenmiyor

Türkiye’de Nükleer Santral İnşaatı: Akkuyu

Mersin Akkuyu’da tüm protestolara rağmen, ülkemizin ilk nükleer santralinin yapımına devam ediliyor. Santralin 2023 yılında hizmete alınması planlanıyor.

Birçok yaşam ve doğa savunucusu kişi, kuruluş, topluluk ve sendika, bilimsel ve çevresel olumsuz raporlara rağmen inşası sürdürülen santralin durdurulmasını ve enerji yatırımların yenilenebilir enerjilere yöneltilmesi talebinde bulunuyor.

ali mahir başarır mersin Akkuyu