Bizi Takip Edin

Ekoloji

HAYTAP Deneylerde Yürüme Yetisini Kaybeden Tavşana Sahip Çıktı

HAYTAP

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP), uzun süre deneylere maruz kalması sonucu yürüme yetisini kaybeden ve ömrünün kalanını insanlara bağımlı olarak geçirmek zorunda olan bir tavşanı sahiplendi.
HAYTAP gönüllüleri tavşana, Save Ralph (Ralph’i Kurtar) adlı kısa animasyondan esinlenerek ‘Ralph’ adını verdi.

Deney yapanların bile çektiği acılara artık dayanamayarak onu HAYTAP’a vermek istediklerini söyleyen gönüllüler, “Uygulamada, bu şekilde deneye maruz bırakılan hayvanlar, deney yapanların tanımı ile ‘uyutulur’, ama bizlere göre bu düpedüz cinayettir. Ralph, artık yürüyemiyor ve bundan sonraki hayatını insanlara muhtaç halde devam ettirecek, ne yazık ki onu bu hale getirenler de insan” tepkisinde bulundu.

2020’de En Az 1 Milyar 211 Milyon Hayvanın Yaşam Hakkı Gasp Edildi

“HAYTAP Emekli Hayvanlar Çiftliğimizde Yaşayacak”

Özel durum nedeniyle Ralph’ın şuan yaşadığı yerin adını açıklamadıklarını belirten gönüllüler, “Onu dün teslim aldık. Adını Ralph koyduk. İnsanların ona dokunduğu andaki korkusunun ve titremesinin geçeceği günü sabırsızlıkla bekliyoruz. Bu onun için hiç kolay olmayacak belki ama biz elimizden geleni yapacağız. Yakında HAYTAP Emekli Hayvanlar Çiftliğimize gelecek artık orada güneşi ve toprağı görerek, dokunarak yaşayacak. Onu eski sağlıklı yaşantısına döndüremeyeceğiz belki ama kalan ömründe en iyi şartları sağlayacağız.” açıklamasında bulundu.

‘Hayvanat Bahçesi Açana Destek Var, Hayvan Hakları Yasası Ortada Yok’

‘Koşullu Etik Körlük Engellenmeli’

Hayvanların deneylerde kullanılmasına izin veren yönetmeliğe karşı çıkan ve kaderlerinin bilim insanlarının eline bırakılmasına tepki gösteren HAYTAP Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Ahmet Kemal Şenpolat, bu konuda hem sahada hem de hukuki açıdan mücadelelerini devam ettireceklerinin altını çizdi. Artı Gerçek’e konuşan Şenpolat, bu uygulamalara izin veren yasaların ve politikaların ‘koşullu etik körlüğü’nün önünü açacağını belirtti. Şenpolat, ‘Koşullu etik körlüğü’ tehlikesini şöyle tanımladı:

“Mesleki ödüller almak için hayvan deneylerinin doğurduğu etik meselelerin göz ardı edilmesi. Üniversitelerde ya da diğer akademik kurumlarda unvan ya da kariyer elde edebilmek için belirli hayvanlar üzerinde çalışmalar yapılması gerekebilir. Hatta aynı çalışma, daha önce defalarca tekrarlanarak bilimsel gerçekliği kanıtlanmış bile olsa hayvanlar üstünde uygulanmaya devam edilebilmektedir. Bilim insanlarının unvan ve kariyer kazanması için birçok hayvanın işkence görmesi, acı çekmesi, vurdumduymazlık ve körlükten başka bir şey değildir. Literatürde bu durum, koşullu etik körlük olarak tanımlanmaktadır ve ne yazık ki mevcut 5199 sayılı Kanun’umuzda bunu engellemeye yönelik hiçbir madde yoktur.”