Bizi Takip Edin

Ekoloji

‘Marmara Denizi’nin Yok Olmasına İzin Vermeyeceğiz!’

nilüfer kent konseyi

Marmara Denizi’ndeki deniz salyası sorunu için Gemlik, Mudanya ve Nilüfer Kent Konseyi ortak basın açıklaması düzenledi.

5 Haziran Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında Mudanya’da gerçekleştirilen etkinliğe birçok yaşam savunucusu kişi, kurum ve topluluk katıldı. Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz da katıldığı etkinlikte, açıklamayı Gemlik Kent Konseyi Başkanı Gürhan Çetinkaya, Mudanya Kent Konseyi Başkanı Cumhur Aksan ve Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Neslihan Binbaş okudu.

Marmara Denizi Ölürse Yaşam Ölür

Yapılan açıklama şu şekilde:

“Her sabah balıkçı teknelerinin sesi ile uyandığımız, işe giderken selam verdiğimiz ve akşam güneşi uğurladığımız Marmara Denizi ölüyor! Görüyor musunuz?

Belki de bugüne kadar Marmara Denizi’ne yapılanların sonucunu gözümüz görmediği için hiç bu kadar net fark etmemiştik. Fakat bugün Marmara Denizi artık insanoğlunun atıklarını, çöplerini, kimyasallarını taşıyamayacağını en acı şekilde gözler önüne seriyor.

Deniz salyası yani musilaj salgısı, denizdeki biyolojik üretimin başlangıcını, ilk basamağını teşkil eden fitoplankton dediğimiz mikro alglerin, yani mikroskobik bitkiciklerin aşırı çoğalması sonucu, ortamda vuku bulan bazı şartlara tepki olarak bıraktıkları salgı olarak tanımlanmaktadır.

Bilim insanlarının yaptığı ölçümlerde yoğun müsilaj tabakasının altında oksijen, 2,5 miligram litreye kadar düştüğünü belirtmektedir. Oksijen seviyesi 5 miligram litrenin altını düştüğünde tehlikeli durum olarak nitelenmektedir. Normal durumda oksijen seviyesi 8-10 miligram litre olması gerekmektedir. Marmara denizindeki oksijen seviyesinin 2,5 miligram litreye düşmesi demek, musilaj tabakasının altındaki canlı yaşamının neredeyse tamamının öldüğü manasına gelmektedir.

İBB ve Mudanya Belediyesi İş Birliği: Marmara’da Deniz Salyasına Karşı Ortak Mücadele Başlıyor

Deniz ve Deniz Canlılarının Yaşamasına İzin Vermiyoruz

Marmara Denizi için daha da geç olmadan buradan herkesi sorumluluk almaya davet ediyoruz. Marmara Denizi ölürse yaşam ölür. Marmara Denizinin kirletilmesi ile oluşan bu musilaj istilasını ancak gerekli tedbirler ve önlemleri alarak aşabiliriz.

Yunusları görerek sevindiğimiz, dalgaları köpürdüğünde dinmesini izlediğimiz, tüm Bursalıların kokusunu özleyerek geldiği ve barışın rengi Marmara Denizi ölüyor! Görüyor musunuz?

Maalesef Marmara Denizi’ne atılan atıklarla denizin ve deniz canlılarının yaşamasına izin vermiyoruz. Sanayi, evsel ve tarımsal faaliyetler sonucu azot ve fosfor yüklediğimiz deniz ekosistemi canlıları planktonlar, bu yok oluşa karşı musilaj üretiyor. Son haftalarda bazı alanlarda musilajın dağıldığı görülüyor fakat bu durum sadece yüzeyde olup deniz tabanında musilaj varlığı aynı yoğunluğu gösteriyor ve deniz yaşamını yok ediyor.

Dosya Haber | ‘Marmara Denizi, ‘Hayalet Deniz’ Olabilir!’

Müsilajın 3 Temel Sebebi Bulunuyor

Bugün tüm açıklığı ile gözlerimiz önünde duran musilaj istilasının 3 tane önemli sebebi bulunmaktadır.

Bunların birincisi Marmara Denizi`nin kirliliğidir. Doğru ve tam kapasite çalışmayan arıtma tesisleri, denize veya yer altı sularına deşarj edilen sanayi, ev ve tarım atıkları denizi kirletmektedir.

İkincisi dünyamızın karşı karşıya kaldığı ve en önemli gündemimiz olması gereken iklim değişikliği sonucu oluşan küresel ısınmadır. Bütün dünyada deniz sıcaklıkları artmakta fakat Marmara Denizi`ndeki sıcaklık artışı normalin çok üstünde bir boyuttadır.

Üçüncü sebep de Marmara Denizinin yüzey ve dip arasındaki sirkülasyonunun az olmasıdır.

Bu sebeplerden dolayı Marmara Denizinin yok olmamasını istiyorsak kirletmeyeceğiz. Kirleten, atık taşıyan kaynakların önüne geçmeliyiz. Küresel iklim krizi ile mücadele en temel hedefimiz olmalıdır. Eğer küresel sıcaklık artışının önüne geçemezsek ne masmavi Marmara Denizi kalacak ne de yaşanabilecek bir dünya.

Bursa Su Kolektifi, Marmara Denizi İçin İmza Kampanyası Başlattı

Karların Akarsu Olup Aktığı, Ovalarımızdan Dolaşan Derelerin Ulaştığı Marmara Denizi Ölüyor! 

Görüyor musun?

5 Haziran Dünya Çevre Gününde yine alanda bir aradayız. Yaşamımızın tek kaynağı olan doğayı kar edilecek ekonomik bir madde olarak gören zihniyet her yeri talan ediyor. Fakat bunun karşısında ormanlarına, toprağına, suyuna sahip çıkanların mücadelesi de yükseliyor. İkizdere’de, Kirazlıyayla’da, İnegazi`de taş ocaklarına, maden tesislerine, hidroelektrik santrallerine karşı mücadele devam ediyor. Bizler her zaman doğanın ve doğada yaşayan canlıların haklarının savunmaya devam edeceğiz.

Nilüfer çayının korunması ve yaşaması için sesimizi yıllardır yükseltiyoruz. Nilüfer çayına bırakılan atıklar Nilüfer Çayındaki yaşamı bitirmiştir. Kontrolsüzce, akla-mantığa sığmaz bir şekilde sanayi tesislerinin deşarjları taşınarak Marmara Denizine ulaşıyor. Bugün yeniden Nilüfer Çayı Temiz Aksın! diyerek gerekli önlemlerin ve çalışmaların acil şekilde başlatılmasını sağlamalıyız.

Bursa Belediyelerinden Çağrı: ‘Marmara’da Sanayi Atıklarına Son Verelim’

Kanal İstanbul Projesinden Derhal Vazgeçilmelidir

Kanal İstanbul projesi sadece İstanbul’u değil tüm Türkiye’yi ilgilendirmektedir. Marmara Denizi için geri dönüşü olmayan yıkımlar yaratacak proje için bilim insanlarının uyarıları dikkate alınmalı ve Marmara Denizi’nin sonunu getirecek akıl almaz projeden derhal vazgeçilmelidir.

Marmara Denizi ölüyor! O yüzden acil olarak tüm katılımcılarla Marmara Denizi eylem planı hazırlanmalıdır. Yoksa 25 milyon insanın atığı denize gitmeye devam ederse, tarım alanlarında kontrolsüzce bu kadar fazla kimyasal gübre ve zirai ilaçlar kullanılırsa ve sanayi alanları suları kirletmeye devam ederse çok yakın bir zamanda Marmara Denizi diyebileceğimiz bir deniz kalmayacak.

Marmara Denizi’nin yok olmasına izin vermeyeceğiz.”