Connect with us

Yerel

Edremit Dev İsimleri Ağırlayacak: 4. Edremit Kitap Fuarı Başlıyor

4. edremit kitap fuarı

Edremitliler dev isimleri ağırlamaya hazırlanıyor. 4. Edremit Kitap Fuarı, 10 Ağustos’ta muhteşem bir etkinlik programıyla kapılarını açıyor.

“Ölmez Ağacın Gölgesinde Kitap” ve “Sabahattin Ali 114 Yaşında” sloganıyla yapılacak fuara 200’e yakın yazar, şair, gazeteci, belediye başkanı ve milletvekiliyle 60’a yakın yayınevi katılacak.

Fuarda yazarlarla yapılacak söyleşiler, imza günlerinin yanı sıra dinletilere de yer verilecek, Sabahattin Ali Anı Evi’ne, Atatürk Evi’ne ve Kazdağları Müzesi’ne turlar düzenlenecek,  Türk edebiyatının usta ismi Orhan Kemal için bir sergi açılacak.

10 – 17 Ağustos tarihleri arasında Edremit Altınkum Belediye Tesisleri’nde gerçekleşecek fuar her gün 18:00 ile 24:00 saatleri arasında açık olacak.

Edremit, Kazdağları, Kuzey Ege Zeytinlik Alanlarını Bekleyen Büyük Tehlike

4. Edremit kitap Fuarı Programı

10 Ağustos’taki açılış sonrasında Gazeteci Gürkan Hacır’ın sunduğu ‘Şimdiki Zaman’ programı usta isimleri konuk ediyor. Duayen Gazeteci Uğur Dündar, gazeteci Barış Yarkadaş, Prof. Dr. Barış Doster ve Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk yayına katılacak.

12 Ağustos Perşembe günü ise Edremitliler, Belediye Başkanlarını ağırlayacak. ‘Sosyal Belediyecilik Nasıl Yapılır’ isimli etkinlikte Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli, Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal konuk olacak.

Fuar boyunca birçok ünlü isim de farklı etkinliklerde yer alacak. Belgesel yapımcısı Nebil Özgentürk, İlahiyatçı yazar Cemil Kılıç, Tarihçi Sinan Meydan, yazar Ahmet Ümit, yazar İnci Aral, yazar Ayşe Kulin, AKUT Onursal Başkanı Nasuh Mahruki, Prof. Dr. Ali Demirsoy, Orhan Kemal’in oğlu, yazar Işık Öğütçü, Ekonomist Ozan Bingöl, TİP Genel Başkanı Erkan Baş, CHP PM Üyesi Eren Erdem, CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, Oyuncu İlyas Salman, Şair Ahmet Selçuk İlkan, Şair Ataol Behramoğlu, Şair ve yazar Sunay Akın, Moğollar, gazeteciler Timur Soykan, Mustafa Balbay Saygı Öztürk, Metehan Demir, Aytunç Erkin, Murat Ağırel, Ümit Zileli, Deniz Zeyrek, Tuncay Mollaveisoğlu ve TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ gibi birçok değerli isim fuarda Edremitliler ile buluşuyor.

Edremitlilerin İsteği Gerçekleşti: Atatürk Heykeli Meydandaki Yerini Aldı

Yerel

Beltaş Kitap Kafe’de İmza ve Söyleşi Günleri Başladı

Beltaş kitap kafe

Beşiktaş Belediyesi’nin yazar, düşünür ve gazetecilerle vatandaşları bir araya getirdiği imza ve söyleşi günlerinin ilki Beltaş Kitap Kafe’de gerçekleştirildi. Yazar ve araştırmacı Elfin Tataroğlu’nun konuk olduğu söyleşiye Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da katıldı.

Beşiktaş’ta yazar, düşünür ve gazetecilerin okurlarla bir araya geldiği Kitap Kafe Söyleşileri sahilde bulunan Beltaş Kitap Kafe’de bugün başladı. Beşiktaş Belediyesi’nin düzenlediği söyleşi günlerinin ilkinde araştırmacı ve yazar Elfin Tataroğlu kitapseverlerle bir araya geldi.

Tataroğlu sözlerine Beşiktaş Belediyesi’nin sahilde vatandaşlara kazandırdığı Beltaş Kitap Kafe için Başkan Rıza Akpolat’a teşekkür ederek başladı. Beltaş Kitap Kafe’nin özellikle bu civarda yer alan üniversitelerdeki akademisyen ve öğrencilere önemli imkânlar sunduğunu belirterek, Beşiktaş Belediyesi’nin bu projeyle örnek bir sosyal belediyecilik anlayışına imza attığını vurguladı.

Açıklamalarında ‘Aydınlanma Yolunda Bir Ömür Bahriye’ adlı kitabının yazım sürecine değinen Tataroğlu; “1990’lı yıllarda faili meçhul cinayetlere kurban giden aydınlarımızın hayatını zaten araştırıyordum. Bahriye Üçok’u 6 Ekim 1990 günü kaybettik.  30 yıla yaklaşan bu süreçte Bahriye Üçok hakkında yazılmış bir eser yoktu. Bir araştırmacı olarak bu kitabı yazmaya karar verdim. Böylesi aydın bir insanın hayatının yazılmaması yeni kuşaklara haksızlık olurdu” ifadelerini kullandı.

Beşiktaş Belediyesi’nden Öğrencilere Ücretsiz Yemek Uygulaması: Öğrenci’YE

Beltaş kitap kafe

Başkan Akpolat: ‘Ortaköy Vadisi Projesini Hayata Geçireceğiz’

Elfin Tataroğlu’nun ardından açıklamalarda bulunan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat; Beltaş Kitap Kafe projesinin zor şartlar altında hizmete girdiğini kaydederek, “Bugün bizim için özel bir gün. Beltaş Kitap Kafe Söyleşileri’nin ilk günü. Bu vesileyle bizi yalnız bırakmayan Elfin Tataroğlu’na teşekkürlerimizi sunuyoruz. Biz projelerimizi belirlerken katılımcı bir anlayışla belirledik. Burası da buradaki 6-7 mahallenin ortak talebiydi. Komşularımız şunu ifade ettiler, bizim Beşiktaş’ta eskiden denize girdiğimiz çay ve kahve içtiğimiz yerlerle bağlantımız kesildi ve bu yerler tekrar kamuya açılsın dediler. Biz de hızlıca İBB ile birlikte bir protokol gerçekleştirerek burayı bir sosyal tesis haline getirdik. İkinci olarak da tabi Beşiktaş tam bir öğrenci kenti. 9 tane üniversitemiz, yaklaşık 300 bin öğrencimiz var. Biz de öğrenci dostu belediye olmanın verdiği sorumluluğu değişik alanlarda yerine getirmeye çalışıyoruz. En önemli konulardan bir tanesi öğrencilerimizin ders çalışacakları, kitap okuyabilecekleri alanları yoktu. Bu kitap kafemizin bir kısmını da öğrencilerimiz faydalansın diye hayata geçirdik.” dedi.

Başkan Akpolat, “Aydınlanma Yolunda Bir Ömür Bahriye’ kitabından da bahsederek, ‘’Tataroğlu’nun kitabı çok kıymetli. Cumhuriyet kurulduğundan beri bir demokrasi mücadelesi verilmekte. Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı ve daha ismini sayamayacağım birçok aydınımız bu ülkenin karanlıklardan aydınlığa çıkması için hayatlarıyla bedel ödemiş devrimcilerdir. Bizler de onların yolundan gitmeye çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Etkinliğin sonunda Başkan Akpolat, Tema Vakfı’na Elfin Tataroğlu adına dikilen fidan plaketini takdim etti.

Okumak için tıklayın

Yerel

Beşiktaş’ta Yeni Yıl Coşkusu Edis ve Ozan Doğulu İle Yaşanacak!

Beşiktaş Belediyesi konser yeni yıl yılbaşı edin ozan doğulu

Beşiktaş Belediyesi, 2022’ye Barbaros Meydanı’nda düzenlenecek Edis ve Ozan Doğulu konserleriyle merhaba diyecek.

Beşiktaş Belediyesi, Getir, Akmerkez ve +’in katkılarıyla 31 Aralık Cuma akşamı Barbaros Meydanı’nda yılbaşı konseri düzenliyor. Yeni yılı, yeni umutlarla karşılayamaya hazırlanan vatandaşlar Edis ve Ozan Doğulu’nun sahne alacağı gecede sanatçıların performanslarıyla 2022’ye coşkuyla girecek.

31 Aralık akşamı gerçekleşecek konsere tüm İstanbulluları ve Beşiktaşlı komşularını davet eden Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat“2021’e veda ederken, gelin yeni yıl coşkusunu hep beraber yaşayalım.” dedi.

Yılbaşı Korteji ve DJ Performansları

Kutlama etkinlikleri saat 18.00’de Barbaros Meydanı’nda Yılbaşı Korteji ve DJ performanslarıyla başlayacak. Konser etkinlikleri kapsamında saat 21.00’de Ozan Doğulu DJ performansını sergileyecek.

Saatler 23.00’ü gösterdiğinde ise pop müziğin sevilen ismi Edis konser alanını dolduran tüm vatandaşlar için sahnede olacak.

Beşiktaş Belediyesi’nden Öğrencilere Ücretsiz Yemek Uygulaması: Öğrenci’YE

Etkinlik Programı

18.00: Yılbaşı Korteji, Mp3 Meltem Özkan & Kerem Kaya DJ Performansı

21.00: Ozan Doğulu Konseri

23.00: Edis Konseri

* Konser etkinliklerine katılım ücretsizdir.

Okumak için tıklayın

Yerel

Temiz Marmara İçin Mudanya Kıyıları ‘Mavi Sit’ İlan Edilsin

Mavi Sit

Marmara Denizi’nin mevcut çevresel durumu ve geleceği, Mudanya Deniz Çalıştayı’nda konuşuldu. Çalıştayda, Marmara’nın COP26 İklim Zirvesi’nde benimsenen ilkeler doğrultusunda korunması için geniş kapsamlı iş birliğinin yanı sıra ‘Yeniden mavi ve temiz bir Marmara’ için ilk adım olarak Mudanya kıyılarının ‘Mavi Sit’ ilan edilmesi çağrısı yapıldı.

Deniz yaşamının her geçen gün olumsuz etkilendiği Marmara Denizi’nin geleceği Mudanya’da masaya yatırıldı. Mudanya Belediyesi, “Yeniden Temiz Bir Marmara” için Marmara Denizi’nin mevcut çevresel durumu ve bunun deniz ekosistemine etkilerini, kentsel atıksu yükü, su ürünleri ve arkeolojik kültür mirasını Mudanya Deniz Çalıştayı’nda ele aldı.

Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde düzenlenen çalıştaya Önceki Dönem SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, CHP Genel Başkan Başdanışmanı Orhan Sarıbal, CHP Doğa Hakları Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç, CHP Bursa Milletvekilleri Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Erkan Aydın, Yüksel Özkan ile Hidrobiyolog Levent Artüz, International School for Scientific Diving (ISSD Onlus) Bilimsel Dalış Okulu Kurucu Başkanı Prof. Luıgı Cınellı, WWF Akdeniz Ofisi Temsilcisi Dr. Paolo Guglıelmı, Uludağ Üniversitesi Sualtı Arkeoloji bölümünden Yrd. Doç. Dr. Serkan Gündüz, pek çok akademisyen, bilim insanı, Marmara’ya kıyısı olan belediyelerin yetkilileri ile TMOOB’a bağlı akademik odaların Bursa şube başkanları, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.

Torun: ‘Marmara’nın Kanseri Kanal İstanbul Olacak’

Çalıştayın açılışında konuşan CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, ciddi kirlilik tehdidiyle karşı karşıya olan Marmara’nın “Kanal İstanbul” projesi ile yok olacağına işaret etti. Torun, “Marmara denizini kirlilikten arındırmak için ilk ve etkili adımını siyasi iktidar değil, Mudanya Belediyesi atmıştır. Marmara Denizi’nde  hem yerel hem bölgesel bazda kirletici envanter çıkarılmalı ve atılması gereken adınlar titizlikle planlanmalıdır. Çalışmalar, merkezi yönetim ve yerel yönetimler iş birliği içerisinde yönetilmelidir. Marmara’nın en önemli tehditlerinden biri de Kanal İstanbul projesidir. Karadenizi Marmara’ya bağlayacak yeni bir kanalın açılması halinde iki yönlü bir akıntı sistemi sağlanamayacak, Karadeniz’in kirli sularının Marmara’ya dolmasına neden olacak, oksijen oranı azalacak ve kimyasal değişiklikler yaşanacaktır. Tüm Marmara’nın geleceğine de geri dönüşü olmayan zararlar verecektir. Ölü bir deniz tehdidi yaratacaktır. Bu proje hem İstanbul’u hem Marmara’yı zehirleyecek kanser projesidir. En büyük iyilik bu projeden Marmara Denizi’ni korumaktadır” diye konuştu.

Dosya Haber | ‘Marmara Denizi, ‘Hayalet Deniz’ Olabilir!’

Halk ve Belediye Direniyor: Mudanya’da Antik Kent Üzerine AVM Dikiliyor

‘Mudanya 1500 Kentin Arasında Olmalı’

Önceki Dönem SHP Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın ise konuşmasında İskoçya’nın Glasgow kentinde gerçekleşen BM İklim Değişikliği Konferansı’na değindi. Mudanya’nın doğa ile iç içe geçmiş Cömert Kent ağına katılması gerekliliğine dikkati çeken Karayalçın, “Mudanya “bu aşamada iklim değişikliğiyle savaşım programına dahil edilmeli. Mücadele etme kararını alan Glasgow toplantısında yenilenebilir enerji kararlılığındaki 1500 kentin yanına 1501. kent olmalı. Tüm insanlık böyle bir tehditle karşı karşıyadır. Tüm dünyayı harekete geçirecek kararların alınması zorunluluktur” diye konuştu.

‘Marmara Denizi’ni Bile İsteye Öldürdük’

Moderatörlüğünü ÇEKÜL Vakfı Başkan Yardımcısı Mithat Kırayoğlu’nun yaptığı panelde konuşan Sevinç-Erdal İnönü Vakfı MAREM Proje Lideri Hidrobiyolog Levent Artüz, “Marmara Denizi’nin kirletilmesinin yakın tarihini anlattı. 2000’den sonra arıtılmaksızın yapılan deşarjlardan dolayı bulanıklığı artan Marmara Denizi’nin tarihinde ilk defa, yüzey suyu sıcaklıklarında anormal artışların görülmeye başlandığını belirten Artüz, 2021 mart ayının sonunda başlayan masif musilaj agregat (salya/lez) ile Marmara’nın kamuoyunun gündemine oturduğunu hatırlattı. Marmara Denizi’nin kirletici unsurlardan bir an önce kurtulması gerektiğini belirten Artüz, “Tümü ile bize ait olan, emsalsiz, harika bir denizi elbirliği ile taammüden bu hale getirdik, öldürdük. Ve an itibarı ile de gittikçe artan bir hızda kirletmeye devam ediyoruz. Marmara Denizi’ni eski haline getirmenin imkanı yok. Ancak çevresine zarar vermeyecek seviyede bir iyileştirme mümkün olabilir” dedi.

‘Sualtı Arkeolojisi ve Biyolojisi Haritalaştırılacak’

WWF Akdeniz Ofisi Temsilcisi Dr. Paolo Guglielmi Mudanya’da su altı arkeolojisinin yanı sıra deniz biyolojisi konusunda çalışma yapılarak gizli hazinesinin ortaya çıkarılabileceğini vurguladı. Dr. Guglielmi, “Deniz biyolojik çeşitlilik alanlarının bulunarak haritalaştırılacak. Halihazırda bilinen kıyı kirliliği kaynaklarına ve sonradan tespit edilenlere müdahale edilebilecek. Kıyı alanları ve nehir yatakları boyunca mevcut olan boru hatları ve drenajlar üzerinde araştırmalar yapılacak. Bilimsel ve eğitimsel dalışlar da mümkün olabilecektir” ifadelerini kullandı.

Mudanya’da Bilimsel Dalış Merkezi Kuruluyor 

International School for Scientific Diving Bilimsel Dalış Okulu Kurucu Başkanı Prof. Luigi Cinelli ise, Mudanya sahil şeridinde yüksek deniz biyolojik çeşitlilik alanlarının belirlenmesi ve Tirilye’de sualtı bilimsel dalış ve arkeolojisi eğitim merkezinin oluşturulması ile ilgili proje hazırladıklarını belirtti. Cinelli, “Projemiz, yüksek biyolojik çeşitliliğe sahip deniz alanlarının belirlenmesi ve haritalanması, denizde yasa dışı kirletici deşarjların belirlenmesi ve haritalandırılması, Tirilye Taş Mektep’te ilk Bilimsel Dalış Merkezi kurarak Marmara Denizi’nde ilk Deniz Koruma Alanı’nı oluşturulmasını kapsıyor. Bu sayede tüm Marmara’nın su altı haritasını çıkarabilecek, korumalı deniz alanları oluşturulabilecek” ifadelerini kullandı.

Mudanya – İBB İş Birliği: ‘Marmara’da Deniz Salyasına Karşı Ortak Mücadele Başlıyor’

Mudanya Zengin Bir Antik Liman Kenti 

Uludağ Üniversitesi Sualtı Arkeoloji bölümünden Yrd. Doç. Dr. Serkan Gündüz Mudanya kıyılarının arkeolojik kültür mirasını anlattı. Mudanya’nın antik liman kentlerine sahip bir kent olduğunu ifade eden Gündüz, Akdeniz medeniyetlerinin Marmara Denizi kıyılarında birçok koloni kenti kurduklarını, Mudanya’nın merkezde Myrleia’nın yanı sıra Daskyleion/Eşkel, Ketendere ve Caesareia Germanica/ Kapanca’da da liman kentleri bulunduğunu ve su altı arkeolojisi açısından zengin olduğunu belirtti.

Mudanya Deniz Çalıştayı Sonuç Bildirgesi

Çalıştayın yöneticiliğini ÇEKÜL Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Faruk Göksu yaparken, Mudanya Deniz Çalıştayı Sonuç Bildirgesi’ni Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz açıkladı. Başkan Türkyılmaz, günümüzde küresel iklim değişikliğinin sonucu olarak yaşadığımız doğal felaketlerin, geleceğimiz ile ilgili kaygıları artırmaya devam ettiğini, Türkiye’nin özellikle yıl içinde yaşadığımız depremler, orman yangınları sel ve müsülaj gibi risklerle büyük tehdit altında olduğunu belirterek, “Doğal, tarihi ve kültürel Sit alanlarına sahip Mudanya’nın ‘Mavi Sit’ ilan edilmesi için bugünden itibaren çalışmalarımızı başlatıyoruz. Küresel risklerin azaltılması konusunda hükümetler, yerel yönetimler, sivil örgütler, bilim insanları arayış içerisinde. İskoçya’nın Glasgow Konferansı’nda yapılan COP 26 zirvesine katılan ülkelerin yöneticileri, iklim krizine karşı alınacak bir dizi önlemi içeren anlaşmayı imzaladılar. Glasgow bildirisinde 2050 hedefli benimsenen önlemler yeni bir sürecin başladığını göstermekte. Biz de bu sürecin parçası olmalıyız. Marmara kıyısı belediye yönetimlerinin de bu sürece dahil olması için başkanlarımıza Mudanya Deniz Çalıştayı vesilesiyle çağrıda bulunmak istiyorum. Marmara ortak değerimiz. Başka Marmara yok. Marmara iki deniz arasında önemli bir geçiş koridoru. Mavi ve yeşilin buluştuğu, biyoçeşitliliğin zengin olduğu eko sistemin önemli bir parçası. Ortak sorunlarımızın çözümlerine de ortak olmalıyız. Kendi yetki alanlarımız çerçevesinde ortak hareket etmeliyiz.

Ortak çözümün ilk adımı olarak, Mudanya körfezinde ‘’mavi sit’’ alanı ilan edilmesini gündeme getiriyoruz. Tarihi, kültürel ve doğal mirasımızın korunması için elde ettiğimiz deneyimden yararlanarak, Marmara denizinin de korunması ve yaşatılması, değerlerimizin gelecek nesillerine aktarılması için ‘Mavi Sit’ çalışmasının başlatılmasını önemli ve kaçınılmaz görüyoruz. Uluslararası ve ulusal bilim insanları ile Marmara Denizi’ni yeniden keşfedeceğiz.  Doğanın yenileyici eko sisteminden öğreneceklerimiz, sorunlarımızın çözümünde bize rehberlik edeceğine inanıyoruz. Marmara Denizi’ni Mudanya körfezimizi, COP26 zirvesinde benimsenen ilkeler ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda korunması ve yaşatılması için geniş kapsamlı ve katılımcı işbirliği ortamlarına ihtiyacımız var. İşbirliğinin ilkelerini ortak akılla belirlemeliyiz. Mudanya Deniz Çalıştayı’nı bu sürecin başlangıcı olarak kabul edip, ortak hareketimiz yol haritasını birlikte hazırlamalıyız. Yol haritasında belirleyeceğimiz ortak vizyon ve öncelikli stratejilerimize ulaşmak için ortak program ve projeleri birlikte tasarlamalıyız. Dünyadaki duyarlılığı ve değişimi dikkate alarak temiz Marmara için Marmara denizine kıyısı olan 53 belediye başkanımızı ortak harekete katılmaya davet ediyorum” dedi.

Okumak için tıklayın

Yerel

Beşiktaş Belediyesi’nden Öğrencilere Ücretsiz Yemek Uygulaması: Öğrenci’YE

Öğrenci'YE Beşiktaş Belediyesi

Beşiktaş Belediyesi ilçesinde yaşayan öğrencilere ücretsiz yemek yeme imkanı sağlayan ‘Öğrenci’Ye’ uygulamasını, düzenlenen lansman ile hayata geçirdi. 

Beşiktaş Belediyesi ve TURYİD (Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği) iş birliğiyle gerçekleştirilen proje kapsamında Beşiktaş’taki öğrenciler ‘’Öğrenci’Ye’’ uygulamasıyla ilçedeki anlaşmalı restoranlardan ücretsiz yemek yiyebilecek. Lansmanda konuşan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, “Beşiktaş’ta göreve geldiğimiz 2,5 yılın son 1,5 yılı pandemi mücadelesiyle geçti. Zor koşullara rağmen, komşularımıza yalnız bırakmadık, ihtiyaçlara yanıt vermek için elimizden geleni yaptık, belediyemizin tüm imkanlarını seferber ettik. Standart belediyecilik hizmetlerinin çok ötesine geçerek, Saha Çözüm Hareketimiz sayesinde Beşiktaş’ta çalınmadık kapı bırakmadık. Komşularımızla bire bir iletişime geçip binlerce vatandaşımızın şikayetlerini dinledik, sorunlarını çok hızlı bir şekilde çözmeye gayret ettik ve diyaloğumuzu güçlendirdik” dedi.

Başkan Akpolat: ‘Ortaköy Vadisi Projesini Hayata Geçireceğiz’

Başkan Akpolat: ‘Gençlerin Genç Olma Hakkını Savunuyoruz’

Başkan Akpolat sözlerine şöyle devam etti:

“Beşiktaş, kalbi gençlerle atan bir kent. Ben de bu kentin belediye başkanı olarak gençleri duymaya, dinlemeye, anlamaya özen gösteriyorum. Sorunlarla mücadele ederken gençlerimizden ilham ve enerji alıyorum. Gençlerle her bir araya geldiğimde şunu görüyorum. Gençlerimizin dertleri ortak, ve bu dertlerin çoğu onların yaşından büyük. Onlar özgürce, insanca ve gerçekten genç olarak yaşamak istiyorlar”

‘Beşiktaş’ın Kapılarını Sonuna Kadar Açıyoruz’

Beşiktaş Belediyesi olarak, öğrencilere hayatın her alanında destek olmak için Beşiktaş’ta Öğrenci Politikaları Hareketi’ni başlattıklarını kaydeden Başkan Akpolat, “Pandeminin hemen öncesinde öğrencilere yönelik hizmet ve projelerimizi geliştirsek de, karantina ve kısıtlamalar nedeniyle bir kısmını hayata geçirememiştik. Yine pandemi döneminde, öğrencilere yönelik yeni mekân ve uygulamalarımızın üzerinde çalışarak öğrenci politikalarımızı bir hayli genişlettik. Gençlerimizin hayatı birer genç olarak yaşayabilmeleri için Beşiktaş’ın kapılarını sonuna kadar açıyoruz” şeklinde konuştu.

‘Öğrenci’ye Bir Dayanışma Ekosistemi Projesidir’

Projeye ilişkin ayrıntıları anlatan Akpolat, “Geçtiğimiz yaz sonunda, hem yüz yüze hem de çevrimiçi eğitim verebilecek şekilde Beşiktaş Akademi bünyesindeki YKS ve LGS kurslarını planladık ve ekim başında kurslarımız başladı. Beşiktaş’a yeni halk kütüphaneleri kazandırıyoruz. Öğrencilerin beslenme hakkını korumak için, Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği ile iş birliği içerisinde Öğrenci’YE adlı sosyal dayanışma uygulaması geliştirdik. Yenilikçi bir mobil uygulama olan Öğrenci’YE, bir dayanışma ekosistemi projesidir. Bu proje kapsamında, Beşiktaş’taki anlaşmalı restoranlar üniversite öğrencileri ile yemek paylaşımı yapacaklar. Mobil uygulama üzerinden restoranlarda yerini ayırtan öğrenciler, ücretsiz olarak yemek ihtiyaçlarını karşılayabilecekler” diye konuştu.

Beşiktaş Belediyesi Engelli Kediler İçin Rehabilitasyon Yuvası Açtı

‘Biz Öğrencilere Ciddi Anlamda Maddi Katkı Sağlıyor’

19 yaşındaki üniversite öğrencisi Ali Kural, “Uygulamayı kullanmaya başladım. Uygulama oldukça güzel olmuş. Öğrenciler olarak bizim çok işimize yarayan bir çalışma olmuş. Öğrencilerin en büyük ihtiyacı yemek. Bu uygulama bize ciddi anlamda ekonomik katkı sağlıyor. Maddi acıdan bizi çok rahatlatacak” dedi.

Üniversite öğrencisi Hazal Öykü Hoca ise, “Zor bir pandemi süreci geçirdik. Böyle zor günlerde bu uygulamanın oluyor olması bizler için oldukça iyi oldu. Sayın başkanın yapmış olduğu bu projeden çok etkilendim” diye konuştu.

Okumak için tıklayın

Yerel

Bir Başarı Hikayesi: Borçsuz Belediye Lüleburgaz

Murat Gerenli Lüleburgaz

Lüleburgaz Belediyesi’nin 2022 Yılı Mali Bütçesi’nin onaylandığı belediye meclis toplantısında konuşan Başkan Gerenli, “Lüleburgaz Belediyesi bütçedeki denkliği dışarıdan aldığı borçla, faiz giderleriyle sağlamıyor. Belediyemiz kasasındaki şu anda 50 milyon TL’nin üzerinde olan ve yılsonunda 40 milyon TL devredecek parayla sağlayacaktır” dedi. 

Türkiye’nin nadir borçsuz belediyelerinden biri olan ve kasasında bulunan 40 milyon TL’yi bir sonraki yıla devreden Lüleburgaz Belediyesi’nin 2022 Yılı Mali Bütçesi meclis kararıyla onaylandı. Alınan kararla birlikte Lüleburgaz Belediyesi’nin gelir-gider bütçesi 299 milyon 500 bin TL olarak onaylandı.

Bütçedeki denklik ise dışarıdan borç ya da faiz giderleriyle değil, Lüleburgaz Belediyesi’nin kasasında bulunan 40 milyon TL ile sağlandı. Lüleburgaz Belediyesi gelir gider bütçesinin oylandığı meclis toplantısının sonucunda Türkiye’de yaşanan ekonomik buhrana rağmen borçsuz ve yatırımlarını kendi öz kaynaklarıyla yapabilen belediye özelliğini sürdürdü.

Toplu İş Sözleşmesinde Mutlu Son: ‘Kazanan Lüleburgaz Oldu’

Başkan Gerenli: ‘Şeffaf ve Hesap Verebilir Anlayışa Devam Edeceğiz’

Meclis toplantısının sonunda konuyla ilgili konuşan Lüleburgaz Belediye Başkanı Dr. Murat Gerenli, Lüleburgaz Belediyesi’ni yatırımlarını kendi öz kaynaklarıyla yapmaya devam eden, güçlü mali yapısından taviz vermeyen bir belediyecilik anlayışıyla yönetmeye devam edeceklerinin vurgusunu yaptı. Başkan Gerenli, “Meclis üyelerimize, Lüleburgaz  Belediye Meclisi’ne bize gösterdikleri güven ve bütçemizi büyük bir ekseriyetle kabul ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Emin olun ki bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da asla mali disiplinden ödün vermeyeceğiz. Şeffaf, hesap verebilir belediyecilik anlayışıyla çalışmaya devam edeceğiz. Bütün harcamalarımızı zaten gözünüz önünde yapıyor ve şeffaf bir şekilde gerek meclisimizle, gerek ihalelerimizle gerek belediyemizin sitesinde paylaşıyoruz” dedi.

‘O Paralar Yatırımlarda, Verdiğimiz Desteklerde’

Kamuoyunda belli kesimlerce “550 milyon TL nerede?”, “Lüleburgaz Belediyesi bütçesini denkleştirmek için devletten 36 milyon TL para alıyor” gibi asılsız iddiaların oluşturulduğunu kaydeden Başkan Gerenli, “Lüleburgaz Belediyesi ciddi anlamda mali disiplinle çalışan bir belediyedir. ‘550 milyon TL nerede?’, ‘Her yıl 36 milyon TL devletten para alarak bütçesini denkleştiriyor’ gibi akılla, mantıkla açıklanamayacak birtakım söylemler duyuyorum. Bu 550 milyon TL nereden çıktı bilemiyorum ama herhalde ben göreve geldiğim süreden beri gelir ve gider bütçemizdir diye tahmin ediyorum. Sanırım onu konuşuyorlar. O paralar çalışanlarımızın cebinde, o paralar Lüleburgaz’ın yollarında, parklarında ve yapmış olduğumuz yatırımlardadır. Bunlarla birlikte yapmış olduğumuz sosyal desteklerle vatandaşımızın gerek cebinde gerekse hayatın bizzat içerisindedir” diye konuştu.

Başkan Gerenli’den Bakanlığa Sert Tepki: ‘Daha Kaç Canımızı Kaybetmemiz Gerekiyor?’

Murat Gerenli Lüleburgaz

‘Gün Gelir Yatırımlardan Taviz Veririz, Bütçe Dengesinden Asla!’

Lüleburgaz Belediyesi’nin geçtiğimiz dönemde son 10 ay içerisinde bütçe gelirlerinin yüzde 93.63’ünü , giderlerinin ise yüzde 80.35’ini tutturan bir belediye olduğunu vurgulayan Başkan Gerenli, “Yani israf da etmiyoruz. Gider gösterdiğimizde elimizden geldiğince sıkıyoruz. Çünkü ülkemiz çok ciddi bir ekonomik darboğazdan geçiyor. Ben göreve geldiğimde 4.20 TL olan dolar kuru şu anda 10.26 TL oldu. İsraf etmemeli, üretmeli, geleceğe düzgün şekilde bakabilmeyiz. Bu disiplin ve anlayışla devam ediyoruz. Gün gelir yatırımlarımızdan taviz verebiliriz ama asla Lüleburgaz Belediyesi’nin bütçe dengesinden taviz vermeyiz” dedi.

Bu Şartlara Rağmen Bütçe Yüzde 30 Arttı!

Lüleburgaz Belediyesi’nin denk bütçeyle devam edeceğinin altını çizen Başkan Gerenli, Lüleburgaz Belediyesi’nin bu denkliği borç, faiz gideri veya krediyle değil kendi kasasında olan parayla sağladıklarını söyledi. Başkan Gerenli, Lüleburgaz Belediyesi’nin bütçesini yaşanan ekonomik bunalımlara rağmen artırdığını söyleyerek, “Bu yıl da bütçemizi yüzde 30 oranında artırdık. Bu mali şartlar içerisinde bütçesini yüzde 30 oranında artıran belediye hemen hemen hiç yoktur. Bunun yatırımla ilgili kısmını yüzde 27’de tutuyoruz ki bu sadece yatırıdır. Bu oran personel giderleri, performans faaliyet giderlerinin dışındadır” dedi.

CHP’li Güncer: ‘Belediyelerimiz, Tüm Belediyelere Rol Model Teşkil Ediyor’

‘Vatandaşa Hizmetten Taviz Vermeden, İsraf Etmeden…’

Lüleburgaz Belediyesi’nin yatırımlarını yapmaya devam edeceğini ve ülke genelindeki ekonomik sıkıntılara rağmen bütçesinin yüzde 30 arttığını bir kez daha vurgulayan Başkan Gerenli, “Lüleburgaz’a yatırım yaptığımız konular olacak. Bu seneye kadar bu oranları yüzde 30’un üzerinde tutmuştuk. Bu sene de yüzde 27 civarında tutuyoruz. Bunu yaparken gelirlerimiz ve giderlerimizi dengeleyeceğiz. Yine giderlerimizi kısmak için elimizden geleni yapacağız. Vatandaşlarımıza hizmetten taviz vermeden kendi harcamalarımızda israf etmemeye çalışacağız” ifadelerini kullandı.

‘Bütçe Okumayı Bilmeyenler Bütçe Yorumu Yapmasın’

Lüleburgaz’da birtakım kişi ve çevrelerce “Belediye 36 milyon TL borç alıyor” söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını tekrarlayan Başkan Gerenli, “Bu çok tuhaf bir şey. İktisatçıyım diyenlerin Lüleburgaz kamuoyunda yaydıkları çok tuhaf bir açıklama. ’36 milyon TL’ borç alıyor gibilerinden söyleniyordu. Lüleburgaz Belediyesi bu denkliği aldığı borçla, faiz gideriyle sağlamıyor. Kasasındaki şu anda 50 milyon TL’nin üzerinde olan ve yıl sonunda 40 milyon TL devredecek olan parayla sağlayacaktır. Bu konuda kamuoyunun ve Lüleburgaz halkının çok net bilgilenmesini istiyorum. Bütçe okumayı bilmeyen kişiler bütçe yorumu yapmasınlar. Yapacaklarsa da gerçek bilgileri önlerine alsınlar, bunlara baksınlar. Hep beraber bu kent için bir şeyler katmaya devam edelim” şeklinde konuştu.

Okumak için tıklayın

Yerel

Beşiktaş’ta ‘Ata’ya Saygı Yürüyüşü’ Gerçekleştirilecek

Atatürk saygı yürüyüşü Beşiktaş Belediyesi 10 kasım

Beşiktaş Belediyesi, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin 83. Yıl dönümünde ‘Saygı Yürüyüşü’ düzenleyecek. Barbaros Meydanı’nda saat 08.00’de başlayıp Dolmabahçe Sarayı’nda son bulacak olan yürüyüş, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat önderliğinde gerçekleşecek.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin 83. Yılında Beşiktaş’ta birçok anma programı düzenliyor. 10 Kasım günü sabah saatler 06.30’u gösterdiğinde Dolmabahçe Ağaçlı Yol’da gün boyu Ata’mızın sesinden dinleti olacak.

Beşiktaş’ta Yepyeni Bir Dayanışma Ağı: ‘Semt Kart Uygulaması’

Beşiktaş’tan Dolmabahçe’ye Saygı Yürüyüşü

Saat 08.00’de Barbaros Meydanı’nda ATA’ya saygı yürüyüşü gerçekleştirilecek. Ata’mızın sesinden özel olarak hazırlanan dinleti eşliğinde vatandaşlar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ile birlikte Dolmabahçe Sarayı’na yürüyecek. Yurttaşlara yürüyüş öncesi Atatürk baskılı tişört ve şapka dağıtılacak.

Anıtkabir ve Dolmabahçe Sarayı’ndan Canlı Bağlantılar

Saygı Yürüyüşü sonrası saatler 08.50’yi gösterdiğinde Dolmabahçe Sarayı önünde kurulan led ekranlarda Ata’mızın Anıtkabir’deki ve Dolmabahçe’deki dairelerinden yapılan canlı yayınlar tüm yurttaşlara canlı olarak aktarılacak. Saatler 09.05’i gösterdiğinde ise tüm Türkiye’de olduğu gibi Beşiktaş’ta da hayat duracak ve Ata’mıza saygı duruşuna geçilecek.

Başkan Akpolat: ‘Ortaköy Vadisi Projesini Hayata Geçireceğiz’

Bir Bilim Savaşçısı Atatürk Belgeseli

Beşiktaş Belediyesi Zübeyde Ana Kültür Merkezi’nde ise akşam saat 19.00’da ‘Bir Bilim Savaşçısı Atatürk Belgeseli’ gösterimi gerçekleşecek. Gösterim katılmak isteyen herkese açık ve ücretsiz olacak.

Okumak için tıklayın

Ekoloji

İBB İklim Vizyonu’nu Açıkladı: ‘Hedef 2050’de Karbon Nötr İstanbul’

İBB İklim Vizyonu

İBB, eski yönetimin 2018’de hazırladığı, 2030 yılı itibariyle karbon salınımı artışından yüzde 33 azaltım hedefi ortaya koyan ‘İstanbul İklim Vizyonu”nu revize etti. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), bünyesinde dünyada sayılı örnekleri bulunan ‘İklim Müzesi’ni de barındıran Kadıköy’deki Müze Gazhane’de düzenlediği “İstanbul İklim Vizyonu ve Revize İklim Eylem Lansmanı”toplantısına katıldı.

Etkinlikte ilk olarak, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından hazırlanan “Yok Oluşu Seçme” filmi gösterildi. UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Luisa Vinton ve C40 Avrupa Bölge Direktörü Júlia López Ventura’nın video-konferans yoluyla mesajlarını paylaştığı etkinlikte, “Genç İklim Elçileri” Melisa Akkuş ve Resul Hüseyinzade de birer konuşma yaptı.

Genç İklim Aktivistleri: ‘Hiçbirimiz Sessiz Kalmamalıyız’

İklim krizinin şaka değil, gerçeğimiz ve yeni normalimiz olduğunu vurgulayan genç iklim aktivistleri, “Buna alışmamız lazım. Ve iklim krizini yaşıyormuşuz gibi davranmamız gerekiyor. Bir krizin içindeymişiz gibi davranmanız, hayatınızı ona göre şekillendirmeniz gerekiyor. Bize yer verdiği için Ekrem İmamoğlu’na çok teşekkür ediyoruz. Sesimizi daha çok duyurmak için mücadeleye devam edeceğiz ve bu mücadele sizin destekleriniz çok önemli. Konuştuklarımız bugünde kalmasın. Yarın da konuşalım. Her yerde konuşalım. Her gün konuşalım. Çünkü, bu kadar çok eşitsizliği iç içe yaşarken, hiçbirimiz sessiz kalmamalıyız. Harekete geçmeliyiz. Başka hiçbir şansımız yok. Seçeneğimiz de yok” ifadelerini kullandı.

İBB’den iklim Vizyonu Açıklaması

Gençlerin ardından söz alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, tüm dünyanın hayati ve ortak sorunu iklim krizine karşı, İstanbul’un “İklim Değişikliği Eylem Planı”nı kamuoyuyla paylaştı. Tüm dünya gibi, İstanbul’un da iklime bağlı çok ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Bilim insanları, önümüzdeki dönemde dünyada sıcaklık artışlarını, 1,5 ile 2 derece ile sınırlandırılmazsak felaketler yaşanacağına işaret ediyorlar. ‘Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli’ IPCC’nin 6. raporunda, küresel ısınmanın daha önce görülmemiş bir seviyede olduğu belirtiliyor. IPCC, sıcaklığın 2 derecenin üzerine çıkması halinde, çok yıkıcı etkilerin olacağını ve buradan geri dönmenin imkansızlaşacağını söylüyor” bilgilerini paylaştı.

Küresel Sıcaklık Artışını 1,5 Derece ile Sınırlamak için Ne Gerekir?

İmamoğlu: ‘Kovid-19 Bize Bambaşka Bir Dünyayı Gösterdi’

İklim krizinin etkilerinin son dönemde ciddi biçimde hissedildiğini aktaran İmamoğlu, yakın süreçte yaşadığımız yangın ve sel felaketleri ile Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununu örnek olarak gösterdi. “Belki de bu gelişmelerin sonucunda ortaya çıkan ve tüm dünyada hayatı durduran Kovid-19 salgını, hepimize bambaşka bir dünyayı gösterdi. Ne denli zengin, ne denli gelişkin ve teknolojik olarak ne denli üstün olursa olsun, hiçbir ülkenin veya hiçbir kentin bu tür felaketlere hazır olmadığını bizlere kanıtladı” diyen İmamoğlu, küresel ısınmanın kontrol altına alınması konusunda yerel yönetimlerin işlevinin çok daha iyi anlaşılır hale geldiğinin altını çizdi. Göreve geldikleri ilk günden itibaren, İstanbul için bir “İklim Vizyonu” hazırlamaya başladıklarını belirten İmamoğlu, “İstanbul İklim Eylem Planı, ilk olarak 2018 yılında hazırlandı. Ne var ki eski çalışma, çok kısıtlı bir ilerleme hedefliyor ve karbon salınımında, 2030 yılı itibariyle, artıştan yüzde 33 azaltım gibi sınırlı bir ilerleme hedefliyordu. 2019 yılında Kopenhag’ta bizzat katıldığım ‘C40 Belediye Başkanları Zirvesi’nde imzalayarak taraf olduğumuz, ‘Deadline 2020’ taahhüdü uyarınca, İstanbul’un ‘İklim Eylem Planı’nda hızlı bir revizyon sürecine girdik” dedi.

‘İstanbul’un Dirençli Bir Şehir Olması İçin Politikalarımızı Belirledik’

Bu süreçte, yurt içi ve yurt dışındaki akademik çevrelerin katkı sunduğu çalıştaylardan örnekler veren İmamoğlu, “Sırada sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, özel sektör temsilcileri, kamu kurum ve kuruluşları ile sanayi odaları gibi dış paydaşlarımızla yapacağımız ortak akıl çalıştaylarımız var. Bütün bu süreçlerin sonunda, İstanbul’un dirençli bir şehir olması için çok iddialı bir senaryoyla; ulaşımda, sabit enerjide, suda ve atıkta, yeni hedeflerimiz ile uyum politikalarımızı belirledik. Uluslararası taahhütlerine uygun olarak İstanbul’un dirençliliğini artırmak adına, çok daha kapsamlı ve somut hedefler tanımlayan ‘İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planı’nı hep birlikte hazırladık” bilgilerini paylaştı. İBB’nin, Türkiye’de C40’a üye olan ilk ve tek belediye olduğunun altını çizen İmamoğlu, 2050 yılında İstanbul’un, karbon nötr ve iklim krizine dayanıklı bir kent olmasını sağlayacak tüm adımları belirleyip, somut yol haritasını tanımladıklarına vurgu yaptı.

İstanbul’un İklim Anayasası

İmamoğlu, ortak akıl süzgecinden geçirip geliştirdikleri ve “İstanbul’un iklim anayasası” olarak tanımladığı iklim vizyonlarını şöyle özetledi: “Avrupa kentleri arasında nüfus yoğunluğu ve hedefler bakımından benzersiz özellikler taşıyan İstanbul İklim Eylem Planımız; ‘Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı’ (SECAP), ‘Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı’ (SUMP) ve ‘İstanbul Atık Yönetim Planı’ gibi politika belgeleriyle birlikte hayata geçmektedir. İstanbul İklim Vizyonu, İstanbul Planlama Ajansımız tarafından yürütülmekte olan ‘2050 Vizyon’ belgesinin de önemli ve ayrılmaz bir parçasıdır. Stratejik amacımızı; İBB’nin tüm plan ve çalışmalarının, iklim eylemi perspektifi önceliğinde gerçekleştirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma amaçlarına hizmet ederek iklim adaletinin sağlanması olarak tanımladık. Bu kapsamda, 2050 yılında ‘karbon nötr’ hedefine ulaşabilmek için azaltım yüzdelerini; 2030 yılına kadar yüzde 52 mutlak azaltım, 2040 yılına kadar yüzde 89 mutlak azaltım, 2050 yılına kadar ise, yüzde 100 mutlak azaltım olarak belirledik.”

İstanbul Boğazı’nın 45-75 Santimetre Yükselme Riskiyle Karşı Karşıya Kalacağız

“Bugün açıkladığımız vizyon ve eylem planında tarif edilen somut adımları, şehir olarak adım atmaz ve iklim krizine karşı dayanıklı bir kent haline gelmezsek, hepimiz çok zor bir hayat geçireceğiz” diyen İmamoğlu, bilimsel veriler ışığında şu öngörüleri ve uyarıları sıraladı:

“Yaşlılar ve çocuklar gibi kırılgan gruplarda sıcaklığın artmasıyla ilişkili hastalıklar çoğalacak. Gıda ve su temininde kıtlık yaşanacak. Orman yangınları gibi sıcak dalgalardan kaynaklanan felaketlerin arttığını göreceğiz. İstanbul Boğazı’nda deniz seviyesinin, 45 ila 75 santimetre arasında yükselmesi riskiyle karşı karşıya kalacağız. Bir yandan İstanbul’un ortalama yıllık yağış miktarı yüzde 12 oranında azalırken, bir yandan da yağışların yoğunluğunun yüzde 59’a kadar artması söz konusu olacak. Bunun yaratacağı seller kritik altyapı ve ulaşım sistemleri için büyük bir risk oluşturacak. İstanbul’un biyoçeşitliliği azalacak, yeni zararlıların ve istilacı türlerin ortaya çıkacağını bilim insanları bize aktarıyor. Bütün bunların üstüne, ‘Beton Kanal’ dediğimiz ucubenin şehrimize ekleyeceği korkunç tehlikelerden söz etmek bile istemiyorum.”

COP26’dan Güçlü Mesaj Çıkmalı: 1,5 Derece ile Nasıl Yaşarız?

‘Beton Kanal Ekolojik Dengeyi Tümüyle Bozacak’

Beton Kanal’ın; ekolojik dengeyi tümüyle bozacak, binlerce yılda edindiğimiz kültürel miras üzerinde yok edici etkiler yaratacak, afet risklerini artıracak, kentli hakkını yok sayan, toplumun ve tüm canlıların yaşam hakkını gasp eden bir proje olduğunun altını çizen İmamoğlu, “Beton Kanal, yalnızca kentsel değil; bölgesel ve küresel bir iklim tehdididir ve iklim değişikliği ile ilgili çabaları geri döndürme riski barındırmaktadır. Hem şehrimiz hem ülkemiz ve hem de dünya için başlı başına bir iklim tehdidi olan Beton Kanal, iklim krizini artırmakla kalmayacak, bu krize karşı alınmakta olan önlemleri de ne yazık ki şehrimiz adına etkisiz hale getirecektir” diye konuştu. İstanbul’un ikliminde meydana gelecek olumsuzlukların etkisinin, ulusal ve küresel boyutta olacağına dikkat çeken İmamoğlu, kentin iklim vizyonu çerçevesinde belirledikleri 5 temel stratejiyi, “Sera gazı emisyonlarının azaltılması ve iklim krizine uyum sağlama kapasitesinin artırılması. İklim adaletinin sağlanması ve iklim krizinin sosyal ve ekonomik etkilerinin azaltılması. İklim krizine ve çevre yönetimine yönelik kurumsal kapasitenin geliştirilmesi. İstanbul’un özgün ekolojisinin ve doğal kaynaklarının korunması, doğasının iyileştirilmesi ve onarılması. Yaşam döngüsünün desteklenmesi, kirlenmenin ve karbon ayak izinin mutlaka azaltılması” sözleriyle sıraladı.

2050’ye Kadar Hayata Geçirilecek Stratejiler

İmamoğlu, 2050 yılına kadar hayata geçirilmesini öngördükleri başlıca stratejilere de konuşmasında şöyle yer verdi:

“Tüm otomobil ve taksilerin kademeli olarak elektrikli olması. Şehir genelindeki yolculukların yüzde 35’inin toplu taşıma ile gerçekleştirilmesi. Deniz ulaşımının oranının yüzde 10 seviyesine çıkartılması. Günlük yolculukların yüzde 50’sinin yürüme ve bisiklet ile gerçekleşmesi. Su kayıp ve kaçakların, 2030 yılında yüzde 18 ve 2050 yılında yüzde 32 azaltılması. Kişi başı su kullanımının, 2040 yılına kadar yüzde 11 azaltılması. Yemek ve bahçe atıkları gibi organik atıkların, en az yüzde 50 geri kazanılması. Kentsel donatılarda yüzde 100 enerji verimliliğinin sağlanması. Enerji tedarikinin yüzde 55’inin yenilenebilir kaynaklardan sağlanması. Bertaraf edilen atıklardan elde edilen çöp gazının yüzde 95’inin enerjiye çevrilmesi. Organik atıkların kompostlama metodu ile yüzde 100 geri dönüştürülmesi. Kağıt ve ambalaj atıklarının yüzde 100 geri dönüşümünü sağlamak. Tüm İBB binalarının enerjisinin yenilenebilir kaynaklardan sağlanması, sıfır atık yaklaşımının uygulanması. İETT filosunun tamamen elektrikli hale getirilmesi.”

‘İklim Adaleti Vizyonuyla Hareket Etme Zorunluluğumuz Var’

İstanbul’un, 2050’yılına kadar iklim krizine dayanıklı hale gelme kapasitesine sahip bir kent olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Bunun için, ortak aklın ve bilimin yol göstericiliğinde, iklim adaleti vizyonuyla ve insan odaklı bir yaklaşımla hep birlikte hareket etme zorunluluğumuz vardır” dedi. İşbaşına geldikleri günden itibaren bu vizyon doğrultusunda tarihi ve önemli adımlar attıklarını kaydeden İmamoğlu, şu örnekleri verdi:

“Afetler, kuraklık ve deprem karşısında İstanbul’un dirençliliğini artıracak çalışmaları başlattık. Yağmur suyu tünellerini yeniledik. İstanbul’un birçok noktasında sel baskınları riskini azalttık. Tarım alanlarının yeniden üretime kazandırılması için çiftçilerimize, yılda 8 milyon TL’ye varan ücretsiz fide dağıttık. Fide üretiminde, kompost gübre kullanımı ile sürdürülebilir sıfır atık yaklaşımını büyüttük ve büyütmeye devam edeceğiz. Yeşil enerji ve döngüsel ekonomik süreçleri geliştirdik. Kamuoyunda farkındalık yaratmak için yürüttüğümüz, farkındalık ve eğitim çalışmaları kapsamında, içinde bulunduğumuz alanda ve dünyada sayılı örneği olan İklim Müzesi’ni hayata geçirdik. Dere kenarlarını yaşam vadilerine dönüştürmeye başladık. Bunun kapasitesi İstanbul’umuzda 30 milyon metrekare. Kent içi karbon salınımını azaltmak için, aynı anda 10 hatta birden metro inşaatlarına başladık. Metro hatlarımızın uzunluğunu 233 kilometreden 630 kilometreye çıkarma hedefi koyduk. ‘Park Et -Devam Et’ alanlarını genişletiyoruz. Bisiklet yollarını, 350 kilometreden 650 kilometreye çıkarıyoruz. Biyo çeşitlilik ve tarım uygulamalarını geliştiriyoruz. Atıkta yakma ve depolama yöntemlerini azaltacak alternatif çevreci projelere odaklandık.”

İBB’den 3 Dev Açılış

İBB olarak daha temiz bir çevre için Kasım ayında üç yeni tesisi devreye alacaklarını vurgulayan İmamoğlu, “9 Kasım’da açılışı gerçekleştireceğimiz ‘Kemerburgaz Biyometanizasyon Tesisi’miz, günlük 130 ton kapasitesi ile kaynağında ayrıştırılan organik atıkların işleneceği ülkemizdeki ilk tesis unvanına sahip olacak. Tesisimiz, organik atıklardan oksijensiz ortamda biyogaz üretimi sağlayarak, elde edilen biyogazdan 1,4 MW elektrik enerjisi üretecek. Aynı zamanda günlük 40 ton organik kompostu üreterek tarımım kullanımına sunmuş olacağız. 16 Kasım’da, ‘Emirli 2. Kademe İçmesuyu Arıtma Tesisi’miz hizmete girecek. Tesisimiz, ‘Ömerli İçmesuyu Arıtma Tesisleri’ içerisinde yer alacak. Tesiste arıtılan sular, tıpkı Ömerli İçmesuyu Arıtma Tesisleri’nde yer alan diğer tesislerde olduğu gibi, Anadolu Yakası’nın tamamı ile Fatih, Bakırköy, Beşiktaş, Sarıyer ve Zeytinburnu’nun su ihtiyacını karşılayacak biçimde İstanbulluların hizmetine sunulacak. 26 Kasım’da resmi açılışı yapacağımız Eyüpsultan Işıklar Mahallesi’ndeki 3000 ton/gün kapasiteli ‘Evsel Atık Termal Bertaraf ve Enerji Üretim Tesisi’ ise, 85 MW elektrik enerjisi üretme kapasitesi ile yaklaşık 1,4 milyon vatandaşımızın elektrik ihtiyacını karşılayabilecek. Ayrıca 1.38 milton ton CO2 eşleniği emisyon azaltımı sağlanacaktır” bilgilerini paylaştı.

İklim Değişikliği Seferberliği Başlatıyoruz

İstanbul’un ve yaşayanlarının geleceğini kurtarmak için İBB olarak, ülkenin en kapsamlı ve insan odaklı vizyonunu hazırladıklarını belirten İmamoğlu, “Her geçen gün, bir başka kangren olmuş sorunu çözüyoruz. Bugün açıkladığımız vizyon kapsamında; İstanbul’un sadece iklim, sıcaklık, su ve atık sorunlarını değil, yeşil çevre kapsamındaki tüm sorunlarını çözmek için güçlü bir irade ortaya koyuyoruz. Bugün açıkladığımız vizyon, İstanbul için ‘Yeşil Çözüm’ vizyonudur. İklim vizyonumuz kapsamında, İstanbul olarak ciddi bir inisiyatif alıyoruz Şehrimizde tam bir iklim değişikliği seferberliği başlatıyoruz. Bu seferberlik doğrultusunda; 2030 yılına kadar 387,5 milyon, 2050 yılına kadar ise 478,5 milyon olmak üzere, toplamda 866 milyon Euro bütçeli 25 proje gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

Glasgow Bilgilendirmesi

Glasgow’da düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Konferansı COP26 etkinliklerine, 2050 yılı karbon nötr şehri olma hedefi veren İstanbul adına katılacağını hatırlatan İmamoğlu, iki ayrı panelde, kentin iklim değişimi alanındaki çeşitli çalışmalarını paylaşacağı bilgisini paylaştı. “İstanbul’un iklimini korumak, yaşadığımız kenti iklim krizlerinin üstesinden gelebilecek bir konuma yükseltmek, gündelik siyasi çekişmelerin dışında tutulması gereken, yaşamsal bir konudur” diyen İmamoğlu, konuşmasını, “Önemle vurgulamak isterim ki; iklim konusu, İstanbul için olduğu kadar ülkemiz için de acil bir konudur. Bu nedenle tüm bu çabalarımız, iklim acil durumu ilan edilmesi yönündeki taleplere de karşılık gelmektedir. Bu süreci şeffaf, anlaşılabilir ve güncel biçimde kamuoyu ile paylaşacak ve bu süreci dinamik ve katılımcı biçimde yürüteceğiz. Bu konuda üzerimize düşenleri somut ve cesur adımlarla gerçekleştirmek bizim çocuklarımıza, İstanbul’umuza, Türkiye’mize ve gezegenimize karşı görevimizdir. İnsan olmanın bir gereğidir. İstanbullu hemşerilerimin bu bilinçle davranacağına inanıyor, konuyla ilgili tüm kurum ve kuruluşları da iklim krizine karşı hep birlikte harekete geçmeye, İstanbul adına dayanışma içinde olmaya davet ediyorum” sözleriyle tamamladı.

COP26 Türkiye Koalisyonu Tutum Belgesi: ‘Halkların Öz Gücüne Güveniyoruz’

Kılıçdaroğlu’ndan İmamoğlu’na Teşekkür

Programın son konuşmasını gerçekleştiren Kılıçdaroğlu, “Bu mavi gezen gezegende, hepimiz geleceğimizi kurtarmak için, daha güzel bir gelecek için mücadele ediyoruz. Elbette ki Büyükşehir Belediye Başkanı’mızın anlattığı, İstanbul için hayata geçirmeye çalıştığı ve İstanbul’un iklimli, doğasını korumaya çalıştığı bir gerçek. Bu vesileyle ben, hepinizin huzurunda İBB Başkanı’mıza teşekkür etmek isterim duyarlılığı dolayısıyla. İki genç çocuğumuz konuştu. Onları da büyük bir dikkatle izledim. Ve tabii BM Genel Kurulu salonuna giren dinozoru da. Aslında o animasyonun bütün televizyonlarda gösterilmesini isterim. Oradaki bir soru, çok önemli: ‘Hadi gök taşı düştü ve biz yok olduk. Ama siz neden kendi sonunuzu getiriyorsunuz? Ve neden önlem almıyorsunuz’ diyor. Aslında soru, son derece haklı” dedi.

Küresel Soruna Karşı Ortak Mücadele

İklim krizinin küresel bir sorun olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Dolayısıyla mücadelenin de ortak sürdürülmesi lazım. Sadece devletlerin değil, devletler dışında uluslararası kuruluşların da bu konuda yoğun çaba harcadıklarını biliyorum. Ama bu çabalar ne kadar başarıya ulaşır? Bunu da bir şekliyle sorgulanması lazım. ‘Ortak sorun’ derken; tabii gelişmiş ülkeler var, gelişmekte olan ülkeler var. Krizle mücadelede, gelişmiş ülkelerin sorumluluğu çok daha fazla. Eğer biz, fosil yakıtların sonlandırılmasını istiyorsak, o zaman gelişmiş ülkelerin ve oluşturdukları uluslararası fonların gelişmekte olan ülkelere aktarılması ve belli koşulların getirilmesi lazım. Belli süre içerisinde, belli bir zaman dilimi içinde bu mücadelenin hem yapılması hem denetlenmesi hem sonlandırılması gerekiyor. Eğer bu yapılabilirse, ortak bir çaba harcanabilirse, dünya mavi gezegen olmaya devam edecektir. Yoksa kendi sonumuzu getirmiş olacağız” uyarılarında bulundu.

Akdeniz Ülkelerine Ortak Mücadele Çağrısı

İklim değişikliğinden en çok etkilenecek alanın Akdeniz kuşağı olduğunun ifade edildiğini aktaran Kılıçdaroğlu, “Kuşağın nasıl etkilendiğini son orman yangınlarında gördük. İspanya’dan Türkiye’ye kadar, Akdeniz Havzası’nda olağanüstü orman yangınları oldu. Pek çok canlı hayatını kaybetti. Aslında ormanların karbondioksiti nasıl yok ettiğini ve oksijeni nasıl artırdığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Ormanları korumak, aslında mavi gezegeni bir anlamda korumak demektir. Bu bağlamda, uluslararası kuruluşlardan söz ederken, Akdeniz ülkelerinin de bir araya gelip, iklim kriziyle ilgili mücadelede dayanışma göstermeleri gerekir. İtalya’da mı yangın oldu? Buradan da biz de destek vermeliyiz söndürülmesi için. Türkiye’de mi oldu? Yunanistan’ın bize destek vermesi lazım. Dolayısıyla Akdeniz’de yaşanan iklim krizinin önlenmesi için, Akdeniz ülkelerinin de bir araya gelip ortak hedefler belirlemesi lazım. Bunun için de çaba gösterilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

COP26: 100’den Fazla Ülke Ormansızlaşmayı Durdurmayı Taahhüt Etti

Beton Kanal Mesajı: ‘İhaleye Giren Ağır Bedeller Ödeyecektir’

“Ekrem Başkan’ımız güzel şeyler anlattı. Mücadele için neler yaptığımı söyledi. Hedefleri açıkladı” diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bunlar son derece güzel şeyler. Diğer belediye başkanlarını da aynı çabayı göstermesi lazım. Çünkü birlikten güç doğar. Bir kriz var. Kriz İstanbul’un mu? Hayır. Türkiye’nin mi? Hayır. Akdeniz’in mi? Hayır. Dünyanın krizi. İnsanlığın geleceği. Bizim dışımızdaki bütün canlıların da aynı zamanda geleceği. O zaman bu mücadelenin her birimiz bir ucundan tutarak ve belli bir zaman dilimi içinde başarıyla sonlandırarak, güzel sonuçlar elde edebiliriz. Bu çok önemli. Kanal İstanbul’dan da söz etti Sayın Başkan. Sayın Başkan, hiç meraklanma. Kanal İstanbul ihalesini hiç kimse almayacak. Alan olursa, çok ağır bedeller ödeyecektir. İster içerden, ister dışardan bu coğrafyaya ihanet etmek üzere açılan bir ihaleyi birisi alıyorsa ve iklim krizinin bu kadar yaygın olarak konuşulduğu bir dünyada, siz hala İstanbul’a ihanet etmeye devam edecekseniz ve bunun ihalesi açılacaksa, o ihaleye giren ağır bedeller ödeyecektir. Bunu herkesin bilmesini isterim. Dolayısıyla bu ihaleyi kimse girmeyecektir. Gönlünüz rahat olsun Sayın Başkan’ım.”

Okumak için tıklayın

Yerel

Beşiktaş’ta Cumhuriyet Coşkusu: ‘Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Demokrasi!’

Rıza Akpolat Cumhuriyet Bayramı Beşiktaş

Cumhuriyet Bayramı’nın 98. yıl dönümü Beşiktaş’ta büyük bir coşku ve sevinçle kutlandı. Ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle fener alayı gerçekleştiren vatandaşlar, Sertab Erener konseriyle bayram sevincini yaşadı.

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat “Cumhuriyet karanlığa ekilen bir yıldız gibidir. Değerlerimize sahip çıkmak, gelecek kuşaklara değerlerimizin mücadelesini taşımak zorunlu bir görevdir’’ dedi.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları Türkiye’nin her yerinde coşkuyla kutlandı.  Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı için ilk adımı attığı ve milli mücadelenin fitilini ateşlemek için yola çıktığı Beşiktaş’ta ayrı bir coşku vardı. Resmi törenle başlayan Cumhuriyet Bayramı sevinci Beşiktaş’ın bütün cadde ve sokaklarında gün boyu devam etti.

Beşiktaş Belediyesi’ne ait ses aracı Ata’mızın sevdiği parçaları ve marşları çalarak Beşiktaş’ın bütün mahalle ve sokaklarını dolaştı. İlçe sakinleri de ellerinde bayraklarıyla marşlara eşlik ederek bir kortej oluşturdu.

Yüzlerce Kişi Fener Alayına Katıldı

Akşam saatlerinde Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın da katılımıyla Şairler Sofası Parkı’ndan Barbaros Meydanı’na doğru Fener Alayı yürüyüşü gerçekleşti. Yürüyüş öncesinde folklor ekibinin zeybek gösterisi ilgiyle izlendi. Genci, yaşlısı,  çoluk, çocuk yüzlerce kişi ellerinde meşalelerle gecenin karanlığını aydınlatarak anons aracındaki marşlara eşlik etti ve hep bir ağızdan marş söyleyerek Barbaros Meydanı’na yürüdü. Meydanda bekleyen yurttaşlarla buluşan fener alayı Cumhuriyet coşkusunu en yükseklere taşıdı.

Başkan Akpolat: ‘Ortaköy Vadisi Projesini Hayata Geçireceğiz’

Beşiktaş’ta Yepyeni Bir Dayanışma Ağı: ‘Semt Kart Uygulaması’

Sertab Erener: ‘Biz Özgür Bir Ülkeyiz ve Öyle Kalacağız Yaşasın Cumhuriyet!’

Barbaros Meydanı’nda konser için sahneye çıkan sanatçı Sertab Erener ‘’ Yaşasın Cumhuriyet, 98’inci yılımızı kutluyoruz. Göğsümüzü kabarta kabarta kutluyoruz. Biz özgür bir ülkeyiz ve öyle kalacağız Yaşasın Cumhuriyet‘’ ifadelerini kullanarak herkesin Cumhuriyet bayramını kutladı.

Başkan Akpolat: ‘En Büyük Bayramımız Hepimize Kutlu Olsun’

Konser alanındaki yüzlerce kişinin bayramını kutlayarak sözlerine başlayan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ise “Beşiktaş her zaman olduğu gibi yine Cumhuriyet’e ve demokrasiye sahip çıkıyor” dedi.

Beşiktaş’ın en önemli özelliğinin Cumhuriyet’e bağlılığı olduğunu söyleyen Akpolat şöyle konuştu: “Cumhuriyet bizim en büyük bayramımız, en büyük kazanımımız, güvencemiz ve değerimizdir. Ulusumuzun kurucusu ve kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu topraklar bağımsız, insanı özgür, geleceği parlak olsun diye bize Cumhuriyet’i armağan etti. Bu paha biçilemez emaneti bize verenlere, bugünlere taşıyanlara, geleceğe aktaracak olanlara selam olsun. Atatürk, ‘Cumhuriyet en çok da kimsesizlerin kimsesidir’ diyerek aslında hepimizi anlatıyordu. En büyük bayramımız hepimize kutlu olsun.”

Beşiktaş Belediyesi Engelli Kediler İçin Rehabilitasyon Yuvası Açtı

Beşiktaş Belediyesi’nin Projeleri EUROCITIES’de Örnek Gösterildi

“Yaşasın Cumhuriyet, Demokrasi ve Atatürk’ 

Cumhuriyet’i karanlığa ekilen yıldıza benzeten Akpolat, “İnsanlığın en büyük devrimlerinden birinin mirasçılarıyız ama asla mirasyedi değiliz. Her adımımızı, her uğraşımızı Cumhuriyet’imizi büyütmek için harcıyoruz. Cumhuriyet karanlığa ekilen bir yıldız gibidir. Değerlerimize sahip çıkmak, gelecek kuşaklara değerlerimizin mücadelesini taşımak zorunlu bir görevdir. Çünkü geçmişi bilmeden özgür bir geleceğin inşası mümkün değildir. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın demokrasi, yaşasın Gazi Mustafa Kemal Atatürk” dedi.

Konser sonrası Sertab Erener ve ekibine verdikleri muhteşem konser için teşekkür eden Başkan Akpolat, Sertab Erener’e Tema Vakfı’na yapılan fidan bağışı plaketini takdim etti.

Okumak için tıklayın

Yerel

Başkan Akpolat’tan Davet: Beşiktaş’ta Cumhuriyet Bayramı Coşkusu Başlıyor

Rıza Akpolat

Beşiktaş Belediyesi, Cumhuriyet’in 98. kuruluş yıl dönümünü fener alayı ve Sertab Erener konseriyle kutlayacak. Kutlamalara Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da katılacak.

İstiklal mücadelesinin milli egemenlikle taçlandığı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Beşiktaş’ta gün boyu sürecek etkinliklerle kutlanacak. 28 Ekim Perşembe günü saat 13.00’da resmi tören ile başlayacak kutlamalar ilçenin tüm cadde ve sokaklarında anons araçlarından yükselecek marşlarla devam edecek.

Şairler Sofası Parkı’nda Meşaleli Yürüyüş

Saat 20.00’da binlerce vatandaş Şairler Sofası Parkı’nda fener alayı için bir araya gelecek. Beşiktaşlılar ellerinde meşaleler ve Türk Bayrakları ile marşlar söyleyerek Belediye Başkanı Akpolat ile Barbaros Meydanı’na yürüyecek.

Sertab Erener 29 Ekim’de Beşiktaş’ta Sahne Alacak

Fener alayı sonrası 21.00’da Türk pop müziğinin güçlü seslerinden Sertab Erener, Barbaros Meydanı’nda, Beşiktaş Belediyesi’nin Cumhuriyet Bayramı’nın 98. yılına özel düzenlediği konserde İstanbullularla buluşacak. Sevilen şarkılarını geceye özel olarak seslendirecek ünlü sanatçı Sertab Erener ile birlikte vatandaşlar Cumhuriyet Bayramı coşkusunu doyasıya yaşayacak.

Beşiktaş Belediyesi Engelli Kediler İçin Rehabilitasyon Yuvası Açtı

Sertab Erener Beşiktaş Cumhuriyet Konser ‘Cumhuriyetimize ve Büyük Atatürk’ün Bütün Mirasına Sahip Çıkmak Zorundayız’

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın Beşiktaş’ta coşkuyla kutlanacağını vurgulayan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat şunları söyledi: “Ülke olarak zor zamanlardan geçiyoruz. Bu ağır atmosferde umudumuzu diri tutmak, gelecek güzel günlere olan inancımızı korumak için Cumhuriyetimize ve Büyük Atatürk’ün bütün mirasına sahip çıkmak zorundayız. Ulusumuzun yeniden güçlü bir şekilde ayağa kalkması için daha fazla dayanışma ve birlik beraberlik içinde olmak durumundayız.

Bu yıl Cumhuriyet Bayramı’nı coşkuyla kutlayıp güzel günlere olan inancımızı güçlendireceğiz. Herkesi Beşiktaş’ta Cumhuriyetimize sahip çıkmaya, Bayramımızı coşkuyla kutlamaya davet ediyorum.”

Beşiktaş’ta Yepyeni Bir Dayanışma Ağı: ‘Semt Kart Uygulaması’

Okumak için tıklayın

Gündem

İmamoğlu Diyarbakır’da Coşkuyla Karşılandı: ‘Barışa ve Kardeşliğe İhtiyaç Var’

Ekrem İmamoğlu Diyarbakır

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sanatçı Ahmet Güneştekin’in, ‘Hafıza Odası’ isimli sergisinin açılışı için Diyarbakır’a geldi. Açılış öncesinde gazetecilere değerlendirmede bulunan İmamoğlu, “Umarım bu sanat adımları, özellikle son yıllarda farklı sebeplerle, farklı vesilelerle yorulan ve gerçekten ne yazık ki bir takım olumsuz olaylarla, olumsuzluklarla anılan Diyarbakır’a başka bir sayfa ve pencere açar. Çünkü ülkemizin her noktasında en üst seviyede huzura ihtiyaç var, barışa, kardeşliğe ihtiyaç var” dedi. 

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Elazığ ziyaretinin ardından, eşi Dilek Kaya İmamoğlu ile birlikte Diyarbakır’a geçti. İmamoğlu çiftini, kalabalık bir vatandaş topluluğu, Ergani ilçesi girişinde davul-zurnayla karşıladı. Vatandaşların fotoğraf çektirme isteklerini yerine getiren İmamoğlu, “Bu bir, Diyarbakır ya da Ergani ziyareti değil. Ergani ve Diyarbakır’a ayrıca geleceğiz” dedi.

Ergani’den il merkezine geçen İmamoğlu, Hazreti Süleyman Caddesi üzerinde faaliyet gösteren esnafa, ziyaretlerde bulundu. Esnaf ziyaretlerini, vatandaşların yoğun ilgisi altında güçlükle tamamlayan İmamoğlu çiftine bir dükkanda, kentin ünlü tatlısı burma kadayıf ikram edildi. Ziyaret sırasında bir gencin İmamoğlu’na, “Z kuşağı sizinle” şeklinde seslenmesi dikkat çekti.

İBB’nin Gıda Strateji Belgesi Taslağında Gıda Egemenliği ve İklim Krizi Vurgusu

İmamoğlu: ‘Elazığ’da Güzel Bir İşe İmza Attık’

İmamoğlu, Diyarbakır Ticaret Odası yöneticileriyle yapacağı toplantı öncesinde basın mensuplarına kısa bir değerlendirmede bulundu. “Çok hayırlı bir iş için bölgedeyim” diyen İmamoğlu, “Elazığ’da güzel bir işe imza attık. Geçen yıl Elazığ depreminde, ne yazık ki biliyorsunuz, ciddi bir hasar gördü Elazığ ve orada bir girişimde bulunmuştuk. Hem bakanlık hem valilik tarafından onay geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde oy birliğiyle karar alındı ve ismi Gazi Anadolu Meslek Lisesi olan lisemizin yeniden yapılması konusunda dün bir protokol imzaladık. Ve start verdik. Hızlı bir şekilde, özellikle Elazığ’ın geçmişinde de eğitim yaşamında çok ciddi katkıları olan bu eğitim kurumunu gerçekten farklı bir mimari kimlikle ve de eğitime büyük katkı sunacak bir biçimde laboratuvarları, atölyeleriyle beraber, İstanbul halkı adına büyük hasar görmüş, büyük zarar görmüş olan Elazığ’a destek amacıyla harekete geçireceğiz” ifadelerini kullandı.

‘Ülkemizin Her Noktasında Huzura, Barışa, Kardeşliğe İhtiyacı Var’

Diyarbakır’a, sanatçı Ahmet Güneştekin’in, “Hafıza Odası” isimli sergisinin açılışı için geldiğini aktaran İmamoğlu, şunları söyledi: “Çok özel bir çalışması, bugün hakla buluşacak ve uzun bir süre de aslında halkla buluşmaya devam edecek. Bu anlamda, bu serginin açılışına katılma konusunda hem bu sergi sürecine katkı sunan destek olanları da alkışlamak hem de bir parçası olarak da burada bulunmaktan keyif duyacağım. Umarım bu sanat adımları, özellikle son yıllarda farklı sebeplerle, farklı vesilelerle yorulan ve gerçekten ne yazık ki bir takım olumsuz olaylarla, olumsuzluklarla anılan Diyarbakır’a başka bir sayfa açar, başka bir pencere açar. Çünkü ülkemizin her noktasında en üst seviyede huzura ihtiyaç var, barışa, kardeşliğe ihtiyaç var. Bu manada Diyarbakır da bu noktalardan, bu illerden bir tanesi. Bu yönüyle sanatın içinde olması ve kadim kültür kenti olan Diyarbakır’ın bu anlamda bu derinliğinden gelen hafızalarıyla anılmasının, bu sanat deneyimi açısından da kıymetli bir mesaj olacağını düşünüyorum. Bugün burada bulunmak, bu anlamda bulunmak, benim için büyük bir keyif.”

İmamoğlu: ‘Umarım Asırlık Cumhuriyetimize Layık Bir Nesil Oluruz’

‘Elazığ’da Ziyaret Talebimize Olumlu Dönüş Yapılmadı’

İmamoğlu, burada, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtladı. Gazetecilerin soruları ve İmamoğlu’nun sorulara verdiği yanıtlar şöyle oldu:

-Valilik ve belediye ziyaretiniz olacak mı?

“Ben tabii siyasi bir takım gezilerimde, mutlaka valilik ve belediye ziyaretleri yapıyorum. Ama örneğin Elazığ’a talebimiz oldu hem valilikten hem belediyeden. Ki zaten protokolü de valilikle yapıyorduk ama kendileri katılmadılar. Ziyaret talebimize de olumlu dönüş yapılmadı. Bu yönüyle süreç orada o şekilde tamamlandı. Ama Diyarbakır ziyaretimiz, bir sanat etkinliğine katılımdır. Bu yönüyle herhangi bir talepte bulunmadık. Yoksa gittiğim her şehirde o şehirde, o şehrin belediye başkanı ya da elbette ki devletimizin temsilcisi olan valiliği mutlaka ziyaret ederim ve de bunu kendime bir sorumluluk olarak kabul ederim. Her ne kadar talep ettiğimiz neresi olursa olsun, çok da karşılık bulmadıysa da bu alışkanlığıma, bu sorumluluğuma devam edeceğim. Her gittiğim yerde bu talepte bulunacağım. Ama bugün böyle bir talepte bulunmadım. Zaten kısıtlı bir zaman dilimim var. Birazdan burada Ticaret Odası’yla çok değerli olduğunu düşündüğü bir sohbetimiz olacak -ki serginin de düzenleyicisi malumunuz Ticaret Odası- onun misafiri de sayılırız. Sonrasında beraber sanat etkinliğine geçeceğiz.”

‘Ülkenin Yüzde 75’i Mutsuz’

-Gittiğiniz illerde çok yoğun ilgiyle karşılanıyorsunuz. Bu durum siyasi kariyerinizde fikir değiştirmenize bir etken olacak mı? Anketlerde ve araştırmalarda Cumhurbaşkanlığı adayı olmamız isteniyor. Siz bir açıklama yapmıştınız, hala aynı görüşte misiniz? Hala belediye iyi bir belediye başkanı mı olmak istiyorsunuz?

“Kesinlikle öyle. Bana gösterilen ilgi, benim için en üst seviyede sorumluluğuma katkı sunan, beni motive eden bir deneyim oluyor aslında. Her gösterilen ilgi, ‘Ben daha fazla görevimi iyi yapmalıyım. Milletimize, 84 milyon vatandaşımıza ve aynı zamanda elbette ki İstanbul’umuza bu anlamda en faydalı işleri yapmalıyım’ sorumluluğuyla doluyorum. Öyle ifade edeyim. Günün sonunda siyasal süreçte bunlar tartışılabilir, konuşulabilir ama şunu ifade edeyim: Bugün Türkiye’nin, en üst seviyede ittifak ruhuyla, günün sonunda en doğru kararı vererek, bugün, bana göre ülkenin en az yüzde 75’inin mutsuz olduğu… Niye ‘Mutsuz olduğu’ diyorum? Ekonomik olarak araştırmalar, yüzde 75-80 düzeyinde. Adaletle ilgili araştırmalar, yüzde 75-80 düzeyinde. Eğitimle ilgili, yüzde 75-80 düzeyinde bir mutsuzluk söz konusu. Bu kadar mutsuz olan bir topluma karşı, siyasi anlamda muazzam bir ittifakla süreci başarıya eriştirmek ve bu düzenin değişmesini sağlamak ülkemiz için hayır olacaktır. Ve bütün o kötü gidişlere son verecek ve geleceğe dönük de muazzam bir başlangıç yapacaktır. Diğerleri detaydır. Ve bence şu an motivasyon bu olmalı. Zaten görevimi iyi yapan bir Belediye Başkanı olduğum takdirde… İstanbul Türkiye’nin en büyük kenti, dünyanın en özel kenti. 80 ilin karma bir kentidir İstanbul. 20 milyona yakın insan, orada aktif yaşam içerisinde. Onlara insan ayrımı yapmaksızın, yaşam biçimi ayrımı yapmaksızın, etnik köken ayrımı yapmaksızın, inanç ayrımı yapmaksızın, eşit seviyede bir yönetim anlayışını ortaya koyduğumda, zaten bu en üst seviyede ittifak ruhuna en güzel hizmeti yapmış olacağım. Şu an odaklandığım tek mevzu bu.”

Okumak için tıklayın

Öne Çıkan Haberler