Bizi Takip Edin

Yazarlar

Devlet, O Tomrukların Altında Kaldı; Siz Farkında Değilsiniz!

Barış Tınay

Barış TINAY | Ülkemizde doğa olaylarının, insan eli ile afete dönüştüğü durumlarda; önce ‘kader’ denir, sonra ‘siyaset yapmayın’ eleştirileri gelir, en sonunda da toplumun önüne bir suçlu atılır. Bu hep, böyle süre gelmiştir. O suçlu da genelde, kurulmuş olan rant zincirinin en zayıf halkası olur. Bazen bir müteahhit, bazen bir iş güvenliği uzmanı, bazen de bir mühendis… Tabi ki bu kişiler suçsuz değil, lakin tek suçlu da değiller.

70’in üzerinde vatandaşımızın yaşamını yitirdiği Bozkurt’un acısı, hepimiz için hala çok taze. Günler geçmesine rağmen sebepler, sebep olanlar hala konuşulmuyor. Hatta asıl failleri gizlemek için olsa gerek, ‘cambaza bak, cambaza bak’ yapılıyor. Kimse dere yatağına tomruk deposu yapan katil kim, buna göz yuman katiller kim diye sormuyor. Karadeniz’de hala birçok sahil, tomruklarla kapalı. Tomruklar arasından hala ceset çıkıyor. Görülmüş şey mi bunlar? Kimse bunları niye konuşmuyor? İktidar, yandaş basını ve trolleri ile PR çalışması peşinde koşuyor. Ne olursa olsun, yeter ki iktidarın algısına halel gelmesin!

‘İktidar Politikaları, Her Doğa Olayının Afete Dönüşmesine Neden Oluyor’

Barış Tınay: ‘Karadeniz’i İmar Rantı ile Boğdular’

Bozkurt’un imar planını, gerçek bir bilim insanına gösterseniz, gelebilecek felaketi gözlerindeki dehşetten rahatlıkla görebilirsiniz. Ya da geçelim bilim insanını, yöre halkından yaşça büyük birine gösterseniz, ‘Aman ha, dere yatağına hiç ev yapılır mı’ der. Sadece Bozkurt değil ki, Karadeniz’in birçok bölgesi, Bozkurt gibi yok olma riski taşıyor. Önce Karadeniz’i sahil yolu projesi ile denizinden kopardılar. Sonra imar rantları ile yeşilini betona gömdüler. Maden şirketlerine ağaçlarını kestirdiler, topraklarını kuruttular. HES’lerle en küçük derelerini bile acımadan boğdular. Birçok yerleşim yeri de hali hazırda felaketlere çoktan davetiye çıkarmış durumda, sadece ilahi zamanını bekliyor.

Bozkurt’a geri dönelim. Şu basit soruyu bile sormayacak mıyız? Bunca ölümün, acının, yok oluşun sorumluları kim? Bu insanları sel mi öldürdü gerçekten, yoksa selleri afete dönüştüren, işlerini doğru yapmayan rüşvetçi, liyakatsiz, partili kamu görevlileri mi? Gidin Bozkurtlulara bir sorun bakalım, ne diyecekler?

‘Türkiye Yönetilmez, İdare Edilir’

Sadece yaşadığımız bu sel felaketi değil; ülkemizde genel olarak asıl sorumlular, failler hiç yargılanmaz. Yargılansa da o davalar zaten hiç bitmez. ‘Türkiye yönetilmez, idare edilir’ diye Süleyman Demirel’in veciz bir sözü vardır. Gerçekten doğrudur. Yoksa yaşanılan bunca acı, felaket, tekerrür eder miydi? Aynı yanlışlarda, bu kadar ısrar edilir miydi? Göz göre göre oluyor her şey ve hepimiz sadece izlemekle yetiniyoruz. Yarın yine seller, depremler, kaza altında katliamlar olacak; yine afet denecek, yine devletimiz ayakta nutukları atılacak ve birçok insanın canı, umudu, yarınları kaybolup gidecek. Bakın, Giresun Dereli’ye. Geçen seneki sel felaketinde 11 vatandaşımız hayatını kaybetti, dere yatağına yapılan tüm evler yıkıldı. Şimdi aynı yere, aynı dere yatağına, hiçbir şey yaşanmamış gibi, devlet eliyle yeni evler dikilmiş. Yandaş haberciler övgüyle fotoğrafları servis ediyor. Kalanlar da ölsün istiyorlar, demek ki. Şimdi burada tekrar sel felaketi yaşansa, bu afet midir cinayet midir?

Bozkurt ilçesinin yok olmasında; dere yatağını yerleşime açanların, buralara imar izni verenlerin, mimari projesini onaylayanların, zemin etüdü raporunu hazırlayanların, inşaat ruhsatı verenlerin, denetim görevini hakkı ile yapmayanların suçu yok mu? En büyük suçlu onlar değil mi? Neden yargılanmıyorlar? Neden haklarında tek bir soruşturma bile açılmıyor? Olayı yine bir müteahhitin üstüne atıp, köşelerine çekildiler. Nasılsa dokunulmayız diyerek, katliam projelerine imza atıyorlar. Yazık değil mi bu ülke insanına?

‘Pakdemirli’nin Birazcık Onuru Varsa İstifa Eder!’

Devlet Niye Var Ki?

Vatandaş dere yatağına ev yapmak isterse, devletin ‘burası dere yatağı, buraya imar yapılamaz’ demesi gerekir. Vatandaşın hata yapmasını, suç işlemesini devlet görevlileri yasalar ile engelleyecek. Yoksa devlet niye var ki? Şimdi bu kadar önlem almamış, denetim yapmamış, hukuksuzluklara göz yummuş, görmezden gelmiş ve üstüne bunca ölüme sebebiyet vermiş, bir kamu görevlisinin bile yargılanmadığı Bozkurt felaketi, sonraki felaketlerin yaşanmaması için bir milat olabilir mi? Devlet ayakta diyorlar, devlet o tomrukların altında. Denizin en dibinde, siz farkında değilsiniz.

Hepimiz biliyoruz ki 3 gün sonra Bozkurt da unutulacak, gündem değişecek ve halk kendi kaderi ile baş başa kalacak. Sorumlular unutulduk diyerek, rahatça koltuklarına serilecek. İzmir depremini bugün kaçımız hatırlıyoruz? Sahi ne oldu 37 kişiye mezar olan Rıza Bey Apartmanı davası? Ne oldu o apartmana izin veren kamu görevlileri? Biz unuttukça, onlar can almaya devam edecek.