Bizi Takip Edin

Yazarlar

Orman Yangınlarının Ekolojik Yıkımlarını Nasıl Tersine Dönüştürebiliriz?

k2haber Ayhan küyük orman yönetimi yangın

Büyük orman yangınlarından sonra orman yönetiminin en önemli görevi; bir yandan tüm canlılar için habitat ortamlarının yeniden oluşturmak, diğer yandan da bozulan toprak, su ve bitki dengesini onarmaktır.

AYHAN KÜYÜK | Orman yangınlarından hemen sonra gerek kamuoyu baskısı gerekse de orman idaresinin isteği ile yanan arazinin yılI içerisinde ağaçlandırılması öngörülmektedir. Bunun için yanık sahadaki yanmış ağaçlar hızla kesilip ve akabinde makineli toprak işlemesi ile saha ağaçlandırılmaya hazır hale getirilmektedir.

Ormanların, besinlerinin çoğunu barındırdığı toprağa dikkat etmek gerekir. Eğer ormanları yeniden oluşturulurken kullanılan operasyonlar, erozyonu veya toprak kaybını hızlandırırsa, ormanların yenilenmesi için gerekli olan kritik besinlerin kaybolacağını bilinen bir gerçektir.

Yanan ormanlar cansız alanlar olarak görüldüğü sürece, yanan ağaçların parasal getirisi hiç kuşkusuz cazip bir seçenek olacaktır. Böylece yanmış ormanları ‘harap orma’n olarak gören bu görüşü satın alırsanız, yangının yol açtığı kayıpları azaltmanın bir yolunun, yanan ağaçların kesilerek ekonomik bir girdi sağlamak tek bir yol olduğu görüşü hakim olur. Ekonomik değerinden yararlanmak için ölü ahşabı kesmekle, odun endüstrinin ihtiyacı karşılanabilir. Meseleye bu açıdan bakanların yanık ağaçların çıkartılmasının ekolojik fayda sağlamadığını, sadece ekonomik fayda sağladığı görüşü hakimdir.

Oysa yanmış ağaçlarının çıkartılması, habitatı iyileştirmez. Sadece yanmış ormanın ortadan kaybolmasını hızlandırır. Yanık sahalar kırılgan ekosistemlerdeki, en kırılgan anlardır ve oraya ağır makinelerle girip kütükleri kaldırmak muhtemelen yapılabilecek en zarar verici şeydir.

Ayhan Küyük yazdı: Orman Yangınları Nasıl Önlenir?

Peki Bu Ekolojik Yıkımı Nasıl Tolere Edebiliriz?

Dünyada birçok yangın ekolojisti, büyük, şiddetli yangınlar hakkında uzun zamandır alternatif bir bakış açısına geliştirmeye çalışıyor. Yanmış alanları kesmenin parasal değeri olsa da, bilim adamları onları kendi haline bırakmanın da önemli ekolojik değeri olduğuna dikkat çekiyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde bir yangın ekoloğu ve bir orman araştırma ve koruma kuruluşu olan John Muir Projesi’nin direktörü Chad Hanson, ölü ağaçları bırakmanın ekolojik olarak daha sağlıklı olduğunu öne sürdü.

Ormanları yok eden bu yangınlar, yeşil bir ormanın karanlık gölgesinde meydana gelen canlı yaşama benzemeyen bir ekolojik faaliyet çılgınlığına (yeni bitkiler, mantarlar, böcekler, amfibiler, kuşlar ve memelilerden oluşan bir kargaşa) yol açar. Bu orman karmaşıklığı bir çok tür için uygun habitat yaratır.

Yangın sonrası orman tabanında bir kül yığınından çok daha fazlası olduğunu anlamak için yanmış bir ormana sadece bir ziyaret yeterlidir. Yanmış bir orman, kapısı ardına kadar açık olan bir banka kasası gibidir. Ateş, bir ağacın kimyasal savunmasını devre dışı bırakır, ancak besleyici iç kısmına zar zor dokunur. Kurutulmuş kabuklar olmaktan çok, ateşle öldürülen ağaçlar o kadar yalıtılmıştır ki, yangından bir yıl sonra bile iç kabuğundan su sıkabilirsiniz.

Yanan ormanların yeniden gençleştirilmesi, topraktaki besin kaybının sınırlandırılmasına bağlıdır. Eğer yanmış ağaçları yanık sahadan çıkarırsanız, tüm bu özel şeyler yok olur. Yangın sonrası oluşan toprak diri örtüsü ve çalı tabakası, sıklıkla yanan alanların tipik özelliğidir. Bu çeşitli bitki örtüsü modeli, bazı ötücü kuşlar ve orman kuşları ve bıldırcınlar için koruyucu örtü ve bol miktarda böcek sağlar.

Orman Yangınında Yanan Ağaçların Kökleri Filizlendi

Tüm Yanık Ağaçları Kesmeye Yönelmek Ekosisteme Fayda Getirmez

Banka kasası açıkken, tüm böcekler içeri akın eder. Bir grup böcek, bir orman yangınını daha soğumadan kolonileştirmek için özel ısıya duyarlı organlar kullanır; başka bir tür duman bulutlarını takip ederek aynı şeyi yapar.

Ateş, orman zeminindeki yaprak döküntülerinin çoğunu yakar ve böcekleri ve tohumları açığa çıkarır. Birçok yaban hayatı türü, yeni elde edilebilen bu yiyeceklerle beslenmek için yakın zamanda yakılan alanlara taşınır. Bu, dünyada başka hiçbir habitata benzemeyen bir habitattır.

Kısa vadede yanık ağaçlar devrilmeye başlayana kadar orada olmayacak bir yaşam alanı yaratabilir. Devrilen ağaçlar, yiyecek aramalarının çoğunu havada böcekleri yakalayarak yapan bu ağaçkakanlar için hava sahasını açar. 10 ila 30 yıl içinde bu koşullar orman yangını tarafından kendi kendine yaratılan bir durumdur.

Hem Ekonomik Hem De Ekolojik Davranmış Oluruz

Ölü ağaçların yüksek dallarına yuva yapan Kızıl başlı Ağaçkakanlar, bir yangının bir orman parçasını harap etmesinden sonra yerel bir nüfus patlaması görebilir. Böcekler yumurta bırakır ve larvaları görünürdeki her şeyi yiyerek ağacın içinden geçer. Yırtıcı böcekler ve parazit yaban arıları larvaları beslemek için akın eder ve besin ağı oradan çıkar.

Bu yiyecek akışı, ağaçkakanları, sinekkapanları, ardıç kuşlarını, kırlangıçları ve ispinozları getirir. Kara sırtlı bir Ağaçkakan, civcivlerine böcek larvalarından oluşan bir yemek taşır. Kara sırtlıların en iyi bilinen ateşle ilişkili kuş türleri olmasına rağmen, diğer birçok kuş da yanmış ormanları kullanır. Özellikle ağaç kırlangıçları kadar başka hiçbir kuş şiddetli bir şekilde yanık ağaçtan hoşlanmaz. Bir ağaç yanmış, tamamen siyah olduğunda, buna bayılıyorlar.

Yangın geçiren sahalardan yapılacak tüm yanık ağaç kesmeye yönelik çalışmaların ekosisteme çok faydalı olacağı düşüncesinde değilim. Bu doğayı kucaklayan bir şey değil. Ancak ekonomi ile ekolojiyi birleştirebiliriz. Belli mesafelerde küme şeklinde ve dere yataklarında kuşlarının ve diğer yaban hayatının barınacağı ve besleneceği ortamlar meydana getirebiliriz. Bunu nasıl yapacağımız konusunda biraz dikkatlı olabilirsek, hem ekonomik hemde ekolojik davranmış oluruz.

‘Ören’den Başlayın, Bodrum’a Kadar Bir Tane Yeşil Alan Kalmadı’