Bizi Takip Edin

Ekoloji

Su Yönetimi Uzmanı Dr. Akgün İlhan: ‘Su Hakkı, Bir İnsan Hakkıdır’

Akgün İlhan Su Yönetimi Su Hakkı

Su Yönetimi Uzmanı Dr. Akgün İlhan, K2 TV’ye konuk oldu. İnsani su kullanım hakkının önemini anlatan İlhan, Türkiye’nin 2050 yılında ‘Su Fakiri’ ülkeler kategorisine girebileceğini belirtti.

K2 HABER | İstanbul’da son dönemde yaşanan insani su kullanım hakkına ilişkin tartışmalar, geçtiğimiz günlerde Meclis gündemine de taşınmıştı. Anayasa’da su hakkının, insan hakkı olarak belirtilmesi için bir kanun önerisi verildi. İnsani su kullanım hakkı, Türkiye’de çok uzun zamandır tartışılan bir konu.

Türkiye’de su yönetimi denildiğinde akla gelen ilk isimlerden olan Su Yönetimi Uzmanı ve Su Aktivisti ve Açık Radyo’da devam eden Sudan Gelen (programının yapımcısı Dr. Akgün İlhan, insani su kullanım hakkını, dünyada yaşanan su krizini ve Türkiye’nin su politikalarını, K2 Haber’den Şahin Ateşoğlu’na yorumladı.

Yeşiller Partisi: ‘Türkiye’yi Ekokırıma Sürükleyen Politikalardan Vazgeçin’

Akgün İlhan: ‘İklim Değişikliği ile Sudan Yararlanma Oranımız Azalacak’

Türkiye’nin bu kafayla belki 2050 yılından da önce ‘Su Fakiri’ kategorisine düşeceğini belirten Dr. Akgün İlhan, Türkiye’nin kapsamlı bir su kanunu hazırlaması gerektiğini belirterek; “1960 yılında 4000 m3 civarında, yıllık kişi başına düşen su miktarı vardı. Şimdi, 60 yıl sonra 1340 m3’e düşmüşüz. Böyle giderse belki 2050’den de önce, su fakiri ülke dediğimiz, 1000 m3’ün altına düşeceğiz. Suudi Arabistan, Katar gibi ülkelerle aynı kategoride yer alacağız. Bizim daha büyük sorunumuz var. Suyumuzun miktarı azalmasa bile, iklim değişikliği ile birlikte bizim bu sudan yararlanma oranımız azalacak. Barajlarda toplayamadığımız, toprağı besleyemeyen bir yağış rejimi ortaya çıkıyor. Çok aşırı ve kısa süre içerisinde, büyük miktarda su yeryüzüne iniyor ve ondan faydalanamıyoruz. Ne yeraltı sularını besliyor topraktan geçerek, sadece erozyona neden oluyor. Bir yandan barajlarda toplanamıyor. Faydalanamıyoruz yani, miktarda takılmamamız gerekiyor. Bir de bunun üzerine biz sularımızı kirletiyoruz da. 112 milyar m3’ün temiz olması gerekiyor. Bir kirlenme söz konusuysa ki zaten öyle, o suyu temizlemek çoğu zaman mümkün değil. Mümkün olduğu durumlarda da çok masraflı, bu da işte su fiyatlarına sirayet ediyor, yükseltiyor demektir.”

‘Yeşiller Partisi, Önemli Bir Muhalefet Alanını Tutuyor’