Bizi Takip Edin

Ekoloji

Hidrobiyolog Levent Artüz: ‘Şu An Marmara Denizi Yıkılmış Bir Bina Gibi’

Çevre Mühendisleri Odası Deniz Salyası Müsilaj

Marmara Denizi’nde biyoçeşitliliğin dibe vurduğunu belirten hidrobiyolog Levent Artüz, ‘Bu seneki manzarayı aracağız’ açıklaması yaptı.

Yeni Yaşam Gazetesi’nde yer alan habere göre; Marmara Çevresel İzleme Projesi (MAREM)  kapsamında Marmara Denizi genelinde toplam 200 istasyon ve 450 farklı noktada araştırma yapıldı. 28 Ağustos’ta Tekirdağ Mürefte Limanı’ndan başlayan çalışmalar 4 Eylül tarihinde tamamlandı. Çalışmada müsilajın oluşumu, son durumu ve ekosisteme bıraktığı etkiler araştırıldı. Bu kapsamda Marmara Denizi’nin her yeri inceleme altında alındı.

Çalışmaya MAREM Proje Lideri Hidrobiyolog Levent Artüz, MAREM Proje Koordinatörü Bülent Artüz, Prof. Dr. Bahattin Yalçın, Prof. Dr. Dumrul Gülen, Prof. Dr, Celal Kurtuluş Buruk ve Dr. öğretim üyesi Aydın Dönmez katıldı.

Levent Artüz: ‘Müsilaj Kaybolmadı’

Levent Artüz, çalışma sonuçlarını açıkladı. Artüz, müsilajın kaybolmadığını belirterek, “Marmara Denizi’nde müsilaj duruyor ama şekli farklı. Doğal olarak ufak bir kısmı bakteriyolojik olarak parçalanıyor. Ama bu kadar büyük bir kitleyi parçalayacak bakteriler ileride ikinci bir sorunu yaratacaktır. Çünkü müsilaj yok olduğunda geriye çok ciddi bir bakteri biyokütlesi kalacak” diye konuştu.

DOSYA HABER | ‘Marmara Denizi, ‘Hayalet Deniz’ Olabilir!’

‘Sorun Müsilaj Değil, Kirlilik’

‘Marmara Denizi artık deniz rengi değil, gri bir renk oldu’ diyen hidrobiyolog Levent Artüz, biyoçeşitliliğinde tamamen dibe vurduğunu kaydetti. Artüz, “Normal kirlenmenin dışında çok ciddi renk değişimleri söz konusu. Şu an Marmara Denizi yıkılmış bir bina gibi. Ancak sorun müsilaj değil asıl sorun Marmara Denizi’nin kirletiliyor olması” dedi.

‘Bu Seneki Manzarayı Arayacağız’

Hidrobiyolog Levent Artüz, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu seneki manzarayı arayacağız, bundan sonraki felaket müsilajı arttıracak nitelikte olacak. Balıkçılık sezonu açıldı. O kadar uzun bir av yasağından sonra neredeyse sıfır balığa sahibiz. Marmara Denizi’nin kirletilmesi devam ettiği sürece her sene göreceğimiz felaket bir sonrakini aratacak nitelikte olacak. Bu felaketler gün geçtikçe büyüyecek. Sorun müsilaj değil, sorun Marmara Denizi’nin su kütlesinin kirli olması. Bu kirliliğin önlenmesi lazım. Bugüne kadar Marmara Denizi’ni biz mahvettik. Ama doğa şiir ya da şarkılardaki gibi değil. Doğa acımasız. Doğa yoluna devam edecek ve önüne çıkan engelleri ortadan kaldıracak. Şu an doğaya engel olan şey insanoğlu.”

Marmara Denizi’ne Akan Atıkları Temizlemeden Müsilajdan Kurtulamayız