Bizi Takip Edin

Ekoloji

Yeşil Dolandırıcılık Greenwashing Nedir?

greenwashing nedir barış Tınay

Greenwashing nedir? Küresel İklim Grevi’nin kapanışında genç iklim aktivistlerinden Duru Barbak çok etkili bir konuşma gerçekleştirdi. Barbak konuşmasının satır arasında, “iklim hareketini ‘çevreci’ imajı vermek uğruna kullanan şirketler” ifadesi ile şirketlere de güzel bir mesaj gönderdi. Peki, bu mesaj neden önemliydi?

Son dönemde birçok reklamda, ‘çevre dostu’ imajına sığınan ürün/hizmet pazarlamalarına denk geliyoruz. Tahmin edeceğiniz üzere, bu şirketlerin birçoğu, iklim krizini yaratan sistemin dişlileri. Kapitalizm dediğimiz olgunun, sadece iyi birer örnekleri.

Türkiye’de Ekoloji Mücadelesi Artık Daha Örgütlü

Greenwashing Nedir?

Batı’da yeşil güzellemeli ürün pazarlama aldatmacasına, Greenwashing deniyor. Bu kavram Türkçede yeşil aklama, yeşil yıkama ya da yeşil boyama gibi isimlerle anlatılıyor. Aslında bir nevi yeşil dolandırıcılık da diyebiliriz. Peki, nedir tam olarak bu Greenwashing? Bir şirketin, işletmenin ya da markanın ürünlerinin, uygulamalarının ‘çevre dostu’ olduğuna, halkı ikna etmek için kullandığı bir tür aldatıcı pazarlama türüdür. Kavram ilk olarak, 1980’li yıllarda Amerikalı çevre aktivisti Jay Westervelt’in ziyaret ettiği bir otelde, çevreyi kurtarmak için konukların havlularını yeniden kullanmalarını isteyen işaretler olduğunu fark etmesiyle ortaya çıkıyor. Otelin çevre duyarlılığı, sadece yıkama maliyetlerini azaltma isteğinden kaynaklanıyordu.

Malum günümüzde büyük büyük şirketler, ‘yeşil ekonomi, sürdürülebilirlik, çevreye duyarlı, geri dönüşüm, sıfır atık’ gibi kavramları kullanmakta pek bir hevesli. Tabi bu heves tamamen duygusal, yani arka planda salt ticari kaygılar yatıyor. Peki markalar bunu neden yapıyor? Çünkü son araştırmalara göre Z kuşağının etik olarak gördüğü (çevre dostu, LGBTİ+, sosyal adalet, ırkçılık ile mücadele vb.) şirketlere ve markalara para harcama olasılığının daha yüksek olduğu belirtiliyor. Bu da gezegeni değil, sadece karını düşünen markaları yeşil dolandırıcılığa yönlendiriyor. Yani Z kuşağı sadece oy olarak politikanın değil, tüketici olarak şirketlerin de ana gündemini teşkil ediyor.

Greenwashing Örnekleri

En bilinen greenwashing örneği, Volkswagen’e ait olan Dieselgate skandalıdır. ABD Çevre Koruma Ajansı, 2015 yılında Volkswagen araçlarının emisyon test sonuçlarının gerçeği yansıtmadığını belirledi. Bunun üzerine Volkswagen, çevre farkındalığı yüksek tüketicileri kendine çekebilmek için emisyon test sonuçlarında yazılımsal oynama yaptığını itiraf etmek durumunda kaldı. Araçlarını ‘çevre dostu’ olarak sunan ve tüketicileri kandıran Volkswagen, kamuoyundan özür dilemişti.

Dünyada en yüksek karbon ayak izi bırakan ve iklim krizinin baş sebeplerinden biri olan hayvancılık sektörü de greenwashinge en çok başvuran sektörlerin başında geliyor. Misal süt endüstrisi oldukça vahşi bir sömürü düzeni olmasına rağmen, neredeyse tüm süt firmalarının reklamları çevreyi ve doğal yaşamı koruyan, ‘mutlu hayvanlar çiftliği’ konsepti ile sunuluyor. Doğaya verdikleri büyük zararı; yüzdesi bile bilinmeyen, geri dönüştürülebilir plastik ambalajları ve reklam güzellemeleri ile aklamaya çalışıyorlar.

Güncelden bir örnek olarak, bir deterjan firması, denizden plastik atık toplama kampanyası düzenliyor. Neredeyse her gün, ekranlarda bu reklamları görüyoruz. Peki bu deterjan firması, kimyasal atıklarını nasıl arıttığını ya da nasıl depoladığına dair bir bilgi paylaşıyor mu? Elbette ki hayır ama ‘çevre dostu’ görünmenin, marka değerini güçlendireceğini yani yeşil dolandırıcılığın etkisini iyi biliyor.

Bir diğer kavram olan ‘Dolaylı Greenwashing’ ise neredeyse tüm market raflarında karşımıza çıkıyor. Doğal, organik ya da çevre dostu olmayan ve bu konuda herhangi bir bilgiye de yer vermeyen şirketlerin, ürün ambalaj ve satılma şeklini yeşil, ağaç vb. doğallıklar ile bezeyerek, tüketicinin algısı ile oynamaktadır.

‘Erdoğan’ı Birden Çevreci Yapan Neden Tamamen Duygusal’

Politik Greenwashing’e Yerli ve Milli Örnek: AKP

Greenwashing’in sadece şirketlere özgü bir aldatmaca olduğunu da düşünmeyelim. Belki de bu aldatmacayı en sık, politika alanında görüyoruz. Bunun için elimizde çok iyi, yerli ve milli bir örnek bulunuyor. Ülke doğasını 20 yılda talan eden, şehirlerini betona boğan, ormanlarını maden şirketlerine peşkeş çeken, ekokırım suçuna her gün yeni ve orijinal vakalar ekleyen AKP iktidarının, kendini Türkiye Cumhuriyeti’nin en çevreci iktidarı ilan etmesi, politik greenwashing için oldukça iyi bir örnektir.

İster politikacı olsun, ister şirket olsun, isterse bireyler olsun ‘yeşil dolandırıcılık’ dediğimiz ekonomik ya da marka değeri açısından bir getiri yaratabilir ama bu durum ekolojik açıdan bir yıkımdır. Öncelikle halkı aldatıyorlar ki aslında bu en büyük suç ve ne yazık ki bu dolandırıcılığın hiçbir hukuki yaptırımı da bulunmuyor. Diğer kötü etkisi ise iklim krizi ile mücadelede samimiyeti sarsıyorlar ve gerçekten karbon ayak izini azaltan, azaltmak için mücadele eden markaları da kendileri üzerinden itibarsızlaştırıyorlar.

Peki, Ne Yapmalıyız?

İklim krizinin farkında olan her bir birey, sorgulayıcı ve şüpheci olmak durumundadır. Bu, bireyler için belki biraz uğraştırıcı olabilir ama bir kişinin basit bir internet araştırması bile, günümüz sosyal medyasında milyonlarca insanı etkileyebilen büyük sonuçlara yol açabiliyor.

Gazetecilerin de iklim haberciliği konusunda artık kendilerini geliştirmesi ve satır aralarına kadar inen greenwashingi fark edebilmesi gerekiyor. Bu içeriklerin bir şirketten geldiği durumda, gazetecilerin daha sorgulayıcı olması şart. Örnek vermek gerekirse yenilenebilir enerji içeriklerinin pek çoğunda, nükleer santralin ne kadar ‘çevre dostu’ olduğu anlatılıyor.

İklim krizi ile ilk mücadele, bireysel farkındalık ile başlıyor. Tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmemizin zamanı geldi de geçiyor. Artık aldığımız her ürün ya da hizmetin, onları yaratan şirketlerin çevreye etkisini araştırmalıyız ve şirketleri de şeffaf olmaya zorlamalıyız ki greenwashingi ortadan kaldıralım ve gerçek, doğru ve sürdürülebilir yeşil politikalara yönelebilelim.

Gazetecilere Tavsiyeler: İklim Haberciliği Nedir?