Connect with us

Ekoloji

Yaşam Hakkı İhlali: Deprem Bölgesi Asbest Soluyor

Hatay deprem

Temiz Hava Hakkı Platformu ve Türk Tabipleri Birliği tarafından gerçekleştirilen çalışmada; Adıyaman, Kahramanmaraş ve Elbistan’da yapılan toz analizlerinde farklı türlerde asbest tespit edildi.

TÜRKAK tarafından akredite edilmiş bir laboratuvarda gerçekleştirilen analizlerin sonuçlarına göre, üç kentten alınan örneklerde asbest tespit edildi. Deprem bölgesinde yıkılan ya da yıkılması gereken binalarda asbest varlığının olası olduğu varsayımı ile iki örgüt tarafından 28 Ağustos-16 Eylül 2023 tarihleri arasında yürütülen çalışmada Adıyaman merkez, Maraş merkez ve Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesi merkezinde çöken tozdan örnekler alınarak asbest analizi yapıldı.

Avrupa Komisyonu tarafından kullanımı tavsiye edilen elektron mikroskobu kullanılan analiz, TÜRKAK tarafından akredite edilmiş bir laboratuvarda gerçekleştirildi. Analiz sonucunda, Adıyaman’dan alınan 30 örneğin ikisinde, Kahramanmaraş’tan alınan 21 örneğin sekizinde, Elbistan’da ise 15 örneğin ikisinde farklı türlerde asbest tespit edildi.

Kara Rapor 2022: Türkiye’nin Tüm İlleri Kirli Hava Soluyor

Fincancı: Siyasi Otorite Yaşam Hakkı İhlallerinin Sorumlusudur

Çalışmaların sonucunda ortaya çıkan rapor Ankara’daki Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Merkezi’nde Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP) ve üç ilin tabip odalarından temsilcilerin katılımıyla düzenlenen basın toplantısında açıklandı. Toplantıda çalışmanın sonuçları Temiz Hava Hakkı Platformu adına çevre mühendisi Dr. Ozan Devrim Yay tarafından sunuldu.

Etkinlikte ilk sözü alan TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, depremlerin yarattığı büyük yıkımın insan eliyle ağır bir felakete dönüştürüldüğünü dokuz aydır gözlemlediklerini söyledi. TTB’nin THHP ile ortak olarak Hatay’da yürüttüğü hava kirliliğine ilişkin çalışmasını hatırlatan Korur Fincancı, bu kentteki partikül madde yoğunluğunun Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği ortalamanın üç kat üstünde olduğunun altını çizdi.

Fincancı şu ifadeleri kullandı: “Afetleri felaketlere dönüştürenler; afetlerin öncesinde yeterli önlemleri almayan, afetlerin sonrasında ise sağlıklı bir ortamın yaratılmasını sağlamayan siyasi otoritelerdir. Bugünkü siyasi otorite de karşı karşıya kalacağımız yaşam hakkı ihlallerinin sorumlusudur. TTB olarak bu sorumlulukların peşindeyiz. Hakikati her zaman ortaya koyacağımızı vurguluyoruz.”

Temiz Hava Hakkı Platformu: 10 Maddede Hava Kirliliğine Çözüm

Gümüşel: Yurttaşlar Kesinlikle Asbeste Maruz Kalmamalı

Dünya Sağlık Örgütü ve Türkiye’deki ulusal mevzuata göre asbestin herhangi bir güvenli limit değeri olmadığını, yani kanserojen olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış bu tehlikeli maddenin tek bir lifinden bile tamamen kaçınmak gerektiğini vurgulayan THHP Koordinatörü Deniz Gümüşel şu bilgileri verdi:

“Türkiye’deki mevzuatta sadece kontrollü çalışma ortamlarında asbest için bir sınır değer tanımlanmıştır. Bu sınır değer eğitim almış asbest çalışanlarının kişisel solunum sistemi koruyucusu ve koruyucu giysi ile donatıldığı durumlarda en fazla sekiz saat boyunca maruz kalabileceği sınır değerdir. Bu değer santimetreküpte 0,1 liftir. Bu sınır değer hiçbir koruma ekipmanı, maskesi olmayan sokaktaki yurttaş için geçerli değildir. Yurttaşların ise kesinlikle asbeste mazur kalmaması gerekmektedir.”

Çözüm Önerileri

Temiz Hava Hakkı Platformu’nun sunduğu çözüm önerileri ise şu şekilde:

  • Deprem bölgesinde henüz yıkılmamış ağır hasarlı binalar ile, deprem esnasında veya sonrasında yıkılmış, ancak enkazı henüz kaldırılmamış tüm binalar ivedilikle asbest risk değerlendirilmesinden geçirilmeli.
  • Tehlikeli bir atık olan asbestin güvenli biçimde nihai bertarafına yönelik atık yönetim altyapısı güçlendirilmeli.
  • Ülkedeki, özellikle ilgili kamu kurumlarındaki asbest analiz altyapısı hızla geliştirilmeli.
  • Başta deprem bölgesinde olmak üzere ülke genelinde, Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik’te tanımlandığı şekliyle “asbest söküm çalışanı” ve “Asbest söküm uzmanı” yetiştirmek üzere daha sık, yaygın ve hızlandırılmış eğitim programları düzenlenmeli; sertifikalı çalışan ve uzman sayısı arttırılmalı.

Ekoloji

Duman Çıkmayan Yerlerde Daha Çok Orman Yok Oluyor

-

dünya orman günü

Cumhuriyet’in 100. yılı etkinlikleri kapsamında ülkede ormanların durumu ele alındı. Yangınlarda herkesin ormanları hatırladığına dikkat çeken uzmanlar, “Duman çıkmayan yerlerde daha çok orman yok oluyor” dedi.

Türkiye Ormancılar Derneği ile Sarıyer Belediyesi, Cumhuriyet’in 100. yılı nedeniyle düzenlediği etkinlikte ormanların durumu konuşuldu. “Yangından da beteri var. Ormanların ormancılık dışı kullanımlara tahsisi” başlıklı panelde, Prof. Dr. Doğan Kantarcı, Prof. Dr. Erdoğan Atmış, Teoman Alptürk ve Eylül Tuncaelli konuşmacı olarak yer aldı. Etkinliğin ikinci bölümünde ise Prof. Dr. Doğanay Tolunay moderatörlüğünde ülkenin farklı bölgelerdeki ormanların durumu ve mücadele deneyimleri aktarıldı.

Birgün’den Gökay Başcan’ın haberine göre; Sarıyer Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğin açılış konuşmasını, Türkiye Ormancılar Derneği Genel Başkanı Hüsrev Özkara, Marmara Şube Başkanı Sezai Kaya ve Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç yaptı. Konuşmalarda, ormanların ormancılık dışı faaliyete açılmasının yangınlardan daha büyük zararlar verdiğine dikkat çekildi. Akbelen’de ormanlarını korumak için direnenlere selam gönderildi.

Cumhuriyet’in 100. yılı etkinlikleri kapsamında ülkede ormanların durumu ele alındı. Yangınlarda herkesin ormanları hatırladığına dikkat çeken uzmanlar, “Duman çıkmayan yerlerde daha çok orman yok oluyor” dedi. TEMA Vakfı’ndan Eylem Tuncaelli, yaptığı sunumda “Muğla ormanlarının yüzde 65’i, Ordu’nun korunan alanlarının yüzde 91’i, Erzincan ve Tunceli meralarını yüzde 65’ine ve ormanlarının yüzde 52’sine maden ruhsatı verilmiş olduğu da saptanmıştır” ifadelerini kullandı.

Panelde ilk sözü alan Bartın Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erdoğan Atmış, Ormancılık mevzuatında sık sık yapılan değişiklikleri sonucunda ülke genelinde enerji, madencilik, turizm ve ulaştırma vb. 80’i aşan farklı nedenler için 811 bin hektar ormanlık alanın ormancılık dışı faaliyete açıldığını hatırlattı. Bu tahsislerin geri dönüşü neredeyse imkansız zararlar yol açtığını belirten Prof. Dr. Atmış, “Kamu yararına yapıldığı iddia edilen bu uygulamalar, tam tersine ülke ormanlarını ve toplumun geleceğini felakete sürüklemekte” dedi. AKP iktidarının tıpkı Eski Brezilya Başkanı Bolsenaro’nun yaptığı gibi ‘ekonomik kalkınma’ adı altında ormanlara saldırdığını ifade eden Prof. Dr. Atmış, tahsislerin yangınlar daha tehlike olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Atmış, “Ormancılık dışı amaçlara tahsis edilen ormanlık alan yıllık ortalama 36 bin 927 hektarken yangınlarda zarar gören ormanlık alan yıllık ortalama 10 bin hektar civarında. Yanı biz her yıl yanan alan miktarının 4 katı büyüklüğündeki ormanlık alanı bu izinlerle kaybediyoruz” dedi.

ORMANLAR HER ŞEYE AÇIK

Atmış ayrıca yanan ormanlar kendini yeniden rehabilite ederken, havalimanı, yol, üniversite kampüsü, cezaevi, otel, golf sahası vb. tesisler ve işletmeler kurulan ormanların tamamen yok olduğunu belirtti.

RUHSAT KUŞATMASI

Ardından sözü alan TEMA Vakfı’ndan Eylem Tuncaelli, “Doğal varlıklarımız tehdit altında” başlıklı sunum yaptı. Yaptıkları çalışmada özellikle IV. Grup Madenler’e mercek tutan Tuncaelli, TEMA’nın il ve bölge bazlı yaptıkları çalışmaları hatırlattı. Tuncaelli, “24 ilde 20 bin ruhsatı inceleyen TEMA’nın çalışmasına göre, illerin ortalama ruhsat oranı yüzde 63. Yani bu 24 ilin toplam yüzölçümünün yüzde 63’ü için maden ruhsatı verilmiş durumda. İnceleme yapılan iller içinde ruhsatların en yoğun olduğu il olan Kütahya’da, il yüz ölçümünün alanları etkiliyor yüzde 92’si için maden ruhsatı verilmiş ve bu ili Uşak yüzde 80 ile Çanakkale ve Balıkesir yüzde 79 ile izlemektedir. Ayrıca Muğla ormanlarının yüzde 65’i, Ordu’nun korunan alanlarının yüzde 91’i, Erzincan ve Tunceli meralarını yüzde 65’ine ve ormanlarının yüzde 52’sine maden ruhsatı verilmiş olduğu da saptanmıştır” ifadelerini kullandı.

Ekoloji Örgütlerinden Çağrı: ‘Kuzey Ormanları Ranta Kapatılsın!’

KANTARCI SÖZ ALDI

Panelde söz alan bir diğer isim ormancılık fakültelerinde ‘hocaların hocası’ olarak adlandırılan Prof. Dr. Doğan Kantarcı oldu. Kantarcı ormanları yok eden açık ocak işletmeleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Açık ocak işletmelerinin ardından rehabilitasyon yalanı uydurduklarını belirten Prof. Dr. Kantarcı, “Açık ocak işletmeleri daha sonra ağaçlandırılabilir ama orman olmaz. Her ağaç topluluğuna orman denmez” dedi.

Panelde son sözü ise TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası’ndan Teoman Alptürk aldı. Alptürk, ormanlık alanlarda kurulan enerji tesislerin bölgede yarattığı tehlikelere dikkat çekti.

Etkinliğin ikinci bölümünde ise Prof. Dr. Doğanay Tolunay’ın moderatörlüğünde forum düzenlendi. Ormanlara dair sorunlar konuşulurken katılımcılar kendi bölgelerindeki orman mücadelesine ilişkin deneyimler aktarıldı.

AKBELEN’DE MÜCADELE SÜRÜYOR

İlk sözü alan Akbelen direnişçilerinden İkizköylü Esra Işık, “İkizköy’den kucak dolusu selam getirdim hepinize. Bizim mücadelemiz Akbelen’deki ormanlar kesilmiş olsa da sürüyor. Ormanların ağaçlardan ibaret olmadığını konuştuk burada. Bizim mücadelemiz bitmedi, sürüyor sürecek” dedi.

Okumak için tıklayın

Ekoloji

Sürekli Yıkım Tozuna Maruz Kalan Hatay Halkına Kanser Tehdidi

-

hava kirliliği

Temiz Hava Hakkı Platformu ve Türk Tabipleri Birliği’nin Hatay Tabip Odası’nın Hatay Antakya şehir merkezindeki ofisinde yaptığı ölçümlere göre, Hatay’daki hava kirliliği limit değerlerin çok üzerinde.

K2 HABER | Resmi hava kalitesi izleme istasyonlarında hiçbir ölçüm yapılmayan Hatay’da Türk Tabipleri Birliği ve Temiz Hava Hakkı Platformu’nun kendi çabasıyla gerçekleştirdiği ölçümler gerçek tabloyu ortaya koyuyor.

Türk Tabipleri Birliği ve Temiz Hava Hakkı Platformu’nun açıklamasına göre, Antakya kent merkezinde bulunan ve depremin ilk günü olan 6 Şubat’tan itibaren devre dışı kalan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın resmi hava kalitesi izleme istasyonunda altı aydır hiçbir hava kalitesi ölçümü yapılmıyor. Bölgedeki hava kirliliğinin halk sağlığını yaşamsal düzeyde tehdit ettiğini belirten kuruluşlar, AirBeam1 adlı sensörlü portatif hava kalitesi ölçüm cihazı ile, 7 Haziran – 23 Ağustos 2023 tarihleri arasında ince partikül madde (PM2.5)2 ölçümü yaptı.

Deprem bölgesindeki yoğun toz kirliliğine kamuoyunun dikkatini çekmek ve yetkilileri önlem almaya çağırmak amacıyla Hatay Tabip Odası Antakya ofisinde (konteyner) PM2.5 ölçümleri yapıldı. Bu ölçümlere göre;

  • 10-11 Haziran günleri yapılan ve 22 saat 13 dakikalık kesintisiz ölçümde, 5 ortalaması 48 µg/m3 olarak tespit edilmiştir. Bu değer DSÖ’nün 24 saatlik kılavuz değerinin 3 katından fazladır. Aynı gün ölçülen en yüksek PM2.5 değeri 185 µg/m3’tür.
  • 16-17 Haziran günleri yapılan ve 23 saat 16 dakikalık kesintisiz ölçümde, 5 ortalaması 16 µg/m3’tür ve kılavuz değerin üstündedir.
  • 10-11 Temmuz günleri yapılan ve 21 saat 10 dakika süren kesintisiz ölçümde, 5 ortalaması 17 µg/m3olarak tespit edilmiştir. Bu değer DSÖ’nün 24 saatlik kılavuz değerinin üstündedir. Aynı gün ölçülen en yüksek PM2.5 değeri 121 µg/m3 olarak kayda geçmiştir.

Yapılan açıklamada, sadece 24 saatlik ölçüme en yakın süre boyunca yapılan ölçümler bile dikkate alındığında, DSÖ’nün yılda 3-4 günden fazla aşılmaması gerektiğini belirttiği PM2.5 kirliliğinin yukarıda bahsi geçen 3 günde de aşıldığı belirtildi.

‘Hava Kirliliği’ Cezası: Fransa Devletine 20 Milyon Euroluk Fatura

Halkın Kanser Riskine Maruz Kaldığı Bilimsel Bir Gerçekliktir

Değerlendirmede, sadece 24 saate en yakın yapılan ölçümlerin konu edildiğinin altı çizildi. Ancak, Haziran ayında farklı sürelerde ölçüm yapılabilen 16 günün tamamında, Temmuz ayında ise ölçüm yapılabilen 7 gün boyunca DSÖ limitlerinin sürekli aşıldığı vurgulandı. Açıklamada ayrıca, ölçüm yapılan 3 aylık süre içinde Antakya merkezde sıkça yaşanan elektrik ve internet kesintileri nedeniyle düzenli ölçüm yapılamadığı, ancak elde edilen kısıtlı verilerle bile kentteki hava kalitesine dair bir ön değerlendirme yapılabileceği belirtildi.

Ölçümlerin kesintisiz yapılması durumunda limit değer aşımının da çok daha fazla tekrarlanma riski olduğunu belirten Türk Tabipler Birliği Halk Sağlığı Kolu Başkanı ve THHP temsilcisi Prof. Dr. Gamze Varol “Bölgedeki yoğun yıkım çalışmaları sonucu ortaya çıkan partikül madde kirliliği başta akut ve kronik solunum yolu hastalıkları olmak üzere pek çok sağlık sorununa yol açıyor. Bölgede yıkım çalışmalarında görev alan işçiler başta olmak üzere, sürekli yıkım tozuna maruz kalan halkın kanser riskine maruz kaldığı bilimsel bir gerçekliktir” dedi.

Kara Rapor 2022: Türkiye’nin Tüm İlleri Kirli Hava Soluyor

Bölge Halkı Sistematik Sağlık Hakkı İhlaline Maruz Bırakılıyor 

Prof. Dr. Varol şöyle devam etti: “Partikül madde kirliliğini önlemek için alınacak önlemler TTB ve ilgili meslek örgütleri tarafından daha önce de birçok kez kamuoyu ve yetkililerle paylaşılmış olmasına rağmen, hızlı, plansız ve önlemsiz yıkım çalışmaları devam ediyor, bölge halkı sistematik bir sağlık hakkı ihlaline maruz bırakılıyor”.

Temiz Hava Hakkı Platformu ve Türk Tabipler Birliği, Hatay başta olmak üzere deprem bölgesinde alınması gereken önlemleri sıraladı:

  • Tüm deprem bölgesindeki hava kalitesi izleme istasyonları bir an önce devreye alınmalıdır.
  • Bölgedeki tüm istasyonlarda PM2.5 parametresinin ölçümüne zaman kaybetmeksizin başlanmalıdır.
  • İstasyonlardan elde edilen verileri içeren hava kalitesi durumu ve raporlar www.havaizleme.gov.tr ve valilik web sitelerinden eksiksiz ve sürekli olarak yayınlanmalıdır.
  • Meteorolojik gelişmeleri de dahil eden bir modelleme çalışması ile enkazlardan kaynaklı tozun yerleşim alanları üzerinde dağılımı tespit edilmeli, enkaz depolama alanları ve yerleşim alanları bu modelleme sonuçlarından yararlanarak konumlandırılmalıdır.
  • Yıkımlar bir plan dahilinde ve çalışanlar dışında insanlar yıkım alanından uzaklaştırılarak yapılmalıdır.
  • Yıkım, enkaz transferi ve enkaz depolama alanlarında boşaltılması esnasında sulama yapılmalı, taşıyıcı kamyonların üstü seyir halinde tozumayı önlemek için kapatılmalıdır.
  • Çalışanlar mutlaka koruyucu ekipman ile donatılmalı ve bu ekipmanların kullanımı zorunlu hale getirilmelidir.

Okumak için tıklayın

Ekoloji

Edremit Körfezi Ölüyor: Denize Girenler Hasta Oluyor

-

edremit körfez siteler derneği

Balıkesir’in Edremit ilçesinde Körfez Siteler Derneği tarafından yapılan açıklamada Körfez’deki kirliliğe dikkat çekildi: “Körfez hızla kirleniyor, denize girenler hastalanıyor.”

K2 HABER | Balıkesir’in Edremit ilçesinde Körfez Siteler Derneği’nin yaptığı basın açıklamasında Körfez’deki kirlenmeye dikkat çekildi. Güre Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan açıklamaya Körfez ekoloji örgütleri, emek ve demokrasi güçleri, EMEP, Sol Parti, HDP, CHP, TİP il ve ilçe yöneticileri, Edremit Belediye Başkanı Selman Hasan Arslan, CHP Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, eski CHP Balıkesir milletvekili Mehmet Tüm, Sol Parti PM üyesi Alper Taş ve çok sayıda kişi katıldı.

Körfez Siteler Derneği Başkanı İsmail Çınar yaptığı konuşmada, “Körfez hızla kirleniyor, denize girenler hastalanıyor, hastaneler deniz kirliliğinden kaynaklı hastalarla doluyor” dedi. Bu çağda Körfez’de alt yapısı olmayan, yetersiz alt yapıya sahip mahalleler olduğunu söyleyen Çınar, “Sitelerdeki arıtma sistemleri çok yetersiz ve çok pahalı” dedi.

körfez siteler derneği

Edremit, Kazdağları, Kuzey Ege Zeytinlik Alanlarını Bekleyen Büyük Tehlike

Çevreyi Korumak Bize Düşüyor

Özellikle yaz aylarında Körfez nüfusunun 4-5 kat arttığını söyleyen Çınar, mevcut arıtmaların yetersiz kaldığını ve atıkların arıtılmadan denize salındığını belirtti. “Yaşanan olumsuzlukların asıl ve tek sorumlusu plansız kentleşmeyi hayata geçiren devlet yöneticileridir” diyen Çınar, “Çevremizi korumak bize düşüyor” şeklinde konuştu.

Son günlerde Akbelen’de yaşananlara da dikkat çeken Çınar, “Ormanlarımızı ve doğamızı, denizlerimizi, topraklarımızı devletten korumak için mücadele ediyoruz. Bunun için örgütlendik, derneğimizi kurduk. Şimdi birleşerek, çoğalarak mücadeleyi büyütmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Çınar Körfez Siteler Derneği taleplerini şu şekilde sıraladı:

  • Körfez nüfusunun ihtiyaçlarını karşılayacak kapasitede kanalizasyon altyapısı derhal yapılsın.
  • Yeterli kapasitede ileri biyolojik arıtma sistemleri kurulsun.
  • Edremit Körfezi, İzmit Körfezi olmasın.
  • Denize gönül rahatlığıyla girilebilsin.
  • Doğanın dengesi bozulmasın.
  • İnsanca yaşayabileceğimiz ve çocuklarımıza bırakabileceğimiz bir çevre istiyoruz.

Balıkesir İçin 7.2’lik Deprem Uyarısı: Edremit Fayı Tehlike Arz Ediyor

Siz Bu Kirliliğin Ortağısınız

Açıklama sırasında “Güç ver, Körfezi kaybetmeyelim”, “Körfez ölüyor, yetkililer susuyor”, “Her yer Akbelen, her yer direniş”, “Havana, suyuna, denizine sahip çık” yazılı dövizler ve pankartlar taşıyan yurttaşlar sık sık slogan attı.

Dernek Başkanı’ndan sonra EDÇEP sözcüsü Kubilay Öztürk, Kazdağı Derneği adına Ömür İlgör, BURÇEP adına Hatice Engin ve TÜKODER Başkanı birer konuşma yaptı.

Edremit Belediye Başkanı Selman Hasan Arslan konuşurken, bazı yurttaşlar tepki gösterdi.

“Bu kadar betonlaşmaya neden izin veriyorsunuz?”, “İmza atmayın”, “Siz de bu kirliliğin ortağısınız” şeklinde tepkiler gelmesi üzerine Arslan açıklamalarda bulundu. “İmara açma izni bizde değil büyükşehir belediyesi yetkisinde” diyen Arslan, arıtmayı taşımak yerine yeni arıtma yapmak için büyükşehirle görüştüklerini söyledi.

Son olarak konuşan CHP Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, “Bir komşunuz olarak yaşanan sorunları biliyorum ve milletvekili olarak sorunları dillendireceğim” dedi. (Evrensel)

Okumak için tıklayın

Ekoloji

308 Kurumdan Akbelen açıklaması: Abluka Kaldırılsın, Kesim Kararı Durdurulsun!

-

Akbelen abluka 308 kurum

Siyasi parti, sendika, hukuk, medya ve sivil toplum örgütlerinin içerisinde yer aldığı 308 kurum, Akbelen Orman’ında süren ağaç kıyımına, “Yaşamı ve doğayı savunuyoruz” tepkisi gösterdi. 

K2 HABER | Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy Mahallesi’nde yer alan Akbelen Ormanı’nda devam eden orman kıyımına karşı 308 kurum ve kuruluş tarafından ortak açıklama yapıldı. Açıklamada, “Akbelen Ormanı’ndaki abluka kaldırılsın, kesim kararı durdurulsun. Protesto hakkını kullanarak ormanı ve yaşam alanlarını korumaya çalışanlara yönelik uygulanan şiddete ve gözaltı kararlarına son verilsin” denildi.

K2 TV olarak bizim de içerisinde yer aldığımız ve desteklediğimiz ortak açıklamada, “Milas’taki kömür ocakları işletme ruhsat sahası içerisinde 60 köy bulunuyor. Şu ana kadar ruhsat sahası içinde kalan köylerden 8’i tamamen 15’i ise kısmen yok edildi. Bölge halkı yıllardır kömür sebebiyle yaşam alanlarını, geçim kaynaklarını kaybediyor, büyük bir hak gaspına uğruyor” diye belirtildi.

Seferihisar Orhanlı’da Yapılmak İstenen JES İptal Edildi!

Doğayı Savunuyoruz!

Açıklamada, şu çağrı yapıldı: “Ülke olarak bilimsel olmayan ve ekosistem yararını öncelemeyen çevre politikaları nedeniyle kirlilik ve sağlık problemleriyle boğuşuyor, doğa tahribatının artması ile gıda güvencesizliği ve ekonomik problemlerle karşı karşıya kalıyor, afetlere açık hale gelen yaşam alanlarımızda büyük bir tedirginlikle yaşıyoruz. Biz yıllardır Türkiye’de ekoloji, emek ve demokrasi mücadelesi veren örgütler olarak, İkizköylülerin yanında olduğumuzu bildiriyor, tüm yetkilileri sorunun çözümü için ivedilikle harekete geçmeye çağırıyoruz: Akbelen Ormanı’ndaki abluka kaldırılsın, kesim kararı durdurulsun! Protesto hakkını kullanarak ormanı ve yaşam alanlarını korumaya çalışanlara yönelik uygulanan şiddete ve göz altı kararlarına son verilsin! Akbelen Ormanı’ndan vazgeçmiyoruz, yaşamı ve doğayı savunuyoruz.” 

İMZACILAR

  • Bodrum Kent Konseyi – Karia Kültür Mirası Etkinlikleri Çalışma Grubu
  • 14. Ekoloji ve Çevre Kongresi Düzenleme Kurulu
  • 1974 Çağdaş Hukukçular Derneği Mersin Şubesi
  • 2017 Bodrum Yurttaş İnisiyatifi
  • 78’liler Girişimi
  • Abbasağa Mahalle Meclisi
  • Adana Ekoloji Platformu
  • Adana Kadın Danışma Merkezi ve Sığınma Evi Derneği (AKDAM)
  • Adana Slow Food
  • Alakır Nehri Kardeşliği
  • Alevi Düşünce Ocağı Derneği
  • Anadolu’da Yaşam Tüketim Kooperatifi
  • Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi
  • Ankara Kent ve Ekoloji Ağı
  • Antakya Çevre Koruma Derneği
  • Antalya Tabip Odası
  • Apikoop Arıcılık Kooperatifi
  • Arhavi Doğa Koruma Platformu (ADOKOP)
  • Arka Güverte
  • Artur Çevre Platformu (ARÇEP)
  • Artvin Salınbaş Çevre Platformu (ASÇEP)
  • Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği (ADAM-DER)
  • Ata Tohum Takas Derneği
  • Atatürkçü Düşünce Derneği Bodrum Şubesi
  • Atatürkçü Düşünce Derneği Kayseri Şubesi
  • Atatürkçü Düşünce Derneği Marmaris Şubesi
  • Atölye Deneme Sanat ve Ekoloji Derneği
  • Avcılar Kültür ve Sanat Derneği
  • Avdan Platformu
  • Aydın Ekoloji ve Yaşam Platformu
  • Aydın Kadın Efeler Derneği
  • Ayvalık Kadın İnisiyatifi
  • Ayvalık Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Girişimi
  • Ayvalık Tabiat Platformu
  • Bahçeşehir Gölet Gönüllüleri
  • Bakırköy Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği (BAKADER)
  • Bakırtepe Çevre Platformu
  • Balıkesir Çevre Platformu (BALÇEP)
  • Batman Çevre Gönüllüleri Derneği
  • BBOM İzmir Eğitim Kooperatifi
  • Biz de Varız İnisiyatifi – Berlin
  • Bodrum Savunması
  • Bodrum Tohum Derneği
  • Bodrum Yarımadası Kültür ve Çevresini Koruma Derneği
  • Bozcaada Forum
  • Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği
  • Burgazada Orman Gönüllüleri Platformu
  • Burhaniye Aktif Yurttaş İnisiyatifi
  • Burhaniye Çevre Platfomu (BURÇEP)
  • Bursa Artvin Çevre Platformu
  • Bursa Çevre Platformu
  • Bursa Su Kolektifi
  • Büyük Menderes İnisiyatifi (BMİ)
  • Caferli Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği
  • Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği
  • Çagdaş Hukukçular Derneği
  • Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD)
  • Çamlıca Kız Liseliler Derneği İstanbul Şubesi
  • Çan Çevre Derneği
  • Çanakkale İnsan Hakları Derneği
  • Çandan Haber Gazetesi
  • Çekirdek Türetici
  • Çeşme Çevre Platformu
  • ÇETKO Adana
  • Çevre ve Arı Koruma Derneği (ÇARIK)
  • Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL)
  • ÇYDD Adana Şubesi
  • ÇYDD Afyonkarahisar Şubesi
  • ÇYDD Alanya Şubesi
  • ÇYDD Artvin Şubesi
  • ÇYDD Bakırköy Şubesi
  • ÇYDD Bodrum Şubesi
  • ÇYDD Çanakkale Şubesi
  • ÇYDD Denizli Şubesi
  • ÇYDD İzmir Şubesi
  • ÇYDD Karadeniz Ereğli Şubesi
  • ÇYDD Kırklareli Şubesi
  • ÇYDD Kırşehir Şubesi
  • ÇYDD Kuşadası Şubesi
  • ÇYDD Mersin Şubesi
  • ÇYDD Merter Şubesi
  • ÇYDD Mezitli Şubesi
  • ÇYDD Muğla Şubesi
  • ÇYDD Ödemiş Şubesi
  • ÇYDD Seferihisar Şubesi
  • ÇYDD Silivri Şubesi
  • ÇYDD Sivas Şubesi
  • ÇYDD Tekirdağ Şubesi
  • ÇYDD Üsküdar Şubesi
  • Dalyan Turizm Kültür ve Çevre Koruma Derneği
  • Demokrasi için Birlik
  • Demokrasi İçin Hukukçular
  • Demokratik Alevi Dernekleri
  • Demokratik Emekliler Sendikası (DEM-SEN)
  • Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği
  • Deprem Dayanışması Derneği
  • Dev Yapı İş Sendikası Muğla Temsilciliği
  • Devrimci 78’liler Federasyonu
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)
  • Didim Derneği
  • DİSK Emekli-Sen Küçükkuyu Temsilciliği
  • DİSK Emekli-Sen Marmaris Şubesi
  • DİSK Gıda-İş Sendikası
  • DİSK İstanbul İl Temsilciliği
  • Doğa Araştırmaları Derneği
  • Doğa Derneği
  • Doğa için Sanat Derneği
  • Doğa ve Çevre Vakfı (DOÇEV) Denizli
  • Doğa ve Yaşam Hakkı Derneği
  • Doğal Yaşam Derneği
  • Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği (DOĞADER)
  • Dostluk ve Kültür Derneği (DKDER)
  • Dostluk Ve Kültür Derneği (DKDER) Sanat Ve Kültür Atölyesi
  • Dört Ayaklı Şehir: Kent, Doğa, Hayvan Çalışmaları Derneği
  • Dünya Kadın Yürüyüşü Türkiye Koordinasyonu
  • Dünya Mirası Adalar
  • Dünya Yaşasın Derneği
  • Edremit Demokrasi Platformu
  • Edremit Kadın Platformu
  • Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP)
  • Ege Kadın Buluşması Platformu
  • EĞİTİM-İŞ Fethiye Temsilciği
  • EĞİTİM-SEN Bodrum Temsilciliği
  • EĞİTİM-SEN Bursa Şubesi
  • EĞİTİM-SEN Edremit Temsilciliği
  • EĞİTİM-SEN Mersin Şubesi
  • Eğitimciler Derneği (EĞİT-DER)
  • Eğitimciler Derneği (EĞİT-DER) İzmir Şubesi
  • Ekmek ve Gül
  • Ekmek ve Onur
  • EkoHarita.org
  • Ekoloji Birliği
  • Ekoloji Birliği Kadın Meclisi
  • Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği
  • Ekosfer
  • Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu
  • Emek Partisi
  • Emek Partisi Balıkesir İl Örgütü
  • Emekçi Hareket Partisi
  • Erikli Çevre ve Güç Birliği Derneği
  • Eskişehir Bilecik Tabip Odası
  • Eskişehir Çevre Derneği
  • Evrensel Haklar İçin Hukukçular Derneği
  • Feminist Afet Politikaları ve Ekolojik Mücadele (FAPEM)
  • Fethiye 5.Noterliği
  • Fethiye Ekolojik Yaşam Derneği
  • Foça Barış Kadınları
  • Foça Çevre ve Kültür Platformu (FOÇEP)
  • Gaziosmanpaşa Barınma Hakkı Meclisi
  • Gökova Ekolojik Yaşam Derneği
  • Gülsuyu Gülensu Kadın Dayanışma Evi Derneği
  • Gündoğdu Halk Konseyi
  • Günebakan Kadın Derneği
  • Güzelçamlı Doğa Yürüyüşçüleri Grubu
  • Haliç Dayanışması
  • Halkevleri Kent ve Ekoloji Çalışmaları
  • Halkın Mühendisleri
  • Hatay Tabip Odası
  • HDP Aydın İl Örgütü
  • İklim Adaleti Koalisyonu
  • İncirliova Kent Konseyi
  • İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi
  • İnşaat Emekçileri Sendikası (İNŞAAT-SEN)
  • İstanbul Kent Savunması
  • İstanbul Teknik Üniversiteliler Birliği Derneği
  • İşçi Demokrasisi Partisi
  • İVME Hareketi
  • İzmir Yeşil Gelecek Derneği
  • İzmit Evlerini ve Tarihini Koruma Yaşatma Derneği (İZEYAP)
  • İzmit Yerel Gündem 21 Çevre Gelistirme Kooperatifi
  • K2 TV
  • Kadıköy Kent Dayanışması
  • Kadıköy Kooperatifi
  • Kadın Dayanışması
  • Kadın Meclisleri
  • Kahramanmaraş Tabip Odası
  • Kampüs Cadıları
  • Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK)
  • Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği (KAPTAR)
  • Karadeniz Ereğli Çevre Platformu (KERÇEP)
  • Karadeniz İsyandadır Platformu
  • Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği
  • Kazdağları Ekoloji Platformu
  • Kazdağları Kardeşliği
  • Kemaliye ve Köyleri Çevre Platfofmu
  • Kocaeli Ekolojik Yaşam Derneği
  • Kocaeli Öğrenci Veli Derneği
  • Komşu Kapısı Derneği
  • Koruyucu Tarım Derneği
  • Koza Kültür Sanat ve Doğa Derneği
  • Körfez Bağımsız Kadın Dayanışması
  • Kuşadası Çevre Platformu
  • Kuşadası Eğitim Kültür Sanat Spor ve Turizm Derneği
  • Kuşadası İmece Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
  • Kuşadası Kadın Platformu
  • Kuzey Ormanları Savunması
  • Küçükkuyu Kadın Dayanışması
  • Mağaza Market İşçileri Sendikası (Mağaza Market Sen)
  • Malatya Atmalılar Derneği
  • Maltepe Kooperatifi Girişimi
  • Mamurek Çevre Platformu
  • Mardin Çevre,Tarihi Eserleri Koruma ve Geliştirme Derneği (ÇEVDER)
  • Mardin Ekoloji Derneği
  • Maya Eğitim Kültür Araştırma Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği MERSİN
  • Menteşe Kent Konseyi
  • Mersin Çevre ve Doğa Derneği
  • Mersin Tabip Odası
  • Mezopotamya Ekoloji Hareketi
  • Milas Kent Konseyi
  • Muamma LGBTİ+ Derneği
  • Muğla Tabip Odası
  • Munzur Çevre Derneği
  • Mülkiyeliler Birliği
  • Niğde Çevre Eğitim Kültür Derneği
  • Nurtepe-Güzeltepe Dayanışma Ağı
  • ODTÜ Antalya Mezunlar Derneği
  • ODTÜ Çevre Topluluğu
  • ODTÜ Mezunları Derneği-Bodrum
  • ODTÜ Rant Yolu Direnişi
  • Odunpazarı Kent Konseyi
  • Organik Ürün Üreticileri ve Sanayicileri Derneği (ORGÜDER)
  • Ovacık Doğal Tohum Tüketim Kooperatifi
  • Öğrenci Veli Derneği (VELİ-DER) Genel Merkezi
  • Öğrenci Veli Derneği (VELİ-DER) İzmir 2 Nolu Şube
  • Öğrenci Veli Derneği (VELi-DER) Kocaeli Şubesi
  • Öğrenci Veli Derneği (VELİ-DER) Muğla Şubesi
  • Özgürlükçü Gençlik
  • Partizan
  • Polen Ekoloji Kolektifi
  • Politeknik
  • Proje Evi Kooperatifi
  • Res Karşıtı Mücadele
  • Reşitköy Barajına Hayır Platformu
  • Roma Bostanı
  • Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şubesi
  • Sandras’ı Koruma Platformu
  • Sarıyer Kent Dayanışması
  • Saros Gönüllüleri
  • Serüven Kültür
  • Sınırlı Sorunlu Beşiktaş Tüketim Kooperatifi
  • Sinop Çevre Dostlari Derneği
  • Sinop Kent Hakları Derneği
  • Sinop Nükleer Karşıtı Platform Derneği (SNKP-DER)
  • Sivil ve Sosyal Yaşam Derneği
  • Slow Food Ölmez Ağaç Topluluğu
  • Sokak Kültür Merkezi
  • SOL Parti
  • SOL Parti Gebze İlçe Örgütü
  • SOL Parti Kocaeli İl Örgütü
  • SOL Parti Mersin İl Örgütü
  • Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Antalya İl Örgütü
  • Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Ekoloji Meclisi
  • Sürdürülebilir Yaşam Derneği
  • Şahintepe Barınma Hakkı Meclisi
  • Şezlongsuz Datça İnisiyatifi
  • TAİDER Aile İşletmeleri Derneği
  • Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği
  • Tarım Orkam – Sen Mersin Şubesi
  • Tarım, Orman Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası (Tarım Orkam-Sen)
  • Tarsus Slow Food
  • TEMA Vakfı Sinop İl Temsilciliği
  • Temiz Çevre Derneği
  • Teşadiye Çevre Platformu
  • TİP Edremit İlçe Örgütü
  • TMMOB Bodrum İKK
  • TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
  • TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu
  • TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi
  • TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası
  • TMMOB Mimarlar Odası
  • TMMOB Şehir Plancıları Odası
  • TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası
  • TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi
  • Toplumcu Mimar Mühendisler Meclisi
  • Toplumsal Özgürlük Partisi Mersin İl Örgütü
  • Tüketici Bilincini Geliştirme Derneği
  • Tüketici Örgütleri Federasyonu
  • Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKO-DER) Gelibolu Şubesi
  • Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER)
  • TÜM BEL-SEN Denizli Şubesi
  • Tüm Emeklilerin Sendikası Denizli Temsilciliği
  • Türetim Ekonomisi Derneği
  • Türk Tabipleri Birliği (TTB)
  • Türkiye Biyologlar Derneği
  • Türkiye İşçi Partisi (TİP)
  • Türkiye Organik Ağı
  • Türkiye Ormancılar Derneği Marmara Şubesi
  • Uşak Çevre Gönüllüleri Derneği
  • Validebağ Gönüllüleri Derneği
  • Validebağ Savunması
  • Van Çevre Tarihi Eserleri Koruma Araştırma Ve Geliştirme Derneği (Van Çevder)
  • Vegan Derneği
  • Veli-Der Denizli Şubesi
  • Veli-Der Edirne Şubesi
  • Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu
  • Yarımada Yeşilleri
  • Yaşam Bellek Özgürlük Derneği
  • Yeni Demokrat Kadın
  • Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği
  • Yeryüzü Ekoloji Kolektifi
  • Yeşil Artvin Derneği
  • Yeşil Düşünce Derneği
  • Yeşil Sol İklim Krizi Çalışma Grubu
  • Yeşiller Partisi
  • Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi
  • Yurttaş Girişimi (MA)

 

Okumak için tıklayın

Ekoloji

Seferihisar Orhanlı’da Yapılmak İstenen JES İptal Edildi!

-

Orhanlı köyü jeotermal

Seferihisar Orhanlı’da yapılmak istenen JES için verilen ruhsat iptaline şirket tarafından yapılan itiraz İzmir Bölge İdare Mahkemesi 7’inci İdare Dava Dairesi tarafından reddedildi.

K2 HABER | İzmir Seferihisar Orhanlı Köyü’nde yapılmak istenen ve idare mahkemesinin yürütmesini durdurduğu Jeotermal Enerji Santrali (JES) için şirketin yaptığı başvuru reddedildi. Kasım 2022’de İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün davacı, Doğa Derneği, S.S Kavakdere Sulama Kooperatifi ve Orhanlı Köyü Derneği’nin müdahil olarak açtığı jeotermal ruhsat alanı iptal davasında mahkeme oybirliğiyle alanın ruhsatını iptal etmişti.

İzmir Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ve Karen Kahramanmaraş Elektrik Üretim A.Ş. tarafından karara itiraz edildi. JES için verilen ruhsat alanı iptal kararına karşı yapılan itirazda yüksek mahkeme tarafından da reddedildi.

İzmir’in Zeytin Ormanları Jeotermale Direniyor

Ne Olmuştu?

İzmir Seferihisar’da yer alan ve kadim zeytin ormanlarının içerisinde bulunan Orhanlı köyünün sakinleri, bölgede hayata geçirilmesi planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projelerine karşı uzun yıllardır mücadele ediyor.

JES projelerinin hayata geçirilmesi planlanan bölge, bir Kadim Üretim Havzası (KÜH) olmasının yanı sıra, İzmir’in içme suyu havzasında yer alıyor. İzmir ve Türkiye genelindeki zeytinyağı ve organik gıda üretiminin “can damarı” olan bu bölge, aynı zamanda Türkiye doğası açısından son derece nadir ve hassas türlerin yaşam alanı olma özelliği taşıyor.

Doğa Derneği, Orhanlı Doğa Kültürü Derneği, Orhanlı Köyü Kültür Doğa Gençlik ve Spor Kulübü Derneği, Sınırlı Sorumlu Seferihisar Kavakdere Köyü Sulama Kooperatifi’yle birlikte Orhanlı köylüleri JES projesinin iptali için hukuk mücadelesi başlatmıştı.

Okumak için tıklayın

Ekoloji

İzmir’in Zeytin Ormanları Jeotermale Direniyor

-

İzmir’in Seferihisar ilçesine bağlı Orhanlı köyünün sakinleri, yaşam alanlarına yapılmak istenen “Jeotermal Enerji Santrali ve Yardımcı Kaynak (GES+RES) Tesisleri Projesi’ne” karşı açtıkları davanın duruşmasına katıldı. 5 Temmuz 2023 tarihinde İzmir 3. İdare Mahkemesi’nde İzmir’in içme suyu havzasında yapılması planlanan Jeotermal Elektrik Santrali (JES) ve 23 jeotermal sondaj kuyusu, Güneş Enerji Santrali (GES) ve Rüzgar Enerji Santrali (RES) için verilen ÇED olumlu kararı iptal davası görüldü. İzmir Adliyesi önünde toplanan Orhanlı köyünün sakinleri, bölgelerinde yapılmak istenen bütün JES projeleri iptal edilinceye kadar mücadele etmeye devam edeceklerini vurguladı.

K2 HABER | İzmir Seferihisar’da yer alan ve kadim zeytin ormanlarının içerisinde bulunan Orhanlı köyünün sakinleri, bölgede hayata geçirilmesi planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projelerine karşı üç yıldır mücadele ediyor. JES projelerinin hayata geçirilmesi planlanan bölge, bir Kadim Üretim Havzası (KÜH) olmasının yanı sıra, İzmir’in içme suyu havzasında yer alıyor. İzmir ve Türkiye genelindeki zeytinyağı ve organik gıda üretiminin “can damarı” olan bu bölge, aynı zamanda Türkiye doğası açısından son derece nadir ve hassas türlerin yaşam alanı olma özelliği taşıyor. Doğa Derneği, Orhanlı Doğa Kültürü Derneği, Orhanlı Köyü Kültür Doğa Gençlik ve Spor Kulübü Derneği, Sınırlı Sorumlu Seferihisar Kavakdere Köyü Sulama Kooperatifi’yle birlikte 95 Orhanlı köylüsünün JES projesinin iptali talebiyle açtığı dava İzmir 3. İdare Mahkemesi’nde görüldü. Davaya kalabalık bir grup olarak katılan davacılar, mahkeme çıkışında basın açıklaması yaptı.

İzmir’in İçme Suyuna Zehir Karışabilir

Küçük Menderes Enerji A.Ş. tarafından hazırlanan JES projeleri, İzmir’de yaşayan milyonlarca insanın yaşamını tehlike altına sokuyor. Şirket tarafından hazırlanan projelerde, insan sağlığını tehdit eden ve jeotermal enerji üretimi sırasında ortaya çıkan atık suların, İzmir’in içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’nın havzasında yer alması, halk sağlığı açısından büyük bir risk barındırıyor.

Orhanlı Köylüsünün Jeotermal Direnişine Tunç Soyer’den Destek

“Zeytin Ağaçlarımızı Ranta Kurban Etmeyeceğiz”

İzmir Yarımadası’na özgü erkence türü zeytin ormanlarının ve zeytinyağı üretiminin yöre için önemine değinen Orhanlı Köyü Kültür Doğa Gençlik ve Spor Kulübü Derneği Başkanı Hasan Tahsin Akçil, “Üç senedir bu JES belasıyla mücadele ediyoruz. İzmir’e komşu illerde; Aydın’da Nazilli’de JES’lerin tarım alanlarını, incirleri, zeytinleri nasıl etkilediği ortada. Bölgede yaşayan binlerce üretici artık üretemez hale gelmiş durumda. Ağaçları verimsizleşiyor, toprak ve hava zehirleniyor. Bu da yetmezmiş gibi JES şirketleri sıcak sularını yüzeye deşarj ederek hem doğadaki canlıların, hem de insanların yaşamını tehlikeye atıyorlar. Biz bölgemizde buna müsaade etmeyeceğiz. Köyümüzde binlerce yıldır olduğu gibi genciyle, yaşlısıyla zeytinyağımızı üretmeye devam edeceğiz. Zeytin ağaçlarımızı ranta kurban etmeyeceğiz.” dedi.

Projeler Birçok Açıdan Hukuka Aykırı

Orhanlı köyü sakinlerinin vekaletiyle davanın avukatlığını yürütmekte olan Avukat Cem Altıparmak şöyle konuştu: “Bölgede yapılmak istenen JES projeleri birçok açıdan hukuka aykırı. Mahkemeye bu durumu gösteren belgeleri sunduk. Bilirkişi heyetinin raporu da bu doğrultuda oldu. Aynı projeye İZSU’nun açtığı diğer dava kazanıldı. Bu nedenle, bugün İzmir 3. İdare Mahkemesi’nde görülen davamızı kazanacağımızı düşünüyorum. Orhanlı köyü sakinlerini bu mücadelede örnek bir kararlılık gösteriyor. Bölgedeki bütün hukuksuz projelerin iptal edilmesi için mücadelemizi sürdürüyoruz.” dedi.

Orhanlı Köylülerinden Hukuk Zaferi: ‘Yaşam Alanlarında JES’e Geçit Yok’

“Dört dava kazandık, bunu da kazanacağız!”

Hayata geçirilmesi halinde İzmir Yarımadası’na özgü erkence türü zeytinlerden oluşan zeytin ormanlarına büyük zarar verecek olan JES projeleri, hem bu yörede geçimini sağlayan insanları hem de, bu ormanlarda yaşamını sürdürmekte olan pek çok canlıyı tehdit ediyor. Bu durumun altını çizen Doğa Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç, “Burada yüzlerce nadir bitki, kuş ve memeli türü yaşamını sürdürüyor. Bölgedeki yaşamı tehdit eden JES projeleri, Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik açısından en değerli 312 Önemli Doğa Alanı’ndan birisi olan Kızıldağ Önemli Doğa Alanı (ÖDA) içerisinde yer alıyor. İnsanların doğayla uyumlu yaşam pratiklerini binlerce yıldır kesintisiz olarak sürdürdüğü Orhanlı Vadisi, aynı zamanda Türkiye’nin Kadim Üretim Havzaları’ndan (KÜH) biri. Bu değerli doğa alanındaki hukuksal mücadelemizi 3 yıldır sürdürüyoruz. Bugüne kadar Orhanlı Vadisi için açtığımız toplam 4 davayı kazandık ve bu davayı da kazanacağız. JES şirketlerinin Orhanlı vadisindeki yaşamı yok sayarak Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporları’nı değiştirip Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na tekrar sunması kabul edilemez. Tabiri caizse aynı yemeği ısıtıp ısıtıp önümüze koyuyorlar. Bu nedenle, kamu kuruluşlarımızın bu konuda gerekeni yapması ve bu projeleri tamamen durdurması gerekiyor. Biz, mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Hukuki mücadelemiz bu alandaki bütün yıkım projeleri sonlanana kadar devam edecek.” dedi.

Okumak için tıklayın

Ekoloji

Doğu Karadeniz Vegan Festivali İçin Geri Sayım Başladı

-

doğu karadeniz vegan festivali

Rize Fındıklı’da 3 gün sürecek Doğu Karadeniz Vegan Festivali için geri sayım başladı. 28-29-30 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek festivalde paneller, atölyeler, doğa gezileri, derede yüzme etkinlikleri, konserler olacak. Kampta konaklama seçeneği de bulunuyor.

K2 HABER | Hayvan haklarına dair farkındalık yaratmayı amaçlayan Fındıklı vegan festivali, tamamen gönüllülükle, dayanışmayla ve ortak bütçeyle yürütülüyor. Tüm etkinlikler Rize Fındıklı’da, Hayati Aykut Park’ında gerçekleşecek ve kamp alanı da Fındıklı Halk Plajı olacak.

Festival bağımsız kişiler tarafından, gönüllülük esasına göre düzenleniyor. Festival tertip komitesi şu isimlerden oluşuyor: Bilgehan Kadıoğlu, Duygu Atar, Fatih Atay, Devrim Hindistan, Onur Sunal, Merve Tufan, Zekiye Elif Yıldız.

Festivalde Pınar Keleş ve Metin&Ege Duo (Metin Rüzgar, Ege Ön) birer konser verecek. Barış Tolga ise DJ Rock Performası ile yer alacak.

Festivalde panelistler ve atölye çalışması yapacak olan isimler ise şu şekilde:

“Vegan Beslenme ve Sağlık” konulu söyleşisiyle Uzm. Dr. Gastroenterolog Mutse Banzragch

“Vegan Devrimi ve Hayvan Özgürlüğü” konulu söyleşisiyle Gazeteci Zülal Kalkandelen

“Türkiye’de Veganlığın Dünü Bugünü ve Sürdürülebilirliği” konulu söyleşisiyle Derya Manav

“Diyarbakır’da Vegan Olmak ve Vegan Çocuk Büyütmek” sunumu ve çocuklar için vegan hikaye okuma atölyesi ile Elida Zerri

“Hayvan Hakkı İhlalleri. Neler Yapılmalı?” konulu söyleşisiyle Avukat Tuğba Gürsoy

“Türcü İdeolojinin Kökleri ile Değişen ya da Çelişen Toplumu Anlamak” konulu söyleşisiyle Merve Tufan

“Türcü Söylemler” konulu söyleşisiyle Tuğba Ayhan

“Vegan Sanat” konulu söyleşisiyle Doç. Dr. Özlem Gök

“Vegan Sporcu Olmak” konulu söyleşisiyle Tuğba Güneş Tabuk

“Medyada ve Edebiyatta Türcülük” konulu söyleşisiyle Osman Keçeli

“Türkiye’de Türcülük Karşıtı Hayvan Savunuculuğu Hareketi” konulu söyleşisiyle Arzum Kalfa

“Vegan Çocuk Büyütmek” konulu söyleşisi ve Vegan Yoğurt Atölyesi ile Duygu Atar

“Politik Bir Hareket Olarak Veganizm” konulu söyleşisi ve Vegan Muhlama Atölyesi ile Bilgehan Kadıoğlu

Vegan Rafine Şekersiz Çiğ Brownie Atölyesi ile Veganarsist Şefi Emre Aydoğan

Vegan Pasta Atölyesi ile Şef Ahmet Balcı

Yoga Atölyesi ile Devrim Hindistan

Dünyada Vegan Yaşayan İnsan Sayısı Kaçtır?

3 Günlük Festivalin Programı

 

Ambargolu Veganizm Kitabı Yeniden Okuyucularıyla Buluşuyor

Festivale vegan olan veya olmayan herkes davetli.

Festival internet sitesi: www.dogukaradenizveganfest.com 

Okumak için tıklayın

Ekoloji

İnsanlık Fosil Yakıtları Yakmaya Bırakana Kadar Sıcaklıklar Artacak

-

sanal iklim zirvesi iklim krizi Necmi Aksoy

Sıcaklıklar Çin için geldi. Pekin, geçen hafta 40 santigrat derecenin üzerinde üç günlük bir gerginlik gördü. Ülkenin kuzeyinde tahıl yetiştirilen, kalabalık bir eyalet olan Shandong’daki sıcaklıklar, sıcak çarpması uyarılarına yol açtı. Fosil yakıtların sürekli yanması, dünyanın en fazla yıllık sera gazı yayıcısı olan Çin’de artan refah için zorunlu olarak görülüyor (ancak ABD, tarihsel olarak en büyük yayıcı olmaya devam ediyor). Ancak mevcut ısı, fosil yakıtların sürekli yanmasının aslında sadece Çin’de değil, tüm dünyada ekonomik ve insan refahını nasıl tehlikeye attığını gösteriyor.

K2 HABER | Son yıllarda olduğu gibi, rekor sıcaklıklar yine Kuzey Yarımküre’nin büyük bölümünü etkiliyor. World Weather Atribution’a göre, Nisan ayından bu yana Hindistan, Bangladeş, Tayland ve Laos’ta sıcaklıklar, küresel ısınma olmadan “neredeyse imkansız” olacak rekor kıran bir sıcaklık dalgasında 40 derecenin üzerine çıktı.

Bu arada, ABD’nin güneyi, iklim değişikliği nedeniyle beş kat daha olası hale gelen sıcakla kaplandı. Tüm bunların çokça bildirilen El Niño yüzünden olduğunu düşünmeyin. Küresel ısınma dünya çapında taban sıcaklıklarını yükseltti; El Niño sadece zirvedeki meteorolojik ikazdır.

Bu sıcaklık, dünyanın dört bir yanındaki sıcaklıklar insan vücudu için güvenli sınırları aşmakla tehdit ederken, sağlık muhabirlerine tıbbi hazırlık hakkında sorular sorma fırsatı veriyor. 2010 yılında araştırmacılar, %50 nem ile 46°C’de veya %100 nem ile 35°C’de insan vücudunun sabit bir vücut çekirdek sıcaklığını korumak için artık kendini soğutamayacağını buldu (Daha yeni araştırmalar, üst sınırın daha da düşük olduğunu buldu). Bu yaz sıcak hava dalgaları birçok bölgeyi tehlikeli bölge haline getirirken, gazeteciler, iklim kaynaklı bu aşırı yüklü sıcaklıkların tıbbi altyapı üzerinde, özellikle de kırsal kesimde nasıl bir baskı yarattığını araştırma fırsatı buluyor.

K2 Haber, ‘Covering Climate Now’ Gazetecilik Ağına Katıldı

Klima, Küresel Bir Isınma Tehdididir

Klima, bir sıcak hava dalgasında bariz güvenlik aracıdır, ancak klima, özellikle güneş enerjisiyle veya sıfır karbonlu enerji kaynaklarıyla çalıştırılmıyorsa, aynı zamanda küresel bir ısınma tehdididir – enerji muhabirleri için mükemmel bir hikaye. Küresel sıcaklıklar artmaya devam ederken, insanları hayatta tutmak için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyulacağı açık. Isı dalgaları, gazetecilere, izleyicilere bu enerjinin yaşanabilir bir gezegene zarar vermeyen, uyumlu kaynaklardan gelmesi gerektiğini hatırlatma fırsatı sunuyor.

Guardian tarafından bildirilen Energy Institute tarafından yakın tarihli bir rapora göre, dünyanın sıcaklık artışını 1,5 C ile sınırlamak için emisyonları yılda %7 oranında azaltması gerektiği bir zamanda, 2022’deki emisyonlar bunun yerine yaklaşık %1 arttı. Ekonomik refahın genellikle artan fosil yakıt tüketimini haklı çıkarmak için kullanıldığı göz önüne alındığında, haberler izleyicilere iklim değişikliğinin insanlara çektirdiği acıları anlatırken, ekonomik daralmaya da neden olabileceğini hatırlatmalıdır. Noktaları birleştirelim: insanlık fosil yakıtları yakmayı bırakana kadar, sıcaklıklar artacak ve artacak…(Covering Climate Now)

K2 Haber, Covering Climate Now bileşenidir.

Okumak için tıklayın

Ekoloji

Latmos Dağları ve 8500 Yıllık Tarih Yok Edilmek İsteniyor

-

latmos dağları

Latmos Dağları maden talanına karşı tehdit altında. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Danıştay’ın iptal kararını görmezden gelerek, Aydın’a bağlı Söke İlçesi Yeşilköy Mahallesinde yapılması planlanan Feldspat, Kuvars madenine ÇED Olumlu kararı verdi. 

K2 HABER | Evrensel Gazetesi’nden Özer Akdemir’in haberine göre; Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Danıştay’ın iptal kararını görmezden gelerek, Aydın’a bağlı Söke İlçesi Yeşilköy Mahallesinde yapılması planlanan Feldspat, Kuvars madenine ÇED Olumlu kararı verdi.

Gnays kayalarıyla dünyanın ender jeolojik oluşumlarına ev sahipliği yapan Latmos’ta ekonomik değeri son derece yüksek fıstık çamları ve zeytincilik yöre halkının en önemli geçim kaynakları. Bunların yanı sıra nesli tükendiği sanılan ancak geçtiğimiz yıllarda görüntülen Anadolu Kaplanının son görüldüğü yerlerden birisi olan Latmos, aynı zamanda ilk çağda yörede yaşamış insanlar tarafından yapılan ve 8500 yıl öncesine tarihlenen kaya resimlerinin de bulunduğu bir yer.

Latmos dağında onlarca maden ruhsat alanında birçok maden işletmesi dağı un ufak ederek kuvars ve feldspat madenciliği yapıyorlar. 8.500 yıl önce yörede yapılan kaya resimlerinden birinin daha keşfedildiği hafta Latmos’da bir maden işletmesine de ÇED olumlu kararı çıktı. Danıştay tarafından iptal edilen madene yargı kararı hiçe sayılarak yeniden ÇED olumlu belgesi verildi.

Özer Akdemir: ‘Altın Madenciliği Ölüm Saçıyor’

Danıştay’ın İptal Kararı Bir İşe Yaramadı!

Alanın Aydın-Muğla-Denizli Çevre Düzeni Planında orman sayılan alanlar ve tarım alanlarında kaldığı, madende yapılacak patlatmaların yörede yapılan zeytinciliğe zarar vereceği gibi gerekçelerle yöre halkının açtığı davada bilirkişi raporlarında, madenin kapasite artışının birçok sakıncası olacağını belirtilmişti. Aydın 2. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak ÇED olumlu kararını iptal etmişti ve Danıştay kararı onamıştı.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Danıştay’ın bu onama kararından 2 yıl sonra, aynı ruhsat alanı, aynı coğrafi ve doğal koşullar, aynı risklere rağmen madene yeniden ‘ÇED Olumlu’ kararı verdi. ÇED Genel Müdürlüğü sitesinde yayınlanan duyuruda bakanlığa sunulan projenin İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) tarafından incelendiği ve ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu’ kararı verildiği dile getirildi.

Tarihi Kaya Resmi Keşfedilirken Bir Madene Daha İzin Verildi

Bakanlığın maden şirketini gözeterek verdiği bu kararın çıktığı hafta Latmos’da bir kaya resmi daha keşfedildi. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) tarafından yapılan açıklamada yeni tespit edilen resmin bir kadın figürü olduğu belirtildi. Dernek kaya resminin tescil edilmesi ve korunmaya alınması için Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne müracaat edildiğini söyledi. Yörede yapılan madencilik faaliyetlerine de vurgu yapılan açıklamada “Neolitik Çağ’dan Osmanlı Dönemi’ne kadar yaşam izleriyle dolu bir açık hava müzesi niteliğinde olan Latmos Dağları adeta çığlık atıyor. Latmos Dağları’nın çığlık atmasının nedeni; binlerce yıl bu dağlarda yaşayan insanların vermediği zararı, günümüz insanının vermesidir. Dağın olağanüstü güzellikteki doğal peyzajı, maden ocakları tarafından herkesin gözü önünde geri dönülmez bir biçimde tahrip edilmektedir. İleride ülkemiz turizmi için büyük değer taşıyacak bir doğa ve kültür hazinesi yavaş yavaş yok olmaktadır.” İfadelerine yer verildi.

Okumak için tıklayın

Ekoloji

H&M, Geri Dönüşüm Kutularına Bırakılan Giysileri 3. Dünya Ülkelerine Atmış!

-

H&M geri dönüşüm

Aftonbladet, H&M mağazalarında geri dönüşüm kutularına atılan 10 giysiye AirTag takarak elbiselerin takibini yaptı. Elbiselerin geri dönüşüme girmediği, 3. dünya ülkelerinde atılarak çevre felaketine yol açıldığı ortaya çıktı.

K2 HABER | İsveç’te Stockholm merkezli günlük gazete Aftonbladet, bir çevre skandalını ortaya çıkardı. Aftonbladet, H&M mağazalarında geri dönüşüm kutularına atılan 10 giysiye AirTag takarak koleksiyonun ne kadar sürdürülebilir olduğunu araştırdı. Araştırmaya göre kıyafetlerin dünyanın dört bir yanına, tekstil ürünlerinin yakıldığı yerlere gönderildiğini ortaya çıktı. H&M her yıl müşterilerinden milyonlarca ikinci el giysi topluyor.

Tekstil Çöplüğü Yapılan Ülkelere Gönderildi

Aftonbladet’ten Staffan Lindberg’in haberine göre, yapılan araştırmanın bulguları şu şekilde:

1. AirTags ile donatılmış 10 giysinin her biri eksiksiz ve temiz, lekesiz veya hasarsız. Yine de hiçbiri İsveç’te kalmadı. Hepsi kamyonla 1000 kilometreden fazla taşınarak, kategorize edilmek üzere Almanya’daki 3 tesise gönderilecek.

2. H&M, toplanan tüm giysilere çevre dostu ve sorumlu bir şekilde bakılacağını taahhüt ediyor. Bununla birlikte, giysilerden üçü, tekstil çöplüğü olarak bilinen üçüncü dünya ülkelerine gönderilecek.

3. Giysilerden biri, çok miktarda kullanılmış giysi alan ve ithalatın büyük bir kısmının doğrudan çöpe atıldığı veya yakıldığı bir Afrika ülkesi olan Benin’e gidiyor. Giysiyi satın alan ithalatçı, daha sonra Nijerya’ya kaçırılabileceğini kabul ediyor. Ülkenin kendisini ikinci el giysilere karşı korumak için koyduğu kısıtlamalar var.

4. Başka bir giysinin yolculuğu Hindistan’ın Panipat şehrinde sona eriyor. Burada da tekstil atıklarıyla ilgili sorunlar çok büyük. Ayrıca tekstil sektöründe çocuk işçiliği de yaygın.

Mevzu Biraz ‘Pis’: Türkiye, Neden Avrupa’nın Çöpünü Topluyor?

Yerliyiz, Milliyiz Diye Bağıranlar, Türkiye’yi Avrupa’nın Çöplüğü Yaptı

Dünyanın Çevresini 1,5 Tur Dolaşıyor

5. Giysilerden ikisi, toplam 3.730 kilometrelik karayolu ve deniz taşımacılığından sonra Romanya’ya sevk ediliyor.

6. H&M’in tekrar giyilebilecek giysiler olması gerektiği sözüne rağmen, giysilerden ikisi elyaf haline getirildi. Bu giysilerden biri olan gri bir süveter neredeyse hiç kullanılmamıştı.

7. 10 giysi ile birlikte diğer ikinci el giysiler, kamyonlar ve gemiler gibi fosil yakıta dayalı ulaşım araçlarını kullanarak dünyanın çevresini neredeyse bir buçuk tur dolaşıyor.

Gana’da Büyük Çevre Yıkımı Yarattı

8. Gana’da kullanılmış giysiler benzeri görülmemiş bir çevre felaketi yarattı. H&M, Gana’ya getirilen en yaygın beş giysiden birine sahip.

9. Gümrük verilerini kullanarak, H&M’in 3 Alman tasnif ortağının 1 Ocak 2023’ten bu yana Gana’ya en az bir milyon giysi sevk ettiğini ortaya çıkarabiliriz.

Okumak için tıklayın

Öne Çıkan Haberler