Bizi Takip Edin

Yazarlar

Demokrasiye Sahip Çıkmak, Cumhuriyet’e Sahip Çıkmakla Başlar

Deniz Kılıç Chp Kırklareli

Cumhuriyet, sadece bir yönetim şekli değildir, en net ifadeyle bu toprakların kendine ait bir devrimidir. Tarihsel hafızamızı 102 yıl önceye, yani 19 Mayıs 1919’a götürdüğümüzde, ülke olarak büyük bir varoluş mücadelesi içindeydik.

DENİZ KILIÇ | Ülke topraklarının işgal güçleri tarafından ele geçirildiği günlerde, bağımsızlık hayalleri kurmak dahi mümkün değildi. Ancak herkesin umudunu kestiği, manda ve himayenin artık konuşulmaya başladığı bir dönemde, hiçbir karamsarlığa yer vermeyen, ‘Geldikleri gibi giderler’ sözleriyle halkına önderlik eden Mustafa Kemal, azim ve kararlılıkla tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin ağlarını büyük bir kararlılıkla ördü.

Öngörüsüyle, belirlediği stratejisiyle, cesareti ve inancıyla padişahlığa son verip, halk iradesine dayalı bir devlet inşa etmek için Sivas, Amasya ve Erzurum Kongrelerinde milletin yeniden ayağa kalkmasına öncülük etti. Ülkenin çeşitli yerlerinde, halk tarafından kurulan yararlı cemiyetleri Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti çatısı altında toplayarak milli mücadelenin Büyük Millet Meclisi tarafından tek bir merkezden yürütülmesini sağladı. Mustafa Kemal’in hem askeri hem de siyasi kararlarıyla, önce ülkenin işgalden kurtulmasına sonra da bağımsız Cumhuriyet’in kurulmasında izlediği yol haritası, O’nu dünya üzerinde emsali görülmemiş başarılara taşımıştır.

CHP’den Irak ve Suriye Tezkeresine Ret!

Yönetim Halk İradesine Teslim Edildi

Cumhuriyet devriminin öncüsü Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ayrıca Cumhuriyetin önündeki engelleri önceden tespit ederek, bu engelleri sırasıyla kaldırmıştır. Cumhuriyet henüz ilan edilmeden önce Büyük Millet Meclisi 1 Kasım 1922’de kabul edilen 308 numaralı “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, hukuku hâkimiyet ve hükümranlığının mümessili hakikisi olduğuna dair” kararnameyle saltanatı resmen (padişahlığı) kaldırılmasını sağlamıştır. Bu kararnameyle Cumhuriyetin ilanının önündeki büyük bir engel kaldırılmıştır. Cumhuriyet kurulmadan önce atılan bu adım, Cumhuriyet rejimine giden yolun en büyük göstergesi olmuştur. Cumhuriyetin ilanından bir buçuk yıl sonra ise 3 Mart 1924 tarihinde Halifeliğin kaldırılması da demokratik laik Cumhuriyetin temelini oluşturmuştur. Saltanatın ve halifeliğin kaldırılması yönetim biçiminin bir kişiden/aileden alınarak, tamamen halk iradesine teslim edilmesi yolundaki önemli kararlarıdır.

Genç Cumhuriyet devrim yasalarıyla birlikte sınıfsal ve statüsel farklılıkları ortadan kaldırılarak ulusal bütünlük sağlamıştır. Üstünlerin hukuku yerine hukukun üstünlüğü esas kılınarak, hukuk devleti temelinde her yurttaş kanunlar önünde eşit sayılmıştır. Cumhuriyet ilan edildikten sonra TBMM tarafından çıkarılan tüm kanunlar eşitlik ilkesi temelinde çıkartılmıştır. Halkla birlikte başlatılan milli mücadelenin sonunda, halkçı devlet anlayışı Cumhuriyetimizin özüne böylelikle yerleşmiştir. Özetlemek gerekirse demokrasi ve halkçılık ilkesi Cumhuriyetimizin bel kemiği niteliğindedir.

25 Kasım 1925’te Şapka kanunu, 30 Kasım 1925’te Tekke ve Zaviyelerin kapatılması kanunu, 17 Şubat 1926’da Türk Medeni Kanunuyla evlenme akdinin nikah memuru önünde yapılması kanunu, 1 Kasım 1928’de Türk harf kanunu,  26 Kasım 1934’te efendi, bey, paşa gibi lakap ve unvanların kaldırılması kanunu Cumhuriyetimizin toplumsal dönüşümünün birer parçaları olarak devrim niteliğindedir.

Bu yasalarla birlikte Şerefiye ve Evkaf Vekaleti kaldırılarak; Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu. Böylece din, siyaset dışı bırakıldı.

Erkan-ı Harbiye Vekaleti kaldırılarak, Ordu siyasetin dışında bırakıldı.

Tevdit-i Tedrisat Kanunu çıkarılarak; çok amaçlı okullar kaldırıldı ve eğitim – öğretim birleştirilerek Maarif Bakanlığı’na bağlandı.

Devrim yasalarıyla birlikte devlet yönetiminden sosyal yaşantıya, ekonomiden eğitime, bilimden sanata kadar hayatın her alanında toplumsal dönüşümü sağlayan Cumhuriyet, bir yönetim biçiminden çok daha fazlası olmuştur.

Kadının Toplumdaki Rolü Artırıldı

5 Aralık 1934’te çıkarılan kanunla kadınlara verilen seçme ve seçilme hakkıCumhuriyet’in eşitlikçi bakış açısının yasalarla güvence altına alınmasını sağlamıştır. Kadının toplumdaki rolü artmıştır.

Cumhuriyetin elde ettiği kazanımlar kolay elde edilmeyen ve edilemeyecek olan kazanımlardır. Çünkü Cumhuriyet sadece bir yönetim biçiminden ziyade, toplumsal dönüşümü gerçekleştiren bir devrimdir. Bu devrim akla ve bilime önem veren, çağın gerisinde kalan değil, her gün kendisini yenileyen, çağın gereklerine ayak uydurabilen ve süreklilik arz etmektedir. Kuruluş felsefesine köklerinden bağlı, yenilenmeye açık olan Cumhuriyet devrimimiz aynı zamanda geleceğimize ışık tutmaktadır.

Siyasi Parti Üye Sayıları: İşte Son Güncel Rakamlar

Meclis İradesi ve Katılımcı Demokrasi

Bu topraklarda bağımsızlığa, ulusal birlik ve bütünlüğe, çağdaşlığa, laikliğe, akla ve bilime, özgürlüklere, fırsat eşitliğine, liyakate, kadın haklarına, meclisin ve hukukun üstünlüğüne, barışa ve demokrasiye sahip çıkmak Cumhuriyet’e sahip çıkmakla başlar.

98 yıldır bu topraklarda millet egemenliğine dayalı demokratik, laik, çağdaş devlet yapısı varsa Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesindeki köklerinden kaynaklanmaktadır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışından Cumhuriyetimizin ilanına kadar olan sürede ve sonrasındaki toplumsal dönüşümün güvencesi olan devrim yasalarının çıkartılması süreçlerini irdelediğimizde “meclis” iradesi, “katılımcı demokrasi”  kavramları her zaman işlemiştir. Özellikle de milli mücadelenin tek bir yerden yürütülmesi, ülkenin çeşitli yerlerinden gelen temsilcilerle Büyük Millet Meclisinde alınan kararların tüm kararlardan üstün sayılması önemli tarihsel dönemeçlerdir.

Cumhuriyetimizin 98. Kuruluş yıl dönümü kutlu olsun.