Connect with us

Ekoloji

Öykü Yağcı: ‘Yunusla Terapi İnsan ve Hayvan Sömüren Bir Yöntem’

yunusla terapi öykü yağcı

Yunuslara Özgürlük Platformu Kurucu ve Eş Sözcüsü Öykü Yağcı, yunus parklarının neden kapatılması gerektiğini ve yunusla terapi yönteminin bir aldatmaca olduğunu vurguladı.

K2 HABER | Bugün, 14 Nisan Dünya Yunus Günü. Hayvan esaretine ve sömürüsüne karşı uzun yıllardır mücadele eden ve ülkemizdeki yunus parklarının kapatılması için ciddi çalışmalar yürüten Yunuslara Özgürlük Platformu Kurucu ve Eş Sözcüsü Öykü Yağcı, K2 Haber TV’ye konuk oldu.

Yunus Parkları Neden Kapatılmalı?

Türkiye’de aktif olarak faaliyet gösteren 10 yunus parkı var. Tarım ve Orman Bakanlığı, Türkiye’deki yunus parklarında kaç hayvan var, kaç tür hayvan var bilgisini tüm başvurulara rağmen yıllardır yanıtlamıyor. Bunların bir kısmı İstanbul’da, çoğunluğu Antalya’nın ilçelerine dağılmış durumda. 2 tane Muğla’da, 1 tanesi de Aydın’da.

Bu süreçte milletvekilleri ile görüştük, Meclis Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu’nda kapsamlı bir sunum yaptık. O komisyonda çok ciddi mücadeleler ve kamuoyu baskısıyla, ‘Türkiye’deki yunus parkları en fazla 2 yıl içerisinde kapatılacak ve yenisinin açılmasına izin verilmeyecek’ tavsiye kararı çıkarttık. Biz bunun 1 seneye indirilmesi için mücadele ediyoruz. Basından gördüğümüz kadarıyla AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in açıklamalarına bakıyoruz, ne yazık ki yunus parkı temsilcilerinin talep ettiği, yunus parklarına özel düzenleme çıkaracaklarını söylüyorlar. Yunus parkları temsilcileri ne talep ediyor? Kendilerine özel bir düzenleme yapılmasını, Türkiye sularından canlı yunus avlanmasını ve aynı zamanda esaret altında üretim programlarının geliştirilmesini istiyorlar. AK Parti milletvekillerinin 11 martta hayvan hakları savunucuları ile yaptığı toplantıda, komisyon raporunda yunus parklarının en geç 2 yıl içerisinde kapatılacak tavsiye kararının esneten bir öneriyle karşılaştık. Yunus parkları yasaklanacak fakat mevcut 10 tesisteki hayvanlar ölene kadar, tesislerin açık kalacağı söylendi. Yeni hayvan alımının önüne geçilmesi için de ki Türkiye’de kaçak yunus avlanma ihbarları aldığımızı belirttik, bunun önüne geçmek için hayvanların çipleneceği ve genetik kayıtlarının alınacağı söylendi. Biz yine yunus parklarının en geç 1 yıl içerisinde kapatılması istediğimizi vurguladık. Çip ve kimliklendirme olsa da hayvan alımı bundan sonra da eminiz ki yapılacaktır. 10 yıldır sayısız ihmal, ihlal ve hayvan ölümü bildirimimiz karşısında bu tesislere hiçbir surette yaptırım uygulanmadı, denetim yapılmadı. Bundan sonrasında da çiplerin denetiminin yapılmayacağından eminiz. Türkiye’de kaç hayvan olduğundan bile haberi yok Tarım Bakanlığı’nın. Bu yüzden yunus parklarının mutlaka kapatılmasını, isim ve ruhsat değişikliği ile farklı şekillerde açılmasının önüne geçilmesini istiyoruz. Tesislerdeki hayvanların rehabilite edilmesini ve denize geri dönemeyecek durumda olanlarının da ömür boyu korunması gerektiğini vurguladık.

‘Yunusla Terapi İnsan ve Hayvan Sömüren Bir Yöntem’

“Yunus parkları ile ilgili hem hayvan hem de insan hakları ihlali yönünden ciddi etik sorunlar var. İnsan ve hayvan sağlığı ile ilgili de sorun bulunuyor. Yunus parklarında yürütülen faaliyetlerinden biri otizm, down sendromu ve disleksi gibi değişimsel farklılıkların ve bazı engelli bireyleri tedavi ettiği iddia edilen yunusla terapi özel çocuklarla yüzme programları adı altında faaliyetler var. Bunlar insan ve hayvan sağlığı, bilimsel geçerlilik ve yöntemsel sorunlar açısından en tartışmalı ve riskli konulardan biri ve aynı zamanda uzmanların ve bilim camiasının asla onay vermediği bir uygulama. Yunusla terapi aslında 1970’lerde antropolog Betsy Smith tarafından başlatılmış fakat aynı araştırmacı tarafından da 2003 yılında bunun etkisiz ve insanları sömüren bir uygulama olduğunu açıklanmış bir yöntem. Bu sosyal sorumluluk ve kamu yararı altında yalnızca neredeyse Türkiye’de üretiliyor, Avrupa’da birkaç tesis ve Endonezya’da bir tesis var. Tek bir seansta 3.000 ile 5.000 Amerikan doları, park işletmecileri en az 5 seans tavsiye ediyor. Otizmli bireylerin, engelli çocukların hassas ebeveynlerinin aslında anlaşılabilir umutlarını sömürüyor. Uzmanlar bunu umut tacirliği olarak tanımlıyor. Aileler bilim camiasınca doğrulanmamış bir tedaviye çok yüksek fiyatlar ödemeye çalışarak, yunusla terapiye yaptıkları maddi ve manevi yatırımdan dolayı daha etkili iyileştiren süreçlerden vazgeçebiliyorlar. Bunun tedavi olarak yansıtılması zaten yanlış. Otizmli bireyler aslında tedavi edilmesi gereken kişiler değil, çünkü otizm hastalık değil. Ceviz Otizm Derneği, Türkiye Psikologlar Derneği, Türk Deniz Araştırmaları Vakfı, Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu yunusla terapinin insan ve hayvan sömrüsüne neden olduğuna anlatan birer mektubu meclis üyelerine gönderdiler. Tohum Otizm Derneği de yunusla terapinin yöntemsel olarak hiçbir katkıda bulunmadığını söylüyor. Yine Sağlık Bakanlığı’nın Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden aldığı bilimsel danışmanlık görüşünde yunus terapisi altında yürütülen faaliyetlere asla izin verilmemesi gerektiğini, bilinmeyen risk içerdiği ve yan etkilerinin de bilinmediği, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi tarafından da talep edilen emniyet ve işlerliğine dair kesin kanıtlar bulunmadığını söylüyor.”

Öykü Yağcı: ‘Binlerce Yunus Yakalanıp, Dünyanın Dört Bir Yanına Satılıyor’

yunus parkları kapatılsın öykü yağcı

Yunusla Terapi Bilimden Uzak, Hayvan Haklarını Yok Sayan Bir Uygulama

Yunuslara Özgürlük Platformu Nedir?

Yunuslara Özgürlük Platformu, yabani hayvanlar ve deniz memelileri ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de hayvan esaretinin sonlandırılması için savunuculuk faaliyetleri yürüten bağımsız bir hayvan hakları oluşumudur.

2010 yılından bu yana iki yunus parkının kapatılmasını sağlayan, ikisinin açılmasını engelleyen ve farklı sektörlerden pek çok şirketin esaret endüstrisine verdiği desteği geri çekmesini sağlayan Yunuslara Özgürlük Platformu, aynı zamanda hayvan esareti sorununu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşımıştır.

Hayvanlara yönelik her türlü sömürü biçiminin son bulması için esaret, avcılık ve hayvancılık endüstrileri başta olmak üzere yerel ve uluslararası sivil toplum kuruluşları ve hayvan hakları akvitistleriyle dayanışma halinde çalışan Platform etik, bilimsel ve hukuki dayanakları paylaşarak toplumsal farkındalığı artırmak ve mevzuat değişikliğini gerçekleştirmek amacıyla kampanya, eylem ve lobicilik faaliyetlerine devam ediyor.

Ekoloji

Zonguldak’ta Halk Sağlığını Düşünen Yok: Çocuklar Çamurlu Denizde Yüzüyor!

-

deniz yavuzyılmaz uzunkum halk plajı

Zonguldak Uzunkum halk plajında çekilen görüntülerde halk sağlığının nasıl tehlikeye atıldığı gözler önüne serildi. Çocuklar çamurlu denizde yüzerken, yetkililer ise herhangi bir önlem almıyor.

K2 HABER | Zonguldak’ta Kilimli sahil yolu çalışmalarında dolgu işleri sebebiyle, deniz kıyısı çamur deryasına döndü. CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın paylaştığı görüntülerde, yol çalışmaları sebebiyle çamurların denize karıştığı ve buna rağmen denizde yüzen insanların olduğu ve hiçbir önlem alınmadığı görülüyor.

Deniz Yavuzyılmaz: Bu Düzenlemeyi Genel Kuruldan Geçirmek Cinayete Teşebbüstür

Yavuzyılmaz Konuyu Meclis Gündemine Taşımıştı

Konuya ilişkin 14 Şubat 2022’de Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun cevaplaması istemiyle Meclis’e soru önergesi veren Yavuzyılmaz; önerge açıklamasında, “Denize boşaltılan kayaç türü malzemelerinin içinde suda kolayca ufalanabilecek hafriyat toprağı türünden kısımların fazlasıyla olduğu, söz konusu malzemelerin önemli ölçüde deniz tarafından yutulduğunu ve bu nedenle denizde kilometrelerce uzunlukta kirlenme ve renk değişimlerinin oluştuğu görülmektedir.” ifadelerine yer vermişti.

Projenin bitirilme tarihini ve detaylarını soran Yavuzyılmaz, tahkimat amaçlı kullanılan malzemelerin türleri, özgül nitelikleri ve limit değerlerinin ne olduğunun da açıklanmasını istemişti.

Okumak için tıklayın

Ekoloji

Fatsa’da Zulüm Var: Suyuna Sahip Çıkan Köylülere Biber Gazlı Müdahale

-

sefaköy fatsa alabalık su jandarma

Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Sefaköy Köyü’nde kullanılan tek su kaynağının bir alabalık tesisine verilmesine karşı bir araya gelen yurttaşlara jandarma ekipleri müdahale etti.

K2 HABER | Yurttaşların havasını, suyunu, toprağına sahip çıkması artık suç sayılıyor. Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Sefaköy Köyü’nün su kaynağı bir alabalık tesisine verildi. 80 kişinin yaşadığı köyde başka su kaynağı bulunmuyor.

Tek su kaynağının alabalık tesisine verilmesine tepki gösteren köylülere, jandarma müdahale etti.

Önce Bizi Yıkacaksınız!

Salih Gergerlioğlu, Sefaköy Köyü’nde yaşanan müdahale anlarını sosyal medya hesabından paylaştı. Sefaköy Köyü Muhtarı Yusuf Kaynar Jandarma ekiplerine, “Önce bizi yıkacaksınız, sonra suyu keseceksiniz” diyerek tepki gösterdi.

Müslüman Değil Misiniz?

Jandarma ekipleri, suyuna sahip çıkan köy halkına biber gazıyla müdahale etti. Birçok kişinin gözaltına alındığı bilgisi paylaşıldı. Bir vatandaş, “Siz Allahsız mısınız, siz Müslüman değil misiniz? Müslüman bunu yapmaz” diyerek tepki gösterdi.

İliç’teki Siyanür Felaketini Duyuran Sedat Cezayirlioğlu: ‘Can Güvenliğim Yok!’

Jandarma’dan Tehdit

Jandarma, köy halkının görüntü almasına da izin vermedi. Jandarma, ‘kanunu aşağıda gösteririz’ diyerek görüntü alan kişiyi tehdit etti.

Jandarma: “Basın özgürlüğü var ama şu anda yok!”

Köylü: “Bunun için kanun nedir?”

Jandarma: “Kanunu aşağıda gösteririm size!”

Okumak için tıklayın

Ekoloji

CHP’li Orhan Sarıbal’dan Tırtıl İstilasına Uğrayan Tarladan İstifa Çağrısı

-

tırtıl istilası

Trakya bölgesindeki ayçiçek tarlaları tırtıl istilası ile mücadele ediyor. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da Kırklareli’nde ayçiçek üreticileriyle buluştu.

K2 HABER | Ayçiçek üreticileri tırtıl istilasına karşı mücadelesini sürdürüyor. Bakanlık yetkilileri ilaçlamayla sorunun çözüldüğünü ve zararın yüzde 5-6 düzeyinde olduğunu iddia etse de ayçiçek üreticileri pek de öyle düşünmüyor. Zararın çok büyük olduğunu belirten üreticiler, hasat zamanı kayıplarının yüzde 70-80 düzeyinde olacağını tahmin ediyor.

CHP Bursa Milletvekili, Ziraat Mühendisi Orhan Sarıbal, Kırklareli’nin Babaeski ilçesi Sofu Halil Köyü’nde ayçiçek üreticilerini ziyaret etti. Kamuoyunda ‘tırtıl istilası’ olarak bilinen meseleyi yerinden inceleyen Sarıbal, çiftçileri uyarmayan Bakanlığın en büyük sorumlu olduğunu belirterek, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci’yi istifaya davet etti.

Orhan Sarıbal: Bunun Bedelini Kim Ödeyecek?

K2 TV Trakya Temsilcisi Deniz Kılıç’a açıklamalarda bulunan Orhan Sarıbal, Bakanlığın yerine getirmediği sorumluluğun bedelini çiftçiye ödettirmek istediğini belirterek, Tırtıl tarafından yenmiş bir Ayçiçek tarlasındayız. Zarar yüzde yüze yakın. Bunun sorumlusu kim, bedelini kim ödeyecek? Çayır tırtılının bu kadar zarar vermesinin, bu zararın görülmemesinin en önemli sorumlusu Tarım Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı’nın il ve ilçe yönetimleridir. Bunun için erken uyarı sistemini çalıştırması, çiftçileri uyarması gerekiyordu.” şeklinde konuştu.

Tarım Bakanı ve Yardımcısı Derhal İstifa Etmelidir

Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci’yi istifaya davet eden Sarıbal, “Bir de Bakan Yardımcısı gelip, anlamadan, dinlemeden, önce çiftçiyi kaderine terk ettiler, sonra da 3 günde hallettik, yüzde 5-6 zarar var dedi. O Bakanı ve Bakan Yardımcısını bu tarladan istifaya davet ediyorum. Biraz vicdanları varsa, biraz bu ülkenin toprağından, suyundan yemiş içmişlerse, bu topraklara karşı sorumlulukları varsa derhal istifa etmeleri gerekir.” dedi.

Çiftçinin Zararını Bakanlık Karşılasın

Yapılması gerekenleri de tek tek açıklayan Sarıbal, “Önce Bakanlık, il ve ilçe müdürlüklerini devreye sokup, gelip çiftçilerin tarlasında tespit yapmaları, bu tespitleri raporlamaları gerekiyor. Çiftçilerden talepleri toplanmalı, hasat zamanı tekrar gelip zararın miktarını tespit etmeleri ve o zararların da Bakanlığa, Bakanlık da Cumhurbaşkanlığı’na bildirerek, bu zararı telafi etmelerini istiyoruz. Çünkü bu zararın sorumlusu tohumu eken, toprağı işleyen, mazot harcayan, her türlü bakımı yapan çiftçi değildir. Bunun tek sorumlusu Bakanlık’tır. Bakanlık yerine getirmediği görev ve sorumluluğu, yarattığı zararları çiftçiye ödetemez. Buradan Bakanlığı acilen göreve davet ediyoruz. Gelsinler bu tarlalarda zararların tespitini yapsınlar, raporlarını hazırlasınlar, çiftçiyi sahipsiz bırakmasınlar. Bedelini çiftçi değil, Bakanlık ödesin.” ifadelerini kullandı.

Okumak için tıklayın

Ekoloji

Vegan Aktivist Zülal Kalkandelen’e ‘Tecavüz’ Tehdidine Beraat Verildi

-

zülal kalkandelen

Vegan aktivist Zülal Kalkandelen’i sosyal medya hesabından tecavüzle tehdit eden şahsa, delil yetersizliği gerekçesiyle mahkeme tarafından beraat kararı verildi.

K2 HABER | Cumhuriyet Gazetesi yazarı, vegan aktivist Zülal Kalkandelen avcılık karşıtı yazıları sebebiyle uzun zamandır avcı topluluklarının sözlü saldırılarına maruz kalıyordu. İki yıl önceki bir yazısı sebebiyle İ.B. isimli şahıs tarafından tecavüz tehdidiyle karşılaşan Zülal Kalkandelen, şahıs hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Kalkandelen’in yaptığı ilk suç duyurusu sonrası kovuşturmaya yer yok kararı verilmişti.

‘Kovuşturmaya yer yok’ kararı sonrası Kalkandelen, şahıs hakkında ikinci kez suç duyurusunda bulunmuştu. İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi, şahısla ilgili “delil yetersizliğinden” beraat kararı verdi.

Zülal Kalkandelen: ‘Bana Bir Şey Olduktan Sonra Peşine Düşecekler Belli Ki…’

Kararla ilgili Cumhuriyet Gazetesi’ne konuşan Kalkandelen; “İkinci suç duyurusu için gittiğimde, ilk suç duyurusunda kovuşturmaya yer yok kararını gören savcı bile ‘bu nasıl olur?’ diyerek şaşırmıştı. Soruşturma açılması için Siber Suçlar Şubesi’ne gönderdi ve soruşturma açıldı. Avukatlarımla birlikte bu kişinin adresini bulmak için çok çaba sarf ettik. Kararda ise inanılmaz bir gerekçe verildi. ‘Kişinin böyle bir suçu işlediğine dair gerekçe bulunamadığı’ yazıyordu. O mesajı atarken videosunu mu çekmeliydim? Örneğin; Orhan Gencebay’a söylenilen ‘yalaka’ ifadesine bile ceza veren yargı, bana yapılan tecavüz tehdidine karşı hiçbir şey yapmadı. Bu kişi İstanbul’da oturuyor ve ben etkinliklerimi duyuruyorum. Sürekli çıkıp gelecek mi diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Hak mücadeleleri kapsamında birilerinin menfaatine dokunduğunuz zaman tehdit ediliyorsunuz diyen Kalkandelen, “Delil ve kanıt bulunamadığına yer vermişler. Hiçbir inceleme yapılmamış bile. AKP’lilerin eşlerine, kızlarına bir şeyler söylendiğinde gereği yapılıyor. Erdoğan’ın kızına evlenme teklifi edildiğinde hemen gereğini yaptılar. O evlenme teklifi bu tecavüz tehdidi. İki yıldır bu işin peşindeyim. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Ben nasıl adaleti sağlayacağım? Bana bir şey olduktan sonra peşine düşecekler belli ki” dedi.

Hayvan Zulmü İle Gündeme Gelen ‘Aslan Diyarı’ İsimli Tesis Kapatılıyor

Mahkemenin Verdiği Beraat Kararı

zülal kalkandelen tecavüz

Zülal Kalkandelen Röportajı: Bilimin, Aklın ve Vicdanın Sesini Dinleyip Vegan Olun

Okumak için tıklayın

Ekoloji

Çeşme’de Talan Projesi Başladı: Bakanlıktan ‘Adrese Teslim’ İhale

-

çeşme turizm projesi

Çeşme Alaçatı’da denize sıfır 3 değerli kupon arazi yerli ve yabancı turizmciye tahsis edilecek.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 18 Temmuz 2022’de yayınladığı genelge ile Türkiye’nin farklı bölgelerinde bulanan 51 kamu arazisi turizm amaçlı yatırımlar için tahsise açıldığı belirtildi.

K2 HABER | Barış Tınay | Türkiye, orman yangınlarıyla boğuşurken, İzmir’in Çeşme, Menderes ve Selçuk ilçelerinde denize sıfır 11 farklı parsel ilana çıktı. Çeşme Alaçatı’nın en kıymetli 3 kamu arazilerine 3 adet 4-5 yıldızlı oteller yapılacak. Alaçatı Port civarında bir tanesi 300 yataklı, diğeri 650 yataklı ve son parsele de 1.500 yataklı otel yapılacak.

Turizm Altında Talan: Adrese Teslim İhale Süreci

İhaleye katılacak firmaların en geç 19 Ağustos 2022’ye kadar tekliflerini bakanlığa iletmeleri gerekiyor. Bu işletmelerin kimlere tahsis edileceğine ise Turizm ve Kültür Bakanlığı karar verecek.

Çeşme Çevre Platformu Sözcüsü Ahmet Güler yaptığı açıklamada, “İşin garip tarafı, bu ilamın 18 Temmuz’da yayınlanmış olması. 1.500 yataklı bir otelin planlanması, finansmanının sağlanması, ekonomik verimlilik hesaplanması bir ay içinde olacak iş değil. Bu tür planlamalar 1-2 sene sürüyor. “Yerli ve yabancılara tahsis edilecek” denilmiş. Hangi yabancı yatırımcı 1 aylık bir süre içinde tüm hazırlığını yapıp bu ihaleye katılabilir? Türkiye’de şirket kurması bile 2-3 ay sürer. Bütün bunlar göz önüne alındığında alıcıların daha şimdiden belli olduğu, ihalenin “adrese teslim” bir tahsis gibi göründüğü akıllara geliyor.” ifadelerini kullandı.

Çeşme’de Hazineye Ait Koylar Talan Ediliyor

Halk, Kanal İstanbul’un İkiz Kardeşi Çeşme Turizm Projesi’ne Direniyor

İzmir’in Kanal İstanbul’u Çeşme Turizm Projesi Nedir?

2019 yılında Cumhurbaşkanlığı‘nın tek bir kararnamesi ile 16 Bin Hektar (160.000.000 m²) arazi, (ki bunun %98’i hazine arazisi) “Çeşme Turizm Projesi” altında inşaata açıldı. Doğa ve yaşam savunucuları, bu karara karşı Danıştay 6. Dairesi’ne dava açtı. Mahkeme bilirkişi heyeti 25 Mart tarihindeki sonuç raporunda Bakanlığın Çeşme Turizm Projesi için, “Kamu Yararı yoktur, çevre tahrip edilecektir, yaşam alanları yok edilecektir” görüşüne yer verilmişti.

Okumak için tıklayın

Ekoloji

HDP’li Oya Ersoy, ‘Asbest Bombası’ Gemiyi Meclis Gündemine Taşıdı

-

ASUD brezilya Aliağa asbestli gemi

İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, Brezilya donanmasına ait Nae Sao Paulo adlı savaş gemisinin Aliağa’da sökümü için Sök Denizcilik adlı firmaya verilmesini meclis gündemine taşıdı.

K2 HABER | ‘Asbest Bombası’ olarak adlandırılan Brezilya donanmasına ait Nae Sao Paulo adlı savaş gemisinin Aliağa’da sökümü için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından izin verilmesi, kamuoyunda tepkiyle karşılandı.

HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy da konuyu Meclis gündemine taşıdı. Ersoy verdiği soru önergesinde, “Bünyesinde 900 tondan fazla asbest olduğu iddia edilen savaş gemisinin yaratacağı tehlikenin boyutlarının bakanlık tarafından dikkate alınmayarak halk sağlığı ciddi bir biçimde tehlikeye atılmaktadır. Ülkemiz yabancı devletlerin radyasyon çöplüğüne dönmüştür.” ifadelerini kullandı.

İliç’teki Siyanür Felaketini Duyuran Sedat Cezayirlioğlu: ‘Can Güvenliğim Yok!’

Oya Ersoy

Oya Ersoy: ‘Bakanlık Derhal Gemi Sökümünü Durdurmalıdır!’

Ersoy, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a şu soruları yöneltti:

1. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak Aliağa gemi sökümlerinde çalışanlar ve çevre halkının asbeste maruz kalmasını engelleyecek önlemler almayı düşünüyor musunuz?

2. Son 5 yılda Aliağa’da kaç gemi sökülmüş ve kaç ton asbest bertarafı yapılmıştır?

3. Bünyesinde 900 tondan fazla asbest olduğu iddia edilen savaş gemisinin yaratacağı tehlikenin boyutları bakanlık tarafından bilinmekte midir?

4. Bakanlığın 30 Mayıs 2022 tarihli yazısında Brezilya donanmasına ait Nae Sao Paulo adlı savaş gemisinin ülkeye geldikten sonra radyasyon seviyesinin ölçülüp sonuca göre izin verileceği ifade edilmiştir. Geminin bulunduğu ülkede neden radyasyon ölçümleri yapılmamıştır?

5. Ölçümlerde radyasyon seviyesi beklenilen düzeyin üzerinde çıkarsa Brezilya donanmasına ait Nae Sao Paulo gemisine ne olacaktır? Gemi hangi ülkeye gönderilecektir buna dair bakanlığın herhangi bir planı var mıdır? 

6. Bilim insanları tarafından yapılan araştırmalar sonucunda asbestin yol açacağı hastalıkların ilk işaretlerinin en erken 5 yıl ancak ortalama 10-20 yıl sonra kendini belli edeceği ifade edilmektedir. Bu durumda Aliğa’da son 10 yılda özellikle akciğer hastalığına yakalanan yurttaş sayısı kaçtır?

Ekoloji Örgütlerinden Oya Ersoy’a Dayanışma Mesajı Yağdı

Okumak için tıklayın

Ekoloji

Bodrumlulardan Mehmet Cengiz’e: ‘Bodrum’da Onun Kafasındaki Gibi Bir Millet Yok!’

-

bodrum yurttaş inisiyatifi

Bodrum Yurttaş İnisiyatifi grubu üyeleri bugün öğle saatlerinde Bodrum PTT Müdürlüğü’ne giderek Mehmet Cengiz’e projeden vazgeçmesi için “Cennet Koya’na dokunma aklından bile geçirme” başlıklı mektup gönderip, PTT önünde basın açıklaması yaptı.

K2 HABER | Cengiz İnşaat’ın Bodrum’un en değerli bölgesinde yer alan 678 bin metrekarelik arazide villa ve otel inşaatına başlayacağı ve Bulgari ile işbirliğine gittiği öğrenilmişti.

Bodrumluların Cennet Koyu’nda yapılacak otele yönelik tepkileri ise devam ediyor. Bodrum Yurttaş İnisiyatifi üyeleri açtıkları ve üzerinde “Cennet Koyumuzda Yağma İstemiyoruz. Nokta” yazılı pankart ile Cengiz’e tepki gösterdi.

İliç’teki Siyanür Felaketini Duyuran Sedat Cezayirlioğlu: ‘Can Güvenliğim Yok!’

Bodrum Yurttaş İnisiyatifi: ‘Bu Talan Durdurulacak!’

İnsiyatif adına açıklama yapan Ayhan Karahan şu ifadeleri kullandı:

“Danıştay’ın 2 kez iptal ettiği bir proje var. Yargı kararı tanınmıyor. Hukuk devleti mi? Guguk devleti mi? Demek ki; birilerinin hukuka ve kararlarına saygıyı öğrenmesi gerek. Söz konusu yer mahkemelik. Süreç istinafta devam ediyor. Hukuken kesinleşmemiş bu durumda; Özelleştirme İdaresi’nin tutumu, “Kim takar ve bekler yargı kararını” tavrıdır.

Sabah-akşam tarihten, kültür değerlerinden söz edenlerin; SİT alanı üzerindeki bu vicdansızlığı, aynı zamanda samimiyet testidir. Mehmet Cengiz biraz da (Millete) o malum küfürü ile bilinir.

Kendisini uyarmış olalım; “Bodrum’da onun kafasındaki gibi bir millet yok. Bodrum binlerce yıldır en acımasız barbarların istilasına karşı direnerek, cennete dönüştü. Şimdi bu cennetin, Cennet Koyu operasyonel tezgahlarla talana açılacak. Bu talan durdurulacak.”

Cengiz İnşaat’tan ‘Cennet Koyu’ Açıklaması: ‘Ağaç Kesmeyeceğiz, Ağaç Dikeceğiz’

Ne Olmuştu?

Mehmet Cengiz’in şirketi Cengiz İnşaat, projenin yükseleceği araziyi Özelleştirme İdaresi’nden 2012 yılında satın almıştı. Muhalefetin “beşli çete” diye adlandırdığı iş insanları arasında bulunan Mehmet Cengiz, Bodrum Cennet Koyu üzerindeki yeni projesi için turizm yatırımları da bulunan dünyaca ünlü mücevher markası Bulgari ile el sıkıştı.

Özelleştirme İdaresi’nden satın aldığı 678 bin metrekarelik arazide inşaata başlayacak olan Cengiz İnşaat, yaklaşık 100 villa ve Bulgari’nin işleteceği bir otel inşa edecek.

Kültür varlıkları, tabiat varlıkları, SİT ve koruma alanı içerisinde kalan arazinin yapılaşmaya açılmasına Bodrum sakinleri ve ekoloji örgütleri tepki gösteriyor.

Okumak için tıklayın

Ekoloji

Cengiz İnşaat’tan ‘Cennet Koyu’ Açıklaması: ‘Ağaç Kesmeyeceğiz, Ağaç Dikeceğiz’

-

cennet koyu mehmet cengiz

Bodrum’da Cennet Koyu olarak bilinen bölgede gayrimenkul projesi geliştirecek olan Cengiz İnşaat konuyla ilgili açıklama yaptı. Yapılan açıklamada ağaç kesimi yapılmayacağı, ağaç dikimi yapılacağı belirtildi.

K2 HABER | Cengiz İnşaat’ın Bodrum’un en değerli bölgesinde yer alan 678 bin metrekarelik arazide villa ve otel inşaatına başlayacağı ve Bulgari ile işbirliğine gittiği öğrenilmişti.

Dün konuyla ilgili olarak Sözcü Gazetesi’ne açıklama gönderen Cengiz İnşaat, parselde ağaç kesimi yapılmayacağını ve 50 bin adet ağaç dikileceğini belirtti.

Arazide yükselecek projede yürürlükte bulunan imar planı hükümlerine uyulacağını kaydeden şirket, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararlarına ve mevzuata uygun davranılacağı ifade etti.

İliç’teki Siyanür Felaketini Duyuran Sedat Cezayirlioğlu: ‘Can Güvenliğim Yok!’

Ne Olmuştu?

Mehmet Cengiz’in şirketi Cengiz İnşaat, projenin yükseleceği araziyi Özelleştirme İdaresi’nden 2012 yılında satın almıştı. Muhalefetin “beşli çete” diye adlandırdığı iş insanları arasında bulunan Mehmet Cengiz, Bodrum Cennet Koyu üzerindeki yeni projesi için turizm yatırımları da bulunan dünyaca ünlü mücevher markası Bulgari ile el sıkıştı.

Özelleştirme İdaresi’nden satın aldığı 678 bin metrekarelik arazide inşaata başlayacak olan Cengiz İnşaat, yaklaşık 100 villa ve Bulgari’nin işleteceği bir otel inşa edecek.

Kültür varlıkları, tabiat varlıkları, SİT ve koruma alanı içerisinde kalan arazinin yapılaşmaya açılmasına Bodrum sakinleri ve ekoloji örgütleri tepki gösteriyor.

Okumak için tıklayın

Ekoloji

İzmir Yanıyor: Çeşme’den Sonra Karşıyaka’da Orman Yangını!

-

karşıyaka yamanlar orman yangını

İzmir Karşıyaka Yamanlar Dağı’nda orman yangını çıktı. Yangını, Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay sosyal medya hesabından duyurdu.

K2 HABER | İzmir Çeşme’den sonra Karşıyaka’da çıkan yangınla boğuşuyor. Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay Yamanlar Dağı’nda çıkan orman yangının sosyal medya hesabından duyurdu.

Tugay, “Yamanlar ormanlık alanda #yangın çıktı ne yazık ki. Tüm ekiplerimizle olay yerine gidiyoruz. Çok üzgünüm.” ifadelerini kullandı.

Karşıyaka Belediyesi’nden İklim Krizi Mesajı: ‘Bir Felaketin Ortasındayız’

Okumak için tıklayın

Ekoloji

Cengiz Durmuyor: Bodrum Cennet Koyu’nu Betona Boğacaklar!

-

bodrum cennet koyu mehmet cengiz

Bodrum Cennet Koyu içerisinde yer alan 678 bin metrekarelik araziyi Özelleştirme İdaresi’nden satın alan Cengiz İnşaat, villa ve otel inşaatına başlıyor.

K2 HABER | Muhalefetin “beşli çete” diye adlandırdığı iş insanları arasında bulunan Mehmet Cengiz, Bodrum Cennet Koyu üzerindeki yeni projesi için turizm yatırımları da bulunan dünyaca ünlü mücevher markası Bulgari ile el sıkıştı.

Özelleştirme İdaresi’nden satın aldığı 678 bin metrekarelik arazide inşaata başlayacak olan Cengiz İnşaat, yaklaşık 100 villa ve Bulgari’nin işleteceği bir otel inşa edecek.

Sözcü’den İsmail Şahin’in haberine göre; hali hazırda, Türkiye’deki ilk oteli için Bodrum’u seçen Bulgari’nin Cengiz İnşaat ile yaptığı anlaşmayı bu ay sonuna kadar duyurması bekleniyor.

İliç’teki Siyanür Felaketini Duyuran Sedat Cezayirlioğlu: ‘Can Güvenliğim Yok!’

Cennet Koyu: SİT Alanı İçerisinde Kalan Arazi Yapılaşmaya Açıldı

Cennet Koyu’nda yer alacak Bulgari Otel’in yükseleceği arazi için geçen yıl Cengiz İnşaat, 2 adet plaj ile 4 adet mendirek yapmak için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvuruda bulunmuştu. Kültür varlıkları, tabiat varlıkları, SİT ve koruma alanı içerisinde kalan arazinin yapılaşmaya açılmasına Bodrum sakinleri ve ekoloji örgütleri tepki gösteriyor.

AKP iktidarında kamudan aldığı havalimanı, karayolu, metro, demiryolu, tünel, liman, HES, baraj, maden, nükleer santral ve inşaat ihaleleriyle dikkat çeken Mehmet Cengiz’in şirketi Cengiz İnşaat, projenin yükseleceği araziyi Özelleştirme İdaresi’nden 2012 yılında satın almıştı.

O tarihte 277 milyon liraya el değiştiren arazinin özelleştirme ihalesi Danıştay tarafından iki kez iptal edilmesine rağmen, söz konusu kararlar uygulanmadı. Danıştay’ın ilk iptal kararını uygulamayan kamu görevlileri hakkında da suç duyurusunda bulunuldu. Ancak kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmedi.

Okumak için tıklayın

Öne Çıkan Haberler