Bizi Takip Edin

Ekoloji

Öykü Yağcı: ‘Binlerce Yunus Yakalanıp, Dünyanın Dört Bir Yanına Satılıyor’

öykü yağcı yunuslara özgürlük

Yunuslara Özgürlük Platformu Kurucu ve Eş Sözcüsü Öykü Yağcı, yunusların ekosistemdeki önemini, yeni hayvan hakları yasasını değerlendirdi.

K2 HABER | Bugün, 14 Nisan Dünya Yunus Günü. Hayvan esaretine ve sömürüsüne karşı uzun yıllardır mücadele eden ve ülkemizdeki yunus parklarının kapatılması için ciddi çalışmalar yürüten Yunuslara Özgürlük Platformu Kurucu ve Eş Sözcüsü Öykü Yağcı, K2 Haber TV’ye konuk oldu.

Son dönemde bir takım çevrelerin denizlerdeki yunus popülasyonunun azaltılması gibi bilim ve etik dışı önerilerinin gündeme getirilmesi, yeni hayvan hakları yasası tartışmaları kapsamında yunus parklarının açık kalacağının anlaşılması, bu günün önemini daha da arttırıyor.

TÜDAV: ‘Boğaz’daki Yunusların Ölüm Sebebi Ağda Boğulma’

Yunusların Ekosistemdeki Önemi

Yunusların birçok türü küresel ölçekte tehdit altında. Yaşam alanlarının tahribatı, deniz kirliliği, deniz trafiği, gürültü kirliliği, balık ağlarına tesadüfen yakalanma ya da kasti öldürme gibi yöntemlerle yaşamları tehdit altında. Yunuslar da denizdeki diğer canlı türleri gibi denizlerin, okyanusların nefes almasını ve kendi dengesini kurmasını sağlıyor. Yunuslar da diğer tüm hayvanlar gibi doğal yaşam alanlarında yaşamayı hak ediyor.

Yunuslar sürüler halinde gezen, son derece sosyal hayvanlar. Yavrularını yaklaşık 12 ay taşıdıktan sonra, doğum sonrası anne sütü ile besleyen ve kendi aralarında yavru bakımı konusunda iş bölümü yapabilen hayvanlar. Bu türlerin pek çoğunu İstanbul’da vapur seferi yaparken görebilirsiniz. Kendi aralarında ciddi bir iletişim yöntemleri var. Deniz ekosistemdeki önemlerini çok daha önemli kılıyor.

Türkiye’de 1983’ten beri yasak olmasına rağmen, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle kısıtlanmasına rağmen, 2006-2007’de yunus gösteri ve terapi merkezleri için Tarım Bakanlığı izni ile 23 yunus yakalandı. Bu süreçte çok fazla hayvan zarar gördüğü için yarıda bırakıldı.

Karadeniz’deki yunus popülasyonunun azaltılması önerisi ise tamamen bilimsel etikten uzak ve birbiriyle çelişen söylemler. Denizlerimizde ne kadar yunus var bilmiyoruz dedikten sonra bu sefer de milyonlarca yunus var, sayıları arttı, avlayalım deniyor. Bu bence suni gündem yaratarak, aslında baş suçlusu olduğumuz bir konuda suçu yunuslara atmak demektir. Bunun arkasında balık kooperatiflerinin olduğunu düşünüyorum. Her sene belirli zamanlarda bu söylem ortaya atılıyor. Bu süreçte de kendilerine daha fazla imtiyaz tanınmasını istiyorlar. Bu konuyu tartışmaya açmak, bizi, kanun yapıcıları bu fikre alıştırmaya çalışıyorlar. Bunun baş sorumlusu endüstriyel balıkçılıktır, bunun tartışması bile olmaz. Yunusların sayısı arttı diyelim, ne kadar artacak? Milyonlarca artamaz, çünkü yunuslar memeli canlılar. Yunusların tek bir yavrusu oluyor. 12 ay karınlarında taşıyorlar, 2-3 yıl boyunca emzirebiliyorlar. O kadar sık yavrulayabilecek özellikte de değiller. Bir yunusun yiyebileceği balık miktarı da belli ama tek bir balıkçı teknesi, tek seferde en az 40 ton hamsi avlayabiliyor. Bugün denizlerimizde kaç balıkçı teknesi var ve her seferinde kaç ton balık avlanıyor. Yunusun midesindeki 100 gramlık ya da 1 kilo balığa göz dikmek, bunun için avlanmalarını talep etmek gerçekten akıl alır gibi değil.

Öykü Yağcı: ‘Yunusla Terapi İnsan ve Hayvan Sömüren Bir Yöntem’

seaspiracy Netflix öykü yağcı

Netflix’te Yayınalan Seaspiracy Belgeselindeki İddialar Doğru Mu?

Netflix belgeseli Seaspiracy‘de (Denizlerdeki Komplo), gezegendeki yaşamın ne denli birbiriyle bağlantılı olduğunu kanıtlayan, hassas ekosistemlerin ve biyoçeşitliliğin zarar görmesi, insan dahil yeryüzündeki tüm canlı türlerini aslında nasıl bir yok oluşa sürüklediğini çok iyi açıklıyor. Herkese izlemesini öneriyorum. Denizlerin kaynak, balıkların da denizlerdeki tüm canlılar da dahil stok olmadığını anlamak için özellikle izlememiz gerekiyor.

Balıkçılık faaliyetleri sırasında yaşanan hedef dışı av yüzünden, ağlara takılarak can veren ama avlanması hedeflenmeyen canlıları içeriyor, yine Seaspiracy’den aldığımız bir bilgi ama pek çok bilimsel araştırmaya da konu olmuş, her yıl 300 binden fazla yunus ve balina tesadüfi ağa yakalanma yüzünden hayatını yitiriyor. Saatte 300 bin köpek balığı balıkçılık ağlarında yaşamını yitiriyor. Sadece ABD’de 250 bin deniz kaplumbağası yaralanıyor ya da ölüyor. Hedef dışı pekçok diğer türde, kitlesel katliamlarla denizden ve yaşamdan koparılıyor.

Bir de ton balık avcılığı mevzusu var. Okyanuslarda yaşamının korunması için mücadele eden Sea Shepherd kurumu var. Kurumun verdiği bir örnekte, denizlerdeki operasyonlarının birinde 8 adet ton balığı yakalamak için 45 yunusun öldürülüp, gözden çıkartıldığı belirtiliyor. Denizlerdeki ton balığını tüketmekle ve sayısını azaltmakla suçlanıyor ve bu sebeple yunuslar öldürülüyor. Ya da canlı olarak yakalanıyorlar. Binlerce yunus canlı yakalanıp, dünyanın dört bir yanına satılıyor. Balık nüfusunun azalmasının tek sebebi yine insan faaliyetleri. Tüketiciler olarak tek bir balık yediğinizde, sadece o balığın yaşamından değil, binlerce deniz canlısının hayatından ve olumsuz zincirleme etkinin devamlılığından sorumluyuyuz. Bu yüzden hayvan kullanımına son verme çağrısını tekrar tekrar yapıyoruz. Bu etik olarak doğru olmadığı gibi, hayvanların yaşamını alma hakkına sahip olmadığımız gibi gezegeni de insanla birlikte yok ediyor. 

Yunuslara Özgürlük Platformu Nedir?

Yunuslara Özgürlük Platformu, yabani hayvanlar ve deniz memelileri ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de hayvan esaretinin sonlandırılması için savunuculuk faaliyetleri yürüten bağımsız bir hayvan hakları oluşumudur.

2010 yılından bu yana iki yunus parkının kapatılmasını sağlayan, ikisinin açılmasını engelleyen ve farklı sektörlerden pek çok şirketin esaret endüstrisine verdiği desteği geri çekmesini sağlayan Yunuslara Özgürlük Platformu, aynı zamanda hayvan esareti sorununu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşımıştır.

Hayvanlara yönelik her türlü sömürü biçiminin son bulması için esaret, avcılık ve hayvancılık endüstrileri başta olmak üzere yerel ve uluslararası sivil toplum kuruluşları ve hayvan hakları akvitistleriyle dayanışma halinde çalışan Platform etik, bilimsel ve hukuki dayanakları paylaşarak toplumsal farkındalığı artırmak ve mevzuat değişikliğini gerçekleştirmek amacıyla kampanya, eylem ve lobicilik faaliyetlerine devam ediyor.

Yeni Hayvan Hakları Yasası Neleri Kapsıyor? İşte Tüm Detaylar