Connect with us

Gündem

Ukrayna’ya Rus Müdahalesi: ‘Çernobil Nükleer Santrali Rusya’nın Kontrolüne Geçti’

-

rusya ordusu

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sabah saatlerinde verdiği emirle Rus askeri birlikleri Ukrayna’ya harekat başlatırken, Çernobil Nükleer Santrali’nin bulunduğu bölgenin Rusya’nın denetimine girdiği belirtildi.

Ukraynalı yetkililerin açıklamalarına göre, Ukrayna’nın neredeyse tüm sınırı boyunca Rus güçleriyle çarpıştığını ve Sumy, Karkiv, Herson, Odessa bölgelerinde ve Kiev yakınlarındaki bir askeri havaalanında şiddetli çatışmalar yaşandığını açıkladı.

İnsanlığın Kendi Eliyle Yarattığı Felaket: Çernobil

Ukrayna Herson’da Kontrolü Kaybetti

Ukrayna’nın güneyindeki Herson kenti resmi idaresinden yapılan açıklamada, bölgenin artık Ukrayna’nın kontrolü altında olmadığı belirtildi.

Ukraynalı yetkililer, liman şehri Mariupol’un da ağır ateş altında olduğunu ve bölgede yüzlerce patlamanın meydana geldiğini duyurdu.

Rus Askerleri Çernobil’i Ele Geçirdi 

Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Danışmanı Mikhail Podolyak, Çernobil nükleer santralinin Rusya ordusu tarafından ele geçirildiğini açıkladı.

Podolyak, “Rusların tamamen anlamsız saldırısından sonra Çernobil nükleer santralinini güvende olduğunu söylemek artık mümkün değil. Bu durum, Avrupa’daki en ciddi tehditlerden birisidir” dedi.

Kiev’de Ukrayna Uçağı Düştü

Ukrayna’da ilerleyen Rus birliklerinin başkent Kiev’e girdiği iddia edilirken, Reuters Kiev’de düşen Ukrayna ordusuna ait bir savaş uçağının enkazının fotoğrafını paylaştı. Ukrayna polisi ve acil durum hizmetleri, Ukrayna ordusuna ait bir uçağın düşürüldüğünü ve beş kişinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı.

Ekoloji Örgütlerinden ‘Savaşa Hayır’ Çağrısı: ‘Bu Dünya Yeterince Kan ve Savaş Gördü’

Gündem

Editör/Muhabir Pozisyonunda Çalışacak Yeni Ekip Arkadaşımızı Arıyoruz

-

editör iş ilanı k2 haber tv

K2 TV olarak tam zamanlı Editör/Muhabir pozisyonunda çalışmak üzere; ekoloji mücadelesine ve yerel haberlere ilgi duyan yeni ekip arkadaşımızı arıyoruz. Son başvuru tarihi 27 Şubat.

İş Tanımı

  • Haber ajansından gelen haberleri ve sosyal medya gündemini takip etmek,
  • Röportajlar, araştırma dosyaları ve özgün haberler üretmek,
  • Tüm haber içeriklerini SEO ile uyumlu olarak siteye girmek,
  • Ekoloji mücadelesi veren kişi, kurum ve topluluklarla iletişim içerisinde olmak,
  • Video haber içeriklerinde program sunumlarını gerçekleştirmek.

Aradığımız Özellikler

  • Gazetecilik bölümü mezunu ya da gazetecilik alanında en az 2 yıllık tecrübe sahibi olmak,
  • Türkçeyi iyi ve etkin kullanabilmek,
  • Haber diline hakim olmak ve gündemi aktif olarak takip etmek,
  • WordPress tabanlı web sitelerinin kullanımında deneyim sahibi olmak,
  • Haftada beş gün düzenli olarak saat 09.00 ile 18.00 arasında, tam zamanlı bir şekilde çalışmaya ve gerekli durumlarda mesai sonrasında çalışabilmeye uygun olmak,
  • İstanbul’da ikamet etmek,
  • Ekoloji mücadelesine ve yerel haberlere ilgi duymak,
  • Ofis ortamında ve evden çalışma disiplinine sahip olmak,
  • Tercihen Photoshop ve ilgili programları kullanabilmek,
  • Tercihen program sunma deneyimine sahip olmak.

Başvuru Süreci

Özgeçmişinizi ve daha önce yaptığınız haber ya da video içerik örneklerini [email protected] adresine göndermenizi rica ediyoruz.

Başvuruların atlanmaması için mail başlığına, “K2 EDİTÖR/MUHABİR BAŞVURU” yazmayı unutmayın.

Son başvuru tarihi 27 Şubat 2022

Bizi Twitter’dan Takip Edin!

———————————————-

Youtube Kanalımıza Abone Olun 

 

Okumak için tıklayın

Gündem

Metin Lokumcu İçin Adalet: ‘Polis, Küçük Küba’yı Dağıtıp Gideceğiz Diyordu’

-

Metin Lokumcu

Metin Lokumcu davasının üçüncü duruşması Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Tanık Kamil Ustabaş, bir polisin telefon konuşmasına şahit olduğunu ve “Küçük Küba’ya geldik, burayı dağıtıp gideceğiz” dediğini duyduğunu söyledi.

Artvin’in Hopa ilçesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakan olduğu 2011’de kente yaptığı ziyaret sırasında yaşanan polis müdahalesinde zehirli gaz nedeniyle yaşamını yitiren öğretmen Metin Lokumcu’nun ölümüne ilişkin açılan davanın üçüncü duruşması bugün görülüyor.

Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davaya Lokumcu’nun ailesi, avukatları, çok sayıda barodan temsilciler, siyasi parti temsilcileri ve yurttaşlar katıldı. Dönemin il ve ilçe emniyet müdürlerinin de aralarında bulunduğu 13 polis ‘taksirle ölüme neden olmak’ suçundan yargılanıyor.

Duruşmada, sanıklardan dönemin Artvin İl Emniyet Müdürü Muhsin Armağan ile çevik kuvvet Muhammet Ulaşlı ve görgü tanıkları bugünkü duruşmada dinleniyor.

CHP Kahramanmaraş Milletvekili aynı zamanda Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç, CHP Trabzon Milletvekili Ahmet Kaya ve HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu duruşmaya katılım talebinde bulundular.

Eren Dağıstanlı: ‘Karadeniz Topyekûn Saldırıyla Karşı Karşıya’

‘Gaz Kullanma Talimatını Erdol Darcanlı Verdi’

Sanık polis Muhammet Ulaşlı savunmasında, 2011 yılında Erzurum Çevik Kuvvet’te görevli olduğunu, ‘takviye kuvvet’ olarak Erdoğan’ın geldiği ve Metin Lokumcu’nun öldürüldüğü gün Hopa’da görevlendirildiğini söyledi. O gün İş Bankası civarında olduğunu söyleyen Ulaşlı, “Grup dağılmadı. Dağılmayınca müdahale edildi. Püskürtücü gaz dışında, gaz kullanmadım” iddiasında bulundu.

Muhammed Ulaşlı, gaz kullanma talimatını amir Erol Darcanlı’dan aldıklarını dile getirdi ve “İlk müdahalede gazı biz kullanmış olabiliriz. Zaten benim elimdeki gaz 15-20 dk içinde bitmişti” ifadelerini kullandı.

‘Grup Dağılır Gibi Oldu’

Lokumcu’nun avukatlarından Sercan Aran, Ulaşlı’ya “15-20 dakikalık bir ara oldu dediniz. Bu arada ne oldu? Grup mu dağıldı?” diye sordu. Ulaşlı bu soruya, “Grup dağıldı gibi oldu. Gaz tüpümü bıraktım o arada hem de dinlendim. Müdürüm Erol Darcanlı’ya sordum bunu da” diye yanıt verdi.

Sanık Ulaşlı, Av. Meriç Eyüboğlu’nun, Erzurum’dan kaç kişi geldikleriyle ilgili sorusuna, 75-80 geldiklerini söyleyerek yanıt verdi. Bunun üzerine Eyüboğlu, “Bu kadar kişi geliyor, timler kuruluyor. Ama 4 tane gazcı oluyor, bu nasıl oluyor?” diye sordu. Ulaşlı bu soruya karşılık, “Onlar görev kağıdında yazıyordur. Ben 4 kişi diye biliyorum” dedi.

‘Zarar Vermiyorsa Siz Neden Maske Takıyorsunuz?’

Eyüboğlu, “Siz 15 dakikada gazı bitirmişsiniz. Diğer polis hiç kullanmamış. Diğer Model-5 kullanan da herhalde 15-20dk’de bitirmiştir. Kaldı bir kişi. Nasıl oluyor da Erzurum’un gaz stoğu bitti?” sorusunu yöneltti. Ulaşlı “Stok bitti mi ben bilmiyorum” deyince, Eyüboğlu, “Biz biliyoruz, tutanak var” hatırlatması yaptı.

“Siz bu gazların zararsız olduğunu söylüyorsunuz” diyen Eyüpoğlu, polislerin neden maske taktığını sordu. Sanık Ulaşlı ise “Bana maskeyi ‘tak’ dedikleri zaman takmak zorundayım” demekle yetindi.

Metin Lokumcu’nun Ölümünde Biber Gazının Etkisi Olduğu Doğrulandı

Bağırıp Çağırıyordu

Ardından dönemin Artvin İl Emniyet Müdürü sanık Muhsin Armağan’ın savunmasına geçildi. Sanık Muhsin Armağan, şöyle konuştu:

“Sayın Valimiz, alay komutanı ve heyetle birlikte alanı inceledikten sonra, heyetle birlikte Başbakan’ı [Erdoğan] karşılamaya Sarp Sınır Kapısında beklerken, miting alanından başka bir alanda ayrı bir grubun toplandığı bilgisi geldi. Vali bey, Kaymakam beyi bakması için bilgilendirdi. Sonrasında olayların çıktığı bilgisi geldi. Sonrasında beni gönderdi Vali bey. Ben de gittiğimde taşlama olduğunu, TOMA’nın orda olduğunu gördüm. O sırada hastanede kalp krizi sonucu birisinin öldüğü bilgisi geldi. Ben Metin Lokumcu’yu tanımıyordum. Ama görüntülerde hareketli bir tavrı vardı. Bağırıp çağırıyordu. Grup dağılmayınca, müdahale emri verilmiş. Ben çok yerde görev yaptım, böyle bir taşlama görmedim. Hopa’daki bütün taşları toplasan bu kadar taş olmaz. Başbakan gidene kadar taş atıldı. Bu olaylarda Başbakan’ın koruma polisi ve 20’ye yakın memur yaralandı.”

Horonlar, Halaylar Çekilirken Gazla Saldırı Oldu

Öğlen arasının ardından duruşmaya tanık Kamil Ustabaş’ın beyanıyla devam edildi.

Tanık Ustabaş, “31 Mayıs 2011’de Hopa Dereleri Koruma Platformu’nun çağrısıyla bir basın açıklaması yapılacaktı. O dönemde bugünkü gibi alternatif medya da yoktu. Başbakan’ın geleceği gün olduğu için taleplerin duyulması için sanırım 12.30’a çağrı yapıldı. Basın açıklamasının yapıldığı yer, o zaman da bu zaman da basın açıklamalarının yapıldığı yerdir. İnsanlar yeni yeni gelmeye başlamıştı. Horonlar, halaylar çekilirken TOMA ve gazla saldırı oldu” dedi.

Cumhuriyet Meydanı, Dumlupınar Caddesi ve Sahil Caddesi üzerinde polislerin olduğunu belirten Kamil Ustabaş, “Dumlupınar Caddesinde bulunan dükkanlara gaz bombaları atıldı. Camlar kırıldı. Hatırladığım kadarıyla Sonay Kotil isimli bir kadın gaz kapsülü ile kafasından yaralandı. İnönü Caddesi’nde de dükkanlara gaz atıldı ve bir dükkanın çatısında yangın çıktı. Sonrasında Metin hocanın ölüm haberini aldık” şeklinde konuştu.

‘7 Bin 500 Kilometrekarelik Yüzölçümü Olan Artvin’de 129 HES Projesi Var’

‘Polis, Küçük Küba’ya Geldik; Burayı Dağıtıp Gideceğiz Dedi’

Ustabaş, polisler arasındaki bir diyaloğa da şahitlik ettiğini söyleyerek şunları kaydetti:

“Sabah saatlerinde kolluk kuvvetleri çay ocaklarında oturuyorlardı. Biz de çay ocaklarındaydık. Bir polisin telefon konuşmasına şahit oldum. Polis ‘Küçük Küba’ya geldik. Burayı dağıtıp geleceğiz’ diyordu. O dönemin kaymakamı Abdullah Aktaş’ın ‘Gaz kullanma emrini ben verdim. Gaz stoklarımız bitti’ diye açıklaması olmuştu.”

Mahkemede Ara Kararlar Verildi

Duruşmaya gelmeyen Erol Darcan ve Taner Ballı’nın zorla getirilmesine,

Abdullah Aktaş’ın ve Mehmet Yüksel’in duruşmada dinlenmesi talebinin reddine,

Duruşma 8 Nisan 2022 Saat:09.30 a ertelendi.

 

Okumak için tıklayın

Gündem

Yandaşların ‘Geççek’ Tepkisine İYİ Parti’den Cevap: ‘Zihinsel Kapasiteleri Taliban Kadar’

-

geççek

İYİ Parti İzmir Milletvekili Aytun Çıray, iktidar yandaşlarından Tarkan ve şarkısı ‘Geççek’e gelen tepkilere ilişkin olarak, “İktidar yancılarının Tarkan’a verdikleri tepki zihinsel kapasitelerinin Taliban kadar olduğunu gösteriyor” yorumunu yaptı.

Ünlü sanatçı Tarkan’ın merakla beklenen şarkısı Geççek, 17 Şubat Perşembe akşamı saat 21.00’de ilk defa yayımlandı. YouTube’da paylaşılan ‘Geççek’ şarkısının sözleri ve klibi, yayımlandıktan kısa bir süre sonra Twitter’da gündem oldu. #Tarkan ve #Geççek etiketileri, Twitter Türkiye gündeminde ilk sıralara yerleşti.

Tarkan, şarkıdaki sözler gerekçe gösterilerek iktidara yakın isimler tarafından hedef alınırken; ‘Geççek’, aralarına siyasi ve ünlü isimlerin de dahil olduğu birçok kişiden ise tam not aldı.

İmamoğlu: ‘Tehdidine Boyun Eğeceğimizi Zannediyor, Biz Sana Pabuç Mu Bırakacağız?’

Zihinsel Kapasitelerinin Taliban Kadar Olduğunu Gösteriyor

Tartışmalar sürerken; İYİ Parti İzmir Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Aytun Çıray’dan da konuya ilişkin bir paylaşım geldi. Çıray, iktidar kanadından Tarkan ve şarkısı ‘Geççek’e gelen tepkilere ilişkin olarak, “İktidar yancılarının Tarkan’a verdikleri tepki zihinsel kapasitelerinin Taliban kadar olduğunu gösteriyor” yorumunu yaptı.

Çıray Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“İktidar yancılarının, Geççek şarkısına ve Türk milletinin sevdiği şarkıcı Tarkan’a verdikleri bu tepki, zihinsel kapasitelerinin Taliban kadar olduğunu gösteriyor.”

Okumak için tıklayın

Gündem

Barış Pehlivan ve Murat Ağırel Yeniden Tutuklanarak Silivri’ye Gönderildi

-

Barış Pehlivan ve Murat Ağırel

Gazeteciler Barış Pehlivan ve Murat Ağırel, sabah saatlerinde Çağlayan Adliyesi’ne giderek teslim oldu. İki gazeteci Silivri’ye gönderildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, MİT mensubunun Libya’da hayatını kaybetmesine ilişkin haberler nedeniyle yargılanan gazeteciler Ferhat Çelik, Barış Pehlivan, Hülya Kılınç, Murat Ağırel, Aydın Keser ve Barış Terkoğlu’na verilen hapis cezası kararlarını onadı. Barış Pehlivan ve Murat Ağırel sabah saatlerinde Çağlayan Adliyesi’ne gitti. İki gazeteci yeniden tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi.

Gazeteciler, infaz savcılığına girmeden önce açıklamalarda bulundu. Barış Pehlivan, “Sadece gazetecilik yaptığımız için tekrar cezaevine giriyoruz. Bu karanlık günlerin geçeceğinden kimsenin şüphesi olmasın.” dedi. Murat Ağırel ise “Susmayın, korkmayın ve alışmayın.” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Sedef Kabaş’a 11 yıl 8 Aya Kadar Hapis İstemi

İstinaf mahkemesi Kararı Onayladı

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi, yaklaşık 6 ay tutuklu yargılanan gazeteciler hakkında geçen yıl beraat ve hapis cezası kararı verdi. Mahkeme kararı itiraz üzerine istinafa taşındı.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ise geçen hafta verdiği kararla tüm sanıklar hakkında ‘devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama’ ile Barış Terkoğlu ve E.E. hakkında ‘istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek’ suçundan verilen beraat kararlarını onadı.

Böylelikle; Aydın Keser, Ferhat Çelik ve Murat Ağırel’e ‘istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek’ suçundan verilen 4 yıl 8 ay 17 gün; aynı suçtan Barış Pehlivan ve Hülya Kılınç’a verilen 3 yıl 9 ay hapis cezaları da onanmış oldu.

Erkan Baş: ‘Ey Bu Ülkeyi Açlığa Mahkum Eden Tayyip Erdoğan!’

Denetimli Serbestlik Kararıyla Serbest Kalabileceklerdir

Davada Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu’nun avukatı olan Hüseyin Ersöz, kararın onanmasının ardından yaptığı açıklamada, sanıkların tutuklu kaldıkları süreler nedeniyle kapalı ceza infaz kurumlarında kalmayacaklarını belirterek “İfade hürriyetinin ihlali bir kez de yüksek mahkeme tarafından yapılmıştır. Bu karar sonrasında gazeteciler infaz savcılıklarına giderek teslim olacaklar. Açık ceza infaz kurumlarının hazırlayacakları raporlar doğrultusunda denetimli serbestlik kararı ile serbest kalabileceklerdir. Yaklaşık 1.5 yıldır Anayasa Mahkemesi’nin gazetecilerle ilgili kararını açıklamasını bekliyoruz. Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda karar vermesi basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü açısından önemlidir” açıklamasını yaptı.

Okumak için tıklayın

Gündem

Gazeteci Sedef Kabaş’a 11 yıl 8 Aya Kadar Hapis İstemi

-

Sedef Kabaş cumhurbaşkanı hakaret

Hazırlanan iddianamede Gazeteci Sedef Kabaş hakkında zincirleme şekilde “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 7 yıla kadar hapis talep edilirken, bakanlar Süleyman Soylu ve Adil Karaismailoğlu’na yönelik sözleri nedeniyle de “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçundan toplam 4 yıl 8 aya kadar hapsi istendi.

Katıldığı bir televizyon programındaki konuşmalara ilişkin “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçundan hakkında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Sedef Kabaş’a iddianame hazırlandı.

Kabaş’ın İki Ayrı Suçtan 11 Yıla Kadar Hapsi İsteniyor

iddianamede Kabaş hakkında zincirleme şekilde “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 7 yıla kadar hapis talep edilirken, bakanlar Süleyman Soylu ve Adil Karaismailoğlu’na yönelik sözleri nedeniyle de “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçundan toplam 4 yıl 8 aya kadar hapsi istendi.

Okumak için tıklayın

Gündem

Türkiye Nüfusu 2022 Verileri Açıklandı: İşte Nüfus’un En’leri

-

Türkiye Nüfusu 2022 sadettin saran koronavirüs

Türkiye nüfusu 2022 verileri açılandı. TÜİK’in geçtiğimiz günlerde açıklamış olduğu nüfus verilerine göre ülke nüfusumuz bir önceki yıla göre 1 milyon 65 bin 911 kişi artarak 84 milyon 680 bin 273 kişiye ulaştı. Bu verilere göre toplam nüfusumuzun %50,1’ini erkekler, %49,9’unu kadınlar oluşturuyor.

K2 HABER | DENİZ KILIÇ | İdari yapısına göre Türkiye’deki toplam 81 ilin 30’u büyükşehir belediyesi statüsünde iken diğer 51 il merkez statüsünde. 81 ilde toplam 923 ilçe, 51 il merkezi, 922 ilçe, 32 bin 125 mahalle, 18 bin 211 köy bulunmaktadır.

Türkiye’de toplam 1390 belediyenin 30’u büyükşehir, 51’i il belediyesi, 922 ilçe belediyesi, 387 belde belediyesidir.

Türkiye Nüfusu 2022 Verilerine Göre, İl ve Merkezlerinin Nüfusu Arttı, Belde ve Köy Nüfusları Azaldı

İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranını %93,2 olarak açıklayan TUİK, köy ve beldelerde yaşayanların oranını ise %6,8 olarak açıkladı. Bu veriler de gösteriyor ki köy ve beldelerden il ve ilçelere göç hareketliliği artış göstermeye devam etmekte. Geçtiğimiz yıl açıklanan verilerde il ve ilçelerde yaşayan nüfus oranımız %93, belde ve köylerde yaşayanların oranı ise %7’di.  Kırsaldan ilçe ve illere göç hareketliliği %0,2 artış gösteriyor.

Çiğdem Toker: ‘Kanal İstanbul, Bütün Riskleri İçinde Barındıran Bir Yıkım Projesi’

En Büyük 5 İlimiz

Nüfus bakımından her gün biraz daha büyüyen İstanbul’un nüfusu geçtiğimiz yıla göre 378 bin 448 kişi artarak toplam 15 milyon 840 bin 900 kişiye ulaştı. Bu verilere göre İstanbul, Türkiye nüfusunun %18,71’ini oluşturmaktadır.

Nüfus büyüklüğüne göre İstanbul’u Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya izliyor. Başkent Ankara 5 milyon 747 bin 325, İzmir 4 milyon 425 bin 789, Marmara bölgesinden Bursa 3 milyon 147 bin 818 ve Akdeniz bölgesinden Antalya 2 milyon 619 bin 832 kişi ile Türkiye’nin nüfus bakımından en büyük beş ili olarak açıklandı.

En Az Nüfusa Sahip İlimiz

Nüfusu en az olan illerimize baktığımızda 83 bin 645 kişi ile Tunceli ilimiz Türkiye’nin en az nüfusa sahip olan ili olurken Tunceli’yi sırasıyla Bayburt, Ardahan, Kilis, ve Gümüşhane illeri takip etti. Buna göre Bayburt nüfusu 85 bin 42, Ardahan 94 bin 932, Kilis 145 bin 826, Gümüşhane 150 bin 119 nüfusa sahip.

En Büyük İlçe Esenyurt

Türkiye’nin en büyük ilçesi İstanbul Esenyurt oldu. 1 milyona yaklaşan Esenyurt’un nüfusu 977 bin 489 kişi olarak açıklandı. Esenyurt’u 949 bin 265 kişi ile Başkent Ankara’nın Çankaya ilçesi takip etti. Türkiye’nin ilk beş büyük ilçesine baktığımızda Esenyurt ve Çankaya’yı Ankra Keçiören, Gaziantep Şahinbey ve Bursa Osmangazi ilçeleri izledi. Buna göre Keçiören 942 bin 884, Şahinbey 936 bin  351, Osmangazi 884 bin 451 nüfusa sahip.

Siyaset Kulisleri Bu Haberi Konuşuyor: Tansu Çiller Siyasete mi Dönüyor?

En Küçük İlçe Yalıhüyük

İlçe bazlı en küçük ilçelere bakıldığında Türkiye’nin en az nüfusa sahip olan ilçesi bin 532 nüfusa sahip Konya Yalıhüyük olarak verilere yansıdı. Yalıhüyük ilçesini sırasıyla 2 bin 45 nüfusuyla Eskişehir’e bağlı Han ilçesi, 2 bin 52 nüfusuyla Bingöl Yayladere, 2 bin 161 nüfusuyla Afyonkarahisar’a bağlı Kızılören ilçesi ve 2 bin 183 nüfusuyla Bilecik İnhisar ilçesi takip etti.

En Büyük Belde Çanakkale Kepez

İdari yapısı itibariyle Büyükşehir sınırları içerisinde bulunan köy tüzel kişiliğine sahip olan belde ve köyler mahalle statüsüne dönmüştü. Ancak 30 büyükşehir sınırı dışında kalan 51 ilde idari olarak köy, mahalle, belde ve il merkezi şeklindeki yerleşim yeri tüzel kişiliği devam ediyor. Buna göre kasaba diye nitelendirilen beldeler de illerdeki idari yapılarını sürdürmekte. Türkiye’deki beldelere baktığımızda 34 bin 350 nüfusuyla Çanakkale’ye bağlı Kepez beldesi en yüksek nüfusa sahip belde özelliğini taşımakta. Kepez’i sırasıyla 10 bin 604 nüfusuyla yine Çanakkale Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesi, 10 bin 94 nüfusuyla Şırnak merkeze bağlı Kumçatı beldesi, 9 bin 606 nüfusuyla Elazığ merkeze bağlı Yazıkonak beldesi ve 9 bin 165 nüfusuyla Yalova merkeze bağlı Yazıkonak beldesi izliyor.

En Küçük Belde Dedefakılı

Ülkemizdeki nüfus yoğunluğu olarak en küçük beldelere baktığımızda bin 214 nüfusuyla Yozgat, Saraykent ilçesine bağlı Dedefakılı beldesi en küçük belde olurken, Dedefakılı beldesini sırasıyla yine bin 222 nüfusuyla Yozgat ilinin Çekerek ilçesine bağlı Özükavak, bin 248 nüfusuyla Sivas Gemerek ilçesine bağlı Çepni beldesi, bin 278 nüfusuyla Yozgat Akdağmadeni ilçesine bağlı Oluközü,  bin 327 Yozgat Bağazlıyan ilçesine bağlı Uzunlu beldesi takip etti.

En Büyük Mahalle Bağcılar

Türkiye’de toplam 32 bin 125 mahalle bulunmakta. Bu mahalleler içerisinde en yüksek nüfusa sahip olan mahalle 142 bin 11 nüfusa sahip olan Diyarbakır Bağlar ilçesine bağlı Bağcılar Mahallesi’dir. Bağlar Mahallesi’ni 111 bin 798 nüfuslu İstanbul Beylikdüzü’ne bağlı Adnan Kahveci Mahallesi, 108 bin 556 nüfuslu İstanbul Başakşehir ilçesine bağlı Kayabaşı mahallesi, 103 bin 95 nüfusuyla İstanbul Küçükçekmece ilçesine bağlı Atakent mahallesi ve 90 bin 818 nüfusuyla Diyarbakır Kayapınar ilçesine bağlı Fırat mahallesi izliyor.

CHP’nin ‘Faturalardan KDV Alınmasın Teklifi’ AKP ve MHP Oylarıyla Reddedildi

Sadece 11 Nüfuslu 2 Mahalle Var

Nüfus bakımından en küçük mahallelere baktığımızda sadece 11 nüfusa sahip olan Samsun Vezirköprü ilçesine bağlı Yarbaşı mahallesi ile Tokat merkeze bağlı Bedestenlioğlu OSB mahallesi nüfus bakımından en küçük mahalleleri oluşturuyor. Bu mahalleleri 12 nüfusuyla Mardin Dargeçit ilçesine bağlı Batur ve Gürgen mahalleriyle 13’er nüfusa sahip Erzurum Hınıs ilçesine bağlı Karamolla, Manisa Ahmetli ilçesine bağlı Halilkahya, Sakarya Kocaali ilçesine bağlı Beyler ve Samsun Vazirköprü ilçesine bağlı Alancık mahalleleri izliyor.

Türkiye’de 18 Bin 211 Köy Bulunmakta

Türkiye’de 18 bin 211 köy bulunmakta. Bu köylerimiz içerisinde en büyük nüfusa sahip olan köyümüz 6 bin 90 nüfusuyla Şırnak Cizre ilçesine bağlı Dirsekli köyü, 6 bin 40 nüfusuyla Karabük Safranbolu ilçesine bağlı Bostanbükü köyü olurken sadece 1 kişilik nüfusa sahip olan Bitlis merkeze bağlı Kayalıbağ köyü en az nüfusa sahip olan köyümüz olarak açıklandı. Bu köyümüzü 2 nüfusuyla Şırnak Silopi ilçesi Başak köyü takip ediyor.

Türkiye’de Orta Yaş 33,1’e Yükseldi

TÜİK’in Türkiye nüfusu 2022 verilerine göre Türkiye’nin orta yaşı da 33.1’e yükseldi. Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Ortanca yaş aynı zamanda nüfusun yaş yapısının yorumlanmasında kullanılan önemli göstergelerden biridir.

Türkiye’de 2020 yılında 32,7 olan ortanca yaş, 2021 yılında 33,1’e yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 32,1’den 32,4’e, kadınlarda ise 33,4’ten 33,8’e yükseldiği görüldü.

Okumak için tıklayın

Gündem

EMO: ‘Enerji Sektörünün Hızla Kamulaştırılması Gerekiyor’

-

Isparta emi elektrik mühendisleri odası

EMO’nun Isparta’daki elektrik kesintileriyle ilgili yaptığı açıklamada, sadece elektrik dağıtım şebekesinde değil iletim şebekesinde de hasarlar oluştuğunun anlaşıldığı, bu durumun da ağır kış koşullarına uygun enerji nakil hattı tasarımının yapılmadığını gösterdiği bildirildi. Kesintinin sebeplerinin şeffaf bir şekilde incelenmesi ve ihmali görülenler hakkında yaptırım uygulanması istenen açıklamada, “Isparta Vakası ve eldeki bilgiler doğrultusunda TEİAŞ’ın özelleştirilmesinden vazgeçildiği derhal kamuoyuna ilan edilmelidir” denildi.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Isparta’da yaşanan elektrik kesintilerine ilişkin bir açıklama yayınladı. Isparta’da kar yağışı nedeniyle 60 saati aşan elektrik kesintileri yaşanması, iktidarın yanlış enerji politikalarını bir kez daha ortaya koydu.

Olağanüstü mevsim koşullarının sonucu diyerek açıklanamayacak denli büyük bir skandal olan kesintiyle ilgili sorumlu kurumlar suçu birbirine atarken, olan yine vatandaşa oldu. Hasta, yaşlı ve bebekler dahil soğuk ve karanlıkta çaresiz kaldı.

Mehmet Özdağ: ‘Elektrik Tarifelerinde Kademeli Soygun Var’

EMO: ‘Özelleştirmeler, Türkiye’ye Karanlığı Getirdi’

EMO tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

“Elektrik Mühendisleri Odası’nın konuyla ilgili yaptığı incelemenin ilk sonuçlarına göre, kentte sadece elektrik dağıtım şebekesinde değil aynı zamanda iletim şebekesinde de hasarlar oluşmuştur. Bu durum, Isparta bölgesinde ağır kış koşullarına uygun enerji nakil hattı tasarımının yapılmadığını göstermektedir. Önce enerji nakil hatlarının ne zaman kimler tarafından nasıl yapıldığı, hatların kontrol ve bakımlarının zamanında ve yeterli düzeyde yapılıp yapılmadığının incelenmesi gerekmektedir.

Bağımsız Bir Denetim Yapılarak Asli Sorun Belirlenmeli

Diğer taraftan dağıtım şebekesinde de çok büyük sorunlar olduğu, kesinti esnasında elektrik cihazına bağlı yaşamını sürdüren yurttaşların ciddi sorunlar yaşadığı hatta ölümlerin olduğu iddia edilmektedir. İktidar “kurulu gücü 100 bin MW`a çıkarttıkları” iddiasıyla övünürken, 21. yüzyılda Türkiye`nin ortasında bir kentte insanlar günlerce soğukta kalıp, cefa çekmektedir.

Bu olay karşısında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın (ETKB) tavrı çok önemlidir. Kamu yararına davranıp kesintinin sebeplerinin şeffaf bir şekilde incelenmesi ve  enerji nakil hatlarının kış şartlarına neden dayanamadığı araştırılmalıdır.

Dikkat: Denetleme İşlevi Özelleştiliyor!

Sayıştay raporlarına göre TEDAŞ’ın dağıtım şirketlerini eksik denetlediğini hatırlatmak istiyoruz. Ancak Elektrik Piyasası Kanunu’nda 25 Kasım 2020 tarihinde yapılan değişiklikle elektrik dağıtım şirketlerinin denetimininin özel şirketler tarafından yapılmasının önü açılmıştı. Bu dönüşüm gerçekleşirse bütün ülkenin akıbeti Isparta gibi olacaktır.

Şehiriçi elektrik dağıtım şebekesinin neden çöktüğü bağımsız bir çalışma ile araştırılmalıdır. Özel dağıtım şirketinin gerekli önlemleri zamanında alıp almadığı, bakımların zamanında yapılıp yapılmadığı ilgili kamu kurumları tarafından incelenmelidir ve sonuçları şeffaf bir şekilde kamuoyuna duyurulmalı, ihmali görülen kişi-kurum-şirketler hakkında en ağır yaptırımlar uygulanmalıdır.

EMO: ‘Türkiye’nin Çoğunluğu Kış Saati Uygulamasından Mutsuz’

‘TEİAŞ’ın Özelleştirilmesinden Vazgeçildiği Derhal Kamuoyuna İlan Edilmeli’

Isparta elektrik kesintisi olayı, özelleştirilmiş elektrik şebekelerinin bir vaka analizi olarak rapor haline getirilip, tüm ETKB ilgili birimlerine, EPDK’ya ve Türkiye genelindeki dağıtım şirketlerine iletilmelidir.

Isparta Vakası ve eldeki bilgiler doğrultusunda TEİAŞ’ın özelleştirilmesinden vazgeçildiği derhal kamuoyuna ilan edilmelidir.

EMO olarak daha önce de defalarca söylediğimiz gibi, özelleştirmeler ve serbest piyasa; ucuz, kaliteli ve sürekli elektrik değil, tam tersine pahalı, kalitesiz ve büyük kesintilere yol açan karanlığı Türkiye’ye getirmiştir. Enerji zamları enerji sektörünün hızla kamulaştırılması gerektiğini ortaya koymuştur. Bu olay bunu bir kez daha teyit etmiş olup, siyasi partilere bu acil durumu işleme almalarını kamusal bir sorumluluk ile hatırlatmak istiyoruz.”

Okumak için tıklayın

Gündem

Mehmet Özdağ: ‘Elektrik Tarifelerinde Kademeli Soygun Var’

-

Mehmet Özdağ EMO Elektrik

Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özdağ, K2 TV’nin konuğu oldu. Elektrik tarifelerinde indirim olmadığını söyleyen Özdağ, “Kademeli soygun var. Kademe kısmında düzenleme yapıldı, soygun kısmı devam ediyor’ ifadelerini kullandı. 

Elektrik faturalarındaki fahiş zamlar durmak bilmiyor. Neredeyse bir kira kadar fatura ödemeye başlayan vatandaşlar, yurdun dört bir yanında protesto gösterileri düzenliyor. Esnaflar da gelen elektrik faturalarını dükkanlarının camına asmaya başladı.

Tepkiler sonrası AKP iktidarı kademe sınırını 150 kilovattan 210 kilovata çekti. Fakat bu durumun faturalar yansıması çok bir şeyi değiştirmiyor. Elektrik üretim ve dağıtım şirketlerinde yapılan özelleştirmeler, bu durumun yaşanmasında en önemli etken olarak öne çıkıyor. Elektrikte yaşanan bu krizin çözümü için, üretim ve dağıtım şirketlerinin kamulaştırılması öneriliyor.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özdağ, elektrik tarifelerindeki fahiş zamların sebeplerini, ‘kademeli soygun’u ve elektrik krizinin çözüm yollarını K2 TV’den Bahar Ünlü’ye anlattı.

Milas Halkı Fahiş Elektrik Zamlarına Karşı Sokağa Çıktı

Süheyla Doğan: ‘En Ufak Korkumuz Yok, Cesaretle Devam Edeceğiz’

Mehmet Özdağ: ‘Kademe Kısmında Düzenleme Var, Soygun Kısmı Devam Ediyor’

Halkın tepkisinin iktidara geri adım attırdığını söyleyen Özdağ, Meclis’teki kademeli kanun görüşmelerinde milletvekillerinin hiçbir bilgisinin olmadığını belirterek; “AKP’nin enerji yönetimi bilimsel verilere, bu toplumun gerçeklerine dayanarak enerjimizi yönetmiyor. Yani 1 Ocak’ta yayınladığı tarifeyi 31 Ocak’ta elinin tersiyle kaldırıp çöpe atabiliyor. Madem kademeye geçeceksiniz, o kademeye geçmeden önce kamuoyuna bilgi sunarsınız, belge sunarsınız, rapor sunarsınız, istatistik sunarsınız… Kamuoyu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) milletvekilleri bunu tartışır. Ortada TBMM’de kademeli kanun görüşülürken, sıfır bilgi, sıfır belge, sıfır rapor, hiçbir şey yok. Kabul eden neyi kabul etti, çekimser kalan niye çekimser kaldı, reddeden niye reddetti, belli değil. O yüzden de halkın tepkisi, 30 günde iktidara geri adım attırdı. Bunu bir indirim olarak sunanlar var, ortada bir indirim yok. Biz bu tarife açıklandığında, buna ‘kademeli’ soygun diyorduk. Şu anda bu soygunun kademe kısmında düzenleme var ama soygun kısmı devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

CHP’li Ahmet Akın: ‘Ocak Ayında Vatandaşı Faturalarla Çarptılar’

Okumak için tıklayın

Gündem

Milas Halkı Fahiş Elektrik Zamlarına Karşı Sokağa Çıktı

-

Milas elektrik zam

Milas halkı artan elektrik faturalarını protesto etmek amacıyla, enerji şirketi AYDEM önünde toplandı. Zamların geri alınmasını isteyen halk, “Devran dönecek AKP halka hesap verecek” sloganları atıldı.

Protesto sonunda basın açıklaması da gerçekleştiren Milaslılar, “Elektriğe yapılan insafsız zamların asıl sebebi üretim-dağıtım maliyetlerinin artması değil, sistemden beslenen asalakların sayısının artmasıdır.” ifadeleri kullanıldı.

Milas Halkı: ‘Bu Halk Bu Zulmü Hak Etmiyor’

Yapılan basın açıklaması şu şekilde:

“Bugün burada bulunmamızın sebebi son dönemlerde iğneden ipliğe yapılan zamlardır. Öyle zamlar ki, bunların getirdiği yükle belimiz değil bükülmek, kırılma noktasına gelmiştir.

TC Anayasasının 56. Maddesi: Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlüdür demektedir. Ancak bu zamlar beden ve ruh sağlığımızın sağlıklı olarak sürdürmesini imkansız hale getirmiştir.

Elektrik, akaryakıt, yakacak ve gıda maddelerine yapılan zamlar bizlerin hayatını çekilmez hale getirmiştir. Bu zamların arasında bir tanesi var ki akıllara durgunluk verecek düzeyde. Evet, elektrik zammından bahsediyoruz. İşçinin ,memurun emeklinin maaşına %25-30 arasında zam yapılırken, elektriğe % 127 zam yapılmıştır. Bu da emekçinin aldığı maaş farkının bile üzerine çıkmıştır.

Goca Moğlalılar Çimento Tozu Değil, Temiz Hava Solumak İstiyor!

‘Halkın Malının Halka İade Edilmesini İstiyoruz’

Asgari ücretin temel ücret haline geldiği ülkemizde yapılan harcamaları karşılayabilmek mümkün değildir. Isınmak için yaktığı odunu kömürü düşünmek zorunda kalan , klimasını elektrikli ısıtıcısını kapatmak zorunda kalan, aydınlanmak için ampullerini söndürüp adeta karartılmış mekanlarda yaşamak zorunda kalan, tüpgaz bitmesin diye yeniden odun ateşinde yemek pişirmeye başlayan, ocaktaki tencereyi doldurmakta zorlanan, arabasına koyacağı akaryakıtı düşünen, kırmızı ışıkta beklerken kontak kapatıp yokuş aşağı inişlerde vitesten atan bu halk bu zulmü hak etmiyor.

Yıllardır sürdürülen özelleştirme uygulamalarıyla Devletin sorumluluklarından kurtulmaya çalışmasını anlamak mümkün değildir. Kamu imkanlarıyla kurulan tüm kuruluşların ürettikleri kamunun malıdır ve halk için kullanılmalıdır. Kamunun ürettikleri başkalarına peşkeş çekilemez. Öncelikli talebimiz özelleştirmelere son verilerek halkın malının halka iade edilmesi, halk için üretim yapılmasıdır.

CHP’nin ‘Faturalardan KDV Alınmasın Teklifi’ AKP ve MHP Oylarıyla Reddedildi

‘Bu Zamlı Fiyatlarla Elektriği Kullanmamız Mümkün Değil’

Elektrik üretiminin özelleştirilmesinden sonra dağıtımının da özelleştirilmesi, bu sistem üzerinden beslenenlerin sayısını arttırmış, kazançlarını düşürmüştür. Elektriğe yapılan insafsız zamların asıl sebebi üretim-dağıtım maliyetlerinin artması değil, sistemden beslenen asalakların sayısının artmasıdır.

Bu zamlı fiyatlarla elektriği kullanmamız mümkün değildir. Ev ve işyerlerimizde kullanamadığımız elektriğin bize ne faydası olacaktır? Ay sonunu bile getiremeyen hemşerilerimizi tepkimizi göstermek üzere elektrik faturalarımızı simgesel olarak yakmaya çağırıyoruz. Lütfen hepimiz faturalarımızı kovaların içine atarak görevlilerce yakılmasını bekleyelim.

Sen yanmasan, ben yanmasam, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa!”

Okumak için tıklayın

Gündem

Yemek Sepeti Çalışanları Kontak Kapatıyor

-

yemek sepeti çalışanları zam

Yemek Sepeti çalışanları da kontak kapatıyor. Kötü çalışma koşullarını ve düşük zam oranına karşı harekete geçen çalışanlar, sosyal medyada #yemeksepetizam etiketi altında, toplumsal dayanışma çağrısında bulundu.

Taleplerini 4 maddede sıralayan çalışanlar, yarın Türkiye’nin dört bir yanındaki Yemek Sepeti şubeleri önünde eylem gerçekleştirecek. Yarın genel merkez önünde kontak kapatacak çalışanlar, hakları verilerine kadar mücadelelerini sürdüreceklerini duyurdu.

CHP’nin ‘Faturalardan KDV Alınmasın Teklifi’ AKP ve MHP Oylarıyla Reddedildi

Yemek Sepeti Çalışanları Grevde: İşte 4 Talep

Net 5.500 TL maaş, prim ve yan haklar ,

Hakkını arayan hiçbir işçi ve kurye işten atılmayacak,

İş kolumuz derhal taşımacılığa geçsin,

Sendikal faaliyet güvence altına alınacak.

Okumak için tıklayın

Öne Çıkan Haberler