Connect with us

Blog

Öğrenilmiş Dersler: Bu 10 Girişimcilik Hatasını Yapmayın

girişimcilik hatasını

K2 Haber olarak #PazarOkumalarında girişimciler için önemli olabileceğini düşündüğümüz John Rampton’un “Don’t Make These 10 Startup Mistakes” makalesinin çevirisini paylaşıyoruz.

“Bir işe başlamak zordur. Başlangıcı ateşlemek daha da zordur. Bir şirketi kurmak için uğraşma zorluğuyla karşı karşıya gelen birçok girişimcinin, iş dünyasında daha az önceliği var. Hatta ne zaman akıl almaz müthiş bir fikre sahip olsalar, karışık problemler ortaya çıkar. Mesela yeni bir girişimi yönetmek, mali işleri idare etmek, çalışanları bütçeye uygun şekilde işe almak…

Deneyim eksikliği nedeniyle birçok girişim çoğu zaman talihsizliğe uğrar. Bunun için felaket masallarına katılmadığınızdan emin olun. Buradaki 10 başlangıç hatasını yapmaktan kaçının.

1- Yalnız Yürümek

Başarı ile tanışan kaç girişimin sadece bir kurucusu var? Larry Ellison’ın torpili bir istisna tabi. Doğrusunu söylemek gerekirse bir şirket kurmak zor iş ve bir işi başlatmak, tek bir kişiden daha fazlasını gerektirir. Ezici darbeler ve aksilikler, birinin cesareti olmadan devam etmeyi zorlaştırır. Önce girişimin başlatılması için parayı toplamaya başlamak gerek. Sonra planı yapmak, ürün veya hizmet oluşturmak kalır.

Çoğu zaman bunları tek başına halletmek, inanılmaz derecede korkutucudur. Arkadaşlardan ve profesyonel meslektaşlardan gelecek küçük bir destek, girişim için yardımcı olur.

2- İş Planı Üzerinde Kısıtlama Yapmak

Sağlam bir iş planına sahip olmak, girişimlerin gelecekteki başarısını belirlemede hayati bir rol oynamaktadır. Her şeyden önce bir iş planı, aşağıdaki soruları cevaplayarak, girişimde doğru yönde rehberlik etmeye hizmet eder:
Şirketin amacı nedir? Potansiyel müşteriler kimdir? Misyon ve değerler nelerdir? Şirket için belirlenen yön nedir? Rakipler kimlerdir ve neler yapıyorlar? Şirket başarıyı nasıl ölçebilir?
Başka bir deyişle sağlam bir iş planı, girişimin her yönünü belirler. Şirket ne zaman takılırsa ya da yeni bir girişim başlatırsanız, iş planına bakın!
Bir iş planını işletme okulunda olduğu gibi oluşturmaya gerek yok. Ancak şirketin uzun vadede yönünü belirlemeye yardımcı olacak bir iş planına sahip olmanız önerilir.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Startup Grind İstanbul Chapter, Yeni Sezon Etkinliklerine Başlıyor

3- Parayı Yanlış Kullanmak

Girişim söz konusu olduğunda, paraya sahip olmak çok büyük bir sorun ve uygun bir şekilde ele alınması gerekiyor. En büyük hatalardan biri, bir işletme sahibi ya da kurucusu aşırı hevesli hale geldiğinde ve işe insan alımı yaparken çok fazla para harcamasıdır. İlk olarak, girişimci tüm yeni çalışanlara ihtiyaç duyduğuna inanabilir. Ancak bu sadece başlangıç finansmanının daha hızlı yanması anlamına gelecektir. Bunu önlemek için sadece ihtiyaç duyulanları işe alın ve adım adım kadroyu belirleyin. Bir kurucu çok fazla parayı hızlıca uçurmaya, gereksiz harcamalar yapmaya eğilimli olabilir. Peki ya işte aniden maliyetli bir değişiklik yapılırsa ve yetersiz fon ayrıldıysa? Ya bir yatırımcı geri çekilir ve müşteri ödeme yapmazsa? İş için hayati bir unsur çok fazla maliyetli olursa? Bu senaryolar için para var mı?
Uygun bir finans yönetimi olmada yeni bir işe asla yelken açmayın. Bu süreçte, sayılarla arası iyi bir kişinin buna yardımcı olabileceğinden emin olun.

4- Yeteneksizlikten Çark Etmeye

Her girişimci hiçbir şeyin planladığı gibi gitmeyeceğini söyleyecektir. Ancak dönüş yapmak oyunun bir parçası. NOKIA kağıt fabrikasıydı ve lastik çizme yaptı. Bugün ise telekomünikasyon şirketi. ODEO bir podcasting platformuydu. Ama APPLE podcasting platformunu başlattığında, ODEO’nun dönmesi gerekiyordu. Bugün ODEO, Twitter olarak bilinen sosyal medya kuruluşudur.
Başarılı bir işletme sahibi olmak için, her kötü durum senaryosu için bir yedek plan hazırlayın, ancak orijinal planın işe yaramaması durumunda esnek ve dönebilir olun.

5- Çok Küçük Düşünmek

Bir girişimci kutunun dışında çok fazla düşünürse (çok küçük bir niş piyasayı hedef almak anlamında), başarı zor olabilir. Başlangıç İnkübatörü Y Combinator’un kurucusu olan yatırımcı Paul Graham “Girişimleri Öldüren 18 Hata”da, birçok girişimcinin daha küçük bir kitleyi hedeflemenin daha güvenli olduğuna inandığını ve böylece rekabetin şiddetli olmadığını söyledi. Ama “eğer iyi bir şey yaparsan, rakiplerin olacak, yani bununla da yüzleşebilirsin,” dedi Graham. “İyi fikirlerden kaçınarak rekabeti önleyebilirsiniz.”

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Tanzim Satışları Başladı: İstanbul'daki 50 Tanzim Satış Noktasının Listesi

6- Yanlış Konum Seçmek

Bir iş kurmak, her zaman önemlidir. Potansiyel müşterilerin ve sektörünün bir bütün olarak maliyeti ve coğrafi konumu göz önünde bulundurularak mağazanın doğru yerde kurulması önemlidir.
Örneğin, Rowland H. Mocy başlangıçta Massochusetts’te bir mağaza açtı ancak başarılı olamadı. Böylece hatalarından ders çıkardı ve işini New York’taki Altıncı Cadde’ye taşıdı. Bu işlem başarılı oldu ve Mocy olarak bilinen perakende deviyle sonuçlandı. Aynı zamanda birçok teknoloji devinin Silicon Valley, Seattle, Portland, Ore gibi teknoloji merkezlerinden çıktığını unutmayın.
Konumun girişim için önemli olmasının başka bir nedeni de var: Risk Sermayecileri.
Graham, çoğu girişimci kapitalistin, yaklaşık bir saat uzaklıkta bulunan girişimleri nasıl finanse ettiğini gözlemledi. Bunun nedeni yatırımcıların ağlarındaki başka kişiler aracılığıyla girişimleri öğrenip öğrenemediği idi. Sonuç şunu gösteriyor: Para almak için, başlangıçta paranın olduğu yere yakın bir yer açın.

7- Önseziyi Göz Ardı Etmek

Girişimcilerin önsezileri gibi bir şey yoktur. Bu nedenle bu kadar yol katedebiliyorlar. O yüzden bunu göz ardı etme ve bunu avantaj olarak kullan. Bir önseziyi sayılarla desteklemelisin. Araştırmaya dayalı olmalı ve performans değerlendirmesi olmalı. Yani iş stratejisi ile örtüşmeli.

8- Uygun Olmayan Bir Zamanda Başlamak

Bir girişime başlarken zamanlama her şeydir. Bazı durumlar, kontrolün dışında olsa da, doğru zamanda başlatılabilmeli.
Kapsamlı bilimsel değerlendirmeleri bir kenara bırakın. Sadece şirketin çok erken başlamadığından veya çok uzun süre beklemediğinden emin olun. Çok erken başlatma, tüm işletmeyi riske atabilir. Şunları göz önünde bulundurun:
Bu, insanların gerçekten istediği bir ürün veya hizmet midir? Pazarlamaya hazır mı?
Sonuçta, rekabeti yenmek ya da gelir elde etmeye yönelik bir girişimin çıkış yapması için acele etmek kötü bir sonuç yaratabilir. Açılışı gerçekleştirip, halka açık hale getirmeden önce hazır olduğundan emin olun. Diğer taraftan çok fazla beklemeyin. Aksi halde tüm para tükenebilir ya da bir rakip ürün piyasaya çıkabilir.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Dijital Oyun Sektöründe Rekor: İhracat 1 Milyar Dolar Oldu

9- Yanlış İşe Alım Süreci

İşe alma sürecinin çok hızlı olmadığından emin olun. Bu girişimi finansal olarak zora sokacaktır. Ancak işe alım sürecinin en büyük parçası, doğru insanları işe almak olacaktır.
Birçok girişim, işe alınan insanlar doğru ve yetenekli olmadığı için batar. Ya da kişi uyumsuzluğu nedeniyle takımla uyumsuzluk meydana gelir. Bir girişimde nitelikli insanlara sahip olduğunuzdan emin olun.

10- Çok Fazla Etkiye Sahip Olmak

Tavsiye veya eleştiri fark etmez. Dış kaynaklı bir geri bildirim, bazen büyük bir yardımcıdır. Örneğin, Sean Parker eğer Mark Zuckerberg’e Kaliforniya’ya taşınmasını ve projenin adını The Facebook’tan sadece Facebook’a düşürmeyi önermeseydi? Tabi ki çok fazla geri bildirim iyidir diyemeyiz, zararlı da olabilir. Şirketin yolculuğu boyunca çoğu kişi tavsiyede bulunacaktır. Eğer herkesin tavsiyesi takip edilir, uyulursa artık o iş orijinal bir fikir olmaktan çıkar. Çok farklı yönlere çekmek, iş için iyi değildir. Zuckerberg her ne kadar Parker’in tavsiyesini dinlese de, Facebook’ta kendi istediği vizyonunu sürdürdü. Sunulan her tavsiyeyi almadı. O sadece şirketi için işe yarayacakları biliyordu.”

Çeviri: Hazal ERDEM

Kaynak: Don’t Make These 10 Startup Mistakes – John Rampton

Blog kategorisindeki diğer yazılar için: http://k2haber.com.tr/category/blog/

Girişimcilik kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/girisimcilik/

Okumaya devam et
reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Blog

Sermayesizlik, Girişiminize Engel Olmasın: Girişimcilere Üç İpucu

girişimcilere sermaye

Bir işe başlamaktan heyecan duyuyorsunuz. Belki bir fikriniz var ya da kendi girişiminizi başlatma ve büyütme fikrinden çok etkilendiniz. Mevcut işinizden ayrılmak ya da bir süreliğine kişisel gelir elde etmek gibi bazı riskler almak istiyorsunuz. Fakat sizi durduran bir engel var: Çok fazla paranız yok.

Bu büyük bir sorun gibi gözüküyor ancak paranızın olmaması, hayallerinizin peşinden gitmenize engel değildir. Aslına bakılırsa hiçbir kişisel yatırıma gerek kalmadan bir işi başlatmak ve büyütmek mümkündür, tabi ne yaptığınızı biliyorsanız 🙂

Neden Bir İşletmenin Paraya İhtiyacı Vardır?

Öncelikle, bir işletmenin neden paraya ihtiyaç duyduğuna bir göz atalım. Bir işletme kurmak için sabit ya da standart bir “başlangıç” ücreti yoktur. Bu nedenle farklı işletmeler farklı ihtiyaçlara sahip olacaktır. Firmanızı finanse edebilmek için alternatif yöntemler bulmaya çalışmadan önce, ne kadar paraya ihtiyacınız olduğunu tahmin etmeniz önem arz ediyor.

Aşağıdaki kullanımları göz önünde bulundurun:

Lisanslar ve İzinler: Bölgenize bağlı olarak, çalışmak için özel evraklara ve kayıt defterine ihtiyacınız olabilir.

Gereçler: Ham madde alıyor musunuz? Bilgisayarlara ve/veya başka cihazlara ihtiyacınız var mı?

Ekipman: Özel makine veya yazılıma ihtiyacınız var mı?

Ofis Alanı: Bu büyük bir harcamadır ve İnternet, yardımcı programlar, kamu hizmetleri, bordro ve faturalama gibi ofis görevlerini göz ardı edemeyiz.

Dernekler, Abonelikler, Üyelikler: Her ay hangi yayınları ve bağlantıları yayınlayacaksınız?

İşletme Masrafları: Önceden kestirilemeyen masraflar, pazarlama masraflarını unutmayın.

Yasal Ücretler: İş geliştirme süreciniz boyunca bir avukattan danışmanlık alacak mısınız?

Çalışanlar, Serbest Çalışanlar ve Yükleniciler: Eğer işinizi tek başına yapamazsanız, insanlara ihtiyacınız olacak.

Bununla birlikte, daha az parayla bir işe başlamak için iki ana yolunuz var: Maliyetlerinizi düşürmek veya mevcut sermayenizi dış kaynaklardan artırmak. Burada üç seçeneğiniz var:

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Sermayesizlik, Girişiminize Engel Olmasın: Girişimcilere Üç İpucu

1. İhtiyaçlarınızı Azaltın

İlk seçeneğiniz, iş modelinizi yukarıda listelenenleri göz önünde bulundurup, gereksinimleri en aza indirmek. Örneğin, bir şirketi danışman veya serbest meslek olarak başlatmayı planlıyorsanız, başlangıçtaki tek çalışan olarak “çalışan” giderlerinizi azaltabilirsiniz. Ofis alanına ihtiyacınız olmadıkça, evden çalışabilirsiniz. Daha ucuz malzeme kaynakları bulmak için araştırmalar yapabilir veya başlangıçta üretilmesi çok pahalı olan ürün hatlarını ileri zamana öteleyebilirsiniz.

Bununla birlikte kaçınamayacağınız birkaç masraf var. Bir girişim kurmak için gerekli lisans ve yasal ücretler. Amerika Küçük İşletmeler İdaresi’ne (SBA) göre, pek çok mikro-işletme 3,000 $’dan daha düşük rakamla işe başlıyor ve ev tabanlı franchiselar 1000 $’ dan az bir miktar ile işe başlayabiliyor.

2. En Yalın Hal İle İşe Başlayın

İkinci seçeneğiniz, işletmeniz için biraz “ısınma” dönemini öncesi fikrini çağrıştırıyor. Tam teşekküllü bir iş moduna doğrudan başlamak yerine, yalnızca temel işlerle başlayacaksınız. Başlamak için bir blog ve bir niş hizmet sunabilir, kapsamınızı, kitlenizi ve kazancınızı azaltabilirsiniz. Serbest çalışan bir birey olarak başlayabilirseniz, başlangıçtaki en büyük maliyetlerden kaçınabilirsiniz. Ödemelerinizi geniş vadeli zamanlara yayarak, fayda sağlayabilirsiniz.

Bir miktar para kazanmaya başladığınızda, işinize yatırım yapabilir ve bir kerede değil, kademe kademe ürettiğiniz işi geliştirebilirsiniz.

3. Dış Kaynak Bulun

Üçüncü seçeneğiniz, dış kaynaklardan para temin etmek ile ilgilidir. Başlangıç ​​finansmanı dünyasını bir dizi farklı parçada ele aldım, bu yüzden çok fazla ayrıntıya girmeyeceğim. Ancak kendi paranız yeterli olmasa bile, iş sermayenizi artırmak için onlarca potansiyel yol olduğunu biliyorsunuz.

İşte size sadece birkaç potansiyel kaynak:

Arkadaşlar ve Aile: Sermayeyi birden çok kaynaktan bir araya getirmek zorunda kalsanız bile, arkadaşlarınızdan ve ailenizden yardım alma olasılığını hiç unutmayın.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Güven Sak: Plastik Bankası Blockchain İle Denizleri Temizliyor

Melek Yatırımcılar: Melek yatırımcıları, iş fikirlerini destekleyen, yatırım yapan zengin bireylerdir. Klasik olarak şirketin kısmi mülkiyeti karşılığında yatırımlarını yaparlar. Mülkiyetin bir kısmı feda edilebilir.

Girişimci Kapitalistler: Girişim kapitalistleri, melek yatırımcıları gibidir ancak tipik olarak ortaklıklar veya organizasyonlardır ve zaten var olan işletmeleri keşfetme eğilimindedirler.

Kitlesel Fonlama: Popüler ve iyi bir fikir, yeterince çaba ile herkesten para çekebilir.

Devlet Teşvikleri ve Kredileri: KOSGEB gibi kurumlar, küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyümesine yardımcı olmak için vardır. Birçoğu, başlamanıza yardımcı olacak krediler ve hibeler sunmaktadır.

Banka Kredileri: Kredi puanınız iyi durumdaysa, bir banka ile her zaman bir kredi limiti yaratabilirsiniz.

Bu üç seçeneğin bir veya daha fazlasıyla, kişisel finansal yatırımınızı neredeyse hiçbir şey yapmadan düşürebilirsiniz. Küçük başlamak, ortak almak veya borç almak gibi başka fedakârlıklar yapmak zorunda kalabilirsiniz, ancak iş fikrinize inanıyorsanız, bu kayıpların hiçbiri sizin yolunuzdan etmemelidir. Sermaye, girişimcilere büyük bir engeldir. Fakat hata yapmaz ve ne yaptığınızı bilirseniz, bu engelin üstesinden gelebilirsiniz.

Kaynak: https://www.entrepreneur.com/article/271446

Blog kategorisindeki diğer yazılar için: http://k2haber.com.tr/category/girisimcilik/

Okumaya devam et

En Çok Okunanlar