Connect with us

Blog

Girişimci Olmak İçin Ne Zaman Adım Atmalısınız?

girişimci

‘Girişimci olmak için adımımı ne zaman atmalıyım?’ sorusu her girişimci adayı için en önemli soru. Enis Erdem Yurdatapan girişimci olmak için doğru zaman ne zamandır, en iyi startupların kurucu CEO’larının girişicimciliğe ne zaman adım attıklarını araştırıyor. Keyifli okumalar.

“Kişisel olarak fikrimi soracak olursanız, her ne kadar gece uykularınızı kaçıracak bir girişim fikrinin ne zaman geleceği belli olmasa da, ben üniversite sonrası kişisel gelişime de katkı sağlayacak şekilde, bir süre kurumsal şirketlerde çalışmadan girişimciliği denemenin riskli olduğuna inanıyorum. Bu düşüncemin doğru olup olmadığını desteklemek adına, girişimcilik alanında en çok okunan dergilerden biri olan Startup’ın geçtiğimiz yıl yaptığı araştırmalarda, ülkemizdeki en iyi Startup’lar listesinde ilk 11’e giren girişimlerin kurucu CEO’larının girişimciliğe ne zaman adım attıklarını sizler için araştırdım. Bakalım ülkemizin en başarılı girişimcileri, kariyerlerinin hangi dönemlerinde girişimci olmaya karar vermişler?

Hande Çilingir & Insider

Öngörüsel pazarlama teknolojileri ile markaların ileri seviye segmentasyon ve oto-optimizasyon yapmalarını sağlayan girişim Insider, listenin ilk sırasında yer alıyor. Dünyada 15’den fazla ülkede, 200’den fazla marka tarafından tercih edilen Insider’ın CEO’su Hande Çilingir ise dünyada girişimcilik denilince ilk akla gelen platformlardan olan Crunchbase tarafından geçtiğimiz yıl, ABD dışındaki en iyi 7 kadın CEO’dan biri seçilerek göğsümüzü kabartmıştı.

Lisans eğitimini London Schools of Economy’de Ekonomi ve İşletme bölümünde tamamlayan Çilingir, Insider’ın macerasına atılmadan önce Alarko, Vestel, Zorlu Holding ve PepsiCo gibi kurumsal firmalarda çalışmış. İlk girişimcilik tecrübesi ise English&More adındaki bir uluslararası dil öğrenme merkeziymiş ve 2 yıllık bir deneyimden sonra şirketteki hisselerini satarak, exit etmiş. 2012 yılından beri tüm zamanını Insider’ı büyütmeye harcayan Hande Çilingir’in büyük başarı yakaladığı bu girişimine başlama yaşı ise 27.

Barbaros Özbuğutu & iyzico

Kendisini, hız ve verimlilik üzerine tasarlanmış bir ödeme alma hizmeti yönetim platformu olarak tanımlayan ve 5 sene önce ilk olarak Almanya’da kurulan iyzico, bugüne kadar tüm dünyada 29 binden fazla firmaya ödeme altyapısı sağlayarak, ülkemizin en önemli Fintech’lerinden biri olduğunu fazlasıyla kanıtlıyor.

Iyzico’nun kurucu ortağı ve CEO’su Barbaros Özbuğutu’nun geçmişine baktığımızda ise yaklaşık 15 senelik bir kurumsal çalışma hayatı görüyoruz. Global ödeme yöntemleri ve telekom sektöründe kazandığı bu tecrübeleri, girişimi iyzico’ya fazlasıyla aktarmış durumda. Özbuğutu’nun Bremen’de Avrupa Ekonomisi alanında lisans, işletme ve startup yönetimi alanlarında ise Stanford ve Harvard’da aldığı eğitimleri bulunuyor.

Nazım Salur & Getir

Son zamanlarda özellikle market alışverişine zaman bulamayan, beyaz yakalıları oldukça mutlu eden bir girişim olan Getir, yakın zamanda açıkladığı “GetirYemek” uygulaması ile de müşterilerine çok hızlı bir şekilde yemek siparişlerini ulaştırmak için çalışmalara başladı. Aynı zamanda Bitaksi’nin de kurucusu olan Nazım Salur, girişimcilik ekosisteminin en tecrübeli oyuncularından. Boğaziçi Üniversite’sinde işletme bölümünü bitirdikten kısa süre sonra girişimcilik alanında ilk adımlarını atan Salur, 25 seneden fazla bir süredir çeşitli girişimleriyle müşterilerinin hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor.

Çağlar Yalı & Kolay İK

Listemizin 4.sırasında, şirketlerin özlük bilgileri, izinler vb. birçok konuda çalışanlarına ait bilgileri ve süreçleri takip etmesini sağlayan, bulut tabanlı bir insan kaynakları platformu olan Kolay İK var. Girişimin kurucusu Çağlar Yalı da girişimci olmadan önce kurumsal hayatı deneyimleyenlerden. Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun olduktan sonra Paypal’da ve Cluster Alliance adlı bir danışmanlık şirketinde çalışan Yalı, yaklaşık 4.5 senedir Kolay İK girişimiyle, şirketlerin insan kaynakları yönetimini daha verimli ve daha kolay hale getirmek için çalışmalarını sürdürüyor.

Rıfat Oğuz & Sinemia

Sinema tutkunlarına, uygun fiyatlara istedikleri salonlarda sınırsız film izleme imkânı sunan Sinemia, özellikle ABD pazarında çok hızlı büyümesiyle birlikte, basamakları hızlı bir şekilde tırmanarak 5.sıraya yerleşti. 2010 yılında Bilkent Üniversite’sinde mezun olan Sinemia kurucusu Rıfat Oğuz, 2015 Kasım ayında girişimini hayata geçirmeden önce Eczacıbaşı, Turkcell, Coca-Cola ve Garanti gibi kurumsal şirketlerde 7 yıl boyunca deneyim kazanmış.

Kaan Kayabalı & Onedio – Demirhan Büyüközcü & V-Count

7’den 70’e herkesin ilgiyle takip ettiği ve Türkiye’nin en büyük içerik platformlarından olan Onedio ile dünyanın önde gelen kişi sayma teknolojilerinden V-Count’un kurucu ortakları Kaan Kayabalı ve Demirhan Büyüközcü. Kariyerleri neredeyse aynı olduğu için tek maddede anlatmak istedim. Startup100 listesinde iki girişimleriyle de ilk 10’da bulunan ikiliden Kaan Bey Onedio’nun, Demirhan Bey ise V-Count’un CEO’luğunu yürütüyor. ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği’nden sınıf arkadaşı olan kurucu ortaklar, kurumsal şirketlerde çalışma fikrini bir kenara bırakarak, mezun olduktan bir yıl sonra 2006’da V-Count’u ve 2012’de de Onedio’yu kurmuşlar.

Sean Yu & Paraşüt

Türkiye’deki küçük ve orta ölçekteki şirketler için ön muhasebe programı ve bulut tabanlı finansal yönetim çözümleri sunan Paraşüt’ün kurucu ortağı ve CEO’su Sean X. Yu, 7 yaşında Çin’den San Francisco’ya taşınan ve oradan da yolu Türkiye’ye düşen bir girişimci. Paraşüt’le başarıdan başarıya koşmadan önce ise Sean da listedeki çoğu girişimci gibi kurumsal hayatta başlamayı tercih etmiş. 2006 yılında Harvard Ekonomi bölümünden mezun olduktan sonra, Lehman Brothers, Gryphon Investors ve Endeavor gibi çok büyük şirketlerde çalışıp kendini girişimciliğe hazırlamış.

Ergin Eroğlu & Segmentify

Özellikle e-ticaret siteleri için ziyaretçi davranışı analitiği ve pazarlama optimizasyonu gibi veri odaklı hizmetler sunan Segmentify’ın kurucusu Ergin Eroğlu, ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği lisansı ve MBA master’ına sahip. Özellikle yazılım alanında 7 yıla yakın tecrübeye sahip olan Eroğlu’nun, Segmentify ile başarıyı yakalamadan önce de iki tane girişim denemesi var.

Ozan Yerli & Conncected2.me

Gelelim üniversiteden mezun olur olmaz girişimciliğe adımını atarak, bu alanda listenin bir numarası olan Connected2me kurucusu Ozan Yerli’ye. Anonim olarak girip, yeni insanlarla mesajlaşarak tanışabileceğiniz bir uygulama olan Connected2me’nin dünyada toplamda 11 milyondan fazla kullanıcısı bulunuyor ve her geçen gün bu sayısı artıyor.

Fevzi Güngör & ödeal

Cep telefonunuza gelen bir mesajla uzaktan güvenli bir şekilde ödeme yapabilmenizi sağlayan ödeal’ın kurucu ortağı ve CEO’su Fevzi Güngör’ün yaklaşık 14 yıllık bir kurumsal geçmişi var. İTÜ İnşaat Mühendisliği mezunu olan ve yine aynı okuldan IT’de proje yönetimi alanında yüksek lisans yapan Güngör’ün aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi’nden MBA’i var.

***

Sizlere geçtiğimiz yıl Türkiye’nin en başarılı 11 girişiminin CEO’larının kurumsal geçmişinden bahsettim. Daha sağlıklı bir analiz için tabii ki, çok daha fazla girişimciyi araştırmak gerekir. Fakat yazımda tanıtmaya çalıştığımız CEO’ların kurumsal çalışma tecrübesi ortalamasına baktığımızda, 7 yıl gibi bir süre karşımıza çıkıyor ve aslında bu durum da bir girişimi kurmadan önce, bir süre sektörü öğrenip tecrübe kazanmanın faydalı olabileceğini gösteriyor.

Bu konuda siz neler düşünüyorsunuz? Sizce bir kişinin girişimci olması için en ideal zaman nedir? Aşağıdaki iletişim bilgilerimden öneri ve görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.

Enis Erdem YURDATAPAN

yurdatapan.enis@gmail.com

https://www.linkedin.com/in/enisyurdatapan/

* Bu makale Proje Yönetim Dünyası dergisinin 19.sayısında yayınlanmıştır.

Startup kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/startup/

Enis Erdem Yurdatapan Kimdir?

Enis Erdem Yurdatapan, 6 Nisan 1993 İzmit doğumludur. 2011 yılında başladığı ODTÜ İstatistik Bölümü’nde akademik olarak başarılar yakalayamamasına ve çok zorlanmasına rağmen 2017’de mezun olmayı başarabilip, ING Bank Global Yeni Mezun Programı’nda IT Departmanı’nda çalışmaya başlamıştır. Yaklaşık 5 aydır ING İnovasyon Merkezi ile ING Bank’ın Startup ilişkilerini yöneten iki kişiden biri olan Yurdatapan, girişimcilik kavramını üniversitede katıldığı kariyer kamplarıyla ve dinlediği seminerlerle benimsemeye başlamış olup, hem kurum içi hem de kurum dışı birçok proje yürütmüştür.

2018’in başlarında İTÜ Ginova’nın düzenlediği Çetin Ceviz Girişimcilik Yarışması’nı ekibiyle birlikte kazanmış ve Berlin Girişimcilik Ekosistemi’ni 5 gün boyunca keşfetme imkânı elde etmiştir. Yine aynı yarışmanın ödülüyle İTÜ Çekirdek Ön Kuluçka Programı’nda 7 hafta boyunca eğitim alıp 20’nin üzerinde mentor görüşmesine katılmıştır. Bunların haricinde dünyada 500’den fazla şehirde faaliyet gösteren Startup Grind’ın İstanbul Topluluk Yöneticisi’dir. Her ay ülkenin en başarılı girişimcileriyle ortalama 100 kişinin katıldığı söyleşiler düzenleyip, sosyal medyada da yine girişimcilerle yapılan röportajları ve güncel haberleri paylaşan hesapların başındadır. Bir diğer iş olarak ise Türkiye’deki üniversite öğrencilerine erken yaşta girişimcilik mantalitesi ve tecrübesi kazandırma hedefi olan ve bu doğrultuda Türkiye’nin dört bir yanındaki öğrencilere yönelik girişimcilik maratonları ve hızlandırma programı düzenleyen University4Society’de de topluluk yöneticisi olarak çalışmaktadır. Gönüllü olarak yaptığı son iş ise Facebook’un yazılımcıların teknik gelişimini ve networkünü arttırmayı amaçlayan Developer Circle İstanbul’u yönetmektir.

Girişimcilik ruhunu yaşayan ve bulunduğu ortamlara farklı bir yenilik getirmeyi alışkanlık haline getiren Enis’in en büyük hedefi global anlamda topluma büyük fayda sağlayacak Startup’lar kurmaktır.

reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Blog

Av. Yunus Emire: İşçi Ücretsiz İzni Reddetme Hakkına Sahip

avukat yunus emire ücretsiz izin

Avukat Yunus Emire, koronavirüs salgını sebebiyle işverenler tarafından ücretsiz izne çıkartılan işçilerin hukuki durumunu K2 Haber’e değerlendirdi. İşçilerin ücretsiz izni reddetme hakkına sahip olduğunu belirten Emire, işçinin kıdem tazminatını talep etme hakkıyla beraber iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebileceğini ifade etti.

Emire’nin ücretsiz izne ilişkin değerlendirmeleri şu şekilde:

“İşverenler, koronavirüs salgınını gerekçe göstererek işçilere ücretsiz izin talebinde bulunabilirler. Fakat ücretsiz izin, iş sözleşmesinin belirlenen süre kadar askıya alınması yani işçinin çalışmadığı, işverenin ise ücret ödemediği fakat işten çıkarmanın gerçekleşmediği bu durumun sağlanabilmesi için hem işçinin hem de işverenin rızası gerekiyor.

Bu kapsamda, işçinin ücretsiz izne ayrılmasına ilişkin durumların, İş Kanunu’nun “çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi” kenar başlıklı 22. maddesi uyarınca çözüme bağlanması gerekecektir.

İş Kanunu’nun 22/II. maddesine uygun olarak işveren, işçiyi ücretsiz izne çıkarmak istediğini yazılı olarak bildirir, işçi de altı iş günü içinde bu öneriyi yine yazılı olarak kabul ederse iş sözleşmesi askıya alınmış olur. İşçi, kendisine yapılan bu öneriyi yazılı olarak kabul etmezse çalışma koşullarındaki bu değişiklik kendisini bağlamayacaktır. Öte yandan, işverenin ücretsiz izne çıkma önerisini herhangi bir itiraz öne sürmeden yerine getiren işçi de buna muvafakat etmiş sayılır. Ücretsiz izin konusunda işçinin rızasının bulunup bulunmadığı hususunda bir tereddüt bulunduğunda, ispat yükümü işverene ait olacaktır. Ek olarak, ücretsiz izin uygulamasının, niteliği itibariyle makul ve geçici bir süre olması gerekmektedir.

Av. Yunus Emire: İşçi Ücretsiz İzni Reddetme Hakkına Sahip

İş Kanunu’nda 24 ve 25. maddelerine göre; Eğer iş zorlayıcı sebepten durduysa, işveren ilk hafta işçiye yarım ücret öder. Arkasından sözleşmeyi askıya alma seçeneği, eğer taraflar anlaşırsa gerçekleşir. Eğer işçi bunu kabul etmezse sözleşme feshi yoluna gidip, kıdem tazminatını talep etme hakkıyla beraber iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilecektir.

Ücretsiz İzin Talebinin Kabul Edilmemesi Ve Fesih

Ülkemizin de etkin şekilde yaşadığı koronavirüs salgını sebebiyle, kimi işverenler ekonomik güçlük dönemini geçirmek üzere ücretsiz izin yoluna başvurmaktadır. İşçilerin, işverenden gelen ücretsiz izin talebini kabul etme zorunluluğu bulunmasa da işveren devamında ekonomik güçlüğü gerekçe göstererek iş sözleşmesini feshedebilecektir.

Bu noktada iş sözleşmesini fesheden işverenin, feshin son çare olması ilkesi çerçevesinde yapılıp yapılmadığı önleyici bir adım olarak karşımıza çıkmaktadır. Mahkemede ekonomik güçlüğün gerçekten var olduğunu, işçi açısından iş gücü fazlalığının ortaya çıktığını ve işçiye ücretsiz izin önermesine rağmen işçinin kabul etmediğini ispatlarsa, yaptığı fesih geçerli sayılabilecektir.

Sürekli Ücretsiz İzin Mümkün müdür?

İşçinin işverenden gelen ücretsiz izin talebini kabul etmesi, işverenin süresiz bir şekilde ücretsiz izin uygulayabileceği anlamına gelmemektedir. Eğer taraflar bir süre kararlaştırmamışsa ücretsiz izin, niteliği itibariyle makul ve geçici bir süre olması gerekmektedir. İşçilerin rızası alınmaksızın tek taraflı olarak ücretsiz izne çıkarılmaları, söz konusu işçilerin iş güvencesi hükümlerine tabi olup olmamasına göre kötü niyetli, geçersiz veya haksız fesih sayılacaktır.

Örneğin, işveren ekonomik güçlük gerekçesiyle ücretsiz izin uyguluyorsa ekonomik güçlük boyunca ücretsiz izin devam edebilir. Fakat işçi dürüstlük kurallarına göre makul bir süre sonra iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir ve kıdem tazminatına hak kazanır. Eğer işveren süreyi nedensiz bir şekilde uzatıyorsa, bu durum da işverenin feshi olarak yorumlanacaktır. İşçi feshe bağlı haklarını talep edebilecektir.

Gündem kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/blog/

Okumaya devam et