Connect with us

Kültür

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği, Tiyatroda Yılın En İyilerini Açıkladı

tiyatro eleştirmenleri birliği

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB) üyelerinin, 2018-2019 sezonunda sahnelenen tiyatro oyunları arasından yaptıkları değerlendirme sonucu belirlenen ödüller, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde açıklandı.

İşte Tiyatroda Yılın En İyileri

Berkun Oya’nın yönettiği Krek Tiyatro yapımı “Dünyada Karşılaşmış Gibi” adlı oyun “Yılın Yapımı Ödülü”ne, Funda Eryiğit “Yılın Kadın Oyuncusu Ödülü”ne, Deniz Karaoğlu “Yılın Erkek Oyuncusu Ödülü’”ne, Kadıköy Tiyatroları Platformu “TEB Özel Ödülü”ne layık görüldü.

“TEB Onur Ödülleri”ne Prof. Dr. Ayşegül Yüksel’e ve kısa bir süre önce kaybettiğimiz Gülriz Sururi’nin anısına verileceği açıklandı.

2019 TEB Ankara Ödülleri’nde ise “Yılın Yönetmeni Ödülü” M. Akif Yeşilkaya’ya, “Yılın Oyuncusu Ödülü” Ankara DT yapımı “12 Öfkeli” adlı oyunun tüm oyuncularına, “TEB Özel Ödülü” Ankara Devlet Tiyatrosu Müdavimleri platformunun kurucusu Sibel Kahramanlar’a, “TEB Onur Ödülü” de Sanat Kurumu’na veriliyor.

Bu yıl 28. si düzenlenen TEB Ödülleri çerçevesinde, Onur Ödüllerinden birinin, tiyatro sanatına verdiği maddî ve manevî desteğin yanı sıra yaşamının son günlerine dek yakından takip ederek, izleyerek ve yapıcı eleştirilerini esirgemeyerek genç oyuncuların daima yanında olan, hayat veda etmeden önce tüm mal varlığını Nesin Vakfı gibi güzide bir eğitim kurumuna bağışlayan Gülriz Sururi’nin anısına verileceği, diğer bir Onur Ödülü’nün de akademisyen ve eleştirmen olarak Türk Tiyatrosu’nun son elli yılına damgasını vuran, titiz araştırmaları, kitapları ve süreklilik arz eden eleştiri yazılarının ötesinde tüm sıcaklığı ve enerjisiyle yetiştirdiği öğrencilerine bakıldığında hocaların hocası vasfını da hakkıyla taşıyan Prof. Dr. Ayşegül Yüksel’e takdim edileceği açıklandı.

TEB Ankara Onur Ödülü’nün ise 1948 yılındaki kuruluşundan bu yana Ankara’da yıllardır düzenlediği tiyatro oyunu tartışmaları, konferanslar, seminerler, okuma tiyatroları gibi nitelikli kültürel etkinlikler yanında, tiyatro ve plastik sanatlar alanında kesintisiz sürdürdüğü ödüllendirme geleneğiyle yetmiş yaşındaki Sanat Kurumu’na verilmesi uygun görüldü.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Aşk Kalıcıdır'ın Galası Gerçekleştirildi: İş ve Sanat Dünyası Bir Araya Geldi

TEB Özel Ödülü bu yıl, profesyonel/amatör, mekânlı/mekânsız ayrımı olmaksızın Kadıköy’de tiyatro yapan tüm tiyatroları birlikte üretmeye davet eden, yerel yönetimle işbirliği kurarak kültür politikalarına yön vermek için kolları sıvayan, tiyatronun rekabetten ve bireysellikten değil birlikten güçleneceğine olan inancı körükleyen Kadıköy Tiyatroları Platformu’na veriliyor.

Ankara Devlet Tiyatrosu Müdavimleri ismiyle kurduğu sosyal iletişim ağıyla Ankara’daki ve turneler yoluyla da Anadolu’nun bir çok kentindeki seyirciyi tiyatrolar, oyunlar ve tiyatrocularla buluşturan ve bu dinamik etkin ilişki ağını on beş bini aşkın insan topluluğuna ulaştıran Sibel Kahramanlar, TEB Ankara’nın Özel Ödülü’ne değer görüldü.

tiyatro eleştirmenleri birliği yılın ödülü dünyada karşılaşmış gibi

Krek Tiyatro / Dünyada Karşılaşmış Gibi

Yılın Yapımı Ödülü, Berkun Oya’nın kurucusu olduğu Krek Tiyatro prodüksiyonu “Dünyada Karşılaşmış Gibi” oyununa, Yılın Kadın Oyuncusu Ödülü, Craft Tiyatro’nun “Fotoğraf 51” adlı oyunundaki performansıyla Funda Eryiğit’e, Yılın Erkek Oyuncusu Ödülü, BAM Tiyatro’nun “Kader Can” adlı oyunundaki tek kişilik performansıyla Deniz Karaoğlu’na veriliyor.

TEB Ankara’nın ödüllerinde ise Yılın Yönetmeni Ödülü’nün Ankara Devlet Tiyatrosu prodüksiyonu “12 Öfkeli” adlı oyunun yönetmeni M. Akif Yeşilkaya’ya, Yılın Oyuncusu Ödülü’nün de sahneledikleri ansambl oyunculuğu ile oyun süresi boyunca sahnede rejiye ve metne sağladıkları yaratıcı katkıları, canlandırdıkları oyun kişilerinin toplumsal ve kişisel özelliklerini de dikkate alarak inandırıcı biçimde seyirciye aktarmadaki başarıları nedeniyle “12 Öfkeli” oyununda rol alan tüm oyunculara verileceği açıklandı.

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği ödüllerini, Nisan ayında İstanbul ve Ankara’da yapılacak törenlerde sahiplerine takdim edecek.

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

Bu İçerikler İlginizi Çekebilir

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Halk ve Belediye Direniyor: Mudanya'da Antik Kent Üzerine AVM Dikiliyor
reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür

Maksim Gorki, ‘Ana’ Romanı ve 1 Mayıs Marşı’nın Hikayesi

maksim gorki

Aleksey Maksimoviç Peşkov, bizim bildiğimiz adıyla Maksim Gorki –  Bugün ölüm yıl dönümü. Gorki, 83 yıl önce bugün, yaşama veda etti. Bazı kaynaklarda ölüm tarihi 14 haziran 1936 olarak belirtilse de önemli olanın anmak olduğunu düşünüyoruz.

Önce babasını kaybeden, ardından annesinin tekrar evlenmesiyle anneannesi ve dedesiyle yaşamaya başlayan Gorki, kısa bir süre sonra annesini de kaybetti. Yalnızca birkaç ay okula gidebildi. Sonrasında henüz 8 yaşındayken çalışmaya başladı. Küçük yaşta atıldığı çalışma hayatı sayesinde, Rus işçi sınıfının çalışma hayatını da yakından tanıma şansı oldu. Daha sonra muhteşem gözlem yeteneği sayesinde bu zor hayatı metinlerine de aktarmaya başladı. Bir mimarın yanında ağır şartlarda çalışmaya dayanamayan Gorki, kaçarak bir gemide çalışmaya başladı. Burada okumaya iyice ağırlık vermeye başladı.

Çok ağır şartlarda geçen çocukluğu nedeniyle, Rusça’da acı anlamına gelen ‘Gorki’ adını aldı. ‘Çocukluğum’ ve ‘Ekmeği Kazanırken’ romanları, Gorki adını almasına neden olan tüm çocukluk yaşantısından bahsetmektedir.

Rusya’yı dolaşmış, birçok sosyalist ile tanışmış ve Lenin’le olan tanışıklığı yakın bir dostluğa dönüşmüş olan yazar, Ekim Devrimi’nde de yer almıştır. Çarlık Rejimi tarafından defalarca hapis edilmiştir.

1 Mayıs Marşı’nın Bizlerle Buluşmasına Vesile Oldu

Gorki’nin en çok bilinen romanlarından olan ‘Ana’, Bertolt Brecht tarafından tiyatroya uyarlanmıştı. Ancak Brecht oyunun bir yerine söz yazmamıştı. Oyunun Türkiye’de sahnelendiği sırada Sarper Özsan, o boş kısmı bugün bildiğimiz 1 mayıs marşı ile doldurdu.

Özsan o hikayeyi şu şekilde ifade ediyordu: “1974’te Ankara Sanat Tiyatrosu (AST), Maksim Gorki’nin ‘Ana’ romanından Bertolt Brecht tarafından aynı adla uyarlanan tiyatro oyununu sahneye koyacaktı. Oyunun müziklerini benim yapmam istendi. Memnuniyetle kabul ettim. Oyunda birçok yerde müzik vardı ve bunların sözleri Brecht tarafından yazılmıştı. Ancak sadece bir sahne, 1 Mayıs 1905 (Rusya’daki Kanlı Pazar) sahnesi, için hiç söz yazılmamıştı. O sahneyle ilgili Brecht şu notu düşmüştü: ‘işçiler marş söyleyerek sahneye girerler’.

Bu sahne için bir marş kullanmak gerekiyordu. Bir marş yazma ihtiyacı hissettim hem sözlerini hem bestesini hazırladım ve böylece 1 Mayıs marşı ortaya çıktı. Tabii o zaman oyun müziği olarak yazdığım bu marşın sonradan oyun sınırlarını aşarak mitinglere, devrimci gecelere çıkacağı aklımdan dahi geçmiyordu.

AST oyunu devrimci bir ruhla sahneledi ve bundan sonra da marş, oyunun sınırlarını aştı. Birkaç yıl içinde tüm gruplarca sevilen bir marş haline geldi. Sanırım 1976’da da artık büyük meydanlarda söylenen bir marşa dönüşmüştü.”

Zehirlendiği İddia Ediliyordu

1935 yılında ölen oğlunun ardından bir sene sonra, 1936 yılında hayatını kaybetmiştir. Hem oğlunun hem de kendisinin ölümüne şüpheyle yaklaşılmıştır, zehirlendiklerine dair şüphe her zaman olmuştur. Bir iddiaya göre 1938’de Buharin’in mahkemesinde Gorki’nin, Yagoda’nın NKVD ajanları tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Geleceğe Dönüş Serisinin Oyuncuları Yıllar Sonra Buluştu

Cenaze töreninde tabutunu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer almıştır.

Nurcan Fakı

Eserleri

Roman

  • Foma (1899, 1983)
  • Ana (1906, 1979)
  • Halk Düşmanı (1907, Türkçe’ye “Yararsız Bir Adam” adıyla (1979)
  • Matveya Kojemyakin (1910, 1984)
  • Klim Samgin’in Hayatı (1936, 1975)
  • Artamonovlar (1977)
  • Küçük Burjuvalar (1901, 1967)
  • Arkadaş
  • Fırtınanın Habercisi
  • Çocukluğum
  • Üçler (1900)
  • Soytarı
  • Ekmek İşçileri
  • İki Kafadar

Öykü

  • Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız (1939)
  • İtalya Hikayeleri (1911, 1970)

Oyun

  • Ayaktakımı Arasında (1941, 1967)
  • Sonuncular

Anı – Otobiyografi

  • Benim Üniversitelerim (1941, 1986)
  • Çocukluğum (1947, 1976)
  • Ekmeğimi Kazanırken (1949, 1986)
  • Tolstoy’dan Anılar (1919, 1967)
  • Güncemden Yapraklar (1924, 1984)
  • Lenin (1924-1936) “Türkçe’ye Gorki Lenin’i Anlatıyor” adıyla (1980)

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

Okumaya devam et