Connect with us

Kültür

En Pahalı Türk Resmi: Osman Hamdi Bey’in Eseri 6 Milyon Sterline Satıldı

osman hamdi bey kuran okuyan kız

Türk resminin öncülerinden Osman Hamdi Bey’in “Kuran Okuyan Kız” adlı eseri, Bonhams Müzayede Evi’nde yapılan açık artırmada 6 milyon 315 bin sterline (yaklaşık 44 milyon 12 bin lira) satıldı. Eser, en pahalı Türk resmi oldu.

Bonhams’ın “19. Yüzyıl Avrupa, Victoria Dönemi ve İngiliz Empresyonist Sanatı” müzayedesinde satılan eserde, rahledeki Kur’an-ı Kerim’in önünde diz çökmüş genç bir kadın resmediliyor.

Tuval üzerine yağlı boya olan 41,1*51 santimetre ebadındaki eserin, sanat tarihçileri tarafından Osman Hamdi Bey’in kendine özgü tarzının belirgin özelliklerini taşıdığı belirtiliyor. Genç kadının giysisinin detayları ve bulunduğu ortamın renkli ve İslami tasarımlarla dolu oluşu, ünlü ressamın “imzası” şeklinde nitelendiriliyor.

Osman Hamdi Bey Kimdir?

Osman Hamdi Bey, Tanzimat Dönemi’nin yetiştirdiği bir Osmanlı aydını; resim, arkeoloji, müzecilik, sanat eğitimi gibi kültür-sanat yaşamının farklı alanlarında, bir ömre ancak sığdırılabilecek zenginlikte ve çeşitlilikte katkıları olmuş bir kişiliktir.

30 Aralık 1842 tarihinde Beykoz’da Osmanlı sadrazamlarından İbrahim Ethem Paşa’nın oğlu, müzeci Halil Ethem Bey ve nümizmat İsmail Galip Bey’in ağabeyi olarak bugün Halil Ethem adıyla bilinen yalıda doğan Osman Hamdi Bey; Sanayi-i Nefise Mekteb-i lisi’nin (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi), İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin kurucusu, arkeolog ve ressamdır.

1884’te o güne kadar hiç gündeme gelmemiş olan ve çokça kayıp verilmiş olunan bir zaafı, antik eserlerin yurt dışına çıkarılmasını yasaklayan Asr-ı Atîka Nizamnâmesini çıkarttırarak yürürlüğe soktu. Nemrut Dağı, Lagina ve Sayda’da arkeolojik kazılar da gerçekleştirdi. Sayda’da yaptığı kazılarda bulduğu, arkeoloji dünyasının başyapıtlarından sayılan, aralarında İskender Lahiti’nin de bulunduğu bir takım antik eserler çıkardı. Burada bulunan eserler bugün Osman Hamdi Bey’in bulmuş olduğu birçok eser gibi, kendisinin temellerini attırdığı İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

osman hamdi bey kaplumbağa terbiyecisi

Kaplumbağa Terbiyecisi

“Kaplumbağa Terbiyecisi”, Osman Hamdi’nin en ilgi çeken ve özgün eserlerinden birisidir. Tablo bugün Suna Kıraç-İnan Kıraç Vakfı Pera Sanat Müzesi’nde sergilenmektedir.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Fransa'dan Gençlere Yönelik Kültür Sanat Hamlesi: Pass Culture

24 Şubat 1910 tarihinde Kuruçeşme’deki yalısında vefat etmiştir.

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür

Rutkay Aziz’in ‘Büyük Gözaltı’ Oyunu Tiyatroseverlerle Buluşuyor

büyük gözaltı rutkay aziz

Rutkay Aziz’in yönettiği ve Taner Barlas’ın kurguladığı, ‘Büyük Gözaltı’ (1984) oyunu, 10 Aralık Salı saat 20:30’da Trump Kültür ve Gösteri Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşuyor.

İngiliz yazar George Orwell’in kült romanı 1984’ten Wilton E. Hall, William A. Miles ve Robert Owens’ın uyarladığı oyunda, Taner Barlas ve Rutkay Aziz’e sahnede Özcan Alpar, Levent Yılmaz, Hüseyin Demir, Hüseyin Uçurtma, Aytaç Öztuna ve Ekin Aksu eşlik ediyor.

George Orwell’in karanlık bir gelecek dünyasında, her şeye rağmen beslenebilecek umudu tiyatro seyircisiyle buluşturan ‘Büyük Gözaltı’ (1984), romanda anlatılan ve adeta bir ‘büyük gözaltı’ olan toplum yapısını sahneye taşıyor.

Yönetmen: Rutkay Aziz
Uyarlayanlar: Robert Owens, Wilton E. Hall, William A.Miles
Çeviri: Artun Özsemerciyan, Celal Üster
Kurgu: Taner Barlas
Dekor ve Kostüm Tasarım: Metin Deniz
Müzik: Cahit Berkay
Reji Asistanı: Andaç Sayın
Işık Tasarım: Mahmut Özdemir
Projeksiyon Oyuncuları: Ali Gül, Gülşah Kıray Barlas, Ezgi Erdilek, Aykut İşpir, Bekir Akbaş, Özgür Can Akbaş
Oyuncular: Rutkay Aziz, Taner Barlas, Ekin Aksu, Özcan Alpar, Levend Yılmaz, Aytaç Öztuna, Hüseyin Demir, Hüseyin Uçurtma

Büyük Gözaltı – 1984’ün Konusu Nedir?

George Orwell’in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosudur. 1949 yılında yazılan romanda, bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır. Geçmişte ve günümüzde dünya sahnesinde tezgâhlanan oyunlar düşünüldüğünde, ütopik olduğu kadar gerçekçi bir romandır Bin Dokuz Yüz Seksen Dört.

Sovyet Rusya’ya bir eleştiri niteliğinde olan bu kitap, günümüz siyasetinin baskısı, toplumdaki adaletsizliği, insanların tek tipleştirilmek istenmesi, zihnin kontrolü ve bireyselliğin yok edilmesi gibi kavramlar üzerinde duruyor.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Fransa'dan Gençlere Yönelik Kültür Sanat Hamlesi: Pass Culture

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

Okumaya devam et