Bizi Takip Edin

Ekoloji

COP26 İklim Zirvesi’nde Neyi Tartışıyoruz?

Ayhan Küyük COP26 İklim Zirvesi Ormansızlaşma

Dünya iklim değişikliğinin hızını yavaşlatmaya, vahşi yaşamı korumaya ve milyarlarca insanı desteklemeye çalışırken, ağaçlar kaçınılmaz olarak cevabın önemli bir bölümünü oluşturuyor. Ancak yine de bir yandan yağmur ormanlarının diğer yandan da biyokütleye dayanan enerji santrallerin hammadde ihtiyacı için ağaçların kitlesel imhası (ormansızlaşma) devam ediyor. Maalesef kısa vadeli kazanç için ağaçların uzun vadeli faydalarını feda ediyor.

AYHAN KÜYÜK | Ormanlar hala dünyadaki kara alanının yaklaşık yüzde 30’unu kaplıyor, ancak endişe verici bir oranda yok oluyorlar. Dünya Bankası’na göre; 1990 ve 2016 yılları arasında dünya, Güney Afrika’dan daha büyük bir alan olan 1,3 milyon kilometre kare orman kaybetti. Nature Dergisi’nde 2015 yılında yapılan bir araştırmaya göre, insanlar ormanları kesmeye başladığından beri ağaçların yüzde 46’sı kesildi. Amazon yağmur ormanlarının yaklaşık yüzde 17’si son 50 yılda yok edildi ve son zamanlarda kayıplar hızla artıyor .

Ağaçların yalnızca soluduğumuz karbondioksiti değil, aynı zamanda insan faaliyetlerinin yaydığı ısıyı hapseden sera gazlarını da emmeleri başta olmak üzere ağaçlara büyük ihtiyacımız var. Bu gazlar atmosfere girdikçe, küresel ısınma artar, bilim insanlarının artık iklim değişikliği demeyi tercih ettikleri bir eğilim. Bir tahmine göre tek başına tropikal ağaç örtüsü, 2015 yılında Paris Anlaşması’nda belirlenen hedeflere ulaşmak için önümüzdeki on yılda ihtiyaç duyulan iklim azaltımının yüzde 23’ünü sağlayabilir.

‘COP26’nın Ana Gündemi Kömürden Çıkış, Türkiye Sessiz’

Ormansızlaşma Nedenleri

Dünya’da ormansızlaşma nedenleri arasında tarımsal faaliyetler, palmiye ağaçlandırmaları, hayvan otlatma, madencilik ve sondaj çalışmaları birlikte tüm ormansızlaşmanın yarısından fazlasını oluşturuyor. Özellikle soya tarlaları ile palmiye ve kahve plantasyonları bunda büyük rol oynuyor. Ormancılık uygulamaları, orman yangınları ve küçük bir oranda kentleşme geri kalanını oluşturmaktadır. Tüm bunlara birde odun yakımına dayalı biyokütle enerji santralleri ihtiyaçlarının devreye girmesiyle ormansızlaşma daha da yoğunlaşacaktır.

Orman içi ve kenarında yaşayan yaklaşık 250 milyon insan, geçim ve gelir için ormanlara bağımlıdır. Dünyadaki kara hayvanlarının ve bitkilerinin yüzde sekseni ormanlarda yaşıyor ve ormansızlaşma birçok memeli ve birçok kuş türü de dahil olmak üzere türleri tehdit ediyor. Ağaçların sökülmesi, ormanı gün boyunca güneş ışınlarını engelleyen ve geceleri ısıyı koruyan gölgelik kısımlarından mahrum bırakır. Bu bozulma, bitkiler ve hayvanlar için zararlı olabilecek daha aşırı sıcaklık dalgalanmalarına yol açar.

Ormansızlaşmanın etkileri sadece yöresel olmayıp çok daha uzaklara ulaşıyor. Örneğin Güney Amerika yağmur ormanları, Güney Amerika ülkelerindeki su tedarikinin anahtarı olup bölgesel ve küresel su döngülerini etkiler.

Tüm ormanlardan temiz su ve biyoçeşitliliğin kaybı, sabah kahvenize bile dokunarak öngöremediğimiz birçok başka etkiye sahip olabilir. İklim değişikliği açısından ağaçların kesilmesi hem havaya karbondioksit katıyor hem de mevcut karbondioksiti emme kabiliyetini ortadan kaldırıyor.

COP26 |‘Kapitalist Sistemden Umudumuz Yok, Çözüm Biziz’

COP26’da Tüm Ekosistemi Savunan Çözümler Bekliyoruz

Dünya Kaynakları Enstitüsü’ne göre tropikal ormansızlaşma bir ülke olsaydı, karbondioksit eşdeğeri emisyonlarda Çin ve ABD’nin ardından üçüncü sırada yer alırdı. Rakamlar çok korkunç. Ancak İskoçya’nın Glasgow kentinde 31 Ekim Pazar günü başlayan ve 12 Kasım’a kadar devam edecek olan 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP26) öncesi 30 ve 31 Ekim’de G20 zirvesi için Roma’da buluşan liderler yaygın olarak en aşırı hava olaylarını önlemek için ön koşul olarak görülen, karbon emisyonlarını 2050’ye kadar durdurma taahhüdünde bulunmakta başarısız oldu. Roma’daki zirvede sadece salınımları yüzyıl ortasına kadar veya o civarda sadece durdurmanın öneminden bahsedildi. Daha doğrusu dilek ve temennilerde bulunuldu. Kısacası havanda su dövüldü.

COP26’da gezegenin yok oluşunda büyük rolü olan gelişmiş ülke liderlerden bizi oyalayan vaatler değil, ormanlar başta olmak üzere tüm ekosistemleri bir bütün olarak gören ve bunu savunan çözümler bekliyoruz.