Connect with us

Kültür

23 Eylül Psikanalizin Yas Günü: Sigmund Freud’un Ölüm Yıl Dönümü

sigmund freud psikanaliz

Psikanalizin babası sayılan Sigmund Freud, 23 Eylül 1939’da Londra’da hayatını kaybetti. Psikanalize gönül verenler, bugünü matem günü olarak kabul ediyor.

Sigmund Freud Kimdir?

Sigmund Freud 6 Mayıs 1856’da Freiberg’de doğdu. Sperl Gymnasium’dan birincilikle mezun oldu. 1881’de Viyana Üniversitesi Tıp Bölümü’nü bitirdi. Latince, Fransızca ve İngilizce okuyan Freud, kendi kendine İtalyanca, İspanyolca ve İbranice de öğrendi. 1883’te beyin anatomisi ve nöropatoloji uzmanı Theodor Meynert yönetiminde psikiyatri kliniğinde asistanlık yaptı. Mezun olduktan sonra da Brücke Enstitüsü’nde çalışmayı sürdürdü. 1885’te nöropatoloji doçenti oldu. Darwin’in teorisinden çok etkilendi. 1909’da konferanslar vermek üzere ABD’ye gitti. 1923’te üstçene ve damak kanserine yakalandı. 1938’de Nazilerden kaçmak için Viyana’dan göç etti, Londra’ya taşındı. 23 Eylül 1939’da orada hayatını kaybetti. Freud, prensipleri gereği kişisel hiçbir özel belge, anı defteri, mektup bırakmamış, hepsini yakmıştır. Bu nedenle, Freud’a dair ilk ve en kapsamlı bilgiler ilk olarak yakın dostu İngiliz psikaytr Ernest Jones’un 1953’te yayımlanan üç ciltlik Sigmund Freud’un Yaşamı ve Yapıtları adlı kitabıyla ortaya çıkarıldı. (The Life and Works of Sigmund Freud / 3 cilt 1953-57)

Sigmund Freud’un Bilinen Tek Ses Kaydı

Psikanalizin kuramcısı olan Avusturyalı nörolog Sigmund Freud, kendisine ait olan tek ses kaydını 1938 yılında BBC Radyo için vermişti.

Ses kaydında Sigmund Freud, karşılaştığı zorluklardan ve başarılarından kısaca bahsediyor.

Kayıttan yaklaşık 9 ay sonra hayatını kaybeden Freud, çalışmaları ile hala Psikoloji alanındaki en önemli kaynakları oluşturuyor.

Çeviri: Ümid Gurbanov

Sigmund Freud’un Başlıca Eserleri

  • Günlük Yaşamın Psikopatalojisi
  • Düşlerin Yorumu
  • Psikanaliz Üzerine Beş Ders
  • Musa ve Tek Tanrıcılık
  • Narsizmin İncelemesine Giriş
  • Tutukluk, Semtom ve Korku, 1926
  • Haz İlkesinin Ötesinde Ben veİd
  • Olgu öyküleri
  • Cinsellik Kuramı Üzerine Üç Deneme, 1905
  • Nükte ve Bilinçdışı’yla İlişki, 1905
  • Psikanalizin Tarihçesi, 1914
  • Psikanalize Giriş Dersleri, 1917
  • Psikanaliz ve Uygulama,
  • Totem ve Tabu
  • Bir Yanılsamanın Geleceği, 1927
  • Kültür İçindeki Huzursuzluk, 1930
  • Uygarlığın Huzursuzluğu
  • Psikanaliz Üzerine,
  • Yaşamım ve Psikanaliz, 1925
Bu İçerik İlginizi Çekebilir  22. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor: Hamlet Collage Oyunu

Video kategorisindeki diğer yayınlar için: http://k2haber.com.tr/category/video/

reklâm
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür

Rutkay Aziz’in ‘Büyük Gözaltı’ Oyunu Tiyatroseverlerle Buluşuyor

büyük gözaltı rutkay aziz

Rutkay Aziz’in yönettiği ve Taner Barlas’ın kurguladığı, ‘Büyük Gözaltı’ (1984) oyunu, 10 Aralık Salı saat 20:30’da Trump Kültür ve Gösteri Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşuyor.

İngiliz yazar George Orwell’in kült romanı 1984’ten Wilton E. Hall, William A. Miles ve Robert Owens’ın uyarladığı oyunda, Taner Barlas ve Rutkay Aziz’e sahnede Özcan Alpar, Levent Yılmaz, Hüseyin Demir, Hüseyin Uçurtma, Aytaç Öztuna ve Ekin Aksu eşlik ediyor.

George Orwell’in karanlık bir gelecek dünyasında, her şeye rağmen beslenebilecek umudu tiyatro seyircisiyle buluşturan ‘Büyük Gözaltı’ (1984), romanda anlatılan ve adeta bir ‘büyük gözaltı’ olan toplum yapısını sahneye taşıyor.

Yönetmen: Rutkay Aziz
Uyarlayanlar: Robert Owens, Wilton E. Hall, William A.Miles
Çeviri: Artun Özsemerciyan, Celal Üster
Kurgu: Taner Barlas
Dekor ve Kostüm Tasarım: Metin Deniz
Müzik: Cahit Berkay
Reji Asistanı: Andaç Sayın
Işık Tasarım: Mahmut Özdemir
Projeksiyon Oyuncuları: Ali Gül, Gülşah Kıray Barlas, Ezgi Erdilek, Aykut İşpir, Bekir Akbaş, Özgür Can Akbaş
Oyuncular: Rutkay Aziz, Taner Barlas, Ekin Aksu, Özcan Alpar, Levend Yılmaz, Aytaç Öztuna, Hüseyin Demir, Hüseyin Uçurtma

Büyük Gözaltı – 1984’ün Konusu Nedir?

George Orwell’in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosudur. 1949 yılında yazılan romanda, bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır. Geçmişte ve günümüzde dünya sahnesinde tezgâhlanan oyunlar düşünüldüğünde, ütopik olduğu kadar gerçekçi bir romandır Bin Dokuz Yüz Seksen Dört.

Sovyet Rusya’ya bir eleştiri niteliğinde olan bu kitap, günümüz siyasetinin baskısı, toplumdaki adaletsizliği, insanların tek tipleştirilmek istenmesi, zihnin kontrolü ve bireyselliğin yok edilmesi gibi kavramlar üzerinde duruyor.

Bu İçerik İlginizi Çekebilir  Fransa'dan Gençlere Yönelik Kültür Sanat Hamlesi: Pass Culture

Kültür kategorisindeki diğer haberler için: http://k2haber.com.tr/category/kultur/

Okumaya devam et