Connect with us

Kültür

Canım Nezim: ‘Nezihe Meriç’e Mektup’

nezihe meriç polat yıldız

Canım Nezim. Bugün tam 11 yıl oluyor sen öleli. Aslı’nın geçen seneki mektubundan sonra bu yıl ben de bir mektup yazmak istedim sana. Bilge Karasu’nun sana yazdığı, ‘Kimsenin kimseyi anlamadığı doğru Nezo’ mektubunun da biraz payı var gene burada. 11 yıl… Dile kolay. Zaman çok hızlı geçiyor. Ama son yıllarda pek çok kez buluştuk, öyle değil mi? Korsan Çıkmazı’nı oyunlaştırdım biliyor musun? (Ah elbette biliyorsun) Hani senin şu “İstedim ki gençler de okusun, bakalım ne düşünecekler, bakalım buluşabilecek miyiz onlarla” dediğin, çok sevdiğin Korsan Çıkmazı’nı. İlk okuduğumda, senin deyiminle ‘bi sevdim, bi sevdim ki.’ (Hemen diğer kitaplarına hücum ettim.) Tekrar tekrar okudum. Özellikle anılarında yazdıkların ne kadar hoş şeyler. Ah o Çavlanlar. -Bir o kadar da gerçek olan, zor zamanları da anlatan şeyler.- Aslı, Rita ve Giacomo ile de tanıştık. Kızlar sana ne kadar çok benziyorlar. -Kendileri de öyle söylüyor.- (Aslı’nın yemeği karıştırması, yatağı düzeltmesi, kahvesini alıp kitabın başına oturması bile aynı senin gibiymiş. Sen de ne diyormuşsun, ‘sen annene benziyorsun ama annen senden daha güzel’ çok tuttum bunu.) Üçü de Korsan Çıkmazı’nı seyrettiler. Oyundan sonra öyle duygulu anlar oldu ki. Ne güzel bir buluşma oldu. Öyle değil mi? Onları da çok seviyorum. Haberleşiyoruz daima. Bağları koparmıyoruz. Bir haberim daha var sana. 35 sene sonra Sevdican’ı da sahneledik tekrardan. Hani senin “Almanya’da altı yıl oynadı. Bizim oyuncularımızdan, yazarlarımızdan da kaç kişi okumuştur acaba? İşin bu yönü de var. Gönül kırıcı…” dediğin.

nezihe meriç polat yıldız

Dilek Türker ile görüştük bu süreçte. Senden konuştuk çokça. Eski anılarınızı, Almanya sürecini, Sevdican’ı anlattı bana. -Almanya’daki oyundan önce afişin önünde çekindiğin fotoğrafta o kadar güzelsin ki.- Dilek Hanım her zaman destek verdi bize. Bir sürü dosya paylaştı. Sevdican’ı iki kere izledi. Bi sevdi, bi sevdi. Çok takdir etti bizi. Sürekli araşıp görüşüyoruz onunla da. (Hatta şimdi birlikte çalışacağız.)

Sen de bu tarafta olsaydın, galiba hiç ayrılmazdım yanından. Yine de varlığını ve gücünü her zaman yanımda hissediyorum. Senin umudun gençlikti. Biz de bu uğurda senin sözlerini de kendimize birer vasiyet addederek (gerek Rint Tiyatro ile gerek ben bireysel çalışmalarımla) güzel şeyler yapmaya, gençlerle buluşmaya/buluşturmaya çalıştık seni. Bir sürü haber yapıldı. -Hem Korsan Çıkmazı hem de Sevdican (üzerine)- televizyona, radyoya çıktı. Tam senin istediğin gibi. Bir çok insan Meli’yi, Berni’yi, Ahmet’i, Turan’ı İrep Ana’yı, Binay’ı tanıdı. Başta Onurcan ve Irmak. Korsan Çıkmazı’ndaki oyuncu arkadaşlarımız… Biliyor musun Turan ve Berni’yi ne kadar güzel, başarılı oynadılar. -Hatta Irmak (Berni ile) genç yetenek ödülü kazandı.- Öyle güzel kavga ettiler ki sahnede. Sürekli onlara senden bahsediyorum. Hatta Onurcan senin fanın (şimdi gençlerin ağzında böyle bir sözcük var) oldu. Çoğu insan da seninle aramızdaki durumu/bağı soruyor bana. Bu ne kadar hoş biliyor musun? Ben de hiç üşenmeden anlatıyorum soranlara. Uzun uzun konuşuyorum ortamlarımda. En son ‘Oradan da Geçti Kara Leylekler’i okudum. Önsözünü çok sevdim. Gene aldı beni bir çalışma isteği. Böyle bir eserden muhakkak insanların haberi olmalıydı. Hemen hazırlayıp yazısını yayınladım.

nezihe meriç polat yıldız

Senin yaşadığın pek çok zorluk devam ediyor maalesef. -Edebiyat çevresinde de, tiyatrolarda da.- Bir de, Bursa Nilüfer Belediyesi seni 2019 yılının yazarı ilan etti. 10 ay boyunca (üzerine) ne güzel etkinlikler yapıldı, hepsini takip ettim. Gençler, kadınlar bayağı ilgi gösterdi. Çok sevindim. Ama başvurduğumuz ve bilindiğimiz halde iki oyunumuzu da oynamamız için davet alamadık oradan. (Buna çok üzüldüm, bilmeni isterim.) Dediğin gibi ‘nasıl oluyor bu işler?’ bazen anlayamıyorum. Evet, bazen yorulduğum, ne kadar karşılık buluyoruz, senin deyiminle ‘isteyen güle güle kullansın’ dediğim zamanlar oluyor. Ama bir şekilde o (aramızdaki) bağ bütün zorluklara göğüs geriyor. Yılmak yok, daha buluşmalarımız bitmedi. Şimdi başka plânlarım da var, araştırıp okuyorum sürekli. Bir gün senin hayatını anlatan bir oyun yazmayı çok istiyorum. Belki ilerleyen süreçte o da olur.

Kötü haberler de var: Memleketin durumu iyi değil. Senin Korsan Çıkmazı’nda yazdığın gibi “Batak oldu batak.” Aynı sorunlar fazlasıyla devam ediyor. “Televizyona baktıkça üzülüyorum.” durumu… Ama biz iyi olacağız, üstesinden geleceğiz hepsinin. Merak etme. (Senin hep yazdığın, işlediğin kadınlar, çocuklar, onların ülke içindeki durumu bizim için çok önemli.) Bu arada Salim Amcaya da çok selam söyle bizim için. Bu mektuptan sonra bakalım neler yapacağız, nerelerde buluşacağız seninle. Yaşayıp görelim… Hep iyi kal.

Polat Yıldız.