Bizi Takip Edin

Yazarlar

Efsane Dizi Bizimkiler Sosyal Medyada Yaşıyor

bizimkiler dizisi

Bir zamanlar izlenme rekorları kıran, pazar akşamlarının vazgeçilmez televizyon dizisi “Bizimkiler” yayınlandığı dönem boyunca seyircinin sempatisini kazanmıştı. Şimdi ise sosyal medyada yaşıyor.

DENİZ KILIÇ | Dizinin günümüzde bazı televizyon kanallarında ve internet sitelerinde yayınlanan eski bölümleri izleyici tarafından ilgiyle takip edilmeye devam ediyor. Nitekim diziyi sevenlerin oluşturdukları fan sayfaları binlerce takipçi sayısına ulaşıyor. Binlerce etkileşim almaya devam ediyor.

1989 yılında TRT’de yayınlanan ilk bölümüyle seyircinin karşısına çıkan dizi 2002 yılında ekranlara veda etmişti. Bugün hala unutulmaz karakterleriyle hafızlardaki yerini korumaya devam eden “Bizimkiler Dizisi” aynı zamanda Türkiye’nin 90’lı yıllardan 2000’li yıllara geçiş sürecindeki değişimleri de en yalın haliyle gösteren bir hafıza niteliği taşıyor.

Bir Efsane Sosyal Medyada Yaşıyor: Bizimkiler

İnsan ilişkilerinden sosyo-ekonomik boyuta kadar birçok konuda ele alınması gereken “Bizimkiler” yayınlandığı dönemi (1989-2002) en yalın haliyle anlatan bir Türkiye sosyolojisi niteliğindedir.

Toplum içerisindeki farklı sınıflardan insanların aynı apartmandaki ilişkilerini seyirciye şiddetsiz, entrikasız ve küfürsüz bir şekilde anlatan dizi bu yönüyle de ailecek izlenen diziler arasında yer almıştır.

Kapıcı Cafer’in, apartman yöneticisi Sabri Bey’in, Katil Yavuz’un, Sarhoş Cemil’in, Patron Şevket’in, şirket müdürü Şükrü Bey’in, muhasebe müdürü Ergun’un ve hafızalara kazınan birçok önemli karakterin hikayelerini, en sade haliyle anlatan dizi bir dönem pazar akşamlarının vazgeçilmezi arasındaydı. Özellikle de çocukluğu 90’lı yıllara denk gelen kuşak için Bizimkiler dizisi ayrı nostaljik öneme sahip.

Birçok karakterin hafızalara kazınan dizideki sözleri bugün hala çeşitli sosyal medya hesaplarında ilgi görüyor. Hatta bu sözlere özel olarak görsel tasarımlar hazırlanıyor. Son bölümü 2002 yılında çekilmiş bir dizinin mottaları, aradan geçen 19 yıla rağmen hala ilgiyle takip edilmesi dizinin ne kadar çok hayatın içerisinde olduğunu bir kez daha gösteriyor.

Peki, Bizimkiler Dizisi neden bu kadar ilgi gördü? Neden bu kadar uzun sürdü? Dizi karakterleri neden bu kadar beğenildi? Dizinin senaryosunu kim yazdı? Diziyi kim yönetti? Dizi nerede çekildi? Tüm bunları bu yazımda kaleme aldım.

Deniz Kılıç yazdı | Toplumsal Dönüşüm: Çocuklarımız Sokağın Ne Olduğunu Bilmiyor

Dizinin Senaristi ve Yapımcısı Umur Bugay

Bizimkiler dizisinin senaryosu ve yapımcılığı Kapıcılar Kralı, Hababam Sınıfı gibi Yeşilçam’ın önemli filmlerinin de senaryosunu yazan Umur Bugay’a ait. Umur Bugay vefat etmeden önceki bir röportajında Bizimkiler dizisi fikrinin nasıl oluştuğuna dair şu açıklamada bulunmuştu: “Bizimkiler iki yönlüdür. Biri Şükrü ve ailesi olarak ben, babam ve ailem. Bir tarafıyla da Zeki Öktem ile birlikte yaptığımız Kapıcılar Kralı. Bu iki unsuru bir araya getirdik” demiştir.

Bugay, 1971 yılında vefat eden babasını ve kendi ailesini göz önünde bulundurarak yaşadıkları maceraları kaleme almıştır. Dizinin 1989 yılında yayınlanan birinci bölümündeki Şükrü Bey ve ailesinin Almanya’dan geliş süreci aslında Umur Bugay ve ailesinin Ankara’dan İstanbul’a geliş sürecini anlatıyor aslında. Şükrü Bey ve ailesi Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığını Kapıcılar Kralı filmindeki gibi bir apartmana taşınıyor. Böylelikle uzun yıllar ekranlarda yerini alan dizi başlamış oluyor.

Bizimkiler Başlangıçta 13 Bölümdü, 13 yıl Boyunca 465 Bölüm Sürdü

Diziyle ilgili umulmadık bir başarı kazanıldığını vurgulayan Senarist Bugay “Umulmadık bir başarı kazandık. Ben aslında başlangıçta bunu on üç bölüm yapalım. Şükrü bey ve ailesinin maceraları olarak sürsün diyordum. Sonra tabi kadro giderek gelişti. Apartman ve iş yeri olaya çok büyük katkılarda bulundu” diyerek dizinin daha sonraki bölümlerinde farklı karakterlere ve konulara göre büyük bir kadroya kavuştuğunu belirtmişti.

Bu Toprakların Hikayeleri: ‘Yarına Kalan’

Dizi Oyuncularının Tamamı Tiyatro Kökenli

Bugay oyuncuların tiyatro kökenli olduğuna da vurgu yaparak; “Güner Namlı’nın (yapımcı) da benim de kökenlerimize bakarsanız biz tiyatrodan gelen insanlarız. Onun da eli kalem tutan bir arkadaşımızdır. Oyunları var, yazardır. Aktördür de aynı zamanda. Ben de dramaturg olarak, yazar olarak tiyatroda oyuncu olarak on yılımı verdim, çalıştım. Ve burada bu arkadaşları (dizi oyuncuları) tanıdık. Bizimkiler biliyorsunuz tiyatro kökenli oyunculardan bir araya geldi. Hatta hepsi tiyatrodan diyebilirim. Hepsi zamanında sahneye çıktığımız insanlardan” ifadelerini kullanıyor. Yani yıllar sonra bile unutulmaz karakterlerin dillerde pelesenk olan sözlerinin sırrı da, oyuncuların başarısından ve hepsinin tiyatro kökenli olmasından kaynaklı olduğu açık bir şekilde ortaya çıkıyor.

Çekimler İki Ayrı Apartmanda Yapıldı

Dizinin dış çekimleri ve bazı iç mekan çekimleri ,yönetmen Yalçın Yelence’nin ailesiyle birlikte yaşadığı Kadıköy Kozyatağı’nda bulunan Şale Apartmanı’nda çekildi. Asansörün olduğu, papağan Maşuk’un yer aldığı kapıcı kulübesinin bulunduğu iç mekan çekimleri ise Şale Apartmanı’na yürüme mesafesindeki Emek Apartmanı’nda çekildi. Emek Apartmanı yakın tarihte gerçekleşen kentsel dönüşümle yıkıldı ve hatıraları dizi çekimlerinde kaldı. Şale Apartmanı aynı haliyle yerinde duruyor.

Dillerde Pelesenk Olmuş Sözler Hala Hafızlardaki Yerini Koruyor

“Vatandaşa cart curt yok, kaldır şu pislikleri koçum, oynatma şu elleri komşu, vatandaşa kelek ha birader? ‘Horozcu Katil’ diyen Katil Yavuz; “Buyur babam affedersin, cıvık bacım cıvık affedersin, tahta başı kırılsın babam afedersin” diyen Çaycı Abbas’ın; “Benim adım Cemil, koş Sevim koş”, Ayyaş’ ‘Baykuş’ Cemil’in; “Bak ibrikçi çekicem kulaklarını ha, sana geldim İstanbul, Hoşgeldin canımın içi” ile Şair Cenap’ın; “Kız katil, ne öyle got got got, Galata’dan at beni at beni in Haliç’e tut beni tut beni” Şengül’ün dizideki sözleri yıllarca dillere pelesenk olmuş ve hafızalara kazınmıştır.

Kemal Sunal Filmleri Neden Hala Çok İzleniyor?

Senaryosu Günlük Hayatın İçerisindeki Konuları İşledi

Gayet sade bir senaryosu olan dizinin, bu kadar çok tutmasının ve hala eski bölümlerinin ilgiyle takip edilmesinin bir diğer sebebi de günlük hayatın içerisindeki olayların yalın bir şekilde işlenmesidir. Güçlü oyuncuların ortaya çıkardığı karakterler sayesinde, dizi yayınlandığı süre içerisinde topluma mesajlar da verdi. Örneğin, dini bayramlar öncesinde insanların koşuşturmaları, alışveriş yapmaları, bayram günü hazırlıkları ve toplumsal değer olarak nitelendireceğimiz değerler, ailemizden biri yapıyormuş gibi işlendi. Resmi bayramlarımız öncesinde ev ve balkonlara asılan bayrağımız, yine dizide itinayla değinilen konular arasında yer aldı. Her ne kadar aile içerisindeki kavgalar olsa da günün sonunda barışmak ve kaynaşmak gibi konular incelikle aktarıldı.

Halkı, Halka Sadelikle Anlattı

Bizimkiler’in senaristi ve yapımcısı Bugay, diziyle ilgili bir başka özelliği yine şu şekilde özetliyor: “Bu dizide ne bir küfür oldu ne bir diyalekt yapıldı. Kimsenin ağzı öykünülmedi. Bakın o diyaloglara, karşıda konuşan adamın bir köylü mü? Kentli mi? Okumuş mu? Okumamış biri mi olduğunu verebildik. Hayatın doğal akışın içinde dizi yürüdü ve bitti” demişti. Bizimkiler usta oyuncularıyla, senaryosuyla, samimiyet ve içtenlikle yayınladığı süre içerisinde, halkı halka sadelikle anlattı.

Efsane Diziyi Facebook Sayfasında Yaşatıyorlar