Connect with us

Genel

Kılıçdaroğlu’ndan Süleyman Soylu’nun İstifasına İlk Yorum

kemal kılıçdaroğlu mektup koronavirüs
CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Süleyman Soylu istifasının tek başına alınmış bi karar olduğunu düşünmüyorum” açıklamasını yaptı.

Habertürk canlı yayınında Fatih Altaylı ile Teke Tek programında soruları yanıtlayan CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Süleyman Soylu istifasının tek başına alınmış bi karar olduğunu düşünmüyorum” açıklamasını yaptı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 10 Nisan günü açıklanan sokağa çıkma yasağının ardından vatandaşların sokağa akın etmesi üzerine çok sayıda eleştiri almıştı. Soylu, bugün istifa ettiğini duyurdu.

Kılıçdaroğlu, Soylu’nun istifasını şu sözlerle değerlendirdi:

“Süleyman Soylu istifasının tek başına alınmış bi karar olduğunu düşünmüyorum. Tıpkı Sağlık Bakanının da tek başına karar alamadığı gibi… Erdoğan’ı kurtarmak için Süleyman Soylu’nun istifa etmesini anlayışla karşılıyorum.”

Akşener: Albayrak Ve Pakdemirli De İstifa Etmeli

Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığından istifasını değerlendiren İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’yi de istifaya davet etti.

Akşener şunları söyledi: “Hatayı ve başarısızlığı kabullenmek, sorumluluğunu üstlenmek olgunluk gerektirir. Sayın Süleyman Soylu’ya göstermiş olduğu olgun davranış nedeniyle teşekkür ediyorum. Aynı olgunluğu başarısızlıklarıyla birer marka haline gelmiş Damat’tan ve Tarım Bakanı’ndan da bekliyorum.”

 

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Genel

REN21 Raporu Yayımlandı: Yenilenebilir Enerjide %17 Artışla Bir Rekor Kırıldı

-

ren21 renewable energy report

En son REN21 raporuna göre yenilenebilir enerjide rekor büyüme yaşandı, ancak dünya toparlama sürecinde temiz enerjide tarihi fırsatı kaçırdı.

K2 HABER | Yenilenebilir enerji kapasitesinde rekor artışlara rağmen, yenilenebilir enerjinin küresel enerji kullanımındaki payı 2021’de sabit kaldı. Artan enerji tüketimi ve fosil yakıt kullanımındaki artış, yenilenebilir enerjideki büyümeyi geride bıraktı. Ukrayna savaşı küresel bir enerji krizini şiddetlendirdi ve milyarlarca insan enerji yoksulluğu tehdidiyle karşı karşıya kalırken fosil yakıt şirketleri için beklenmedik kârlar yarattı.

COVID-19 pandemisinin ardından dünya çapında yeşil toparlanma vaatlerine rağmen, tarihi fırsat kaybedildi. REN21’in 2022 Yenilenebilir Enerji Küresel Durum Raporu (GSR 2022), küresel temiz enerji geçişinin gerçekleşmediğine dair net bir uyarı gönderiyor, bu da dünyanın bu on yılda kritik iklim hedeflerine ulaşmasını pek olası kılmıyor. 2021’in ikinci yarısı, Rusya Federasyonu’nun 2022’nin başlarında Ukrayna’yı işgal etmesi ve benzeri görülmemiş küresel emtia şokuyla daha da kötüleşen, modern tarihin en büyük enerji krizinin başlangıcına sahne oldu.

Çoğu Ülke Daha Fazla Kömür, Petrol ve Doğal Gaz Yakmaya Geri Döndü

REN21 İcra Direktörü Rana Adib, “Daha fazla hükümet 2021’de net sıfır sera gazı emisyonu taahhüdünde bulunsa da, gerçek şu ki, enerji krizine yanıt olarak çoğu ülke yeni fosil yakıt kaynakları aramaya ve daha da fazla kömür, petrol ve doğal gaz yakmaya geri döndü” dedi.

GSR, her yıl dünya çapında yenilenebilir enerji dağıtımının durum değerlendirmesini yapıyor. Art arda yayınlanan 17. baskı olan 2022 raporu, uzmanların şu uyarılarının kanıtını sunuyor: Yenilenebilir enerjinin dünyanın nihai enerji tüketimindeki toplam payı ilerlemedi; 2009’da %10,6’dan 2019’da %11.7’ye çok az bir artış yaşandı ve küresel enerji sisteminin yenilenebilir kaynaklara geçişi gerçekleşmiyor.

Elektrik sektöründe, yenilenebilir enerji kapasitesinde (2020’ye göre %17 artışla 314,5 gigawatt) ve üretimde (7,793 terawatt-saat) yapılan rekor artışlar, elektrik tüketimindeki %6’lık genel artışı karşılayamadı. Isıtma ve soğutmada, nihai enerji tüketimindeki yenilenebilir payı 2009’da %8,9’dan 2019’da %11,2’ye yükseldi. Yenilenebilir payının 2009’da %2,4’ten 2019’da %3,7’ye çıktığı ulaşım sektöründeki ilerleme eksikliği özellikle endişe verici, çünkü sektör küresel enerji tüketiminin yaklaşık üçte birini oluşturuyor.

GSR 2022 ilk kez ülkelere göre yenilenebilir enerji paylarının bir dünya haritasını sunuyor ve önde gelen bazı ülkelerdeki ilerlemeyi vurguluyor.

Rusya – Ukrayna Savaşı: AB Ülkeleri Hızla Yenilenebilir Enerjiye Yöneliyor

Siyasi Momentum Eyleme Dönüşmedi

Kasım 2021’deki Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın (COP26) öncesinde, bir rekor gerçekleştirerek 135 ülke 2050 yılına kadar net sıfır sera gazı emisyonu elde etme sözü verdi. Ancak, bu ülkelerden sadece 84’ünün ekonomi çapında yenilenebilir enerji hedefleri vardı, ve sadece 36’sının %100 yenilenebilir enerji hedefi vardı. BM iklim zirveleri tarihinde ilk kez, COP26 deklarasyonu kömür kullanımının azaltılması ihtiyacından söz etti, ancak ne kömür ne de fosil yakıtlarda hedeflenen azaltımlar için çağrıda bulunmadı.

GSR 2022, ülkelerin net sıfır taahhütlerini yerine getirmenin büyük çabalar gerektireceğini ve COVID-19 ile ilişkili momentumun kullanılmadığını açıkça ortaya koyuyor. Birçok ülkedeki önemli yeşil toparlanma önlemlerine rağmen, 2021’deki güçlü ekonomik toparlanma – küresel reel gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYİH) %5,9 büyümesiyle – nihai enerji tüketiminde %4’lük bir artışa katkıda bulunarak yenilenebilir enerjideki büyümeyi dengeledi. Yalnızca Çin’de, nihai enerji tüketimi 2009 ile 2019 arasında %36 arttı. 2021’de küresel enerji kullanımındaki artışın çoğu fosil yakıtlar tarafından karşılandı ve dünya çapında 2 milyar tonun üzerinde karbondioksit emisyonuyla tarihteki en büyük artışa neden oldu.

Eski Enerji Düzeninin Çöküşü Küresel Ekonomiyi Tehdit Ediyor

2021 yılı aynı zamanda, 1973 petrol krizinden bu yana enerji fiyatlarındaki en büyük artışla birlikte, ucuz fosil yakıtlar çağının da sonu oldu. Yıl sonuna kadar, doğal gaz fiyatları Avrupa ve Asya’da 2020 seviyelerinin yaklaşık on katına ulaştı ve ABD’de üç katına çıkarak 2021’in sonunda büyük pazarlarda toptan elektrik fiyatlarında bir artışa yol açtı. Rusya Federasyonu’nun Ukrayna’yı işgali ortaya çıkan enerji krizini iyice şiddetlendirerek, küresel ekonomik büyüme üzerinde ağır bir baskı oluşturan ve fosil yakıt ithalatına bağımlı 136’dan fazla ülkeyi sarsan eşi görülmemiş bir emtia şok dalgasına neden oldu.

Adib, “Eski enerji rejimi ve onunla birlikte küresel ekonomi gözlerimizin önünde çöküyor” dedi. “Yine de krize müdahale ve iklim hedefleri çatışma içinde olmamalıdır. Yenilenebilir kaynaklar, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların üstesinden gelmek için en uygun fiyatlı ve en iyi çözümdür. Yenilenebilir kaynakların payını artırmalı ve onları ekonomik ve endüstriyel politikanın bir önceliği haline getirmeliyiz. Bir yangına daha fazla ateşle müdahale edemeyiz.”

Türkiye’de Kömür Düşüşte Ancak Emisyonlar Azalmıyor

Yenilenebilir Enerji, Daha Fazla Adalet ve Enerji Bağımsızlığı Şansı Sunuyor

Rusya’nın, özellikle Avrupa’ya kritik doğal gaz ve petrol ihracatını durdurma tehdidi, yenilenebilir enerjiye geçişin aciliyetinin altını çizdi. Krizle mücadele etmek için Avrupa Birliği ve ulusal ve yerel yönetimler temiz enerji hedeflerini güncellediler ve enerji geçişini hızlandırmak için çok sayıda önlem aldılar, ancak aynı zamanda eski reçetelere başvurmaya devam ediyorlar. Birleşik Krallık gibi bazı ülkeler, yeni vergiler açıklamış olsa da, çoğu ülke aynı anda fosil yakıtlar üzerinde yeni sübvansiyonlar yürürlüğe koydu. Kömür, petrol ve doğal gaz endüstrileri, enerji krizinden ve hükümetlerin tepkilerinden hem kâr hem de nüfuz elde ederek başlıca yararlananlar oldu.

GSR 2022, iklim eylemine yönelik yenilenen taahhütlere rağmen, hükümetlerin yine de fosil yakıt üretimi için sübvansiyon sağlamayı ve enerji krizinin etkilerini azaltmak için ilk tercihleri olarak kullanmayı tercih ettiğini belgeliyor. 2018 ve 2020 yılları arasında hükümetler, fosil yakıt sübvansiyonlarına 18 trilyon ABD doları – 2020’de küresel GSYİH’nın %7’si kadar harcadı. Bazı durumlarda (Hindistan’da olduğu gibi) yenilenebilir kaynaklara verilen desteği azaltarak bunu gerçekleştirdi. Bu eğilim, iddialı iklim hedefleri ve eylemler arasında endişe verici bir boşluk olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca, yerelleştirilmiş enerji üretimi ve değer zincirleri yoluyla daha çeşitli ve kapsayıcı enerji yönetişimi de dahil olmak üzere, yenilenebilir tabanlı bir ekonomiye ve topluma geçişin birçok fırsatını ve faydasını görmezden geliyor. Toplam enerji tüketiminde daha yüksek yenilenebilir paya sahip ülkeler, daha fazla enerji bağımsızlığı ve güvenliğinden fayda sağlıyor.

Adib, “Yenilenebilir kaynakları ikinci plana atmak ve insanların enerji faturalarını azaltmak için fosil yakıt sübvansiyonlarına güvenmek yerine, hükümetler, olumsuz etkilere maruz kalacak evlerde yenilenebilir enerji teknolojilerinin kurulumunu doğrudan finanse etmelidir. Sonunda, ön yatırıma rağmen yenilenebilir enerji yolu daha ucuza çıkacak” dedi.

REN21 Başkanı Arthouros Zervos, “Fosil yakıtlar için net bitiş tarihleri ile birlikte yenilenebilir enerjiye geçiş için kısa ve uzun vadeli hedefler ve planlar için çağrıda bulunuyoruz” dedi. “Yenilenebilir enerji kaynaklarının artışı, tüm ekonomik sektörlerde kilit bir performans göstergesi olmalıdır.”

İspanya Başkan Yardımcısı ve Ekolojik Geçiş ve Demografik Mücadele Bakanı Teresa Ribera, “Enerji geçişi bizim yaşam çizgimizdir” dedi. “Yenilikçi iş modellerini ve organizasyon biçimlerini mümkün kılacak, değer zincirlerini dönüştürecek, ekonomik gücü yeniden dağıtacak ve yönetimi daha insan merkezli yeni yollarla şekillendirecek. Teknolojiye yapılan doğru yatırımlar ile, yenilenebilir enerji, dünyadaki her ülkeye daha fazla enerji özerkliği ve güvenliği için bir şans sunan tek enerji kaynağıdır.”

Rüzgar ve Güneş Son 12 Ayda 7 Milyar Dolarlık Enerji İthalatına Engel Oldu

REN21 ve 2022 Yenilenebilir Enerji Küresel Durum Raporu Hakkında

REN21, tüm yenilenebilir enerji sektörlerinde bilim, akademi, hükümetler, sivil toplum kuruluşları ve endüstriden yenilenebilir enerji aktörlerinden oluşan tek küresel topluluktur. Topluluğumuz, veri ve raporlama kültürümüzün merkezinde yer alır. 2022 Yenilenebilir Enerji Küresel Durum Raporu da dahil olmak üzere tüm bilgi faaliyetlerimiz, REN21’in küresel olarak tarafsız bir veri ve bilgi uzmanı olarak tanınmasına izin veren benzersiz bir raporlama sürecini takip eder. REN21 damgasını taşıyan tüm REN21 belgeleri, altı sac ayaklı bir sürece göre üretildi:

  • Farklı sektörlerden küresel, çok paydaşlı bir uzmanlar topluluğu üzerine kurulu veri toplama yöntemleri geliştirmek, sıklıkla konsolide edilmeyen ve toplanması zor olan dağınık veri ve bilgilere erişimi mümkün kılmak.
  • Çok çeşitli kaynaklardan toplanan resmi ve gayri resmi verileri işbirlikçi ve şeffaf bir şekilde (örneğin, kapsamlı referanslar kullanarak) birleştirmek.
  • Açık bir bilimsel gözden geçirme süreci içerisinde veri ve bilgileri tamamlamak ve doğrulamak.
  • REN21 ekibi ve yazarlar arasındaki görüşmeler ve kişisel iletişim yoluyla hedef yıldaki yenilenebilir enerji eğilimleri hakkında uzman girdisi elde etmek.
  • Gerçeklere dayalı kanıtlar sağlamak ve enerji geçişi konusundaki küresel ve bölgesel tartışmayı şekillendirmek, gelişmeleri izlemek ve karar süreçlerini bilgilendirmek amacıyla destekleyici bir anlatı geliştirmek için doğrulanmış veri ve bilgileri kullanmak.
  • Verileri ve bilgileri açıkça erişilebilir kılmak ve kaynaklarımızı şeffaf hale getirmek, böylece insanlar tarafından çalışmalarında yenilenebilir enerjiyi savunmak için kullanılmasını sağlamak.

650’den fazla uzman, uluslararası bir yazarlık ekibi ve REN21 Sekreterliği ile birlikte çalışarak GSR 2022’ye katkıda bulundu.

Okumak için tıklayın

Genel

Ataol Behramoğlu’nun İkinci Kırk Yaşı Beşiktaş’ta Özel Bir Etkinlikle Kutlandı

-

ataol behramoğlu

Beşiktaş Belediyesi’nin ev sahipliğinde Ataol Behramoğlu’nun ikinci kırk yaşı anlamlı bir etkinlik ile kutlandı. Behramoğlu’nun ‘Suçlusunuz’ ve ‘Cezaevi Güncesi’ adlı iki yeni kitabı ile kutlanan doğum günü programına Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve çok sayıda ünlü isim katıldı. 

K2 HABER | Beşiktaş Belediyesi ve Tekin Yayınevi ev sahipliğinde Ataol Behramoğlu’nun 80. yaşı Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen özel bir etkinlik ile kutlandı. Meltem Cumbul ve Levent Üzümcü’nün sunduğu program Nebil Özgentürk’ün Ataol Behramoğlu adına hazırladığı belgesel film gösterimiyle başladı. Behramoğlu’nun ‘Suçlusunuz’ ve ‘Cezaevi Güncesi’ adlı iki yeni kitabı ile kutlanan gecede Orhan Aydın ‘Ne çok Hain’ şiirini okudu.

Gazeteci-Yazar Barış Terkoğlu ve İsmail Saymaz Behramoğlu’nun cezaevi günlüklerinden kesitler okurken CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da ‘Beyaz ipek gibi yağdı kar’ şiirini okudu.

Başkan Rıza Akpolat: ‘Beşiktaş’ın En Büyük İkinci Markasını Yaratacağız’

Başkan Rıza Akpolat: ‘Ataol Behramoğlu’nun Güzel Anlarına Tanıklık Etmek Bizim İçin Ayrı Bir Gurur’

Programda bir konuşma gerçekleştiren Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, sözlerine sanatı ve sanatçıyı görünür kılmak, sanatı Beşiktaş’ın kılcal damarlarına yaymak için bir çaba içerisindeyiz. Sizleri burada ağırlıyor olmaktan büyük bir mutluluk ve onur duyuyorum diyerek başladı ve konuşmasını şöyle sürdürdü.

“Böyle zamanlarda ifade etmenin en önemli alanlarından biri olan şiirin Türkiye’deki bana göre en önemli temsilcilerinden biri olan Ataol Behramoğlu’nun güzel anlarına tanıklık etmek bizim için ayrı bir gurur vesilesi o anlamda kendisine bize paydaş olmayı kabul ettiği için tekrar teşekkür ediyorum.

Behramoğlu’nun özgürlük aşkına, cezaevinde çocuklarına duyduğu özleme, hukuksuzca esaret altında tutulmasına rağmen besleyip büyüttüğü sabrına, onun anlamlı satırlarından tanıklık edeceğiz. Behramoğlu’nun Özgürlük ve Onur Üzerine şiirinde dediği gibi;

Özgürlük ve onur için verilen savaşım

Kavgaların en kutsalıdır.

(…) Gerçekten insan olabilme uğraşıdır.

Bizler bu ülkede, düşüncenin özgür olduğu, insanların düşüncelerinden dolayı yargılanmadığı, tutsak edilmediği, herkesin hür ve onurlu bir yaşam sürebildiği bir düzen kurulana kadar mücadelemizden, bu kutsal kavgamızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Yaşamı boyunca bu mücadeleyi vermiş Ataol Behramoğlu’nun ikinci 40’ıncı yaşını kutluyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.”

Türkiye’de Bir İlk: Beşiktaş Belediyesi’nde 65+ Yaşam Ofisi Açıldı

‘İyi Ki Bu Günlükleri Tutmuşum, Çok Mutluyum’

Program sonunda sahneye çıkan Ataol Behramoğlu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve tüm katılımcılara tek tek teşekkür ederek şunları söyledi.

“Her şey bu ülke içindir, vatanımız içindir, Türkiye içindir, Türkçemiz içindir. Elden gelen her şeyi biz vatanımız için yapıyoruz. Şimdi bu buluşmanın asıl gerekçesi Barış Derneği’nin duruşmasının 40. yılında ‘Cezaevi Güncesi’dir. 1960’lı yıllardan beri tutuyorum ben bu günceleri. Bu günceleri tutarken bunların bir gün yayınlanacağı aklımın ucundan bile geçmedi. Bunlar benim kendimle baş başa kalışımın sonuçlarıdır. Ama mutluyum iyi ki bunu yazmışım. Çünkü kişisel olarak o günleri bir kez daha yaşıyor gibiyim.

Çok yoğun ilginin olduğu gecede Nebil Özgentürk, Gökmen Karadağ, Pelin Batu, Tuna Kiremitçi, Ekrem Ataer, Haluk Çetin, Selçuk Korku, Ayşegül Tözeren, Ayşen Şahin, Cansu Fırıncı, Nihat Behram ve Senan Kara sahne aldı.

Başkan Akpolat: ‘Ortaköy Vadisi Projesini Hayata Geçireceğiz’

Ataol Behramoğlu

Okumak için tıklayın

Genel

İzmir, 2022 Avrupa Ödülü’nü Kazandı: ‘Umut, Bu Topraklarda Hep Vardı’

-

izmir avrupa ödülü

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından her yıl verilen Avrupa Ödülü, bu yıl İzmir’in oldu. İkinci turda beş kenti geride bırakan İzmir, ödülü almaya hak kazandı. Haberi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, sosyal medya hesabından duyurdu. 

K2 HABER | İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in İzmir’i dünyaya açma vizyonu karşılık buldu. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından her yıl verilen Avrupa Ödülü’ne bu yıl İzmir layık görüldü.

Avrupa değerlerini en aktif şekilde benimseyen ve yaygınlaştırılmasını üstlenen şehirlere verilen ödül, bu anlamda verilen en üst düzeydeki ödül olarak tanımlanıyor. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından her yıl verilen Avrupa Ödülü’nü bu yıl İzmir, ikinci turda beş kenti geride bırakarak almaya hak kazandı.

Tunç Soyer: ‘Umut Bu Topraklarda Hep Vardı Yitirmeyin’

İzmir’in Avrupa Ödülü’nü kazandığının haberini, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer kendi sosyal medya hesabından duyurdu. Soyer paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Güzel İzmirim, bu gurur hepimizin! Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi tarafından Avrupa değerlerini en iyi temsil eden kent seçilerek ‘2022 Avrupa Ödülü’nü’ kazandık. Gençler, umut bu topraklarda hep vardı, yitirmeyin. Beraber yeşerteceğiz.”

avrupa ödülü tunç soyer izmir

İzmir’in Kanal İstanbul’u ‘Yarımada Projesi’nde İzmirlilere Yer Yok

İzmir’in Bir Dayanışma Kenti Olmasına Vurgu

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi de konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada İzmir’in yurtdışındaki belediyelerle siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda işbirliğine verdiği öneme dikkat çekilerek İzmir Enternasyonal Fuarı, Balkan Halk Dansları Festivali, Uluslararası İktisat Kongresi gibi büyük etkinliklerin kentte her yıl düzenlediği ifade edildi. Ayrıca açıklamada İzmir’in birçok önemli uluslararası etkinliğe yaptığı ev sahipliğinden ve her yıl çeşitli etkinliklerle Avrupa Günü’nün kutladığından söz edildi. Pandemiye rağmen şehirde Sanal Maraton, İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali, Avrupa Müzik Günü, 5. İzmir Edebiyat Festivali gibi birçok uluslararası kültür ve spor faaliyetinin düzenlenmesinin altı çizildi. İzmir’in bir dayanışma kenti olduğu vurgulandı. Bunların yanı sıra EUROCITIES, MedCities, UCLG gibi çok sayıda uluslararası yerel yönetim çatı kuruluşunda İzmir’in aldığı aktif role de dikkat çekildi.

En Üst Seviyedeki Ödül

1955’ten bu yana verilen Avrupa Ödülü, Avrupa vatandaşları arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için en önemli araç olmanın yanı sıra Avrupa ideallerinin de yaygınlaştırılmasını sağlayan en üst seviyedeki ödül olarak tanımlanıyor. Ödülü alan kentlerin uluslararası görünürlüğü ve diğer belediyelerle iletişimi artıyor. Avrupa Ödülü, daha önce Şeref Bayrağı ve Şeref Plaketi kazanan başvuru sahipleri arasından her yıl bir veya iki belediyeye veriliyor.

Karşıyaka Belediyesi’nden İklim Krizi Mesajı: ‘Bir Felaketin Ortasındayız’

İzmir, Şeref Bayrağı ve Şeref Plaketi Almıştı

1970’te “Şeref Bayrağı”, 2014’te ise “Şeref Plaketi” ödülüne layık görülen İzmir, uluslararası organizasyonlara üyeliklerini, yurt dışındaki kentlerle işbirliklerini, proje ortaklıklarını ve uluslararası faaliyetlerini anlattığı bir dosya ile 15 Ocak 2022’de Avrupa Ödülü’ne başvuru yapmıştı. İzmir Almanya’dan Bamberg ve Ingolstadt, Litvanya’dan Palanga, Polonya’dan Bolesławiec ve Ukrayna’dan Ternopil ile kısa listeye kalmıştı.

Okumak için tıklayın

Genel

Başkan Akpolat, Çarşı Grubu’nun Düzenlediği 40. Yıl İftar Yemeğine Katıldı

-

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, BJK taraftar grubu Çarşı tarafından Beşiktaş Sahil’de düzenlenen iftar yemeğine katıldı. Akpolat; “Çarşı grubunun 40. yıl iftarında Ahmet Nur Çebi Başkan ile birlikte vatandaşlarımızla Beşiktaş sahilde bir araya gelerek oruçlarımızı açtık. Tutulan oruçların ve edilen duaların kabul olmasını diliyorum” dedi.

K2 HABER | Beşiktaş taraftar grubu Çarşı, Ramazan Ayı dolayısıyla Beşiktaş Sahil’de iftar programı düzenledi. Yüzlerce taraftarın hep birlikte orucunu açtığı iftara Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü Başkanı Ahmet Nur Çebi de katıldı. Taraftarlar her iki başkana da sevgi gösterisinde bulunurken, marşlar eşliğinde oruçlar açıldı. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da iftar sonrası açıklamalarda bulundu. Akpolat; Çarşı grubunun 40. yıl iftarında Ahmet Nur Çebi Başkan ile birlikte vatandaşlarımızla Beşiktaş sahilde bir araya gelerek oruçlarımızı açtık. Tutulan oruçların ve edilen duaların kabul olmasını diliyorum” dedi.

Başkan Rıza Akpolat: ‘Beşiktaş’ın En Büyük İkinci Markasını Yaratacağız’

Okumak için tıklayın

Genel

Hattat, Şimdi De Kömür Çıkartmak İstiyor: Bartın Platformu Dava Açtı

-

Bartın Platformu

Hattat Holding, Bartın Amasra’da kömür çıkartmak için Bakanlığa başvurdu ve Lavvar Tesisi için ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı aldırdı. Bartın Platformu kararı yargıya taşıdı.

K2 HABER | Bartın Amasra’da doğa ve yaşam savunucularının yaklaşık 20 yıllık mücadelesiyle, bölgede termik santral kurması  yargı kararılarıyla engellenen Hattat Holding, şimdi de kömür çıkartmak için başvuru yaptı.

‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı da aldıran şirkete karşı, Bartın Platformu hemen harekete geçti. Bartın Amasra halkını temsilen 300 davacılı dilekçenin teslim edildiği, davacıların çoğunluğunun bu tesisin yapılmak istendiği Tarlaağzı ve Gömü köyleri sakinleri olduğu belirtildi.

Kararın iptali için dava dilekçesi oluşturan platform, bir açıklama da yayınladı. Açıklamada Bakanlık yetkililerine seslenilerek, “Hileli bir başvuru olduğu açıkça belli olan bir başvuruya siz nasıl “ÇED Gerekli Değildir” kararı verebilirsiniz?” ifadeleri kullanıldı.

‘Değil Milyon, Kuruş Alamazsın Hattat!’

Bartın Platformu: ‘Şimdi Biz Hattat’a Nasıl İnanalım?’

Bartın Platformu tarafından yapılan açıklamadan öne çıkanlar şu şekilde:

“Hattat Holding, daha önce ‘kömürcü olmadığını yalnızca termik santral kuracağını söylüyordu. “Bartın-Amasra halkının kararlı mücadelesi sonucu termik santral işi çıkmaza girince zaman kazanmak için bu sefer de ‘kömür çıkaracağım’ demeye başlamış. Bununla da yetinmemiş, ‘ÇED Gerekli Değildir’ iznini bile almış. Şimdi biz Hattat’a nasıl inanalım?

Hattat, Amasra’da tutunmak ve şu ana kadar politikacı ve bürokratlarla kurduğu işbirliği sayesinde devletten aldığı destekleri devam ettirebilmek için, önce bir Çinli ortak hikayesi uydurdu, şimdi de Amasra B sahasından kendi başına taş kömürü çıkaracağını ve bu kömürü lavvar işleminden geçirdikten sonra çevredeki termik santrallere satacağını iddia ediyor.

Aynı başvuruda 2045 yılına kadar 56 milyon ton işletilebilir rezervin tüvenan olarak çıkarılacağı ve yıkama işleminden sonra 43.5 milyon ton satılabilir kömür elde edileceği yazarken, 23 yıl boyunca çalışacak olan ve 56 milyon ton kömür işleyecek olan lavvar tesisinin ömrü projede sadece 1 yıl olarak veriliyor.

‘Hattat Amasra’dan Gitsin, Taşkömürünü TTK İşletsin’

ÇED Gerekli Değildir Kararı Nasıl Verebilirsiniz?

En az 2045 yılına kadar çalışacak bir maden tesisinde lavvar tesisinin proje ömrü nasıl bir yıl olabilir sayın yetkililer? Hileli bir başvuru olduğu açıkça belli olan bir başvuruya siz nasıl ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı verebilirsiniz?

Amasra B sahasında Hattat’ın gerçek niyetinin kömür çıkarmak değil, termik santral kurmak olduğunu, Türkiye Taşkömürü Kurumuna (TTK) ödemesi gereken yüklü miktarda tazminatı ödenmekten kaçındığı, bu nedenle devlet tarafından Amasra B sahasında Hattat Holding’le yapılmış olan Rödovans Sözleşmesi’nin sona erdirilerek bu sahanın TTK tarafından işletilmeye başlanmasını istemiştik.

Biz hala aynı noktadayız. Devlete çağrımız şudur: Termikçi Hattat gidecek, Amasra B sahasını TTK işletecek, gençlerimiz daha iyi koşullarda iş sahibi olacak ve böylece yöre insanın ortak hazinesi taşkömürü gerçek değerini bulacak.“

Okumak için tıklayın

Genel

Süheyla Doğan: ‘En Ufak Korkumuz Yok, Cesaretle Devam Edeceğiz’

-

Süheyla Doğan

Yaşam Savunucusu Süheyla Doğan, K2 TV’nin konuğu oldu. Dernek adına kendisine kesilen 51 bin TL’lik cezayı yorumlayan Doğan, “Bu cezalar bizim mücadelemizi engelleyemeyecek, cesaretle devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Doğa ve yaşam savunucularına yönelik baskı ve sindirme politikaları devam ediyor. Ekoloji mücadelesinin öncü isimlerinden olan ve birçok ekokırım projesine engelleyen Süheyla Doğan’a, KazDağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği üzerinden 51.730 TL idari para cezası kesildi. Birçok ekoloji örgütü sosyal medya üzerinden Doğan’a destek açıklaması yaptı.

Bu cezaların kendilerini sindiremeyeceğini ifade eden Doğan, verilen cezayı K2 TV’den Bahar Ünlü’ye yorumladı.

Süheyla Doğan: ‘Kapitalist Sistemden Umudumuz Yok, Çözüm Biziz’

Akçay’da Sevindiren Haber: Mahkeme, Moloz Dökme Kararını İptal Etti

Süheyla Doğan: ‘En Ufak Korku

Bu mücadelede yaşamını kaybeden yoldaşlarının olduğunu söyleyen Doğan, haklı oldukları bir mücadeleden geri durmayacaklarını belirterek; “Ayvacık depremi sonrası o bölgeden gelen talep sonrası çocuklara kışlık bot desteği verdik. Bu adli bir suç olarak görülüp, savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş.. Pazartesi günü benim ifadem alındı. İfadede sorulan şey, neden böyle bir yardım yaptınız. Denetleme sırasında görevliler söylemişti böyle bir şey bulduk diye, ben de kendilerine bu nedenle bize gerçekten ceza vermeye kalkarsanız, bunu tüm Türkiye’ye duyururuz diye. Gerçekten de kabul edilebilir bir şey değil. Hangi vicdansızlıkla suç sayılabilir? Bu mücadele içerisinde yaşamını kaybeden yoldaşlarımız da hem Karadeniz’de hem Akdeniz’de oldu. Ali Ulvi ve eşi Aysin Büyüknohutçu… Çoğu arkadaşımıza bizim gibi cezalar yağdırıldı. Bu cezalar bizim mücadelemizi engelleyemeyecek, cesaretle devam edeceğiz. Çünkü haklıyız, haklı olduğumuz bir mücadeleden de baskılar nedeniyle geri duracak değiliz. Bir yandan da ekoloji mücadelesi içerisindeki dayanışma da bizi güçlendiriyor. En ufak bir korku ve yılgınlığımız yok.” ifadelerini kullandı.

Kazdağı Koruma: ‘Devletlere ve Şirketlere Karşı Aktivistler Korunmuyor’

Ne Olmuştu? 

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği hem bölge hem de ülke çapında verdiği mücadele ile başta altın madenciliği ve termik santraller olmak üzere birçok ekokırım projesini durdurmayı başarmıştı. Bu nedenle de bazı odakların hedefi haline gelmişti.

Dernek son olarak Akçay Sulak Alanı’nda yapılmak istenen Edremit Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (ETDİOSB) projesiyle bağlantılı olarak çevre düzeni ve imar planlarının ve bu projeye altlık oluşturmak üzere sulak alanın moloz dökülerek doldurulması uygulamalarının iptali de hukuken sağlanmıştı.

Engellenen ETDİOSB’nin Yönetim Kurulu Başkanı da olan Edremit Kaymakamı tarafından Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’ne gönderilen denetmenler, bazı eksiklikleri öne sürülerek Dernek Başkanı Süheyla Doğan’a 51.730 TL idari para cezası kesti.

Yapılan denetimde derneğin Ayvacık’ta meydana gelen deprem sonrası köy çocuklarının kışlık bot ihtiyaçlarının karşılanması da ‘Derneğin tüzüğüne aykırı faaliyet olarak’ olarak gösterilerek, Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.

Okumak için tıklayın

Genel

Gençler, Karbonsuz Gelecek İçin ‘Kömürden Çıkış Planı’ İstiyor

-

temiz enerji kömür santrali iklim için gençlik

Z kuşağı temsilcileri olarak İklim İçin Gençlik Türkiye ekibi, Türkiye’nin iklim krizi ile mücadele etmek için açıkladığı 2053 net sıfır karbon hedefine ulaşmak için acilen 2030 yılına kömürden çıkılacağının açıklanmasını talep eden bir imza kampanyası başlattı.

Gençler, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’nı onaylamasının ardından atması gereken en hızlı ve gerçekçi adım, iklim krizine sebep olan emisyonlarının yaklaşık yarısına sebep olan kömürü en geç 2030’da kullanmayı bırakacak bir “Kömürden Çıkış Eylem Planı” açıklamasını talep ediyor.

Türkiye Kömürden Çıkacağını Ne Zaman Açıklayacak? 

İklim için Gençlik Türkiye hareketinden aktivistler:Fosil yakıtları desteklemeye devam ederek bugün yapılan geri dönülemez hataları biz geleceğimizle ödemek istemiyoruz. IPCC 1.5 özel raporuna göre, tüm OECD ülkeleri en geç 2030’a kadar kömürden çıkış yapmalıdır. Geleceğimizin iklim krizinin yıkıcı sonuçlarına feda edilmesini değil, karbonsuz düzene geçiş adımlarının acilen hızlandırılmasını talep ediyoruz. Türkiye, Paris İklim Anlaşmasını onaylayarak karbonsuz düzene geçiş için bir adım attı; ancak hala atılacak çok fazla adım var. Atılması gereken ilk ve en acil adımlardan biri ise, kömürden çıkmaktır.” dedi.

Yapılan modelleme çalışmaları kömürlü termik santrallere kamu kaynaklarıyla sağlanan devlet teşvikleri sonlandırılır ve bu santrallere kirletmelerinin bedeli ödetilirse, kömürden çıkmanın mümkün olduğunu gösteriyor. Kömürün Ötesinde Avrupa (Europe Beyond Coal), Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA), Greenpeace Akdeniz, WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği ve 350.org için modelleme çalışmasını APLUS Enerji’nin yaptığı raporda, 2021-2035 dönemini kapsayan ‘‘mevcut durum’’, ‘‘kömürden çıkış’’, ‘‘nükleersiz kömürden çıkış’’ şeklinde 3 senaryo oluşturularak Türkiye’nin kömürden çıkış olanakları incelendi.

Son Yedi Yıl, Dünya Genelinde Kayıtlara Geçen En Sıcak Yedi Yıl Oldu

Kömürden Şimdi Çıkmazsak Bedeli Büyük Olacak

Raporun üstünde çalışan kampanyacılar: “Türkiye’de kömür yatırımlarının neden olduğu çevre ve halk sağlığı ile iklim maliyetlerinin hiçbiri halihazırda kömürlü termik santral ve/ya kömür madeni işletmecileri tarafından üstlenilmiyor. Üstelik yerli kömür alım garantisi ve kapasite mekanizması gibi uygulamalarla kömür sektörü teşvik ediliyor. Türkiye’nin kömür teşviklerini kaldırıp karbon emisyonlarını fiyatlandırma konusunda ciddi adımlar atması artık bir zorunluluk. Çünkü AB Türkiye’nin önemli bir ticari paydaşı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, AB’ye ihraç edilen ürünlerdeki emisyon içeriğini karbon fiyatlaması yolu ile kontrol edecek. Ulusal ölçekte karbon fiyatlandırma mekanizması uygulanmazsa Türkiye’den ciddi bir finansal kaynak sınırda karbon vergileri yoluyla yurtdışına aktarılacak, AB’ye yapılan ihracat üzerinde ek maliyetler oluşacak” diye belirttiler.

Karbon Nötr Türkiye Yolunda İlk Adım

‘Kömürden Çıkış 2030’ çalışması, mevcut kömür teşviklerinin kaldırılması ve ‘‘kirleten öder’’ ilkesi çerçevesinde karbon emisyonunun fiyatlandırılması ile en geç 2030 yılına kadar kömürden çıkışın mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Kömüre verilmekten vazgeçilen teşvikler, ve kirletenin ödediği toplam karbon maliyeti ile sağlanacak tasarrufla, dönüşümün faydalarının tüm toplumca paylaşılacağı, kimsenin mağdur olmayacağı planlamalara da kaynak ayrılabilir.

Türkiye’de Kömür Düşüşte Ancak Emisyonlar Azalmıyor

En Geç 2030 İçin Kömürden Çıkış Eylem Planı Hazırlanmalı

İklim İçin Gençlik Türkiye hareketinin Karbonsuz bir Gelecek için talepleri şu şekilde:

1. Türkiye’nin en geç 2030 için Kömürden Çıkış Eylem Planı hazırlanması

2. Yeni kömürlü termik santrali yapılmayacağının açıklanması ve planların iptal edilmesi

3. Mevcut kömürlü termik santrallerin (geçimini santral ve ilgili sektörlerden sağlayan kişilerin zarar görmeyeceği şekilde) adil geçiş planı açıklayarak kapatılması

4. Kömür başta olmak üzere fosil yakıtlara sağlanan kamu teşviklerinin sonlandırılması (bu kaynakların adil geçiş ve enerji dönüşümü altyapısı için ayrılması)

Ayrıca iklim krizine sebep olan tüm fosil yakıtlarla ilgili emisyonları azaltmak için çalışmak üzere kamu ve özel sektörlerden kuruluşları bir araya getiren yerel bir iklim değişikliği ortaklığı düzenlenmesi, araç kullanım ihtiyacını en aza indirmek ve yeşil enerji ile çalışan taşımacılık yöntemlerinin teşvik edilmesi ve etkinleştirilmesinin sağlanması, ormansızlaşmanın durdurulması da talep ediliyor.

Okumak için tıklayın

Genel

CHP’li Purçu: ‘İzmir’de Covid-19 Yoğun Bakım Yatakları Doldu’

-

Özcan purçu koronavirüs mehmet ceyhan necmettin ünal

CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, İzmir’de yoğun bakım servislerinin kapasitelerinim yetersizliğine dikkat çekerek, bu konuda Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından yanıtlanması istemiyle soru önergesi verdi.

 “Sağlık çalışanlarından ve meslek örgütlerinden, özellikle son zamanlarda sağlık sisteminin kapasitesinin hızla yetersiz kalmaya başladığı ve acilen önlemlerin alınması gerektiğine dair uyarıları geliyor.” diyen CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, İzmir’e ilişkin şu bilgileri paylaştı: “İzmir’de son 15 gün içerisinde Covid-19 hastalığına yakalanan kişi sayısı 10 kat artmıştır. Türkiye genelinde ise son iki hafta içerisinde söz konusu vakalarda 4 kat artış olduğu gözlemlenmiştir.”

“Son dönemde baskın hale gelen Omicron varyantı, Güney Afrika’dan Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) bildirildikten yaklaşık 20 gün sonra ülkemizde görülmeye başlamıştır. O dönemki açıklamalar; çok kaygı verici bir varyant olduğu, çok hızlı bulaştığı yönünde olmuştur. Tüm ülkelere tedbir alma çağrıları yapılmıştır. Dünya, pandeminin başından beri en yüksek vaka sayılarına ulaşmıştır. Bu çerçevede bilim insanlarının çok ciddi vaka artışı olabileceği, hatta sağlık sistemlerinin zora gireceğine yönelik açıklamaları üzerine dünyanın birçok ülkesinde birtakım tedbirler uygulamaya geçmiştir. Bunların başında, toplumsal hareketliliği azaltmak ve kontrolsüz kalabalıklara engel olmak adına yapılan düzenlemeler gelmektedir. Türkiye’de ise sağlık otoriteleri tarafından sürekli olarak ek tedbir almaya gerek olmadığı söylenmektedir. Mevcut tedbirlerle salgının 4 katına çıkması, alınan tedbirlerin yeterli olmadığını göstermektedir.” Açıklamasında bulunan İzmir Milletvekili Özcan Purçu, hükümet tarafından en kısa zamanda, olabilecek en kötü senaryoya yönelik olarak bir “Pandemiyle Mücadele Eylem Planı” nın, tamamen toplum sağlığı gözetilerek bilimsel verilere dayalı bir biçimde hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

CHP’li Purçu: ‘İşsiz Kalan Müzisyenler İntihar Ediyorlar’

Purçu, İzmir’de Covid-19 yoğun bakım servislerinin kapasitelerinin yetersiz olmasına ilişkin verdiği soru önergesinde bakanlığa şu soruları yöneltti:

  1. İzmir ilinde bulunan devlet hastanelerindeki yoğun bakım servisleri ve Covid-19 yoğun bakım servislerinin toplam yatak kapasitesi nedir?
  2. Güncel olarak, İzmir ilinde bulunan devlet hastanelerinde, her kurum için ayrı ayrı belirtilmek üzere, toplam yoğun bakım servisi sayısı nedir?
  3. Güncel olarak, İzmir ilinde bulunan devlet hastanelerinde, her kurum için ayrı ayrı belirtilmek üzere 1. Seviye yoğun bakım servislerinde Covid-19 nedeniyle tedavi gören hasta sayısı nedir?
  4. Güncel olarak, İzmir ilinde bulunan devlet hastanelerinde, her kurum için ayrı ayrı belirtilmek üzere 1. Seviye yoğun bakım servislerindeki yatak sayısı nedir?
  5. Güncel olarak, İzmir ilinde bulunan devlet hastanelerinde, her kurum için ayrı ayrı belirtilmek üzere 2. Seviye yoğun bakım servislerinde Covid-19 nedeniyle tedavi gören hasta sayısı nedir?
  6. Güncel olarak, İzmir ilinde bulunan devlet hastanelerinde, her kurum için ayrı ayrı belirtilmek üzere 2. Seviye yoğun bakım servislerindeki yatak sayısı nedir?
  7. Güncel olarak, İzmir ilinde bulunan devlet hastanelerinde, her kurum için ayrı ayrı belirtilmek üzere 3. Seviye yoğun bakım servislerinde Covid-19 nedeniyle tedavi gören hasta sayısı nedir?
  8. Güncel olarak, İzmir ilinde bulunan devlet hastanelerinde, her kurum için ayrı ayrı belirtilmek üzere 3. Seviye yoğun bakım servislerindeki yatak sayısı nedir?
  9. Söz konusu yoğun bakım servislerindeki yatak kapasitelerinin arttırılması bakanlığınızın gündeminde midir?
  10. İzmir ilindeki devlet hastanelerinde, her kurum için ayrı ayrı belirtilmek üzere, Covid-19 nedeniyle tedavi gören hasta başına düşen doktor sayısı nedir?
  11. Bu kurumlarda, her kurum için ayrı ayrı belirtilmek üzere, Covid-19 nedeniyle tedavi gören hasta başına düşen hemşire sayısı nedir?
  12. Bakanlığınız tarafından, Covid-19 salgını döneminde olabilecek en kötü senaryolara yönelik “Pandemiyle Mücadele Eylem Planı” oluşturulması için bir çalışma yapılması öngörülmekte midir? Öngörülmekte ise bu eylem planı ne zaman hazır olacaktır?

‘Romanların İstediği Tek Bir Şey Var, Caner Sarmaşık Şehit Kabul Edilsin’

Okumak için tıklayın

Genel

Kılıçdaroğlu’ndan Gençlere Mektup: ‘İklim Bakanlığı Kuracağız’

-

İklim Bakanlığı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gençlere bir iklim mektubu yazdı. İklim değişikliği ve iklim değişikliğine bağlı gelişmelerin geleceği tehdit ettiğinin kaydedildiği mektupta, “Millet İttifakı’nın iktidarında doğal ekosistemin korunması ve eski haline döndürülmesini koordine edecek İklim Bakanlığı kuracağız. Bakanlığın kadrolarını büyük ölçüde sizler oluşturacaksınız” ifadelerine yer verildi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gençlere hitaben bir iklim mektubu yazdı. Kılıçdaroğlu’nun İklim Mektubu’nda şu ifadeler yer alıyor:

* Sevgili gençler, ekolojik bir yıkımla karşı karşıyayız; dünyamız yaşanabilir olmaktan büyük bir hızla uzaklaşıyor. İklim değişikliği ve bağlı gelişmeler milyarlarca insanın hayatını doğrudan etkiliyor.

* Hava kirliliği, orman yüzölçümünün azalması, türlerin soylarının tükenmesi, temiz su kaynaklarının azalması, ekilebilir arazilerin vasıflarını kaybetmesi, aşırı nüfus artışı vb. etmenler geleceğimizi tehdit ediyor.

‘Yanan Her Orman Alanı Akdeniz Havzasını Daha Da Kuraklaştırıyor’

* Üstelik bu tehdit salgın bir hastalık gibi; sınır tanımıyor, sınırları aşıyor bizleri evlerimizin orta yerinde buluyor. Amazon Ormanları’nda kesilen her bir ağaç, Avrupa’yı sular altında kalmaya bir adım daha yaklaştırıyor. Türkiye’de yanan her orman alanı, Akdeniz havzasını daha da kuraklaştırıyor.

* Açık kalan her bir çeşme, Afrika’daki suya erişim mücadelesini zorlaştırıyor. Gelişmiş ülke ekonomilerinin kendi sınırları içindeki karbon salınımını en aza indirmesinin de tek başına bir anlamı yok. Çünkü karbon salınımıyla kirlenen atmosfer, kendisini termik santrallerden kurtarmış ülkelerin de üstünü örtüyor, onların da nefesini kesiyor.

*Karşı karşıya bulunduğumuz ekolojik yıkım en çok da sizi ürkütüyor. Geleceğe dair kaygılarınız artıyor; ebeveynlerinizin yaşadığından daha kötü bir dünyada ömrünüzün geçeceğini düşünüyorsunuz.

Süheyla Doğan: ‘Kapitalist Sistemden Umudumuz Yok, Çözüm Biziz’

‘Birlikte Değiştirebiliriz’

* Haklısınız ancak birlikte değiştirebiliriz! Biliyorsunuz, Cumhuriyetimizin II. Yüzyılı için kaleme aldığım II. Yüzyıla Çağrı Beyannamesinde, “Gelecek nesiller için Ekosistem Hakkı” başlığına yer vermiş, bu hakkın anayasal güvence altına alınacağını söylemiştim.

* Masmavi ve yemyeşil, sağlıklı ve bereketli Türkiye hedefimizde, sizlerin de yanımızda olmanız bize gurur verir. Uluslararası bir dayanışmayla ve aynı zamanda ulusal bir kararlılıkla ülkemizi, dünyamızı daha yaşanabilir kılmanın politikaları hazır. Dünyaya örnek olacak ekolojik sıçramamızı birlikte yaşama geçireceğiz. Türkiye’yi evrensel kriterlere uygun bir ekosistemin uygulayıcısı ve dünyadaki öncüsü yapacağız.

Gençlerin Denetimi ve Katılımına Açık Bir Çevre Politikası Vurgusu

* Tüm canlıların yaşam hakkına saygılı, yeraltı ve yer üstü kaynaklarını ekolojik sınır ve şartlara uygun olarak değerlendiren; karar süreçlerinde demokratik ve siz gençlerin doğrudan denetimine/ katılımına açık bir çevre politikasını hayata geçireceğiz.

* Her alanda olduğu gibi iklimde, doğada, ekosistemde, suda, tarımda, kent ve kır yaşamında adaleti sağlayacağız; çevrenin binlerce yıllık kadim adaletinin önüne barajlar kurmayacak yollar yapmayacak, engeller çıkartmayacağız.

Arif Ali Cangı: ‘Hukuk, Ekolojiye Uygun Bir Mekanizma Haline Getirilmeli’

‘İklim Bakanlığı Kuracağız’

* Bu bağlamda, Millet İttifakı’nın iktidarında doğal ekosistemin korunması ve eski haline döndürülmesini koordine edecek İklim Bakanlığı’nı kuracağız. Bakanlığın kadrolarını büyük ölçüde sizler oluşturacaksınız.

* Bugünün gençleri olan sizlerle birlikte, sizin de çocuklarınız için evrenin bilinen en güzel gezegenini, yeniden sağlıklı mavi küreye dönüştürelim. Türkiye’den başlayalım! Ülkemizin ve dünyanın ekolojik geleceğini kurtaralım. Başarabiliriz, geleceği değiştirebiliriz!

Okumak için tıklayın

Genel

Gençliğin Umudu Kılıçdaroğlu Mu?

-

deniz kılıç z kuşağı

2023 Genel seçiminde 2000 sonrasında doğan 5 milyon 940 bin 916 genç seçmen oy kullanacak. Bu oran toplam seçmende yüzde 11.8 oy dilimine denk geliyor. Türkiye’de siyasetin gündeminde artık Z kuşağı var.

DENİZ KILIÇ | Z kuşağını önceki kuşaklardan ayıran en belirgin özelliklerden biri de kendilerine dayatılan görüşleri kabullenmemesidir. Sorgulayıcı, araştıran, kendine yakın olanı seçen ve kendine göre bir görüşü yorumlayandır. Biraz detaylandırmak gerekirse gelişen teknolojinin içerisinde dijital çağın araçlarını etkin kullanan, kendisinden önceki kuşağa göre sokak yerine bilgisayarla oynayan, içe kapanık, bilgiye erişimi yüksek, diğer jenerasyonlar ile iletişimi zayıf olan bir görüşler bulunmaktadır.

Özellikle internetin tüm nimetlerinden yararlanan Z kuşağı, her türlü bilgiye kolay ulaşabiliyor. Siyasi tercihleri sürekli sorgulanan Z kuşağı, politik bakış açılarıyla da gündeme geliyor. Onların politik bakışlarını sadece Türkiye’deki olup biteni görmek üzerine kanaat oluşturmuyor. Z kuşağı Türkiye ile dünyayı kolayca karşılaştırabiliyor.

Ebeveynlerinin doğrularını kabullenmek yerine kendi doğrularını oluşturan ve buna göre yaşamsal standartlarını yakalayan ve en önemlisi de özgürlüğünden taviz vermek istemeyen bu kuşağın Türkiye siyasetindeki siyasi tercihleri partilerin kendisinden daha çok izledikleri politikalardan oluşuyor. Bu bakış açısında bulunan Z kuşağının siyasete bakış açısı da kendinden önceki kuşaklara benzemiyor. Kendi normlarını oluşturan Z kuşağı kendine göre siyasi eğilimlerini oluşturuyor.

CHP’nin İktidar Manifestosu: İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi

Siyasetin Odağı Z Kuşağı

2021 yılını birçok tartışmayla birlikte geride bıraktık. Ancak siyasi ve ekonomik tartışmaları yeni yıla da taşıyacağımız ortada. 2022 yılında erken seçim olur mu, olmaz mı? Bu sorunun cevabı şu an için bilinmiyor. Seçim konusundaki tek bilinen şey erken veya zamanında bir seçim için en kısa süre her gün itibariyle önümüzdeki 60 gün! Seçim için en uzun süre de 1 buçuk yıl! Yani Haziran 2023.

Türkiye aslında uzun süredir seçim atmosferini yaşıyor, iktidar her ne kadar seçim yok dese de muhalefet partileri seçim kampanyası gibi siyasi çalışmalarını sürdürüyor. Ana muhalefet partisi CHP, genel merkezden il ve ilçe örgütlerine kadar daha önce görülmemiş bir şekilde titiz bir çalışma yürütüyor. CHP, tüm sandık görevlilerini şimdiden belirlemiş durumda. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu il il dolaşıyor, basın toplantıları düzenliyor, akşam eve gittiğinde de video çekip Twitter’dan paylaşıyor. Kılıçdaroğlu son dönemde özellikle gençlere yönelik söylemlerde bulunuyor. Sosyal medyayı önemsiyor, kendi Twitter profil hesabında “CHP Genel Başkanı / Gençlerin Demokrat Amcası” yazıyor.

Yürüyüş: Kılıçdaroğlu Ne Söyledi, Ne Yaptı ve Şimdi Ne Yapmak İstiyor?

Kılıçdaroğlu, Gençlerle Diyalog İçin Samimi Çaba İçerisinde

Kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde iktidara geldikleri ilk 6 ay içerisinde gençler için yapacakları 6 maddeyi açıkladı. Bu vaatler arasında gençlerin ilk cep telefonundan ve ilk arabasından ÖTV’nin sıfırlanacağı, internet paketlerinden vergi alınmayacağı ve indirimli paketlerden yararlanabileceği yer alıyordu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Z kuşağıyla ile de yakın ilişki kurma gayretinde. Jahrein kullanıcı adıyla bilinen Ahmet Sonuç’un Twitch kanalındaki canlı yayınına katılan ilk siyasi lider olan Kılıçdaroğlu’nun konuk olduğu programı 320 bin kişi izledi. Katıldığı bu yayında gençlere seslenen Kılıçdaroğlu “Size sözüm söz beraber bu ülkeyi aydınlığa çıkaracağız. 6 ay içinde göreceksiniz başka bir Türkiye… Ben Kılıçdaroğlu’nu istediğim gibi eleştiririm başıma hiçbir felaket gelmez… Hepsini göreceksiniz. Özgürlüğü göreceksiniz. Konsollarınızı daha ucuza alacaksınız. İnternet erişiminiz çok daha rahat olacak” dedi. Her şeyden önemlisi Kılıçdaroğlu’nun gençlerle iletişim kurma çabası, gençlerin sempatisini kazanıyor.

Bu arada Kılıçdaroğlu’nun Jahrein’e konuk olduğu programda, yayını izleyen 320 bin kişinin tamamına yakınının gençlerden oluştuğunu belirtmek istiyorum. Mitinglerde toplanamayacak kişi sayısına sosyal medyanın gücü sayesinde ulaşılabiliyorsunuz. Siyasi propaganda da artık klasik yöntemlerin bittiğini görüyoruz.

Yılbaşı öncesinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeni yıl reklam filmi yayınlandı. Reklamdaki detay da yine gençlik üzerine kurgulanmış. Babasının 19 yıllık oltasının iş yapmadığını gören genç kız, babasına artık oltasını değiştirmesi yönünde uyarıda bulunuyor. Oltada ısrarcı olan baba, genç kızın ısrarı neticesinde oltasını değiştiriyor ve bir kova balık tutuyor. Reklam filminde verilen mesajın gençler üzerinden verilmesi dikkat çekici. Türkiye sosyolojisi değişiyor, eskiden aile büyükleri siyasi tercihlerini gençlere empoze ederken şimdi ise durum tam tersi. Yani Türkiye’de siyaset sosyolojisi artık tamamen değişiyor. Bu değişimin ilk seçimlere yansıyıp yansımayacağını hep birlikte göreceğiz.

Okumak için tıklayın

Öne Çıkan Haberler