Bizi Takip Edin

Ekoloji

İklim Krizi Etkisini Artırıyor: ‘Ekolojik Yok Oluşa Sürükleniyoruz’

deniz kılıç ekolojik yok oluşa iklim krizi

İklim krizi doğrudan/dolaylı etkileri ile tüm canlı yaşamını olumsuz etkiliyor ve ekolojik sistem geri dönüşü olmayan bir yok oluşa sürükleniyor.

DENİZ KILIÇ | Hava, toprak ve su kirliliği her geçen gün daha da artarak tüm doğaya zarar vermeye devam ediyor. Dolayısıyla dünyanın geleceği açısından büyük bir tehdit oluşturuyor. Artık tüm dünya ülkelerinin çevre sorunlarına karşı somut adımlar atması, yüzünü kapitalist politikalar yerine çevresel politikalara dönmesi elzem olmuştur.

Bu yazımda son dönemde ülkemizden ve dünyadan bazı ekoloji haberlerine yer vermek istiyorum.

Deniz Kılıç Yazdı | CHP’nin İktidar Manifestosu: İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi

Ekolojik Yok Oluşa Sürükleniyoruz: ‘126 Deniz Canlısı Türünün En Az Yüzde 25’i Tehdit Altında’

Dünyadan örnek vermek gerekirse; İngiltere’de yer alan Exeter Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırmada, dünyadaki deniz memelilerinin iklim değişikliği ve kirlilik nedeniyle büyük bir tehdit altında olduğunu belirtiliyor. Araştırmacılar balinalar, yunuslar, foklar, deniz aslanları, deniz ayısı, dugonglar, su samuru ve kutup ayılarını içeren 126 türün durumunu araştırdı ve en az yüzde 25’inin tehdit altında olarak sınıflandırıldığı bulundu. Çalışmada özellikle, nesli tükenmek üzere olan vaquita domuz balığı ve Kuzey Atlantik sağ balinasının en yüksek tehdit altında oldukları ifade edildi.

CHP Gençlik Kolları Başkanı’na 11 Ay Hapis Cezası

İklim Krizine Bağlı Dünyada 10 Milyon Kişi Göç Etmek Zorunda Kaldı

Dünya genelinde son 6 ayda çoğunluğu Asya kıtasında olmak üzere, 10 milyonu aşkın kişi yaşanan iklim değişikliğinin sonucu meydana gelen sel ve kuraklık gibi felaketler nedeniyle yerinden oldu. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu’nun açıklamasına göre, bu süre içerisinde 2 milyon 300 bin kişi silahlı çatışmalar nedeniyle yaşadığı bölgeleri terk ederken, yaklaşık 8 milyon kişi iklim değişikliğinin neden olduğu felaketler yüzünden yerinden edildi.

CHP’li Güncer’den İnce’ye Sert Tepki: ‘Faik Öztrak Trakya’nın Gururudur’

Su Kaynaklarımız Her Geçen Gün Tükeniyor

Dünya iklim krizi tehdidi altındayken her geçen gün su kaynakları ve doğal yaşam alanlarımız tükeniyor, rant hırsıyla yok ediliyor. Her yıl 22 Mart’ta kutlanan Dünya Su Günü bu sene daha da anlam kazandı. Gittikçe su fakiri olma yolunda ilerleyen Türkiye, bu sene yeteri kadar yağış alamadığı için barajların kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Sadece yağışlar değil doğanın rant için talan edilmesi de suları kurutuyor.

Trakya’nın Tarım Arazilerini Sanayileşme Adı Altında Zehirlediler

Trakya’nın Ortasındaki Ergene Nehri’nin Debisi İki Kat Kirlenerek Artmış Vaziyette

Geçtiğimiz günlerde İzmir’de düzenlenen ‘Kentlerde Sürdürülebilir Su Politikaları Zirvesi’ne katılan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak: “Ergene diye bir havzamız ve bir nehrimiz var. Bölgede 1970’lerde başlayan, 1990’larda hızlanan ve 2000’lerde de zirve yapan sanayileşme ile tekstil ağırlıklı fabrikalar kurulmuş. Bu fabrikalar yer altı sularını öylesine müsrifçe kullanılmış ki Ergene’nin debisi iki kat artmış ama kirlenerek artmış. Şu anda hükümetimizin ‘Ergene Eylem Planı’ diye 2011 yılında başlatmış olduğu Ergene’yi temizleme ve eski haline getirme programında hala bir sonuç alınabilmiş değil ve Ergene hala zehir akıtıyor, tam terimiyle söylüyorum. Büyük hastalıkların da sonuçlarını görüyoruz.” demişti.

Başkan Albayrak: ‘Ergene Zehir Akıtıyor, Tam Terimiyle Söylüyorum’

İklim Krizi Bir Gelecek Kaygısıdır!

İklim krizi ile mücadele için bir an önce küresel düzeyde önlemler alınmalıdır. Yerel yönetimlerin de çevre denildiği zaman, bu sorumluluğun sadece “fidan dikmek” etkinliği olmadığını artık anlaması gerekiyor

Merkezi yönetimin çevre kirliliğine karşı somut, kalıcı ve sürdürülebilir politikalar üretmesi gerekir. Ülkemizde son dönemde yaşanan ani hava değişimleri, kuraklık, ara mevsimlerin neredeyse kalmaması sadece birer uyarı. Yoksa her şey için gerçekten geç kalacağız.

Trakya’yı Öldüren ‘Bitmeyen İhmal’: 285 Kilometrelik Zehir ve Daha Ötesi