Connect with us

Yerel

Beşiktaş’ın Meydanları Denizle Buluşuyor

-

beşiktaş meydan düzenlemesi

İBB ve Beşiktaş Belediyesi Beşiktaş’taki meydanları düzenleme projesinde ilk adımı attı. Beşiktaş Meydanı’nda bulunan üst geçit, meydanları düzenleme projesi kapsamında kaldırıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Beşiktaş Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilecek olan Beşiktaş Meydanı’nın çehresini geliştirme ve düzenleme çalışmaları kapsamında ilk adım atıldı. Proje kapsamında Barbaros Bulvarı’ndan Ortaköy’e dönüşte kullanılan tarihi üst geçit kaldırılarak çalışmalara başlandı.

Koronavirüs tedbirleri kapsamında 17 günlük sokağa çıkma yasağını fırsata çeviren İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beşiktaş Belediyesi, Beşiktaş’taki Meydanları düzenleme projesi kapsamında çalışmalara başladı. Meydan projesi düzenleme çalışmalarının ilk adımı atıldı. İBB ve Beşiktaş Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen çalışma kapsamında artık işlevsiz hale gelen Beşiktaş ve Ortaköy’ü birbirine bağlayan köprünün yıkımı gerçekleştirildi.

Beşiktaş’ta Belediye-İşçi Dayanışması: ‘Emekçilerimizin Hakkını Teslim Ettik’

Başkan Akpolat: ‘Başkanımız Ekrem İmamoğlu’na Beşiktaş Halkı Adına Teşekkür Ediyorum’

Çalışmalara katılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, kapanma dönemini fırsata çevirerek Beşiktaş meydan düzenleme çalışmalarını önceleyen İstanbul Büyükşehir belediyesi ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na teşekkür etti ve projenin öneminden bahsederek yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi: “Bugün Beşiktaş açısından tarihi bir gün. Beşiktaş Meydanı İstanbul’un kalbi denilecek noktalardan bir tanesi. İnsan sirkülasyonunun ve trafik yoğunluğunun çok fazla olduğu yerler. Dolayısıyla burada yapılacak düzenlemelerin çok önemli katkıları olacağını düşünüyoruz. Bu yıkılan köprü işlevini yitirmiş, daha çok otopark olarak kullanılan ve artık güvenirliliğini de yitirmişti. Bu köprüden hem vatandaşlarımız hem de esnafımız oldukça rahatsızdı. Ayrıca bu köprü vatandaşlarımızın denizle bağlantısını kesiyordu. Biz göreve gelirken meydanlarımızı düzenlemeye, vatandaşlarımızı denizle buluşturmaya söz vermiştik. Şimdi İstanbul Büyükşehir Belediyemizle beraber sözümüzü tutuyoruz.

beşiktaş meydan düzenleme

CHP Beşiktaş’a Polis Müdahalesi: ‘Siyaset Yapma Hakkımız Engelleniyor’

‘Yeşille Denizin Bir Arada Olacağı Beşiktaş Meydanı’nı İstanbul’a Kazandıracağız’

“Üst geçidi kaldırıyoruz. Yeşille, denizle bitişik bir meydanı Beşiktaş’ımıza ve İstanbul’umuza kazandırmış oluyoruz. Beşiktaş’ta yaşayan komşularımız bize defalarca, 50-60 yıldır burada ikamet eden vatandaşlarımız bize “Denizle buluşamıyoruz, Beşiktaş’ın nimetlerinden faydalanamıyoruz, buraları kamuya açın” dediler. Sağ olsun İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu bu sorunu öncelikleri arasında gördü ve Beşiktaş’taki altyapı sorununu çok kısa bir zamanda çözdü. Altyapı sorunundan sonra da, üst yapının yenilenmesini sağlamaya başladı. Bu meydan da bizim için bu kapsamda çok önemliydi.”

‘BELTAŞ Sosyal Tesisleri ve Kitap Kafeyi En Kısa Sürede Beşiktaş’a Kazandıracağız’

Akpolat, Beşiktaş Meydan projesinin detaylarını anlatırken vatandaşlara bir de müjde verdi: “Öncelikle burası yeşil bir meydan olacak. Bu köprü de ortadan kalktıktan sonra Barbaros Bulvarı’ndan aşağıya inen vatandaşlarımız denizi direkt görebilecekler. İDO İskelesi’nin olduğu yerde Beşiktaş Belediyesi BELTAŞ Sosyal Tesisleri’ni açıyoruz. Buradaki komşularımıza 300 m2’si kitap kafe, 900 m2’si de sosyal tesis olarak hizmet verecek bir yaşam alanı daha sunacağız. Orada vatandaşlarımız hem denizle buluşacaklar hem ucuza hizmet alabilecekler.’’

Başkan Akpolat: ‘Ortaköy Vadisi’ Projesini Hayata Geçireceğiz

‘Kentsel Tasarım Projesini Hayata Geçiriyoruz’

Beşiktaş Meydanı’nın Cumartesi Pazarına kadar düzenleneceğini belirten Akpolat sözlerini şöyle sürdürdü: “Hem Çarşı içini, Köyiçi’ni düzenleyeceğiz hem Ihlamurdere Caddesi’nde kentsel tasarım projesini de hızlıca hayata geçireceğiz. Şimdi bunun adımları atılmaya başlandı. Bu köprü de oradan kalktıktan sonra, Barbaros Bulvarı’ndan aşağıya inen vatandaşlarımız denizi direkt görebilecekler. Burada yeşil bir meydan tasarlanacak. Vatandaşlar bu köprüye gerek duymadan Barbaros Meydanı’nda gerçekleştirilecek sinyalizasyonu kullanarak Ortaköy tarafına gidebilecekler. Şimdi buranın yenilenecek olmasının mutluluğunu yaşıyoruz. Gerçekten İstanbul’a yakışır, Beşiktaş’a yakışır bir meydanı İstanbul Büyükşehir Belediyemizle beraber halkımıza kazandıracağız.”

Yerel

Beşiktaş Belediyesi 23 Nisan’da Çocuk Şenliği Düzenleyecek

-

çocuk şenliği beşiktaş belediyesi

Beşiktaş Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda iki gün boyunca sürecek çocuk şenliği düzenliyor.

K2 HABER | Beşiktaş Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda iki gün boyunca sürecek çocuk şenliği düzenleyecek. İsmet İnönü Spor Tesisleri’nde gerçekleşecek çocuk şenliğinde çocuklar bayramın tadını doyasıya çıkaracak. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da çocukların bayram sevincine ortak olacak.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı her sene olduğu gibi bu sene de Beşiktaş’ta coşkuyla kutlanacak. Beşiktaş Belediyesi, İsmet İnönü Spor Tesisleri’nde 23 Nisan Çocuk şenliği düzenleyecek.

Başkan Rıza Akpolat: ‘Beşiktaş’ın En Büyük İkinci Markasını Yaratacağız’

Pelin Batu, Çocuk Okurlarıyla Buluşuyor

Şenlikte çocuklar için oyun grupları, sihirbaz gösterileri, animasyon ekibi, panayır oyunları, atölyeler ve sürpriz etkinlikler yer alacak. 23 ve 24 Nisan günlerinde saat 12:00’de başlayıp 17.00’ye kadar sürecek çocuk şenliğinde çocuklar bayram coşkusunu doyasıya yaşayacak. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da çocuk şenliğine katılarak çocuklarla beraber bayramı kutlayacak.

Yazar Pelin Batu, çocuklar için kaleme aldığı ‘’Süt Vampiri Emir’’ adlı kitabının imza gününde çocuk okurlarıyla buluşacak. Etkinlik, 23 Nisan Cumartesi günü saat 12.00’de Beltaş Kitap Cafe’de gerçekleşecek.

Beltaş Kitap Cafe

Yıldız Mah. Yalı Çıkmazı Sok. No:6 Beşiktaş

Okumak için tıklayın

Yerel

İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali Beşiktaş’ta Başlıyor

-

çocuk ve sanat bienali

Dünyanın en kapsamlı çocuk ve gençlik sanat organizasyonu 6. Uluslararası İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali, 20 Nisan’da MKM Beşiktaş Çağdaş’ta düzenlenecek açılış töreniyle başlıyor. Bir ay boyunca 120’ye yakın atölye, söyleşi ve etkinliklerin yer alacağı bienalde, ünlüler de çocuklar ve gençlerle buluşacak.

K2 HABER | 2010 yılından bu yana 31 ülkeden katılımın olduğu 6. İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali, 20 Nisan’da MKM Beşiktaş Çağdaş’ta düzenlenecek açılış töreniyle başlayacak. Bu yıl altıncısı düzenlenen bienal, 20 Nisan-22 Mayıs tarihleri arasında MKM Beşiktaş Çağdaş, Şehir Hatları Vapurları, Kadıköy ve Beşiktaş iskele meydanlarında düzenlenecek.

Palet Kültür Sanat ve Eğitim Derneği tarafından organize edilen Bienalin bu yılki programı kapsamında aralarında Devrim Erbil, İsmail Acar, Güven Kıraç, Tülin Onat, Cem Özer, Süleyman Saim Tekcan, Emrah Ablak, Rajendra Kapse, Ketaki Pimpalkhare, Pelin Batu, Gür Akad,  Naci Görür’ün olduğu çok sayıda alanında uzman sanatçı, akademisyen ve eğitimciyle, farklı tür ve içeriğe sahip 120’ye yakın atölye, söyleşi ve etkinlik gerçekleştirilecek.

6. İstanbul Çocuk ve Sanat Bienali: Konsept Buluşma Noktası

6. İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali’nin bu yılki konsepti ‘buluşma noktası’ olarak belirlendi. Bienalin küratörü akademisyeni sanat tarihçisi Fırat Arapoğlu ile birlikte bu yıl ilk kez bir çocuk küratör uygulamasına gidilerek 5. sınıfta öğrenim gören Sinan Ersen küratör olarak belirlendi.

Başvuru sürecinde yoğun ilgi gören bienal, 35 ilden 438 kurum ve okuldan 5 bin 391 çocuk ve gencin çalışmalarına, atölye, söyleşi ve etkinliklerle ev sahipliği yapacak.

Bienal, plastik sanatlar disiplinleri olan resim, heykel, seramik, fotoğraf, film, video art ve yeni medya çalışmalarının güncel uygulama ve düzenlemeleriyle; sanatçı sunumu, performans, video gösterimi, atölye çalışmaları, panel, söyleşi, edebiyatçı buluşması ve konser gibi etkinlikleri kapsıyor. Bunların yanında öğretmen eğitimleri, atölyeler, söyleşiler ve diğer etkinliklerle sanat eğitiminin kalitesinin artırılması; kültürler arası etkin bir iletişim platformu yaratılarak, ortak bir dilde buluşulması; genç sanatçıların ve kültür endüstrisinin önemli aktörlerinin yetiştirilmesine katkıda bulunulması; uzun vadede de kültür sanat üretici ve takipçilerinin yaratılması Bienal’in hedefleri arasında yer alıyor.

Mozart Ödüllü Ali İnsan Bienal’de

Bienal’in sürprizleri arasında ise 13 yaşındayken Almanya’da Mozart ödülünü alan ilk yabancı olan Ali İnsan bulunuyor. 2006 doğumlu Ali İnsan, bienal kapsamında Kadıköy meydanında halka açık konser verecek. Aslen Malatyalı olan ve ailesi 1996 yılında Almanya’ya göç eden Ali İnsan, Almanya Kültür Bakanlığınca her yıl düzenlenen Jugend Muzisiert yarışmasında 2019 yılında birincilik elde etti. Aynı yıl içinde Mozart’ın Voi che sapete eserini başarılı şekilde seslendirdiği için Wolfgang Amadeus Mozart ödülünü almaya hak kazanan ilk yabancı oldu.

Başkan Rıza Akpolat: ‘Beşiktaş’ın En Büyük İkinci Markasını Yaratacağız’

Kurumlardan Büyük Destek

Bienal 2010 yılından bu güne kadar, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü, Beşiktaş Belediyesi, Beşiktaş Belediyesi Beltaş A.Ş. Kadıköy Belediyesi, Beyoğlu Belediyesi, Ataşehir Belediyesi, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı, ENKA Vakfı, AÇEV, TOG, Borusan Contemporary, Oyuncak Müzesi. Yeditepe Üniversitesi,  İstanbul Vakfı, Akbank Sanat, İsveç Konsolosluğu, Hollanda Konsolosluğu, SALT Galata, Bilgi Üniversitesi, Kültür Kenti Vakfı, İstanbul Rotary Kulübü Derneği, Türk Kızılayı, Pera Müzesi, TEMA, WWF, Kişisel Dönüşüm Akademisi, THY, DC Art gibi 40 üzerinde STK yerel yönetim ve kamu kurumunun iş birliği ve destekleri ile düzenlendi.

Alanında Uzmanlardan Oluşan Jüri

6. İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali’nde sekiz binin üzerinde öğrencinin başvuruları, alanında uzman sanatçı akademisyen ve eğitimci, Ahval Ateş, Noshid Mirzaei, Alev Cınbarcı, Fazilet Balcı, Delal Kazıcı, Esra Çelikkanat, Gül Çetin, Gözde Tito, Nur Bardakçı, Oya Mete Yener, Özgür Yener’dan oluşan Bienal Jürisi tarafından değerlendirildi.

Güzel Sanatlar Liseleri’n gelen tüm projeleri ise, Kader Akçay, dijital işler ve video art çalışmalarını ise Nur Bardakçı değerlendirdi. 120 sanatçı ve akademisyenin vereceği atölye ve söyleşiden oluşan Atölye programını değerli eğitimci Yeliz Arapoğlu, Başak Salih Gülbin oluşturdu.

4-18 yaş aralığındaki çocuk ve gençlerin çağdaş sanatın içinde yer almaları, oluşturdukları özgün sanatsal üretimlerini, kamusal mekanlarda izleyici ile buluşturmaları için oluşturulan uluslararası bir sanat eğitim organizasyonu olan İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali, dünyada ve Türkiye’de bir ilk olarak 2010 yılından bugüne kadar her iki yılda yapılıyor.

31 Ülke, 245 Binden Fazla İzleyici 

2010–2018 yılları arasında beş defa düzenlenen Bienale 31 ülke ve Türkiye’nin 55 ilinden 1.601 proje ile katılım sağlandı, 28.960 öğrenci yapıtları, projeleri ve sahne performanslarıyla yer aldı, 1.969 okul, STK ve kurum Bienal’de temsil edilirken, 7.149 öğretmen etkinliklerde öğrencilere rehberlik yaparak proje üretti ve yönetti. 245.661 öğrenci ve yetişkin Bienallerde izleyici olarak yerini alarak etkinliklere katıldı.

Beşiktaş Belediyesi Engelli Kediler İçin Rehabilitasyon Yuvası Açtı

Okumak için tıklayın

Yerel

Onay Akbaş’ın Kişisel Desen Sergisi Beşiktaş’ta Sanatseverlerle Buluştu

-

onay akbaş

Sanatçı-Ressam Onay Akbaş’ın, “Çizgi – Bir uçtan öbür uca – Traits, d’un bout a l’autre ” adlı kişisel desen sergisi, Beşiktaş Belediyesi’nin ev sahipliğinde Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nda sanatseverlerle buluştu. Açılışını Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın gerçekleştirdiği ve birçok ünlü ismin katıldığı sergi yoğun ilgiyle karşılandı.

K2 HABER | Sanatçı-Ressam Onay Akbaş’ın 2021 yılının Eylül-Ekim aylarında Paris Galerie Heart’da gerçekleşen, kapsamlı eskiz-desen çalışmalarının yer aldığı “Çizgi – Bir uçtan öbür uca – Traits, d’un bout a l’autre ” adlı kişisel desen sergisi 30 Mart’ta sanatseverlere kapılarını açtı.

Sanatsal çalışmalarını 34 yıldır yaşadığı Paris’te sürdüren ressam Onay Akbaş, bu sergisinde 1984 – 2022 yılları arasında ürettiği eserlerinin, özenle saklanmış eskizlerini ve desenlerini bir araya getirirken “Fikir’den Eser’e” ulaşan yaratım sürecindeki serüveninin kapılarını aralayarak sanatseverleri eserlerinin “Mutfağı”na davet ediyor.

‘Onay Akbaş’ın Çalışmaları Birer Sanat Yapıtı’

Onay Akbaş’ın sergisine eşlik eden ve Türkçe – Fransızca olarak kapsamlı bir şekilde hazırlanan desen kitabının yazarı Yalın Alpay sergi açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi:

Onay Akbaş’ın resminden biraz bahsedeceğim. Onay Akbaş resmi dendiğinde bizim aklımıza gelen ilk şey renklerdir. Karma karışık bir renk düzeni ve sanki boyalar tüpten çıktığı şekliyle sürülmüş gibi olan bu rengârenklik içinde çoğu şey kendisini bize kapatır. Dikkatimizi olanca güdümüzle resme vermemiz gerekir ki içindekileri biraz sonra anlayabilelim. Resim bize kendisine hemen deşifre etmez. Resme bakmaya devam ettiğimizde bu sefer asli unsur olan çizgiyi görmeye başlarız. Konturlerle beraber oradaki suratlar figürler, kendilerini açığa çıkarmaya başlar. Onay Akbaş renkçi bir ressam değil, çizgilere dayanan bir ressam. Eskizlerde onun sanatının gerçek özüyle doğrudan karşı karşıya kalıyoruz. Bu yüzden de benim düşüncem eskiz bir taslak olarak değil bir sanat yapıtı olarak burada kendisini açığa çıkarıyor.  Bu yüzden 38 yıllık bir süreye dağılmış olan bu çalışmaların her birini birer sanat yapıtı olarak görmemizde fayda var. Çünkü ilk bakışta eskize böyle bir anlam yüklenmeyebiliyor. Fakat burası benim açımdan Onay Akbaş’ın sanatının asli noktası diye düşünüyorum.”

Beşiktaş Belediyesi’nden Öğrencilere Ücretsiz Yemek Uygulaması: Öğrenci’YE

Başkan Akpolat: ‘Sanata Kattığı Değer İçin Teşekkür Ederim’

Ressam Onay Akbaş’ın sergisine Beşiktaş’ta ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduğunu dile getiren Başkan Rıza Akpolat şunları söyledi: “Zor zamanlardan geçiyoruz. Bu zamanlardan çıkmanın en büyük formülü de dayanışma. Dayanışmanın en büyük örneklerini de bugüne dek hep sanatla gerçekleştirdik. Beşiktaş pandeminin yarattığı kötü etkilerin üstesinden hep sanatla gelmeye çalıştı. Birçok salonumuzda Mustafa Kemal Merkezi’nde, Fulya Sanat’ta ve yine gördüğünüz Mimar Sinan’ın 15.yy’dan kalma eserinde bu sanatsal faaliyetlere yer vermeye çalışıyoruz. Sanatı ve sanatçıyı Beşiktaş’ta görünür kılmakla ilgili çabamız var. Beşiktaş’ı kültür ve sanatın merkezi haline getireceğiz. Çok önemli eserlerimizin, çalışmalarımızın açılışlarını yapacağız. 

Burada ortaya konulan eserler çok kıymetli. Ben hafta sonu Mersin Yenişehir’de idim. Orada bir hizmet protokolü gerçekleştirdik. Kültür- Sanat projelerimizle birlikte birçok projemizi Yenişehir Belediyesi ile ortaklaştırıyoruz. Orada da Onay Hocamızın sergisini heyecanla bekliyorlar. Nisan sonuna kadar sergimiz açık, bütün Beşiktaşlı ve İstanbul’un dört bir yanından bütün hemşerilerimizi bu sergiye bekliyoruz. Sanata kattığı değer için kıymetli hocam Onay Akbaş’a yürekten teşekkür ediyorum.”

Başkan Rıza Akpolat: ‘Beşiktaş’ın En Büyük İkinci Markasını Yaratacağız’

30 Nisan’a Kadar Ziyaret Edilebilir

Beşiktaş Belediyesi ev sahipliğinde, iştirak şirketi Beltaş iş birliğinde, Brieflyart Sanat Organizasyon-Baran Curoğlu koordinatörlüğünde, Mimar Sinan’ın önemli yapıtlarından ve sanat içerikli organizasyonlara ev sahipliği yapan tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nın gizemli atmosferinde yer alan Onay Akbaş’ın “Çizgi, bir uçtan öbür uca -Traits, d’un bout à l’autre ” adlı kişisel sergisi vesilesiyle,  Yalın Alpay’ın kaleme aldığı ve ön sözünün Nedim GÜRSEL imzasını taşıdığı,  (Türkçe – Fransızca) çift dilli kapsamlı bir desen kitabı da sanatseverlerin beğenilerine sunuluyor. 250 eskiz ve desenin yer aldığı sergi 30 Nisan 2022 tarihine kadar Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nda ziyaret edilebilir.

Okumak için tıklayın

Yerel

Türkiye’de Bir İlk: Beşiktaş Belediyesi’nde 65+ Yaşam Ofisi Açıldı

-

gerontoloji ofisi

Beşiktaş Belediyesi, ileri yaştaki komşularına daha kaliteli hizmet verebilmek, gelen talepleri tek çatı altında toplayıp hızlı ve kolay çözümler üretmek için 65+ Yaşam Ofisi’ni hayata geçirdi. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Türkiye’deki tek Gerontoloji ofisi olan belediye olduklarının altını çizerek yaşlı dostu olan bir belediyenin sorumluluğunu ortaya koyacaklarını ifade etti.

K2 HABER | Beşiktaş Belediyesi, ileri yaştaki komşularına verdiği hizmetleri çeşitlendirmeye ve niteliğini yükseltmeye devam ediyor. Yaşlı dostu kentler ağına üye olan Beşiktaş Belediyesi hayata geçirdiği uygulamalarla ihtiyaç sahibi ileri yaştaki komşularına Aşevinden her gün sıcak yemek dağıtımı, Halk Kart, Esenlik hizmeti, Evde sağlık desteği, Hasta bezi, yatak pedi, tekerlekli sandalye temini ve Dost Eller Taksi gibi pek çok hizmeti vererek komşularını bir an olsun yalnız bırakmıyor.

65 yaş üstü komşularını doğrudan ilgilendiren hizmetleri bir çatı organizasyonu olarak koordine etmeyi hedefleyen Beşiktaş Belediyesi bu çerçevede Beşiktaş Belediyesi Levent Ana Hizmet binasının giriş katında 65+ Yaşam Ofisi’nin açılışını yaptı.

Rıza Akpolat: ‘Türkiye’deki Tek Gerontoloji Ofisi Olan Belediye Olmanın Sorumluluğunu Taşıyoruz’ 

Açılış törenini gerçekleştiren Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat,  Beşiktaş’taki 65 yaş üstü nüfusun, toplam nüfusa göre oranının giderek arttığını belirtti ve şunları söyledi:

‘’Beşiktaş Belediyesi, Dünya Sağlık Örgütü’nün yaşlı dostu kentler ağına üye olmuş bir belediye. Bu konuda bütün sorumluluklarını yerine getirmeye çalışan her yaptığı işte hazırladığı projeleri yaşlı dostu, engelli dostu, çocuk dostu sorumluluğunu taşıyan bir organizasyon. Dolasıyla her yaptığımız işte bu duyarlılığı taşıyoruz. Bu yaptığımız girişimde aslında bu noktada hassasiyetimizi, sorumluluğumuzu göstermek açısından bir adım olduğunu düşünüyoruz. Bu ilk adım bir vizyon aslında. Beşiktaş Belediyesi bu konuda çok iddialı bir noktaya gelecektir. Nasıl ki bugün Türkiye’deki tek Gerontoloji Ofisi olan belediye olduysak bugünden sonra da yaptığımız bütün işlerin merkezinde yaşlı dostu olan bir belediyenin sorumluluğunu ortaya koyacağız. Çalıştaylar düzenleyeceğiz, masalar oluşturacağız ve bu çalıştaylar sonucunda bir rehber oluşturacağız, bu rehberi de belediye meclisinden geçirerek bir karar haline getireceğiz. Buradaki bütün paydaşlarımızı bir araya getirerek verilen hizmetleri bir araya getireceğiz. Burada 65+ komşularımız hangi konuyla ilgili gelirlerse gelsinler, bu birimde hizmet alacaklar. Aslında burada hizmetleri ortaklaştırıyoruz, tek çatı altında topluyoruz. Beşiktaş’ı daha sağlıklı daha yaşanabilir ve örnek yaşlı dostu bir kent getirme hedefimizi burada yine yineliyorum. Burada, 65 yaşının üzerindeki komşularımıza sağlıklı ve aktif yaşlanma, demanstan korunma, yaşlılık hakları, kurum bakımı, belediye hizmetleri gibi konularda bilgi ve danışmanlık sunacağız.  65+ Yaşam ofisimizin açılışına katıldığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum.”

Beşiktaş Belediyesi’nden Öğrencilere Ücretsiz Yemek Uygulaması: Öğrenci’YE

Boratav: ’65+’nın Beşiktaş’ta Markalaşmış Olması Bizim İçin Çok Gurur Verici’

65+ Yaşlı Hakları Derneği Kurucusu ve Yönetim Kurulu Üyesi Ferhat Boratav ise yaptığı konuşmada  böyle bir girişimin hayata geçmesinden duyduğu mutluluğu dile getirerek şunları söyledi: “Çok güzel bir vesile hem burada olmak hem 65+ Yaşlı Hakları Derneği Kurucu üyesi hem de bir Beşiktaşlı olarak, burada olduğum için çok memnunum. 65+’nın Beşiktaş’ta markalaşmış olması bizim için çok gurur verici. Çok doğru yolda atılmış bir adım. Biz birlikte çalıştığımız bütün belediyelere yaşlı hizmetlerini ayrı bir birim altında örgütlemek gerektiğini ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Zaten Beşiktaş Belediyesi’nin yüreği her zaman yaşlılardan yanaydı bunu biliyoruz. Daha önce de bunları gördük. Şimdi doğru yerde olan yüreğinizle birlikte bu işi birleştirdiniz. Çok yapacak iş var adım adım ileriye doğru gidiyoruz. Böyle bir girişim için de tekrar çok teşekkür ederiz.”

Başkan Rıza Akpolat: ‘Beşiktaş’ın En Büyük İkinci Markasını Yaratacağız’

gerontoloji ofisi

Okumak için tıklayın

Yerel

TEMA Vakfı’ndan Çınar Kanseri Açıklaması: ‘Covid-19 Gibi Bulaşıyor, Tedavisi Yok’

-

çınar kanseri

TEMA Vakfı, Beşiktaş’taki tarihi Çınar ağaçlarının birçoğunun “Ceratocystis platani” adı verilen mantarın etkisiyle (Çınar Kanseri) kansere yakalandığını, bu hastalığa karşı kesim dışında bir tedavi olmadığını açıkladı.

K2 HABER | TEMA Vakfı, Çırağan Caddesi’nde yer alan Çınar ağaçlarına yönelik İBB tarafından yapılan kesim işleminin ardından, bilimsel bir çalışma yaptı. Vakfın yayınladığı araştırma raporunda, “tedavisi olmayan bu hastalığa karşı karantina tedbirleri alınarak ağacın kesilmesi ve imha edilmesinden başka önerilen bir çare bulunmamaktadır.” denildi.

Konuya ilişkin bilimsel bir araştırma yapan TEMA Vakfı, hastalığı Covid-19’a benzetti. Raporda, hastalığın temas halinde hemen bulaştığı, hastalığa yakalanmış ağaçların kurtulma şansı olmadığı ve ne yazık ki henüz tedavisinin de bulunmadığı hatırlatıldı.

Ağacı Kısa Sürede Öldürüyor

“Ceratocystis platani” mantarının neden olduğu Çınar kanserinin, kuş, böcek, rüzgar ve insan faktörüyle oluşmuş yara dokularından, budama alet ve ekipmanlarından, toprakta köklerin birbirine temasından ya da yağmur suları ile bulaştığı hatırlatıldı.

Hızla bulaşan hastalıkla ilgili “Bulaştıktan sonra hızla çoğalıp ve kısa sürede ağacın iletim dokularını tıkayarak ölümüne neden olmaktadır” denildi.

TEMA Vakfının başta toprak olmak üzere tüm doğal varlıkların korunması için faaliyette olduğu ve tüm çalışmalarının, bilim ve hukuk temeline dayandığının hatırlatıldığı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

Çınar Kanseri Hastalığı

İstanbul’un Beşiktaş-Çırağan Caddesi’nde yer alan koruma altındaki 112 adet Çınar ağacının, latince adı Ceratocystis platani olan mantarın yol açtığı Çınar kanseri hastalığı sebebiyle kesildiği açıklanmıştır. Bir diğer latin ismi Ceratocystis fimbriata f. sp. platani olarak literatürde yer alan ve sadece Çınar ağaçlarında (Platanus cinsinde) yaşayan bu mantar; canlı ağaçların dokularında, bulaş olmuş ağaçların odununda ve odun talaşlarında bulunmaktadır.

Ekoloji Örgütleri Tek Ses: ‘Sana Kanal Yaptırmayacağız!’

Ağacın Ölümüne Neden Olmaktadır

Mantar enfeksiyonu çeşitli şekilde ağaçta oluşan dal, gövde veya köklerdeki yaralar aracılığıyla yayıldığı gibi, bulaş olmuş toprak suyunun köklerle emilmesi, kuşlar, böcekler ve köklerin birbirine teması ya da yağmur sularından da meydana gelebilmektedir. Hızlı bir şekilde üreme ve çoğalma yeteneğine sahiptir. Yayılışı seksüel ya da aseksüel olarak üretilen sporlar ile olur. Sporlar hızla çoğalarak 6-20 günde odunun ksilem dokusunda toprak suyunu ağacın her bir noktasına ulaştıran iletim demetlerinde çoğalmakta ve iletimi engelleyerek zamanla ağacın ölümüne neden olmaktadır.

Avrupa’da On Binlerce Ağacı Öldürdüğü Bilinmektedir

Tek bir enfeksiyonun dahi kansere neden olduğu, yılda 2-2,5 metre ilerleyerek 30-40 santimetre çapındaki bir ağacı 2 yıl içerisinde öldürebileceği bildirilmektedir. Toprakta hastalıklı kökler ve bulaş olmuş ölü bitki dokularında 5 yıla kadar yaşayabilmekte ve bulaş yapabilmektedir. Hastalığın yeni alanlara yayılmasını önleyen bitki sağlığı önlemleri dışında herhangi bir kontrol yöntemi mevcut değildir. Enfeksiyonun 1949 yılında New Jersey’de dikilen çınar ağaçlarının %88’ini öldürdüğü bildirilmektedir. Avrupa’ya ilk gelişi, İkinci Dünya Savaşı sırasında odun ambalajları ile İtalya’ya olmuştur. Fransa, İtalya, Yunanistan, İsviçre ve Arnavutluk’ta görüldüğü; Avrupa’da on binlerce ağacı öldürdüğü bilinmektedir. İspanya’da ise hastalıklı ağaçların kesilerek uzaklaştırılması ve alınan karantina tedbirleri sonucu artık hastalığın görülmediği ifade edilmektedir.

Kesinlikle Karantina Kuralları Uygulanmalı

Çınar kanseri mantarının oluşturduğu risk, EFSA 2016’da (Avrupa Gıda Güvenliği Komitesi) yapılan değerlendirmeyle açık olarak yanıtlanmıştır. Yapılan risk analizinde, mantarın sadece Fransa, İtalya ve Yunanistan’da sınırlı bir yayılışı olmasına rağmen, riskin, Avrupa Birliği’nin 2000/29/EC numaralı, “Bitkilere veya Bitkisel Ürünlere Zararlı Organizmaların Avrupa Birliği Girişine ve Avrupa Birliği İçinde Yayılmasına Karşı Koruyucu Önlemler Talimatı”na göre tedbirler alınmadığı takdirde 40 katı olacağı tespit edilmiştir. 2000/29/EC numaralı talimat doğrultusunda alınacak önlemlere ilave tedbirler alınması halinde ise, riski %80 oranında azaltacağı ifade edilmiştir. Bu nedenle bu mantar hastalığının kesinlikle karantina kuralı uygulanacak hastalıklar arasına alınması tavsiye edilmiştir.

Covid 19 Gibi Temas Halinde Hemen Bulaşıyor

Bu veriler ışığında, çınar kanseri hastalığının ağaçlarda kolaylıkla yayıldığı, tıpkı COVID-19 gibi temas halinde hemen bulaştığı, hastalığa yakalanmış ağaçların kurtulma şansı olmadığı ve ne yazık ki henüz tedavisinin de bulunmadığı görülmektedir. Mantar misellerinin, ksilem olarak nitelenen topraktan gelen suyu ağaca dağıtan odunun iletim demetlerini tıkaması, bu dokunun ağacın gövdesinden tüm dallarına ve yapraklarına kadar uzanması nedeniyle bakım çalışmalarıyla kontrol altına alınması da mümkün değildir. Tüm dünyada ve ülkemizde Karaağaçları yok olma noktasına getiren Ophiostoma ulmi mantarı gibi Çınar ağaçlarını yok etme potansiyeli bulunmaktadır.

Ölmez Ağaca İlk Beton Darbesi Değil: ‘Kuzey Ege İstanbul’a Dönecek’

İstanbul’da Çınar Kanseri Hastalığı

Çınarları yok eden bu bulaşıcı hastalık Ceratocystis fimbriata f. sp. platani adıyla ülkemizde ilk defa 2010 yılında teşhis edilmiş, hastalık yüzünden İstanbul’da Beşiktaş, Beyoğlu ve Şişli ilçelerinde bir yıl içinde yaklaşık 400 Çınar ağacı kurumuş ve kesildiği bildirilmiştir.

Kurumaların devam etmesi üzerine 2016 yılında, İstanbul’da Gezi Parkı, Yıldız Parkı, Cumhuriyet Caddesi, Dolmabahçe Caddesi ve Çırağan Caddesi’nde bulunan, kurumuş ve canlı 976 adet Çınar örneklenerek bir araştırma yapılmıştır. Örneklenen ağaçların 314’ünün hastalıklı olduğu, 55’inin ise tamamen öldüğü tespit edilmiştir. Hastalıklı ağaçların 97’sinin taksim Gezi Parkı’nda, 41’inin Yıldız Parkı’nda, 17’sinin Cumhuriyet Caddesinde, 108’inin Dolmabahçe Caddesi’nde, 51’inin ise Çırağan Caddesi’nde olduğuna ilişkin bilgi bu çalışmada yer almaktadır.

Hastalığın İtalya’dan gelme İhtimali Yüksektir

Hastalığın ülkemize son 20 yılda Avrupa ülkelerinden yapılan binlerce boylu fidan ithali yapılan İtalya’dan gelme ihtimali yüksektir. Çünkü İtalya’da hastalık yaygın olarak görülmektedir.Ancak bunun kesin olarak belirlenmesi için genetik analizlerin yapılması gereklidir. Hastalığın tarihi değeri yüksek olan ve bu nedenle koruma altına alınan yaşlı Çınar ağaçlarına ithal edilen fidanlardan bulaş olmuş budama alet ve ekipmanları ile bulaşmış olması olasıdır.

Hukuki İnceleme: Kesim İçin İzin Alınmış

Tarihi değeri yüksek veya anıt ağaç olarak tescil edilmiş ya da koruma altına alınmış ağaçlara yapılacak her türlü müdahale için Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’ndan izin alınması gereklidir. İBB Avrupa Yakası Park ve Bahçeler Şube Müdürlüğü, 28.04.2020 tarih ve 29609873-962-67967 Sayılı Yazı ile; Dr. Öğretim Üyesi Zeki Severoğlu, Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Fakültesi, İstanbul Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ve İBB Bitki Koruma ve Zirai Mücadele Birimi uzmanlarınca yapılan inceleme ve araştırma sonucu hazırlanan raporu da ekleyerek İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne başvurduğu anlaşılmaktadır. Nitekim İstanbul 4 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu tarafından bu başvuru değerlendirilmiş ve İstanbul Valiliği’nin 14.07.2020 tarih ve 91023475-250[250]-E.62307 sayılı yazıları İBB Avrupa Yakası Park ve Bahçeler Şube Müdürlüğü’ne gereğini yapmak üzere iletilmiştir. Valiliğin yazısı ekinde gönderilen İstanbul 4 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’nun 25.06.2020 tarih ve 04-1068 no.lu kararında hastalıklı 73 ağaca müdahale edilmesinin gerekli olduğu, Yıldız Korusu girişinde yer alan kuru ağaçların kesilmesinin uygun olduğu yer almaktadır. Böylelikle hastalıklı ağaçların kesimi için izin alınmıştır.

Beton Lobisi Doymuyor: ‘Millet Bahçesi Adı Altında Aydos Ormanı’nı Katlediyorlar’

Tedavi Mümkün Değil

Hastalığın tedavisi mümkün değildir. Mantarın ağacın iletim demetlerini tıkaması ve topraktan alınan suyun iletimi kesmesi, yerleştiği iletim demetlerinin kök, gövde ve sürgünlerde olması sebebiyle hastalıklı ağaçların bakım çalışmaları ile kurtarılması da mümkün değildir. Karantina tedbirleri alınarak ağacın kesilmesi ve imha edilmesinden başka önerilen bir çare bulunmamaktadır. Konunun uzmanı bilim insanlarının hazırladığı rapor dikkate alınarak hastalıklı ağaçların kesilmesinin, hastalıkla mücadele ve daha fazla ağaca sirayet etmemesi için gerekli bir işlem olduğu değerlendirilmektedir. Bundan sonra ne yapılacağı, hangi türlerin kullanılacağı, hangi büyüklükte fidan kullanılması gerektiği ve hastalığın izlenmesi konuları önem teşkil etmektedir. Bu konuların, yol ağaçlarının gördüğü işlev, trafik güvenliği, kentin peyzaj bütünlüğü, tarihi ve kültürel dokusuna katkısı dikkate alınarak, hastalığın tekrar etkili olmaması için uygulanması gereken tedbirlerin konunun uzmanları tarafından birlikte değerlendirilmesinde yarar görülmektedir.

Okumak için tıklayın

Yerel

Başkan Çervatoğlu’ndan Dayanışma Çağrısı: ‘Tanıkken Sanık Olduk’

-

Ercüment Çervatoğlu

Fındıklı Belediyesi tarafından 2019 yılında düzenlenen festival nedeniyle süren davada savcı mütalaasını sundu. Savcı, Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu hakkında 3 yıla kadar hapis cezası ve hak mahrumiyeti talep etti. 

Fındıklı Belediyesi 25 Nisan Pazartesi günü saat 11.00’da Rize/Pazar Adliyesinde görülecek dava için dayanışma çağrısı yaptı. Çervatoğlu, “Aslında tanıkken sanık olduğumuz dava. Bu mütalaa, Fındıklı’da yoksulluğa, yolsuzluğa karşı mücadele eden halkın kendi iradesi, meci anlayışını yok etme çabasıdır” dedi.

Davanın Pazar 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmasında savcı mütalaasını açıkladı. Mütalaada, sanıklar Gökmen Turna, Onur Erşahin ile Paşa Mert Şengül’ün beraatı talep edilirken Ercüment Cervatoğlu ve Yücel Oğuz’un, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 261/1 maddesinde tanımlanan ‘kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanma’ suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapsi istendi. Ayrıca sanıklar Cervatoğlu ve Oğuz hakkında, TCK’nın 53. maddesi kapsamında ‘hak mahrumiyeti’ne karar verilmesi talep edildi.

Çervatoğlu’ndan ‘Soruşturma’ Tepkisi: ‘Onların Karşı Oldukları Atatürk İsmi’

Ne Olmuştu?

Fındıklı Belediyesi’nin ViçeFest adıyla 14-18 Ağustos’ta gerçekleştirdiği festivalde Mor ve Ötesi müzik grubunun sahne aldığı esnada, dinleyiciler arasında bulunan gençler arasında tartışma yaşanmış ve festival görevlileri tarafından alan dışına çıkartılarak olay büyümeden yatıştırılmıştı.

Olayın ardından bir polis memuru engelli ve yaşlı bölümünde havaya iki el ateş açmış ve alanda izdiham yaşanmasına sebep olmuştu. Bu nedenle Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Çervatoğlu ve Festival Komitesi görevli polis memurundan şikayetçi olmuş ancak kovuşturulmaya yer bulunmamış, Fındıklı Belediye Başkanı Çervatoğlu ve 5 festival görevlisinin “görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama” suçlarıyla yargılanmasına karar verilmişti.

Fındıklı Belediyesi’nden Türkiye Belediyeler Birliği’ne Acil Çağrı

Okumak için tıklayın

Yerel

Başkan Akpolat: ‘Kadınların Hak Mücadelesi İnsanlık Mücadelesidir’

-

Sezgin Tanrıkulu kadına şiddetle mücadele günü raporu

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Yanındayız Derneği 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel bir farkındalık çalışması düzenledi. Başkan Akpolat, yayınladığı video ile bütün kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak Beşiktaş Belediyesi’nin kadınlarla ilgili yaptığı çalışmalarını anlattı.

K2 HABER | Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’yle ilgili anlamlı bir çalışmaya imza attı. Yanındayız Derneği iş birliğiyle gerçekleşen farkındalık çalışmasında ‘’PekiYa9Mart’’vurgusu yapılarak kadınların sadece 8 Mart’ta değil bütün yıl boyunca hatırlanması ve sorunlarının ele alınması ve çözümlenmesi gerektiği ifade edildi.  Farkındalık çalışmasına, oyuncu Mert Fırat, Onur Tuna ve Gürgen Öz,  iş insanı Bahadır Kaleağası ve Ayhan Eren, Profesyonel Yönetici Arda Batu, akademisyen Uğur Batı’nın yanı sıra Yanındayız Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nur Ger katılarak kadınların sorunlarına dikkat çekip, mücadelesine ortak oldular.

Başkan Rıza Akpolat: ‘Beşiktaş’ın En Büyük İkinci Markasını Yaratacağız’

Akpolat: ‘Kadınların Yürüttüğü Temel Hak, Eşitlik ve Özgürlük Mücadelesinde Her Zaman Onların Yanındayız’

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da kadınların hak mücadelesinin insanlık mücadelesi olduğunu vurgulayıp, bütün kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak sözlerine şu şekilde devam etti:

‘’Kadınlar sosyal, siyasi ve hukuki alanda haklarını elde edebilmek için yüz yıllardır etkin mücadele veriyor. Bugüne dek pek çok kazanım sağlansa da küresel cinsiyet eşitliği farkının kapatılması için daha uzunca bir yol var. Bu yolda yalnız değiller. Kadınların hak mücadelesi insanlık mücadelesidir. Daha adil, demokratik ve gelişmiş bir toplum inşası ancak toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasıyla mümkündür. Beşiktaş’ta kapsayıcı ve eşitlik odaklı bir yaklaşıma hizmet ediyoruz. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğümüz, ihtiyacı olan her kadının yanında.  Kadın Dayanışma ve Yaşam Merkezi’mizde kadınlara psikolojik, hukuki, istihdam ve sosyal haklarla ilgili destek hizmetleri sunuyoruz. Toplumsal cinsiyet algısının kadınlar için yarattığı dezavantajları ortadan kaldırmak amacıyla, bilinçlendirme kampanyaları düzenliyoruz. ‘Kadının Adı Var’, ‘Ateş Böcekleri ile Karanlığı Aydınlat’, ‘Eşitlik Evde Başlar’, ‘ İstanbul Sözleşmesini Okudun Mu?’ gibi farkındalık çalışmalarımızla kadınların sesi olduk. Bundan sonra da olmaya devam edeceğiz. Beşiktaş Belediyesi olarak, kadınların yürüttüğü temel hak, eşitlik ve özgürlük mücadelesinde her zaman onların yanındayız.  8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun.’’

Okumak için tıklayın

İklim Krizi

Karşıyaka’da İklim Değişikliği’nin İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri Konuşuldu

-

İklim değişikliği

Karşıyaka Belediyesi, ‘İklim Değişikliği ve İnsan Sağlığına Etkileri’ sempozyumu gerçekleştirdi. Sempozyumda çağımızın en önemli çevresel ve ekonomik sorunları arasında ön sıralarda yer alan, bulunduğumuz coğrafyada yaşamın her alanında olumsuz etkiler oluşturan iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki etkileri konuşuldu. 

Karşıyaka Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü’nün düzenlediği ‘İklim Değişikliği ve İnsan Sağlığına Etkileri’ sempozyumu Çarşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Sempozyuma konuşmacı olarak Prof. Dr. Arzu Yorgancıoğlu, Prof. Dr. Ömer Aydemir ve Prof. Dr. Ali Osman Karababa katıldı.

‘Biz Çok Yıkıcı Bir Türüz’

Prof. Dr. Ali Osman Karababa sempozyumun çerçevesini anlatarak konuşmasına başladı. Prof Dr. Karababa “1 Ocak 2022’den bu yana 690 bin 454 hektar orman alanını yok ettik. Erozyon nedeniyle 929 bin 537 hektar alan kaybedildi. 4 milyar 828 milyon 116 bin 510 ton karbondioksiti atmosfere vermişiz, 1 milyon 593 bin 197 hektar alanı çölleştirmişiz ve 1 milyon 300 bin 101 ton toksit kimyasalı da doğaya vermişiz. Biz çok yıkıcı bir türüz. Eğer insanlar bu dünyada olmasa, bu dünya çok farklı olurdu. Yıkımlar çerçevesinde dünyadaki verimli üst toprak katmanının 3’te 1’ini bozmuşuz. Amazon ormanlarının %17’sini son 50 yıl içerisinde yok etmişiz. Dünya orman alanlarının %32’si ise insanlar tarafından bugüne kadar yok edilmiş. Okyanusların en az yüzde 55’si endistüriyel balıkçılık alanı olarak kullanılıyor. Denizdeki canlı türlerini tüketecek kadar çok avlanma yapılan bir süreci görüyoruz. Balık stoklarının bu anlamda %33’ünü kaybetmişiz, mercan resiflerinin ise %50’sini de tahrip etmişiz. Okyanusların en önemli ögesi, iklim krizlerini önleyecek en önemli yapılardan biri mercan resifleri. 1970’den bu yana omurgalı türlerin %60’ını azalmışız. Yıkımları yaparak nereye geldiğimizi ise ekolojik ayak izi ile görüyoruz” dedi.

Karşıyaka Belediyesi’nden İklim Krizi Mesajı: ‘Bir Felaketin Ortasındayız’

İklim Değişikliği

‘Değişelim ve Değiştirelim’

Prof. Dr. Ali Osman Karababa hocamızın da söylediği gibi durum vahim gerçekten diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Arzu Yorgancıoğlu iklim krizinin sağlık üzerindeki etkilerini anlattı. Prof. Dr. Yorgancıoğlu ‘neler yapmamız’ gerektiğini şu sözlerle anlattı: “Çok acilen bir an önce harekete geçmemiz gerekiyor. Akciğerler bizim atmosfere açılan kapımız, buradan nefes alıyoruz. Hava ile beraber, mikroplar akciğerlerimize girebiliyor. Yaşayabilmemiz için temel taşımız akciğerler. Yaşamı kendi elimizle yok ettik, artık doğaya dönmek zorundayız. Helsinki’den ne yapacağımıza yakın bir öneri var. ‘Herkes balkonunda bir şey eksin, toprakla uğraşın, taze meyve sebze yiyin, dış ortamda aktiviteler yapın, hayvan besleyin, sigara içmeyin, hava kirliliği ile mücadele edin, muhakkak normal doğum yapın, gerekmedikçe antibiyotik kullanmayın bu şekilde çocuk, anne ve büyüklerimiz bir arada yaşayabiliriz.’ Başkanımızda söyledi, bizim çocuklarımıza bırakacağımız en güzel miras iyi bir gelecek ve yaşanılabilir bir dünyadır. Onun için mutlaka değişelim ve değiştirelim diyorum.”

‘Her Şeyin Seyrini Değiştirecek’

Prof. Dr. Ömer Aydemir ise sempozyumda iklim değişikliklerinin insan üzerindeki etkilerini anlattı. İklim değişikliğinin günümüzde yarattığı psikolojiden bahsederek sözlerine başlayan Prof. Dr. Ömer Aydemir “İklim değişikliği ile birlikte mevsimsel değişikliklere adaptasyonu hafife almamak gerekiyor. Çünkü normal denen insanlar, küçük diye kabul edeceği pek çok dalgalanma yaşıyor. Bunlar günlük hayata da yansıyor. Günlük hayattaki ritme baktığımızda hem sosyal hem biyolojik bütün ritim alanlarımız iklim değişiklikleri ile birlikte oldukça etkileniyor. Görünüşe göre iklimler mevsimlerin, günlerin her şeyin seyrini değiştirecek hale geldi. Genetik yatkınlığı her ne olursa olsun insanlar bazı sorunlar yaşayacaklar. Bunların bir kısmı hastalık düzeyinde, bir kısmı da değişiklik düzeyinde olacak. Dış uyaranlarda bunu zorlayacak. Onları da biz yaratıyoruz. Ekran bağımlılıkları, dışarı çıkmama, doğada daha az yer alma, kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirme bunlarda uyumu zorlaştıran etkenler” dedi.

Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay Mikroplastik Tehlikesini Yazdı

İklim Değişikliği

Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay: ‘Böyle Giderse Çocuklarımız Ne Yazık Ki Sağlık İçinde Yaşayabilecekleri Bir Dünyayı Bulamayacaklar’

Sempozyumda konuşan ve herkese katılımı ve katkısı için teşekkür eden Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ise şu konuşmayı yaptı: “Bu etkinlikler zaman içerisinde toplumda ve kentimizde farkını gösterecek. Küçük büyük demeden çalışmalarımıza devam edeceğiz. Zaman zaman bir anaokulunda bilinçlendirme çalışması olacak zaman zaman bu konuda bilgi biriktirmiş bilimini yapmış hocalarımızın bizlere anlattığı daha derinlikli bilgileri dinlemek olacak, zaman zaman birbirimize basitçe uyarılar yapmak, doğruları yapmak yolunda birbirimizi uyarmak şeklinde olacak. Ama her ne şekilde olacak olursa olsun şunu sağlamalıyız ki günümüzün en ağır en acil müdehale gereken en önemli problemi ve yerel değil global düzeyde bütün dünyayı kapsayacak şekilde iklim sorunudur. Hatta artık sorun değil, kriz olarak adlandırılan büyük problemdir. Bu problem belki anlaşılması zor, karmaşık bir problem. Ve algılanması gerçekten kolay olmuyor. Ama bizlerin bu konuda yetki, bilgi ve sorumluluk sahibi olan kişilerin üzerine düşen görev şu ki; bunu insanlarımızın anlayacağı şekilde olabildiğince sadeleştirerek, olayın ciddiyetini anlayabilecekleri şekilde onlara aktarmamızdır. Bunu yapmak hepimizin ayrı ayrı görevi. Çok basitçe içerisinde yaşadığımız dünyanın dengesini insanların neden olduğu etkilerle bozmuş durumdayız. Bunlar çoğunlukla atmosfere saldığımız karbon molekülleridir. Bunları sebebi biziz. Biz çoğunlukla tüketim amaçlı yaptığımız her türlü aktivitede enerji ihtiyacımız olduğunda karbon üreten materyalleri kullanıyoruz. Atmosferde bunların yoğunluğu arttıkça, dünyanın dışında sera gazı tabakası oluşuyor ve bu sera etkisi dünyanın ortalama ısısının artmasına yol açtıkça bir sürü anormal atmosfer ve doğa olayı gerçekleşiyor. Bunlar bazen kuraklık, beklemedik yağışlar, anormal hava sıcaklıkları buna bağlı olarak orman yangınları gibi problemler, bazen kutuplardaki erimemesi gereken, dünyanın doğal dengesinde varlığının devam ettirmesi gereken buzulların erimesi ve bazen de uzun süren sıcaklık ve kuraklık nedeniyle toprağın bozulmasına bağlı olarak tarımın, doğal bitki örtüsünün ve canlı türlerinin etkilenmesi sonucu toplu yok oluşlar şeklinde ortaya çıkan olaylar. Bunlar çoğumuzun bildiği şeyler diyeceksiniz. Bu çoğumuzun bildiği şeyleri basit bir şekilde anlatabilmek lazım ve ortaya çıkan tablonun canlıların yok olması olduğunu, canlılar yok oldukça insanlarında yaşama alanları kaybettiğini, bir süre sonra çok sınırlı alanlarda yaşamak zorunda kalacağımızı, dünyanın kaynaklarının bize yetmeyeceğini ve bir süre sonra dünyanın insanlar ve pek çok canlı için yaşanamayacak bir yer olduğunu anlatıyoruz. Bunları içeren bir sorun bu. Eğer bunlar önemli değil diyen varsa, tabi ki çok şaşkınlıkla karşılarız. Bunlar önemli ama yakın zamanda bizi etkilemeyecek diye düşünen varsa ki nedense böyle bir algı devam ediyor, onun da yanıldığını aslında çok yakın bir zamanda bu sorunları yaşayacağımızı, zaten hali hazırda da yaşamakta olduğumuzu anlatmamız ve insanları bu yönde ikna etmemiz gerekiyor. Çünkü bu sorun bir boyutu ile kamu yönetimlerinin alacağı kararlarla, önlemlerle durdurulabilecek bir sorun ama diğer taraftan da her bir insanın başına bir devlet görevlisi dikilemeyeceği için her insanın bilinç sahibi olması ve doğruları yapması gerekiyor. Bir insana birkaç yüz metrelik mesafeyi arabayla gitme, yürü dediğinizde bunun neden gerektiğini ona anlatmanız gerekiyor. Ya da havanın ve iklim bozulması sonucunda, soluduğumuz havadan yediğimiz gıdaya kadar her şeyin ne kadar etkilendiğini anlatamazsak bu bozulmanın insan sağlığı üzerinde yarattığı etkileri de anlamasını sağlayamayacağız. Bunu anlatmamız gerekiyor. Dünya hiçbir başka gezegende bulamayacağımız kadar özel ve güzel bir yer. Biz bu ekosistemin içerisinde var olmuş ve yaşamı denge içerisinde sürdüren varlıklarız. Bir başka dünya arayışını saçma ve komik buluyorum. Yani dünyanın dışında bir gezegen bulalım, bu dünyayı mahfedilim önemli değil bir başka gezegen bulup orada yerleşelim gibi bakış açılarını çok saçma ve komik buluyorum. Elimizde hali hazırda yaşadığımız bu kadar güzel bir dünya varken bunu korumak yerine üzerimize düşeni yapmayıp burayı mahfedip bir başka yok edecek dünya aramak ileri derecede saçma geliyor. Bunu bu şekilde ifade etmeye hayatım boyunca devam edeceğim. Çünkü bu muhtemelen insanların yaptığı en vahim, en büyük hata olacak ve son 100-150 yıl içerisinde sanayi devrimi ile birlikte olan aşırı tüketim ve üretim ortamı, karbon gazlarının salınımına neden olan fosil yakıtların tüketiminin artması, şu anda biz ve bizden bir önceki neslimizin sorumluluğu. Bizler dünyayı bu hale getiren insanlarız. Bununla da yüzleşmeliyiz. Biz maffettik bu dünyayı. Ve eğer böyle giderse çocuklarımız ne yazık ki sağlık içinde yaşayabilecekleri bir dünyayı bulamayacaklar. Böyle gitmemesi için bizim bu konuda çalışmaya, konuşmaya devam etmemiz gerekiyor. Şu anda denizde bir damla gibiyiz ama ne olursa olsun kocaman denizleri de okyanusları da küçük küçük damlalar oluşturuyor. Yeter ki bu yolda kararlılık ile devam edelim. Mücadelemiz bu anlayış ile devam edecek, sizlerin de katkılarını bekliyoruz. Burada edineceğiniz bilgileri mutlaka çevreniz ile paylaşmalısınız. Bundan asla vazgeçmemelisiniz. Ancak bilinç düzeyimiz artarsa insanlar doğruyu yapmaya başlar. Ben bu kentin belediye başkanı olarak haftanın belirli günlerinde kentin önemli bir bölümünü trafiğe kapatmayı istiyorum. Bunun için suçlanabilirim, üzerimde baskı oluşabilir ama doğru olduğuna inandığım bir şey olduğu için en azından Cumartesi-Pazar günü, insanların gereksiz yere her yerde araçla dolaşmamaları gerektiğini düşünüyorum. Toplu ulaşım seçeneklerini artırmak için sizlerle iş birliği içerisinde belki paylaşımlı kullanımlarla bazı çözümler üretebileceğimizi düşünüyorum. Bu tür kararlar aldığımız zaman bunların neden alındığını ne yapmaya çalıştığımızı anlayan insanlara ihtiyacımız var. O yüzden konuşmalısınız. Bu iklim ve çevre sorunu nedeniyle insan sağlığı şu anda herhangi bir başka canlının sağlığı kadar tehdit altında. Karşıyaka’mız adına onlara teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız.”

Başkan Cemil Tugay, Karşıyaka’nın 2030 İklim Hedeflerini Açıklıyor

Okumak için tıklayın

Yerel

İmamoğlu: ‘Tehdidine Boyun Eğeceğimizi Zannediyor, Biz Sana Pabuç Mu Bırakacağız?’

-

suya zam iski İmamoğlu

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu, İSKİ’deki suya zam tartışması ve AKP’lilerin konu hakkındaki açıklamalarına yanıt verdi. İmamoğlu, “İSKİ’yi organize kötülükle batırmaya çalışan arkadaşlarımız var.” ifadelerini kullandı.

İBB Meclisi’nde zam talebi AKP ve MHP oylarıyla reddedilmişti. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan da Ekrem İmamoğlu’nu hedef alarak AKP’li belediyelere suya indirim çağrısı yapmıştı.

Ekrem İmamoğlu süreci, maliyet artışını ve kanuni gereklilikleri anlattı. Erdoğan’ın İBB Başkanlığı döneminde yapılan zamların oranlarını hatırlatan İmamoğlu, “Tarihin getirdiği en büyük zam bugünkü merkezi iktidar İBB’de ilk geldiğinde oldu. Suya yüzde 200, bir sonraki yıl yüzde 173 yıl zam yaptı. Niçin yaptı demiyoruz, gerektiğinden yaptı. Bugün yüzde 50’yi fahiş bulan arkadaşlar o gün yüzde 200 zam yaptı.” dedi.

CHP’den ‘Kanal İstanbul’ Çağrısı: ‘Bu Açlar Grubunu Birlikte Durduralım’

İBB Üzerinde Kötü Bir Oyun Oynanıyor

İmamoğlu’nun öne çıkan açıklamaları şu şekilde:

İBB üzerinde kötü bir oyun oynanıyor. İki yıldır İBB bütçesini tüm siyasi paydaşlarla paylaştık.

İstanbul’umuza oynanan kötü bir oyunu sizinle paylaşmak için buradayım. En son bir ay önce gelinen son noktada yapılan bütün yanlışları ortaya koyarak bizzat CHP, AK Parti ve Meclis Başkan vekiline bu bütçe üzerinden oturup konuşalım, fiyat tarifesi ile İstanbul’un suyunu kesintisiz tedarik edelim diye aktardım. Bizzat üç samimi insanın yüzünü gördüm. Diyalog sürecini başlattım. 

Sadece doğalgazdaki artış 2 buçuk yılda yüzde 102. Elektrik yüzde 283. İSKİ için elektrik o kadar önemli ki: İSKİ’nin giderinin yüzde 25’i elektrik. Şu andaki elektrik tarifesine göre 2022’deki fatura 3 milyar lirayı aşacak. Elektriğe zammı ben mi yaptım? Biz sonucu konuşuyoruz. Sebebi biz değiliz.

Mazot yüzde 135. İSKİ ile alakası yok, İSKİ zam yapmasın ama Avrasya Tüneli yapsın. Yüzde 127. Maliyet tablosunu sizle paylaşıyorum.

İstanbul’un suyunu sağlıklı hale getirmek için kullandığımız kimyasallar dövizle geliyor. Bazı kalemlerde yüzde 300 zam. Suyun temiz hale gelmesi için birçok şey kullanıyor. 

‘Vatandaşın Yanında Olma Çabamız Var’

Bir yılda İstanbul’umuza su temin eden İSKİ’nin maliyetleri yüzde 100 artmış. Kaçınılmaz olarak su tarifesi kullanmak zorundayız. Dar gelirli vatandaşlarımızın biraz daha rahat kullanması için yüzde 50 olsun dedik. Eksi bütçeyi de göze alıyoruz. Bu da suç. Vatandaşımızın yanında olma çabamız var. 

İSKİ’nin tüm gelir ve gider kalemleriyle beraber bütün yetkili arkadaşlarım AK Parti Grup Başkanvekili’ne küçük bir çocuğumuzun anlayacağı şekilde anlattık. 

Ayıptır, yazıktır, günahtır. Matematik var. Bu arkadaş yüzde 179’u nereden bulur, hangi akılla bulur anlamış değilim. Yapılan zamı bulmak için bir öncekine göre bölerseniz anlarsınız.

Erkan Baş: ‘Ey Bu Ülkeyi Açlığa Mahkum Eden Tayyip Erdoğan!’

‘İSKİ’yi Batırmaya Çalışan Arkadaşlarımız Var’

Tarihin getirdiği en büyük zam bugünkü merkezi iktidar İBB’de ilk geldiğinde oldu. Suya yüzde 200, bir sonraki yıl yüzde 173 yıl zam yaptı. Niçin yaptı demiyoruz, gerektiğinden yaptı. Bugün yüzde 50’yi fahiş bulan arkadaşlar o gün yüzde 200 zam yaptı. Akıllar 2019’daki seçimde hala. 

Ya verdiğimiz zammı kabul edersiniz ya da vermeyiz. Tehdit ediyor bizi, tehdidine boyun eğeceğimizi zannediyor. Biz sana pabuç mu bırakacağız? Bütün vicdanını kara bir bulut kaplamış. İSKİ’yi organize kötülükle batırmaya çalışan arkadaşlarımız var.

‘Maliyetinin Altında Su Teminatı Yapamaz’

İSKİ kanununun 163. maddesine göre İSKİ maliyetinin altında su teminatı yapamaz. Bu zarar, bizim teklifimizi reddeden her üyeden rücu edilecek mahkemelerde. Çok kısa sürede olacak bu iş. 

Vicdanlarında bu süreci reddeden Meclis üyeleri olduğunu biliyorum. Bu ülkede herhangi bir şeyin fiyatı çok artıyorsa bunun sorumlusu iktidardır. Bunların İstanbul’daki ucuz kahramanlık girişimine vakti geldiğinde en büyük yanıtı bu şehrin kıymetli insanları verecektir. 

İSKİ üzerinden yapılan kötülük dolu oyunu paylaşmak istedim. Bu sorunların üstesinden geleceğiz, bu sorunları hep birlikte aşacağız. Yüzde 25 teklifin kabul edilmesi bizim yetkimizde değil. Verdikleri teklifi geri çektiler.

İstanbul ne AK Parti’nin, ne CHP’nin, ne İYİ Parti’nin. İstanbul Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının. İstanbul dünyanın. Ben bunu anlamıyorum.

Okumak için tıklayın

Yerel

Başkan Rıza Akpolat: ‘Beşiktaş’ın En Büyük İkinci Markasını Yaratacağız’

-

Uluslararası Beşiktaş Festivali

Beşiktaş Belediyesi, İstanbul’da görev yapan 65 yabancı misyon temsilcisinin katılımıyla International Meeting 2022’yi gerçekleştirdi. Buluşmada Uluslararası Beşiktaş Festivali için tarih verildi. 

Pandemi sonrası ilk kez yüz yüze gerçekleştirilen International Meeting için İstanbul’da görev yapan 65 yabancı misyon temsilcisi Beşiktaş’ta buluştu. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın ev sahipliğinde bir araya gelen temsilciler ile ‘Uluslararası Beşiktaş Festivali’ için iş birliği ve dayanışma çağrısı yapıldı.

Uluslararası Beşiktaş Festivali

Buluşmanın açılış konuşmasında Başkan Rıza Akpolat, “Pandemi nedeniyle maalesef bir araya gelemedik. Bu zorunlu aradan sonra bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Beşiktaş Uluslararası Buluşma etkinliğimize hoş geldiniz. Türk halk ozanı Neşet Ertaş’ın dediği gibi ‘kalpten kalbe giden bir yollarımız olsun istiyorum. Kriz dönemlerinde ihtiyacımız olan şeylerin başında sanatın ürettiği umut gelir. Neticesinde birçok festivale, bu pandemi döneminde de ev sahipliği yapmayı başarabildik. Beşiktaş’ta Beşiktaş Spor Kulübü’nden sonra Beşiktaş’ın en büyük ikinci markasını yaratacağız. Geleneksel hale getireceğimiz Uluslararası Beşiktaş Festivali’ni, bu sene ilki olmak üzere hayata geçireceğiz. Mayıs 20’den başlayıp Haziran 22’de bitecek, uluslararası bir festival için çok önemli bir hazırlık içerisindeyiz. Sizlerin paydaşlığı bizler için çok önemli. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün yurtta barış, dünyada barış ilkesi bizim en büyük rehberimizdir. Bu yüzden de ülkelerimiz arasında kuracağımız köprüler, birbirimizi anladığımız ve birbirimizin geleceğine yaptığımız yatırımlar hepimizi bağlamaktadır. Bir kez daha İstanbul’un ve Beşiktaş’ın eviniz olduğunu hatırlatmak isterim.” ifadelerini kullandı.

‘Aynı Çatı Altında Olmak Harika Bir Fırsat’

Hindistan İstanbul Başkonsolos Vekili Sudhi Choudhary, “İstanbul’da bu güzel şehirde bu kadar çok meslektaşımı aynı çatı altında görmek harika bir fırsat. Uluslararası festivale daha fazla katkıda bulunmayı da hevesle bekliyorum.” şeklinde konuştu.

Sri Lanka İstanbul Fahri Konsolosu Alp Türkyılmaz da, “Bu kötü şartlarda, kaygılı bir ortamda böyle bir etkinliğin yapılması ve hepimizin çocuklarının geleceği ile ilgili dinamik, vizyoner bir başkanın böyle bir toplantıya ev sahipliği yapmasından dolayı ülkem adına gurur duyuyorum.” dedi.

Başkan Akpolat: ‘Ortaköy Vadisi Projesini Hayata Geçireceğiz’

Okumak için tıklayın

Öne Çıkan Haberler